Giriş Yap Kayıt ol Online Üyeler Aktif Konular Arama Üyeler Forum Kuralları
Tahribat.Com | Tantum 50mg 20 Draje Ve Yaşadıklarım.
Tahribat.Com Forumları
Vukuatlar
      Tantum 50mg 20 Draje Ve Yaşadıklarım.
Bu Bölümde yeni konu açmak için tıklayınız. Konuyu cevaplamak için tıklayınız.
Konu 8 Nisan 2010 (Persembe) 15:29 tarihinde açıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
korkarabatak


Kayıt : 24 Ocak 2010
Erkek Üye
 

Herkese iyi günler arkadaşlar.Dün sitede dolaşırken tantum hakkındaki halüsinatif etkiler gözüme çarptı ve yaşadığım ilginç deneyimleri size anlatmak istedim . Saat 23:00 civarlarıydı hemen arkadaşımı aradım ve hadi dışarıya çıkıyoruz dedim. Kırmadı beni sağolsun. Kendisine bir şişe şarap(köcek) ve iki adetde bira( Efes şişe) aldı. Bende bir kutu tantum daje 50mg ve bir adetde bira(Aynısından) aldım. Maksat bana bişey olursa yanımda ayık birisi bulunsun.

 

Her şey çok güzel başladı. Merkez parktaki zula mekanımızda loş ve hoş bir ortam ayarladık Biranın yarısıyla 10 tane yuttum, yarım saat sonra da diğer 10 tanesini yuttum. Yorumlara göre 2-2.5 saat sonra etkisini göstermesini bekliyordum. Ama takribi yarım saat sonra vurmaya başladı. İlkten dışardaki sokak lambalarının arkasından izler çıkmaya başladı, sonra ellerime baktım ve tarif edilemez şekilde Matrx filmindeki slowmotion sahnesindeki gibi dalgalandığını gördüm. Tam havaya girmeye başlamıştım ki Balici Kadercan geldi. Arkadaşımızdır sıkıntı yok. O bulamazsa biz ona falan filan biz bulamazsak o bize falan filan. Geldiğinde kafası boştu. Bir ballyciyle asla kafası boşken oturmayın çünkü benim de kafamı uçurdu. Arkadaşa direk şarabı bitirip bitirmediğini sordum. O da ayıktı benim muhabbetten uzak halis yaşamam gerektiğini ve tek dikişte yarım şişeden biraz az şarabı bitirdi.

 

 Oradan kalktık saat 01:00 sularıydı. Canım inanılmaz derecede boş sigara çekti (normalde boş sigarayı bırakmıştım). Markete girdik ve bir paket winston light ve bir şişede bira aldık. Evin yakındaki bir parka gitmeyi önerdim hem loş olurdu oralar hem de sessiz. Ama arkadşım braz münübüs yolunun kenarındaki banklarda oturalım dedi. Neticede biralarımızı içmeye başladık. İlaçla alakalı hiçbir şey yoktu kafamda hatta kendimi yorgun ve bitkin hissediyordum. Biz biraların yarısını bitirmeden stat yolundan 3 tane aşırı derecede kafası güzel genç, kapalı mağazaların kapılarını tekmeleye tekmeleye geliyorlardı. İşin açıkçası şaşırmadık ama bizim mekanımızda bu taşkınlık nedendi...? İlk önce çocukları izledik ; yoldan geçen yaşlı bir amcaya salça oldular sonrada bir başka adama... Biz istifimizi bozmadan bekledik.

 

Yakınlarımıza doğru geldiler. Arkadaş yanlarına gitti durumu kavrayabilmek için, bende aynen tetikte istifimi bozmadan oturdum. Baktım muhabbetleri uzadı bende yanlarına gittim. Yaklaşık 20-24 yaşlarındaydılar. Haliyle benden küçük oldukları için kardeşim ve bilader diye hitap ederek yaklaştım. Her cümlelerinde atar vardı. Tartışmanın boyutu büyüdü ve itişmeler başladı. Alkollü oldukları için dövmenin yersiz olduğunu hatta daha da tahrik edeceğini bildiğimizden yol vermeye çalıştık. Ama bir türlü anlamadılar ve bıçak çektiler. Bize diz çokmemizi söyledi bir tanesi. Diğer 2si de başımızda bizi deşmekle tehtit edip kafamıza ve yüzümüze tokat atıyorlardı.

