Foton Kuşağı

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ste1n
    ste1n's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Haziran/2006
    Erkek
    Foton kuşağı nedir?


    --------------------------------------------------------------------------------
    Yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşak. 2012 yılında güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek. İnsanların 2 sarmallı DNA"ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA"ya sahip olacaklar. Bu olay sırasında tüm insanların chakra"ları açılacak ve duyuları ve algılamaları artacak. Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek. Bu ilk önce kısa süren bir kaosa neden olacak fakat daha sonra herkes bir düşünce birliği halinde bir araya gelerek, önyargının, yalanın ve kötü düşüncelerin olmadığı bir ortama geçilecek. İnsanlar birbirinin auralarını görebilecekler. 12 sarmallı DNA"ya geçiş sonrası insanlarda hiçbir hastalık kalmayacak, hasta olanlar kendilerini ve birbirlerini iyileştirebilecekler. İnsanlar ölümsüz olacaklar. Ölüm olayı ise fiziksel dünya"da kalmaktan vazgeçip başka bir boyuta geçmeye karar verme şeklinde olacak. Yani, dünya"da geri kalanlar (kalmayı seçenler) ölmeye (başka boyut gitmeye) karar verenlerin ortadan bir anda kaybolduğunu görecekler. Fiziksel dünyamızda kalmayı seçen insanların ışık bedenleri olacak ve bu cennete benzeyen ışıklı dünyada çok güzel vakit geçirecekler. Fiziksel olarak 2000 yıl sürecek olan bu olay sonrasında foton kuşağı güneş sistemimizi terkedecek.
    Foton kuşağı ilk kez ingiliz astronom Edmund Halley (1656-1742) yılında Pleiades takımyıldızlarını kuşatan gazımsı bir kuşak olarak gözlendi (Halley kuyruklu yıldızını da keşfeden astronom). Fredrick Wilhelm Bessel ise foton kuşağının dönüş hızını keşfetti (herbir yüzyılda 5.5 derece saniye). Jose Comas Sol Pleiades takımyıldızındaki güneş sistemlerini keşfetti. Paul Otto Hesse foton kuşağının kalınlığını saptadı (2000 ışık yılı). Güneş sistemimiz her 25.860 yılda bir Pleiades çevresinde bir tur dönmektedir. Yani, yaklaşık olarak her 12.500 yılda bir güneş sistemimiz bu foton kuşağının içine girer. Güneş sistemimizin foton kuşağının içindeki yolculuğu 2000 sene kadar sürer. Yani, foton kuşağından çıktıktan sonra tekrar foton kuşağına girmek için 10.500 yıl geçmektedir. Bu devrelerin alt devreleri de vardır ama üst devre 206 milyon yıl sürer.
    Foton kuşağının kendisinin de aurası var ve ilk aura katmanına (enerji seviyesine) 1962 yılında dünyamız (ve tüm güneş sistemimiz) girmiş durumda. Yani şu anda foton kuşağının düşük enerjili ilk kısmının içinde bulunuyoruz. Dünya"mız ikinci enerji seviyesine ise 1987 yılında girdi. 2012 yılında üçüncü enerji seviyesine girmesi sırasında 110-144 saat (5-6 gün) boyunca karanlıkta kalacağız. Üçüncü enerji seviyesine (foton kuşağının kendisinin bulunduğu esas enerjili kısım) girildiğinde ise karanlık sona erecek ve artık hiç gece olmayacak yeryüzünde. Sırasıyla yazarsak:
    1. gün: 21 Aralık 2012"de kör bölgeye giriş, tüm canlıların beden tipinin değişmesi, hiçbir elektrik aygıtının çalışmaması, tam karanlık
    2. gün: Atmosfer basıncının düşmesi, herkesin kendisini şişmiş hissetmesi, Güneş"in yeterli ısıtamaması, dünya ikliminin soğuması (buzul çağı soğuğu)
    3.-4. gün: Atmosferin şafak vakti gibi sönük bir ışıkla aydınlanması, foton etkisinin başlaması, foton enerjili aygıtların çalışabilir hale geçmesi, yıldızların yeniden gökyüzünde belirmeleri.
    5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriş, kör bölgeden çıkıp ana foton kuşağına giriş, tüm canlıların güçlenip zindeleşmeleri, dünya ikliminin ısınması, foton ışınıyla çalışan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya başlaması, telepati, telekinezi gibi psişik yeteneklerin ortaya çıkışı (uyanış, süperbilinç).
    Kısaca, foton kuşağı dünya"daki tüm yaşam için çok büyük bir faydası olan, yüksek enerjili fotonlardan oluşan devasa bir kemer. Güneş sistemimiz bu kuşağa girdiği zaman tekrar çıkması 2000 sene sürecek. Foton Kuşağı (Manaşik Halka) kendi etrafındaki dönüşünü 25.860 yılda bir tamamlamakta ve güneş sistemimiz her bir 10.500 yılda bir foton kuşağına girmekte. Foton kuşağı torus şeklinde (araba lastiği biçiminde) bir kemer ve bunun kalınlığı (çapı değil, kemerin kalınlığı) 2000 ışık yılı. Önemli bir husus elektrikli hiçbir aygıtın ise foton kuşağına girildikten sonra hiçbir şekilde çalışmaması. 2000 yıl boyunca sürecek olan safhada elektrik enerjisi ile çalışacak araca ihtiyaçta olmayacak zaten. Çünkü süperbilinç halinde olma hali ve foton enerjisi kullanabilecek teknoloji ile elektrik enerjisini kullanmaya ihtiyacımız olmayacak.
    Foton kuşağı (Photon Belt) konusunda daha detaylı bilgi için Virginia Essene"nin "Galaktik İnsan" kitabını tavsiye edebiliriz.


