folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Normal Hayatta Rol Yapmak



Normal Hayatta Rol Yapmak

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    S0KR4T3S
    S0KR4T3S's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Temmuz/2014
    Erkek

    Bu benim merak ettiğim birşey, insan sadece kendini biliyor ve diğer insanlarınkinide merak ediyor. Misal, ben normal konuşmalarda çok isteksiz olurum "naber? iyi senden?" içten gelmeden ezbere konuşmak veya insanın yüzüne durduk yere gülümseyen iyi niyetli insanlarda oluyor ama ben bunu yapamıyorum, bir gün denedim rol yaptım güldüm istekli hal hatır sordum vs. oluyor ama doğrusu nedir.  Normal hayatta rol yapmak gerek mi? yoksa içimizden geldiği gibimi davranmalıyız (içimden geldiği gibi olunca hayvan gibi oluyorum :) bodoslama yürümek bu davranışlardan biri), siz rol yapıyormusunuz?

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    pcdoktor636
    pcdoktor636's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Ocak/2010
    Erkek

    "İnsan, yalnız kalmadığı sürece rol yapar.

    Benim çocukken tiklerim vardı, sen de 10, ben diyeyim 30 çeşit tikim vardı. Sonra ben büyüdüm ve bu tiklerimi yapmamaya başladım. Hatta ortaokulda lakabım "tikli"yken, lisede kimse tiklerimin olduğunu bilmedi. Çünkü sadece yalnız kaldığımda yapmaya başladım tiklerimi.

    Internet, bundan tam 10 yıl önce herkesin takma isim kullandığı, anonim olduğu, #zurna kanalında damarlı23 nick'iyle takıldığı, Ekşi Sözlük'te veya muadili platformlarda içinden geleni söylediği bir mecraydı.

    Fakat Facebook ile internet'teki anonimlik sona erdi. Artık hepiniz isminizle, soy isminizle, fotoğraflarınızla yorum yapıyorsunuz her şey hakkında. 9gag'te, film izleme sitelerinde isminizle yazıyorsunuz. Sözlüklerde gerçek kimliğinizi belirtmekten kaçınmıyorsunuz. Herhangi bir siteye üye olurken bile kimlik bilgilerinizi ve kim olduğunuzu bildiriyorsunuz. Hatta e-mail adresi alırken bile...

    Artık internet'te "bile" dışarıya karşı rol yapma mecburiyetindesiniz.

    Halbuki internet insanların sahiden rol yapmadığı bir güç olarak kalsaydı, bu düzenin anasını sikebilirdi. Fakat şu an burada bile, dışarıda nasıl görünmek istiyorsanız aynen o şekilde davranıyorsunuz.

    Rol yapıyorsunuz.

    Çünkü biliyorsunuz ki izleniyorsunuz.

    Kaygılarınız var.

    Beğenilme kaygısı, toplum tarafından kabul görme kaygısı ve en önemlisi "dışlanmama" kaygısı...

    Neyse hacı, sen kaygıların yüzünden göte göt diyememeye devam et, ben şu masaya 2 kez dokunup geliyorum."

     

     

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     

    Üniversite hazırlık sınıfındaydım yıllar önce, üniversite hazırlık da lise 5 gibi bir şeydir amına koyim, iğrenç sikindirik bir şey böyle. Hoca yoklama alır, ilkokul çocuğuymuşsun gibi ödev kontrolü yapar, amına koduğumun ibnesine bak sen hele. Her neyse, bir gün hafif burnum akıyordu, hafif de boğazım ağrıyordu, böyle hasta değildim ama hasta olacak gibiydim. Sınıftan bir kız elimdeki pet şişedeki sudan içmek istedi, hayır diyemeyen bir embesil olduğum için verdim suyumu. O zamanlar da yarı inançlıydım ama içimden "inşallah bir şey olmaz" diye mırıldandım o suyu verirken.