 

Gene sabrettik bekledik. Ben ikisini lafa tutarken arkadaşım diğer çocuğu uzağa doğru çekti. Yeterli mesafe sağlanınca da bir anda çocuğa dalmaya başladı. Elinden bıçağı düşürüp çocuğun kafasından tuttu ve burun odaklı hiç durmadan yumruk atmaya başladı. Diğer iki serseride arkadaşıma dalmak için koştular. Bende arkalarından tabi.. direk sağ tarafımdaki çocuğa çelme taktım ve ayağı takılıp banka yatar pozisyon düştü. Vücüt hamdır demedim Gerilerek vole vurur pozisyonda bütün gücümle çocuğun suratına vurdum ve sürekli 5-6 tane daha vurdum. Ayakta kalan son serserinin elinde bıçak vardı ve arkadşım onunla başa çıkmaya çalışıyordu. Ben ona doğru hamle yaparken beni farketti ve bana doğru döndü. Bu esnada diğer iki çocuk da ayağa kalktı ve arkadaşıma saldırdı. Anlaşılan bıçaklı benimdi diğer ikisi de arkadaşımın.

 

Direk bıçak olan eline atladım o da aynı anda bıçağı savurdu. Üzerimdeki ceketin kol kısmı yarıldı ama kolumu kesemedi. Bu sefer o atak yapmaya çalıştı ve iyi bir hamle yaptı, kot pantolonum ve bacağım yaklaşın 15cm kadar kesildi. Başka iyi hamlede daha ağır yaralanıcağımı anladım ve kaçmaya başladım. Allahtan o da beni kovalamaya başladı. İşin kötü tarafı arkama bakarken yere düştüm. Yerdeyken arkamdan bacağımın üst kısmına bıçağı sapladı. Hemen dönüp kolundan tuttum ve ayağımın yardımıyla üzerimden arkaya doğru aşırdım. Bıçak elinden düştü ve hemen üzerine çullandım. Yaklaşık 5-6 tane net yumruk attım normal bir insana bu kadar sert vursam bayılması gerekirdi. Bende normal bir insandır diye düşündüm, ama değilmiş.

 

 çocuk bayıldı sanıp arkadaşıma yardıma gittim ama gelme dedi. Çok eğlenir bir hali vardı hatta ve çocuklara baktığımda her yerlerinin kan olduğunu gördüm (bizim arkadaşında elleri ve kolları kan içindeydi). Sonra bayıldı sandığım çocuk arkamdan gelip iyi ayarlayıp bütün gücüyle kulağıma yumruk attı. ilk baş anlayamadım aptallaştım arkamı döndüğümde elindeki bıçağı gördüm sonra bıçağı uzağa fırlattı.

 

Münübüs yoluna baktım bir tane ekip otosu geliyor. Hemen yanaştı ve durmamızı söyledi. İşin açıkçası çocuklar hemen durdular ama bize yapılan tokat ve aşşağılama zulmünden o kadar sinirlenmiştik ki durmadık.-- Bu arada kavganın ortalarında yakınımızdaki taksi durağından yaklaşık 25 tane şöför bizi korumaya gelmişlerd, ama bıçakla tehdit edildiklerinden biraz uzakta izleyip polis çağırmakla yetindiler.-- 3 tane polis ve yakındaki taksi şöförleri bizi ayıramadılar. 5 dakika geçmeden 5 ekip otosu daha geldi ve bizi anca zaptettiler. Sağolsun taksiciler bize kelepçe takılmamasını ve bizim haklı taraf olduğumuzu amire olay yerinde anlattılar.