    ALINTIDIR!!!!!!!! sadece ben biraz garip buldum ve sizinle paylaşmak istedim !!,

    buda çok ayrıntılı bir bilgi zamanı olan okusun arkadaşlar
    GİRİŞ


    Birçok insana inanlımaz gibi gelse de, Dünya üzerindeki insanlık, hayatı deneyimlememiz bakımından evrimsel bir değişim işleminden geçiyor. Bizler; öyle ki galaksimizdeki ve evrenimizdeki diğer birçok yıldız sistemlerindeki, hatta diğer evrenlerdeki medeniyetlerle etkileşim içinde olacak galaktik bir medeniyet haline gelmekteyiz. Korkuya ve rekabete dayalı bir toplumdan, sevgiye, barışa ve uyuma dayalı bir topluma dönüşmek bizim gerçek kaderimiz. Şu andaki kaos sadece hızlanan değişimin bir parçası.


    Görünmeyen (Daha çok ruhsal alemler ya da Cennet olarak Kabul edilen) olduğu kadar, çoğu insanın bir tek onun varolduğuna inandığı görünen bir evrende yaşıyoruz. Hakikat bizden saklandı, böylece en sonunda kim olduğumuzu hatırlayacak, keşfedecektik: uzaydaki ve ruhsal alemdeki kardeşlerine yakından bağlı evrensel bilginin ve zekanın ölümsüz varlıkları… Ne yazık ki birçok hükümet, din ve felsefe, gücü ve kontrolü ellerinde tutmak isteyenlerin gerçeği bizlerden saklamak için amaçları doğrultusunda yönlendirilmiştir. Amerikadaki terorist saldırılarına verilen karşılığın, zaman içinde bizi kontrol altında tutmak için yapılan son girişimlerden biri olduğu gösterilecek. Yine de zaman, dünyada barış isteyen insanların göstereceği anlayıştaki büyük değişimin zamanıdır, kullanılan/yönlendirilen medyanın bize sunduklarına rağmen.


    Bir çok insan “birşeylerin olmak üzere” olduğunu hissetmekte, fakat gerçekleşen değişimlerin bir çoğu ortaya çıkmadan önce görünmez evrende gerçekleştiği için ilk seferde kavramak güçleşiyor. Aslında büyük bir “deney”in parçasıyız; bu heyecan verici “bitiş zamanları”nda, bir medeniyetin sonu ve bir yenisinin, birlikte yaratacağımız Yedinci Altın Çağ başlangıcı olan “bitiş zamanları”nda, burada olmayı yüksek bir anlayışla kabul ettik.


