Bir Şair Bir Şiir

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ToR5
    ToR5's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Haziran/2008
    Erkek

    CEHENNEM’E GİRİŞ

    Dert şehrine benden gidilir,
    Bitmeyen azap içine benden gidilir,
    Lânetliler arasına benden gidilir.

    Haktan aldı yüce ustam ilhamını
    Tanrı gücü yarattı beni
    Akıllar aklı, sevgiler sevgisi.

    Bir şey var olmadı benden önce Tanrıdan başka
    Ve ben var olacağım varlık oldukça
    Girenler her umudu bırakın benden içeri.

    Bir kapının başında yazılı gördüm
    Bu karanlık bu kapkara sözleri
    Dedim: Hocam, acı geldi bu sözler bana.

    İçimden geçeni anlayan hocam
    Dedi: Kaygıların yeri yok burda
    Her çeşit korku bitmeli burda.

    Geldik gayri geleceğimiz yere
    Sana, göreceksin dediğim dertli sürü,
    Akıl nurunu kaybetmişler sürüsüdür.

    Sonra tuttu hocam elimden
    Güler yüzü ferah verdi içime
    Ve girdik beraber esrarlı âleme.

    Acı sesler geliyordu uzaktan,
    Tek yıldız havaların içinden,
    Gözüme yaş getiren feryatlar, derin iniltiler.

    Uçsuz bucaksız karanlıklar içinde
    Dönüp duruyordu bu ses kasırgası
    Deli rüzgârlara kapılmış kumlar gibi.

    Dedi: Bahtsız ruhların perişan halidir bu,
    O ruhlar ki dünyada gamsız yaşadılar
    Ne günah ne de sevap işlediler.


    Dante ALİGHİERİ


    Her türlü çek senet tahsilatı yapılır. Zenginden alınıp fakire verilir. Fakirin topuklarına sıkılır.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    4eye
    4eye's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Kasım/2008
    Erkek

    Kahramanlık

    Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
    Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
    Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
    Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

    Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
    Koşar adım gitmeli onların arkasından.
    Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
    İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

    Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
    Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
    Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
    Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.

    Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
    Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
    Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
    Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...
     

    Hüseyin Nihal Atsız


  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Aryan
    Aryan's avatar
    Kayıt Tarihi: 18/Mart/2010
    Erkek

    Yavaş yavaş ölürler
    Seyahat etmeyenler,
    Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
    müzik dinlemeyenler,
    vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.

    Yavaş yavaş ölürler,
    İzzetinefislerini yıkanlar
    Hiçbir zaman yardım
    istemeyenler.

    Yavaş yavaş ölürler
    Alışkanlıklara esir olanlar,
    her gün aynı yolları
    yürüyenler,
    Ufuklarını genişletmeyen ve
    değiştirmeyenler,
    Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
    girmeyen,
    veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

    Yavaş yavaş ölürler
    İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan
    kaçınanlar,
    tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
    görmek istemekten kaçınanlar
    yavaş yavaş ölürler.

    Yavaş yavaş ölürler
    Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
    değiştirmeyenler,
    Rüyalarını gerçekleştirmek için risk
    almayanlar,
    Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
    dışına çıkmamış olanlar.
    Yavaş yavaş ölürler.

    Pablo Neruda


    Sigarayı bıraksam diyorum; tamamen sana başlasam... Sen daha çabuk bitirirsin işimi, böyle çok yavaş ölüyorum... // üzüldüm ben; üzdü
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    wrongpeople
    wrongpeople's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Eylül/2005
    Erkek

    Sen kum nedir bilmezsin
    Deniz Görmedin ki.
    Yum gözlerini, zamanı düşün,
    Deniz bir gözünde
    Kum bir gözündedir.

    Sen taş nedir bilmezsin
    Dağa çıkmadın ki
    Yürü ufuklara doğru,
    Dağ bir ayağında
    Taş bir ayağındadır

    Sen kül nedir bilmezsin
    Ateş yakmadın ki,
    Uzat ellerini gökyüzüne,
    Ateş bir elinde
    Kül bir elindedir

    Sen kan nedir bilmezsin
    Ölmedin, öldürmedin ki,
    Yat toprağa boylu boyunca
    Ölüm bir yanında
    Kan bir yanındadır

    Sen aşk nedir bilmezsin
    Beni sevmedin ki
    Ağla, ağlayabildiğin kadar
    Bütün güzellikler sende
    Aşk bendedir

    Ümit Yaşar OĞUZCAN


    Access Denied dedik ya ...
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    noname
    noname's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2005
    Erkek

    senden önce de gelenler oldu, gidenler oldu, bitenler oldu...

    senden önce de kıranlar oldu, yıkanlar oldu, bıkanlar oldu...

     

    bak bana beni benden aldırtma,

    sakın beni yerimden kaldırtma,

    yine yine bitecek nasıl olsa,

    sonu göre göre beni başlatma...