 

 Neyse karakola ilk ben ve arkadaşım girdik. Girmemizle bir polis memuru arkadaşımın yanına geldi ve - ulan polis dur dediğinde neden durmuyorsun!!! dedi ve tokat attı (bu tokat benim hayatımda gördüğüm en sağlam 3. tokattı) sonra bir tokat daha attı ve bir tane daha (bu tokat hayatımda gördüğüm en sağlam tokattı). Sıranın bana geleceğini bilerek en masum yüz ifademi alarak kaderimi beklemeye başladım çok sağlam 2 tokat yedim ve bir üçüncüsünü (hayatımda gödüğüm en sağlam 2. tokat). 3. tokatı yiyince gözlerim karardı sesler gitti ve yere yığıldım ama hemen ayıldım. Nedense(!).

 

Sonra bizi kenara çektiler ve diğer çocuklar geldi. Hala atarlı konuşuyorlardı ve polisede kafa tutuyorlardı. Müridler lütfen bundan sonra anlatacaklarımı TC Polisini kötüleme olarak algılamayın. Bilakis kanun uygalayacılarına nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemiş, kanunları kendisinin uygulayacağına inanan ,naziler kadar ırkçı ,mafyavari ve uslanmaz insanların eğitim şekli olarak algılayın.

 

İlk önce piskolojik baskı ve hafif tartaklamalarla karakola sokuldular. Bizi görünce hemen tehtitler başladı ve bizde karşılık verdik haliyle. Ses seviyesi artınca üst kattan 5 -6 tane daha memur ellerinde kılıç joplarla geldi. Amir bize - Sadece bir defa söyleyeceğim çıt çıkmasın- dedi. Hemen arkasından serserilerden birisi bize -Nasılsa aynı mahalledeyiz bu günün yarını da var dedi. Arkadaşımda  - Bizim yarınımız var ama sizin yok- cümlesini tamamlayamadan önce midesine (dürtme suretiyle) sonra da bacağına vurdular. Aynı esnada diğer konuşan serseriyede 2 tane polis çalışıyordu. diğer çocuklarda ona yardım etmeye çalışınca bi itiş kakış oldu. Polisler üçünede arkadan kelepçe takıp yere yatırdılar.

 

 Elleri arkadan kelepçeli yüzleri yere bakacak şekilde yerde yatarken bile küfürler ve hakaretler kesilmiyordu. Artık bir polisin canına tak etti ve meşe sopayla kelepçeli ellerine vurmaya başladı. Çıkan ses insanın tüylerini diken diken ediyordu. --Bu arada ilaçların etkisiyle karakola girdiğim andan itibaren resmen beyin ambolisi geçiriyordum. Tansyonum düşmüştü, midem bulanıyordu, görme bozukluğu yaşıyordum, sol kolumda 1'i derin 3 yara vardı, arkamdan ve bacağımdan bıçaklanmıştım, sesler bulanık geliyordu ve en kötüsüde susuzluk .

 

Yani yaralanmalar olmasa hapın en yoğun anlarını yaşıyordum.-- Arkamı duvara verip hacet pozisyonunda yere çömeldim ve sadece izledim. İkisi boylamasına biriside diğerlerine göre enlemesine karakolun yerinde yatıyorlardı. Bizim vurduğumuz yerlerden çıkan kan ve terleri karakolun zeminini boyuyordu. Kaç defa sopaladılar, tekmelediler, kafalarını yere vurdular hatırlamıyorum. Ama en sonunda hepside tamam babamsın vurma artık dediler. Dayak olayı bittikten sonra hepimizi hastaneye götürdüler sağlık raporu için ; onları daha teşekküllü bir hastaneye bizi daha yakın bir hastaneye...

 

Öğrendiğim kadarıyla arka tarafımda 2 ön tarafta 1 bıçak yarası varmış birde parmağımda kırık . Arkadaşta hiç bişey yok bu arada (sadece elleri fena parçalanmış yumruk atmaktan). İşimiz benim dikişler dahil 35 dakikada bitti. Geri karakola döndük üzerimizdeki her şeyi aldılar (kilitli ufak kasada saklıyorlar) tekrar üzerimizi aradılar ve nezarete attılar. Durum değerlendirmesi, ifadelerin nasıl verileceğinin konuşulması (şikayet etmek bize yakışmaz, mesele varsa dışardaki adama ulaşmak içerdeki adama ulaşmaktan kolaydır) , bu adamları ertesi gün nasıl hızlıca buluabileceğimiz gibi konularla nezarette yaklaşık 3.5 saat geçtirdikten sonra bizimkiler hastaneden döndü. ve yan hücremize geçtiler.