    Geleceğimiz hakkında bir çok şey yazıldı, konuşuldu ve kehannette bulunuldu. Bu bilgilerin bazıları kaydedildiği zaman için gerçekti, fakat bugün için değişti. Bazıları ise gerçek değildi, bizi yönlendirmek amaçlıydı. Bütün bunların ayrımını yapmak en zor iş. Buyüzden birisi için “gerçek” olan bir diğeri için değil. Bütün bilgilere, burada size sunduklarımla birlikte, kendi farkındalığınızı da uygulamanız gerekiyor. Öğrenimimize devam ettikçe değişik seviyelerde insanlar uyanıyor.


    Bazı bilgileri özümsemek zor, mesela Yeraltının doğal yapısını ve orada hala yaşamakta olan eski medeniyetleri. Ya da iyonlarca önce insanların gezegenimizin ve evrenin geleceğini değiştirmek için zamanda geçmişe yolculuk yaptıkları gerçeği... Ya da 1943’de savaş gemisini görünmez yapıp zamanda yolculuk yapabileceğimizi keşfettiğimiz gerçeği... Ve nasıl Apollo Ay Programının yüksek teknolojinin üstünü örtmek için yapıldığını... 60’lı yılların başında Ay’a ve Mars’a Güneş sistemimizin diğer bölümlerini incelemek amaçlı gizli yolcuklar yapılmıştı bile. Son olarak, arzunuzu bilemek ya da bilinçlenme yolunuzun neresinde olduğunuza bağlı olarak sizi daha şüpheci yapmak için: Dünyanın, güneş sistemi ile birlikte Sirius yıldız sisteminin parçası olması için uzayda taşınması ile birlikte dönüş hızını yavaşlatması ve bir felaket gerçekleşmeden dönüş yönünü tersine değiştirmesi bekleniyor.


    YÜKSELİŞ VE BOYUT DEĞİŞİMİ


    Dünyanın kendisine ait bir farkındalığı vardır; O canlı bir varlıktır. Uyduğumuz/takip ettiğimiz Yaratıcının Kutsal Planı, bilerek ya da bilmeyerek de olsa bizi / dünyayı bildiğimiz 3. boyut gerçekliğinden, 4. boyuta (bir ara ya da geçici varoluş) ve sonra 5. boyuta çağırmaktadır. Bunun, uzun zamandır 2012’nin sonları gibi veya daha önce gerçekleşeceği söylenmekte. İnsanlık ve diğer yaşam formlarının hepsi, yükselişe hazır olmak ya da titreşimlerini yükseltmek zorunda. Bir çok insan artık ayrı ve kişisel bir yükseliş için 200 ya da 390 yıl gibi bir zamana sahip değil. Son enkarnasyonlarını yaşamaktalar, ve Dünyadaki ve Evrendeki yeniden yaradılışı gerçekleştirmek için yükselmeleri gerekmektedir. Bu sahip olduğumuz bedenleri korumamız ve yavaş yavaş 30 yaşına geri döndürmemiz demektir. Hazır olmayanlar ise başka bir 3. boyut gezegeninde yeniden enkarne olacaklardır. Onlar yüksek boyuttaki Dünyaya artık dönemeyecekler. Bazı insanların ise kontratları – sözleşmeleri sona erdiği için eğer isterlerse daha önce bulundukları/ait oldukları yıldız sistemlerine geri dönebilecek ve hatta 5. boyuttan daha yüksek boyutlara yükselebilecekler. Gerçekte hiçbir insan bu Dünya’dan değil...