     

    koymaz bana senin aşkın!

    koymaz bitse de gitse de...

    koymaz yalan olup sönse de,

    koymaz ruhum duymaz !

     

    senden önce de canımlar oldu, cicimler oldu, gülümler oldu...

    senden önce de güzeller oldu, özeller oldu, üzenler oldu....

     

    bak bana beni benden aldırtma...

    sakın beni yerimden kaldırtma...

    yine yine bitecek nasıl olsa...

    sonu göre göre beni başlatma...

     

    koymaz bana senin aşkın...

    koymaz bitse de gitse de,

    koymaz yalan olup sönse de,

    koymaz ruhum duymaz...


    ...said addicted.
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Cupofcoffee
    Cupofcoffee's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ekim/2008
    Erkek

    Gitgide alışıyorum sana....
    Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
    Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
    Yanımda olduğun zamanlar;
    sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
    alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
    Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
    Alışkanlıklar daima korkutur beni...
    Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
    Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
    Fakat şimdi sana alışıyorum...
    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
    Yalnız içimde garip bir korku var.
    Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
    Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
    daha değerlisini verememekten korkuyorum...
    Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
    yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

    Oysaki her zaman ve günün her saatinde
    yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
    pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
    Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
    emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
    Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
    Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
    "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
    Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
    o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
    sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

    İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
    mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
    Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
    Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
    Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
    Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
    kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

    Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
    senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
    Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
    Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
    seni görecekler içimde...
    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
    Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
    İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
    Her yerde iki olduğumuz için
    bir bütün haline geliyoruz durmadan...

    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
    Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
    Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
    Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
    Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
    Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

    Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
    Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
    Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
    Uzun süren bir baygınlık sonrasının
    o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
    Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
    seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

    Açılmış bütün kuyuların derinliği
    içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
    Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
    Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
    Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
    Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
    Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
    Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
    Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
    Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
    Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
    Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
    bizden güçlüsü olmayacak!
    En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
    Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
    Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...



    Ümit Yaşar OĞUZCAN


    Gerçek bir akıl, yalanlar ve yanılsamaların arasından kaybolmadan yolunu bulur. Gerçek bir kalp ise zehir dolu nefrete zarar görmeden dokunabilir. Bu zamanın içinde karanlık büyümeye devam etse de, her zaman aydınlığın etrafı arıtması için eğilmeyi de bilir.
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HaLFDeviL
    HaLFDeviL's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Mayıs/2008
    Erkek

    Biliyorum sana giden yollar kapalı
    Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

    Ne kadar yakından ve arada uçurum;
    İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi... Devamını Gör

    Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
    Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

    Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
    Ben artık adam olmam bu derde düşeli

    Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
    Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

    Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
    Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

    Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
    Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

    Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
    Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

    Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
    Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

    Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
    Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

    Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
    Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

    Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
    Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

    İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
    Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

    Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
    Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

    Cemal Süreya


    "elma seni sevmiyorsa, senin elmayı sevmenin elma için bir anlamı olmaz ki"
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    noname
    noname's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2005
    Erkek

    GİDİŞİNİ ANLATIYORUM


    sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
    saçlarını, gözlerini, ellerini
    neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
    her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
    termometrede yükselen çizgi
    kimbilir nerelerde soğuyorsun

    senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
    insan insan bakan gözbebeklerin
    beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
    beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

    ne gelirse onlardan gelir bana
    çalışma gücü yaşama direnci
    mutluluk gibi kazanılması zor
    mutluluk gibi yitirilmesi kolay

    bir açarsın ki mutluyum
    bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş
    Rıfat ILGAZ

    ...said addicted.
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    noname
    noname's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2005
    Erkek

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da  
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,  
    bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte  
    yani yürekte.  
    
    Mesela bir barikatta dövüşerek  
    mesela kuzey kutbunu keşfe giderken  
    mesela denerken damarlarında bir serumu  
    ölmek ayıp olur mu?  
    
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da  
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.  
    
    Seversin dünyayı doludizgin  
    ama o bunun farkında değildir  
    ayrılmak istemezsin dünyadan  
    ama o senden ayrılacak  
    yani sen elmayı seviyorsun diye  
    elmanın da seni sevmesi şart mı?  
    Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık  
    yahut hiç sevmeseydi  
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?  
    
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da  
    hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. 
    Nazım HİKMET


    ...said addicted.
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    kapil
    kapil's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Mayıs/2007
    Erkek

    Çekilmez bir adam oldum yine
    Uykusuz, aksi, lanet
    Bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi
    Azgın bir hayvan döver gibi
    O gün çalışıyorum
    Sonra birde bakıyorsun ki
    Ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü
    Sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün
    Ve beni çileden çıkarıyor büsbütün
    Kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet
    Çekilmez bir adam oldum yine
    Uykusuz, aksi, lanet
    Yine her seferki gibi haksızım
    Sebep yok olması da imkansız
    Bu yaptığım iş ayıp rezalet
    Fakat elimde değil
    Seni kıskanıyorum.

    Nazım Hikmet


    Orman Mühendisi //
Toplam Hit: 11345 Toplam Mesaj: 66