Bu Valideki Cesarete Bak!
-
koskoca Yavuz Sultan Selim'de olsa bi insanın sadece kendi gücüyle gemiyi oynatması mantıklı gelmiyor.
-
amk dedim herhalde diyarbakır valisi falan bi halt yedi.o yavuz olacak valiymis ayrı.mubalaga yapılmıs olabilir amayeniceriler bile mermere tokat atarak guc calismasi yapıorlarken padisah olacak adam kimbilir nasil bi egitimden geciodur...
-
Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------
koskoca Yavuz Sultan Selim'de olsa bi insanın sadece kendi gücüyle gemiyi oynatması mantıklı gelmiyor.
-----------------------------
Geminin altında dirsek var itilirse kaldırılabilir diye düşünüyorum hem Seyit Onbaşıyı unutmuyalım :) -
nonviolen bunu yazdı:
-----------------------------benim çok hoşuma gitmişti Genç beyin dergisinde okudum OCAK 2007 de orada biraz daha devamı var...
-----------------------------
Deca hacım ne kadarı dogrudur biLinmez ama gözden kacırmıssın arkadas kaynak vermis -
Genç Beyin dergisi nereden almış o zmn:) onlar yazdı değil ya yazıyordur eğer gerçekse tarihsel bir kaynağı. Merak ettim bu yazının gerçekliğini genç beyine mail atacam olmadı kaynak hakkında
-
DecaMeroN bunu yazdı:
-----------------------------
Genç Beyin dergisi nereden almış o zmn:) onlar yazdı değil ya yazıyordur eğer gerçekse tarihsel bir kaynağı. Merak ettim bu yazının gerçekliğini genç beyine mail atacam olmadı kaynak hakkında
-----------------------------sonuç hakkıında haberdar et hojam (:
-
Yazı çok güzel bir kez daha Atalarımla iftihar ettim işte Böyle bir Milletin torunlarıyız. Bişeler araştırdım bende
YAVUZ SULTAN SELİM'İN ZAFERİ..
Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra.
Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar.
Fakat sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır.
Önce, hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherler ile dolu
sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, mesele anlaşılır. Sandığın dibine insan dışkısı doldurulmuş. Yani, Şah İsmail, aklı sıra, cihan padişahına
Hakaret ediyor… (!)
Cihan padişahı emir verir,
"herkes düşünsün, bu edepsizliğe, Osmanlı'nın şanına yakışacak şekilde bir mukabelede bulunmalıyız.“
Ve çözümü yine kendisi bulur.
Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatılır. Sandığın içine, o zamanın en nefis gül kokulu lokumlarından hazırlanmış bir kutu yerleştirilir. Kutunun altına da, bir satırlık yazıdan ibaret pusula (not) iliştirilir.
Hediye sandığı, itina ile süslendikten sonra, Şah İsmail'e gönderilir.
Sandık, Şah'ın huzurunda açılır. Sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi gül kokusu yayılır. Mücevher vs. gibi hediyeler takdim edildikten sonra, Osmanlı Elçisi –Şah’ın tedirgin olmaması için, önce kendisi tatmak kaydıyla-büyük bir saygı ve nezaketle, Şah İsmail'e
Lokumdan ikram eder.
Bilahare, görevliler, huzurda bulunanlara teker teker
İkram etmeye başlarlar, lokumdan. Şah, bütün bu olup bitenlere bir anlam veremez. Osmanlı Elçisi, Şah'ın şaşkınlığını gidermek için,
Lokum kutusunun altına iliştirilmiş mütevazı pusulayı uzatır.
Pusulayı okuyan Şah'ın yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir utanç ifadesi alır;
"İSMAİL, HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER..."Hayranım.......
-
:) evet bu hadiseyi okumuştum adam müthiş bir zekaya sahip:) ismaili göt etmiştir o hadisede. Gerçi çaldıranda o götü bide düdüklemiştir o ayrı..
-
çok güzel tskurler
-
Fistandantilus bunu yazdı:
-----------------------------
koskoca Yavuz Sultan Selim'de olsa bi insanın sadece kendi gücüyle gemiyi oynatması mantıklı gelmiyor.
-----------------------------Çanakkale Zaferinde Seyit Onbaşının topu kaldırması için de mantıklı değil demişlerdi. Ama mantık her zaman geçerli olmuyor...