    Yükseliş ruhun ve maddenin birleşmesi – entegre olmasıdır. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve bütün ruhsal bedenlerimizin, tamamen aydınlanmış varlığımızı yaratmak için birleşmesidir. Işık bedenimize dönüşmemizdir. Biz gerçekten insan olmayı deneyimleyen ruhsal varlıklarız. Diğer dünyalarda, boyutlarda ve realitelerde varolan biz olan başka formlarımız bulunmakta. Aslında, büyük bir amnezi (hafıza kaybı) problemi olan fiziksel melekleriz. Yükseliş sayesinde, hepimizin birbirimize bağlı olduğumuzu, evrendeki diğer bütün yaşam formları ile BİR olduğumuzun farkına varırız. Her şey bir Yaratıcıdan gelmektedir. Aslında şu andaki dünyamızın birer parçası olan ırk farklılıkları, savaşlar, mal sahibi olmak, arazi hakları, hepsi gerçekten bir ilüzyon. Koca bir hologramın içinde yaşıyoruz.


    Düzlemler, paralel dünyalar olarak da bilinen bir çok boyut aynı uzayda varolmakta. Aralarındaki tek fark titreşim dereceleridir. Titreşimimizi yeterince yükselttiğimizde, boyut değiştiririz. Dünyanın titreşim oranının bir ölçümü de bazı bilimadamları tarafından yüksek bölgelerle kıyaslandığında farklı farklı ölçüldüğü, dünyanın kalp atışı olarak da bilinen Schumann Rezonansıdır. Yıllarca bu oran saniyede 7.8 döngüde (hertz) kalmıştı. Uyumlu birleşme/uyumlanma sürecinde yükselmeye başladı: Ağustos 1987, ruhsal uyanışın arttığı yıl. Teori olarak, rezonans 13’de sabitlendiğinde, 4. boyutta olacağız. Bazı kaynaklara göre, bir süredir 12.9’dayız ve yakın gelecekte 13.8’e varacağız.


    Biz ancak kendimizi tam olarak foton kuşağı enerjisine açtığımızda yükselişi başaracağımız umulmaktadır. Bu solar sistemimizin 26000 yılda iki kere geçtiği toroid (bir dairenin kendisiyle çakışmayan bir eksen çevresinde döndürülmesi ile elde edilen yüzük şeklindeki bir yüzey ) şekilli bir enerji bandıdır. Daha önceki geçişlerin her biri 2000 yılda tamamlandı. Şu anda kuşağın içindeyiz fakat ölümcül / zararlı bir erken yükselişi engellemek için Işık Galaktik Federasyonu – Milky Way Galaksimizdeki diğer halklardan olan dostlarımız – tarafından güneş sistemimizin etrafına yerleştirilen holografik enerji alanı ile korunmaktayız. Titreşimimiz yükseldikçe, bazı foton enerjileri yavaş yavaş güneş sistemimizin içine salınmaktadır.


    İlk olarak, 12 sarmallı RNA/DNA sistemi, bedenimizin 2-samallı sisteminin yerine yerleştirilmiş olacak. Bedenimizin 7 çakralı sistemini, 13 çakralı sisteme yükseltmiş olacağız. Ayrıca beynimizin yüzde 10’unun veya 20’sinin yerine 100’ünü bilinçli olarak kullanacağız. Tam bilinçlilik halimiz geri dönecek. Bu neden burada olduğumuzun, gelecekte ne yapacağımızın ve geçmiş yaşamlarımızın ne olduğunun farkındalığıdır. Parmaklarımızın ucunda ya da daha doğrusu beyin reseptorlerimizde (uyarıcı) evrensel bilgiye ve süper-insan gücüne/kabiliyetine sahip olacağız.


    GALAKTİK İNSAN


    Yükselmiş galaktik insanlar (fiziksel melekler) olarak, galaksimizdeki, evrenimizdeki, ve ötesindeki bütün sezgisel yaşam formları ile etkileşim halinde bulunabileceğiz. Birçok yaşam evvel kaybettiğimiz dünya dışı güçlerimizi yeniden kazanacağız. Telepati, duru görü, uzay araçları olmadan gezegenler arası seyahat, Işık bedenimizi (merkaba) kullanarak mümkün olacak.