    O zaman fark etmedim bunu ama yıllar sonra fark ettim ki, ben aslında rol yapıyordum. Benim amacım iyi bir insan olmak değil, diğer insanlara iyi bir insanmış gibi gözükmekti.

    Zira esas amacım iyi biri olmak olsaydı, ben "acaba suyunu bile vermek istemeyen pinti bir göt durumuna düşer miyim?" tereddütüne kapılmadan "hastayım, veremem" demeliydim. Oysaki ben, karşımdakinin beni iyi biri sanması için rol yapıyordum, ona iyilikten çok kötülük etmiştim o suyu vermekle.

    Kız sonra hasta falan olmadı ama ben yine de unutamadım yediğim o boku.

    En son Kuran'la ilgili uzun bir yazı yazmıştım ya, bu yazının üstüne "keşke yazmasaydın, insanların önyargıları var zaten, diğer yazdıklarını da okumayacaklar" gibi tepkiler aldım.

    Bak hacım, ben biliyorum ki şu an Lady Gaga'nın son klibiyle ilgili bir yazı yazsam -ki amına bile korum- acayip okunur o yazı. Fakat mesele o değil.

    Zaman zaman yanlış şeyler söylemiş olabilirim ama ben size hiçbir zaman yalan söylemedim, bu fark önemli. Yine aynı samimiyetle bir şey anlatacağım.

    Bir gün ben geberip gideceğim ve anamın babamın kim olduğundan daha da emin olduğum "o saat" gelip çatacak. Ne zaman bilmiyorum, ama o gün eninde sonunda gelecek. O gün ne olacak biliyor musun? Ben diriltilip sorguya çekileceğim ve bana o gün belki de şunlar söylenecek, "Sen 6 yaşındaydın, Karagümrük'te kirada oturuyordunuz ve babanın 6 aylık ömrü kaldığını öğrendin. Evin tek çalışanı baban olmasına rağmen hastanelere ve babanı ameliyat etmek için bilenen kasap doktorlara paralar yağdırdınız. Baban esas mesleğini yapmayı bıraktı, daha hafif işlerde çalışmaya başladı ve buna rağmen sen, tek bir gün bile başkasına muhtaç duruma düşmedin. Hatta ilkokul 5'e gittiğinde sana Playstation alınmıştı ki o zamanlarda bir çocuğun sahip olabileceği en lüks şey bir Playstation'dı. Sonra 6 ay yaşar dedikleri baban, bir şekilde sen 18 yaşına gelene kadar yaşadı. Senin baban parasızlık yüzünden üniversiteye gidemedi, hatta liseyi bile bitiremedi ki okumayı deliler gibi seven bir insandı. Ne gariptir ki senin baban, senin üniversiteye girdiğini gördükten birkaç hafta sonra öldü. Yine ne gariptir ki sen, o ÖSS'ye oturup 2 saat bile ders çalışmadan iyi bir derece yaptın. Hayatın boyunca ekmek elden su gölden yaşadın. Üniversiteye de girdin, bir it gibi yaşadın. Sonra nasıl olduysa, birdenbire sen kendi başına bir şeyler okumaya başladın. Bir sürü şey okudun, fakat en önemlisi Kuran'ı okudun. Müslüman olmaya karar verdin ve namaz kılmaya bile başladın. Hatta bazı şeylere tövbe bile ettin. Oysaki sen bunlara o kadar uzaktın ki... Ve sen o yaşına kadar -belki bundan sonra da -, tek bir gün bile Allah'tan başka kimseye muhtaç olmayacak şekilde yaşadın. Peki, şimdi soruyoruz sana, bunun karşılığında ne yaptın?"

    İşte ben o gün boynumu bükerek "insanlardan korktum, insanların tepkisinden çekindim" veya "işlerim vardı Allah'ım" diyebilecek büyüklükte bir gerizekâlı olmayı reddediyorum kaynatasız.