 

Bendeki tansiyon düşüklüğü devam ettiğinden ben yarı baygın pozisyonda sadece kısa ve öz cümleler kurabiliyordum. Yandan bize bir  ses geldi -Şikayetçimisiniz ? Arkadaş cevap olarak - İçeri girerseniz yarın benim eğlencem ne olacak dedi. Ufak bir sessizlikten sonra gayet efendilikle -Bizde sizden şikayetçi değiliz. Buradan çıkınca bir  kahvaltı eder konuşurz dedi. Arkadaşımda  -Konuşuruz tabii(!)  dedi hayırlısıyla çıkalım. Memur , ifadelerimizin alınması için sırayla bizi Komserin yanına çıkardı. Olanları anlattım ve babamın arkadaşı olduğunu hatırlattım. Şikayetçimisin diye sordu bende hayır dedim. Diğer herkesin ifadesi (arkadaşım da dahil) birbirimizi tanımıyoruz çok kalabalıktı kimseyi hatırlamıyorum oldu.

 

 Bu arada  bende ayılmaya başladım. Ve yan nezarete seslendim. Bu işin iki yolu var. Ya sizi ilk gördüm yerde vuracam ya da beni ilk gördüğünüz yerde vuracaksınız anlaştık mı? dedim. Kahvaltı ederken konuşuruz dediler. O saniyeden çıkışa kadar başka birşey konuşmadık. Saat 09:00 gibi hastaneden çıkış raporu aldık. Geri döndük onlar eşyalarını aldılar kenarda bekliyorlardı , bizde eşyaları alırken komser geldi yanımıza(sabah vardiyası başka komser) -Akşam polis arkadaşlar darp ettimi diye sordu bende hafif tartakladılar dedim. Ne alaka öyle bişey yok dedi şakayla karışık direk yok zaten dedim.

 

 Ordan çocukların yanına geçtim beni defalarca bıçaklayan çocuğa elimi uzattım (onunda sol kaşı açılmıştı, elmacık kemiği içeri göçmüştü, sağ ayağını yere basamıyordu, kolu çatlamıştı ve nezarette bir saniye durmadan inledi)  ve - Hakkını helal et kardeşim dedim. Helal olsun dedi sonra diğerleriylede aynı şekilde barıştık. Arkadaşımın bir işi vardı ve karşıya geçti. Bende çocuklarla beraber derneklerine gidip babamın evden çıkmasını bekledim.

 

Bir tanesi kafasına aldığı darbeler nedeniyle çok kötü olmuştu(ekstradan taksiciler dövmüş) diğerinin de, yüzü iptal olmuş ve kas sistemi çökmüştü. Velhasıl eve geldim ve size yazmaya başladım. Şimdi bir banyo yapıp uyumak istiyorum. Bu olay bu hesabın gerçek sahibi korkarabatak(arkadaşım) ve benim başımdan geçmiştir, yazıda hata ettiysem affola (sol elim atelde sağ elimde mosmor) . Umarım arkadaşım da kendi youmlarıyla olayları size anlatır.

NOT-1: Biz karakola ilk girdiğimizde bizi tokatlayan polisin bize vurma sebebi ; 25 yıllık meslek hayatında  ilk defa destek ekip çağırmış ve amiri ona sende destek ekip çağırdın diye dalga geçmesiymiş.

NOT-2: Tantum drajeden işin açıkçası birşey anlayamadım ama bir daha da yutmak istemiyorum.

NOT-3: Zaman ayırıp da anımı benimle paylaşan herkese çok teşekkür ediyorum.


Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:39 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
AbdullahAzad


Kayıt : 21 Mayis 2007
Erkek Üye
 

oha!


El dinero no puede comprar la vida! 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:48 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
ltcelik


Kayıt : 11 Mayis 2007
YENİGÜN MAALLESİ
Erkek Üye
 

Fight Club 2.0!


Din Kitaplarını Okuyup Anlayana Ateist, Okuyup Anlamayanlara "dindar" denir... Nikola TESLA.. ben mi? Ne okurum ne anlarım... 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:48 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Smirnoff


Kayıt : 29 Aralik 2009
Erkek Üye
 

KaRaKuLe bunu yazdı:
-----------------------------

olay ne biri özet geçsin ya


-----------------------------
Bu arkdaş tantum içmiş içki içmiş kafası güzel olmuş kavga etmiş sopa atmış sopa yemiş karakolda polisler sevmiş biraz olay bu :)


 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:52 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
LizardKing


Kayıt : 8 Ekim 2005
void
Erkek Üye
 

okudum ben. ne diyeyim içtiğin haplara yazık olmuş ama çok deli kafa yaşamışsındır.

kavga ederkenki ruh halini tam olarak anlatamadığını düşünüyorum. öyle kafalar nadir bulunur :)


"Din en büyük rpg.dir.." arsiv.ozgurdusuncehareketi.org - evrimagaci.org 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:53 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
geberkostok


Kayıt : 31 Mart 2009
Antalya
Erkek Üye
 

hmm çok enteresan :\ okudum. ilaç iyimiş. almayı düşünüorm bende saol deneyimini paylaştığın için :Ç


 
8 Nisan 2010 (Persembe) 15:54 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
ExcellencE


Kayıt : 27 Nisan 2007
Müptela-i Tariqat
Erkek Üye
 

yaşadıklarınız yanında ilaç çoookk pasif kalmış 


Beneath this mask there is more than flesh. Beneath this mask there is an idea, Mr. Creedy. And ideas are bulletproof! 
8 Nisan 2010 (Persembe) 16:01 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Cosmic
(manuykan)


Kayıt : 14 Haziran 2006
Erkek Üye
 

ilacın kafasını yaşıyamamışsın bile. normal bi olay


Bittik biz bittik 
8 Nisan 2010 (Persembe) 16:02 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
korkarabatak


Kayıt : 24 Ocak 2010
Erkek Üye
 

AbdullahAzad bunu yazdı:
-----------------------------

oha!


-----------------------------

Eve girdiğimde kullandığım ilk cümleydi...


Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır 
8 Nisan 2010 (Persembe) 16:06 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
korkarabatak


Kayıt : 24 Ocak 2010
Erkek Üye
 

geberlanxD bunu yazdı:
-----------------------------

hmm çok enteresan :\ okudum. ilaç iyimiş. almayı düşünüorm bende saol deneyimini paylaştığın için :Ç


----------------------------

Dışarda deneme bence Göz%20kırpma


Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır 
8 Nisan 2010 (Persembe) 16:10 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
korkarabatak


Kayıt : 24 Ocak 2010
Erkek Üye
 

pessimist bunu yazdı:
-----------------------------

okudum ben. ne diyeyim içtiğin haplara yazık olmuş ama çok deli kafa yaşamışsındır.

kavga ederkenki ruh halini tam olarak anlatamadığını düşünüyorum. öyle kafalar nadir bulunur :)


-----------------------------

Adrenalin tavan olduğu halde kavgaya düzgün odaklanamadım. Zaten odaklansam o kadar hasar almazdım...


Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır 

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7]   [»] [»»]


Bu Bölümde yeni konu açmak için dıklayın Konuyu cevaplamak için tık...
Allah'a Havale Et Google Bookmark'a Ekle Yahoo'ya Ekle Stumbleupon''a Ekle Facebook'a Ekle Twitter'a Ekle   Google'da Ara : Tantum 50mg 20 draje ve yaşadıklarım. Favorilerime Ekle Yukarı Çık
Konuda 70 Mesaj Var.
Konu 16602 Sefer Gösterilmiş.