    Bazı insanlar geldikleri yıldız sistemlerine yeniden ziyarette bulunabilecek ya da geri dönebilecek. Bazıları Mars, Venüs ve asteroid kuşaktan tekrar oluşturulacak olan Maldek’te yeniden yerleşimin sağlanmasına yardım edecek. Çoğunluk Altın Çağ için Dünyada kalacak ve Altın Çağın yaratılmasına yardım edecek. Dünya, çevremizdeki birçok galaksinin oluşturduğu Galaksiler Arası Birliğin ticaret, konferans, ve yönetim merkezi olacak.


    Dünya nüfusunu oluşturacak olanlar onun gerçek işçileri olacak; ışığı tutacak (demirleyecek) ve dünyanın çevresindeki büyük tapınaklardaki enerji noktalarını ve ağlarını destekleyecekler. Uzun zamandır bu işi balinalar ve yunuslar yapmakta. Olağanüstü (yüzeyde görünüyorlarmış gibi) kristal şehirlerde yaşayacağız. Yüksek boyuttaki varlıkların diğer gezegenlerde yaşadıkları şehirler gibi. Ya da Lemuryalıların ya da atlantislilerin hala yer kabuğunun içinde yaşadıkları gibi. Yakında onlarla tanışacağız/karşılacağız. Yeni halkımız, Lemuryanın genel ruhsal kavramları üzerine kurulacak, yani onun da dayandığı Sirius B kavramlarının...


    Şu andaki hükümetlerimizin/yönetimlerimizin yapısı son bulacak. Yüksek zekalı varlıklar, uygun olan evrensel kurallara dayanan yeni yönetim konseyleri hazırlamamıza yardım edecek. Şu anda hükümetlerin kontrolünü elinde bulunduranların engellemeleri olmadan, yeni uyumlu yönetimlerde son sözü biz söyleyeceğiz.


    GÖLGE HÜKÜMET VE KONTROL


    Gelişmemizin en büyük engelleyicilerinden biri, dünyanın “yasal” yönetimlerini baskıcı kontrolü altında tutan gizli Gölge Hükümettir. Ayrıca bunlar, dünya medyasından aldığımız günlük haberlerin türünü ve gerçekleri kısıtlamaktadır. Birçok insanın medeniyetimizde meydana gelmekte ve gelecek olan büyük değişimlerden habersiz olmasının sebebi de budur. Çoğu zaman televizyonda ve gazetelerde korkuya dayalı haberlerin olmasının sebebi de budur.


    İnsanları korkutmak, haberlerle üzmek, finansal sorunlar, savaşlar, vahşet, ve zihin kontrolüne ek olarak zararlı yiyecekler, içecekler, yasal ve yasa dışı ilaçlar, titreşimimizi düşük seviyede tutmak için kullanılan yollardan bazıları. Bu yükselişi gerçekleştirmeyi daha da zorlaştırıyor.


    Bu olumsuz, negatif kontrol, uzun zamandır bir çok din ve felsefenin de bir parçasıydı. İyi haber ise, bu manipulasyon ve kontrol artık bir sona yaklaşıyor. Demokratik globalizasyon programı maskesinin altına gizlenen diktator Yeni Dünya Düzeni / Tek Dünya Hükümetine, yüksek yönetimler tarafından yapılacak olan lehimize müdahele ile oluşumnua izin verilmeyecek. Bu müdaheleye enkarne olmadan önce karar vermiştik, bunun Tanrısal planda yeri olmayan “özgür seçim” ile çeliştiğine inanlara rağmen. Bir Yaratıcıya ya da bu plana inanmayanları büyük bir sürpriz bekliyor!


    Nasıl manipule edildiğimiz (yönlendirildiğimiz, kontrol edildiğimiz) yakında açıklanacak ve bu harika değişimleri başlatacak.