    Çok denyo bir herifim, maalesef ki öyleyim, ama o kadar da gerizekâlı değilim. Ben yıllarca rol yaptım bu hayatta, "insanlar hakkımda ne der" diye kasılıp durdum, fakat sonra bıktım bu durumdan. Rol yaparak geçmez koca bir ömür, sikerim anasını dedim.

    Ben bu hayatta hiçbir şeyi başarmış görmüyorum kendimi ki zaten başarmadım da. CV dolduracak olsam kalem bile oynatamam amına koyim, inan bana.

    Fakat "hiçbir şey yapmamak" ve "çabalamak" arasında bir fark olduğunu da biliyorum. Bunun farkındayım.

    Hani gökyüzüne veya açık renkli bir duvara baktığında uçuşan siyah noktalar görürsün. O siyah noktalar ölü göz hücreleridir aslında ve o siyah nokta şeklinde gördüğün hücreleri tam olarak karşında görmeyi başaramazsın çoğu zaman. Zira sen göz bebeğini nereye oynatırsan oynat, o siyah noktalar da aynı yönde hareket eder.

    İşte bu hayat da öyle bir yer amına koyim, o siyah noktalar gibi. Ne kadar uğraşırsan uğraş, o uğraşın ve çabanın bir sonu olmayacak, zira o siyah nokta sürekli kaçıp duracak.

    Fakat önemli olan husus şu ki, senin o çabalarını gören birisi var.

    Sen bu dünyada bir şeyler başarabildin mi, sonuçlarını görebildin mi, bunun o kadar da önemi yok. Zira nasılsa sonu var bu dünyanın. Bu dünyada ölüm var.

    O sebeple şunu söyleyebilirim size, bu hayatta özünüzden, kim olduğunuzdan ve ne yapmanız gerektiğinden utanmayın.

    Ben kimseye nasihat verebilecek kapasitede birisi değilim, ama verebilecek tek bir tavsiye hakkım olsa şunu söylerdim karşımdakine: "utanma lan, utanma".

    Utanma kaynatasız, yalnız değilsin. Kafayı en az senin kadar sıyırmış başkaları da var. Hem de çok var, fakat sesleri çıkmıyor, çünkü utanıyorlar.

    Topluluk içerisinde insanlara soracak olsan "idam bir insanlık suçudur" derler.

    Fakat "Barda" filmini seyreden herkes, gençlere tecavüz eden adamların hapishaneye girince şişlenmelerine içten içe sevinir bu hayatta.

    Zira insanlar bu hayatta rol yaparlar. Topluluk içinde, insanların arasında, tanımadığı veya az tanıdığı kişiler arasında rol yapar herkes.

    Son bir örnek verip kapatıyorum mevzuyu.

    "Allah sonsuz merhamet sahibiyse neden kullarını cehenneme atıyor?" sorusu çok geliyordur aklınıza, zira aldığım mail'lerde, spiritüalist insanlarda, hatta akademik kariyeri olan profesörlerde bile görüyorum bu sorunun sorulduğunu.

    Allah kullarını neden cehenneme atıyor biliyor musunuz?

    Münevver Karabulut'u canice öldüren Cem Garipoğlu'nun annesi, oğlunun ceza almasını istemez. Zira o bir annedir ve ne olursa olsun oğlunun iyiliğini ister.

    Zira Cem Garipoğlu'nun annesi "merhametli" değil, duygusaldır.

    Oysaki Cem Garipoğlu'nun annesi "merhametli" olsaydı, oğlunun ceza almasını isterdi.

    Cem Garipoğlu'nun annesi düşünemez karşı taraftaki annenin neler hissettiğini, kendi annelik içgüdüsü daha baskın gelir. O sadece kendi oğlunun menfaatini ister, başka evlatlarınki ikinci planda gelir ona, geniş düşünemez.

    İşte Allah, bir insani zaaf olan "duygusallığa" sahip değildir. Evet Allah çok merhametlidir, fakat Allah aynı zamanda adildir.

    Nasıl ki iyiliği ödüllendirmek bir iyilikse, kötülüğü cezalandırmak da bir iyiliktir.

    Yani senin anlayacağın kaynatasız, kötülüğü cezalandırmak da iyilikten gelir.

    Yoksa sizler hakimlerin ve mahkemelerin olmaması gerektiğini mi ssavunuyorsunuz? "Hakimler, kötüleri cezalandırmakla kötülük yapıyor" mu diyorsunuz?

    Ne gariptir ki Tin suresi 8. ayet de şöyle der "Allah, yargıçların en güzel hüküm vereni değil midir?"


    At the origin, We don't have no fear for nothing, No scare to declare, Even though we are naked, And mortals from the beginning.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    kvasir
    kvasir's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2005
    Erkek

    nick uyumu mu diyelim ne diyelim.

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    u235
    u235's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Mart/2008
    Erkek

    ben hayatta rol yapmam neysem oyum.Yapmacıklarıda bozarım.


    لا إله إلا الله https://t.me/tbtpaladins TBT Paladin kanalımızın Telegram adresi
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    zalimadam
    zalimadam's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 08/Şubat/2011
    Erkek

    eğer ticaretle uğraşıyorsan mecbur kalıp yapıyorsun hocam

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    S0KR4T3S
    S0KR4T3S's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Temmuz/2014
    Erkek
    VBDream bunu yazdı

    nick uyumu mu diyelim ne diyelim.

    Kafanızın daha net olması için söyliyim, oyunculukta yapıyorum.

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KaRaKuLe
    KaRaKuLe's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 17/Temmuz/2003
    Erkek

    pc dokctor insan mısın ya o nasıl yazıdır ya


    Aklın nuru fen kalbin nuru dindir. İkisinin izdivacıyla hakikat tecelli eder.
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ArmadA
    ArmadA's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ekim/2005
    Erkek

    hayat bir tiyatro sahnesidir. shakespeare


    Living Death
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    pcdoktor636
    pcdoktor636's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Ocak/2010
    Erkek
    KaRaKuLe bunu yazdı

    pc dokctor insan mısın ya o nasıl yazıdır ya

    Hocam yazı bana ait değil tabi,ama adını koyamadığım birçok şeyi yazıya dökmüş,birçoğu yaşadığım şeylerdi,%100 olmasada bende böyle işin deyip bıraktım rol yapmayı,aklıma geldiği gibi takılıyorum zaten o yüzden çoğu kişi ne dediğimi ciddiye almaz :) 

    İspatlanmış bilimsel olayları bile söylesem kimse takmaz,açıkçası böyle daha güzel tavsiye ederim.


    At the origin, We don't have no fear for nothing, No scare to declare, Even though we are naked, And mortals from the beginning.
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    samaccc
    samaccc's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek

    rol yapmıyorsun o saydığın soruşma şekli büyük şehirlerde hayvan gibi çalışmaktan anca o kadar fırsat kalıyor .

    insanlar birbirinden geçiniyor mecburen . samimiyet çok çok az seviyede insanlar arasında :(


    BİH
  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    CEO
    CEO's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Şubat/2009
    Erkek

    insanlar sadece kendine yakın hissettiklerinin yanında rol yapmazlar,

    bu yüzdendir ki çok samimi arkadaşlar birbirlerinin yanında osurur, sokağa işemesi vs..(çokmu açık oldu la)

    çünkü toplum olmanın en belirgin özelliği insanların hareketlerinin birbirine benzemesidir, diğer türlü toplumda devamlı bir çatışma hali olurdu zaten.. 

     

    CEO tarafından 08/May/13 19:08 tarihinde düzenlenmiştir

    Adam kalkmış "Zoru başarırım ama imkansız biraz zaman alır" diyor. O zaman sana dinazor sikmen için 2 yıl müddet veriyorum...
Toplam Hit: 1345 Toplam Mesaj: 14