    Gölge Hükümetin az bilinen özelliği ise kendisinin de negatif dünya dışı varlıklar tarafından Dünyayı kontrol etmeleri için gelişmiş teknoloji vermek sureti ile kontrolünde olmasıdır. Yine de toplumumuzun bu yönünden nefret etmemeliyiz. Daha önceki yaşamlarımızda hepimiz sadece deneyim için negatif karakterler sergilemiştik. Onlara sevgi göndermek ve seçim yapmamız gerektiğinde onların kontrol entrikalarıyla yapacak hiçbir şeyimizin olmaması yapılacak en iyi şey. Yakın gelecektei Dünya üzerindeki bütün karanlık, ışığa dönüşecek ve güçlü bir Işık yaratacak. Eskiden Gölge Hükümetin müttefiği olan bir çok dünya dışı varlık artık Işık güçlerinin bir parçası. Birçok Gölge Hükümetin eski üyesi de Işık’ın tarafında. Geriye kalanlar ise ayni şeyi yapabilir ya da başka bir 3. boyut gezegeninde, daha yüksek boyutlara yukselene kadar enkarne olmaya devam edebilirler. Bu onların seçimi.


    YÜKSEK ZEKA


    Evrenimiz yaşam ile çeşitli tekamül seviyelerinde birlikte çalışmakta. Bizler çok ya da az alt seviyedeyiz fakat “yukarı”ya doğru çok büyük bir ilerleme gerçekleştireceğiz. En üst seviyedeki zeka Tanrı, Yaratıcı ya da daha bir çok başka kavramlar olarak adlandırdığımız kollektif enerjidir. Buradan aşağıya doğru azalan seviyedeki titreşimlerde, -boyutlar, düzlemler de denir- yaşayan birçok varlık, başlangıçta ruhsal formda daha sonra yarı-katı ve de sonra şu anda sahip olduğumuz gibi yoğun bedenlerde varolmaktadır. Bu varlıkları, Elohim, Başmelek, Işığın Efendisi, Melek, Yükselmiş Üstadlar, ve son olarak insan benzeri bedenlere sahip olan ya da surungen , böcek benzeri olan dünyadışı varlıklar olarak adlandırırız. Televizyonda bu formların bazıları “Star Trek” gibi showlarda açığa vurulmaktadır. Hepimiz daha önce bu formlarda varolduk, fakat diğer görünüm/parçalarımız ile birlikte hareket ederek. Herbirimiz yaklaşık 12 ruhtan oluşan bir Ruh Grubunun ve yaklaşık 144 ruhtan oluşan bir Ruh Ailesinin parçasıyız.


    Milyarlarca ruh (Tanrı’nın tezahürleri), Tanrı’nın titreşimine ya da saf Işık’a geri dönen yolu daha önce nerede olduklarını unutmuş olarak bulabilecekler mi diye Dünya’ya gönderilmişti. Bu daha önce hiçbir yerde denenmemişti bu da bu deneyimin ya da deneyin eşsizliğini göstermektedir. Dünya, bu galaksideki ve evrendeki değişimin dayanak noktasıdır. Başka bir yerdeki tekamül biz 5. boyuta yükselmeden başarıyla devam ettirilemez. Birçok medeniyet/ırk heyecanla ve ilgiyle bizi izliyor. Yüksek boyutlar bizi görebilirler fakat biz buradan daha yüksek boyutları göremeyiz. Son yıllarda, insanlık, kanallar vasıtasıyla (medyumlar ile) rehberlik sağlayan ve hatta bazen eterik ya da fiziksel formda görünen bir çok yüksek Işık varlıklarına sınırsız ulaşım imkanına sahip.


    İLAHİ MÜDAHELE


    İlahi müdahelenin, ancak ruhsal gelişim engellendiği zaman meydana gelmesine izin verilir. Aslında, diğer galaktik toplumlarla sürekli bağlantı kurmamızdan önceki evrim aşamasında bu durumu oluşturan enkarnasyon, kontratımızın bir parçasıdır.


    Müdahele, fiziksel seviyede uzay kardeşlerimiz ile birlikte, ruhsal seviyede ise Ruhsal Hiyerarşi tarafından gerçekleştirilir. Uzay kardeşlerimiz, bir tür galaksimizin “Birleşmiş Milletleri” olan ve galaksimizdeki toplumların %90’ından oluşan (200,000 adet) Işık Galaktik Federasyonu’dur. Bu federasyon 4 milyon yıldan daha fazla bir süre önce kurulmuştur. Galaksimizdeki fiziksel varlıkların %60’ı insan benzeri görünüme sahip değildir. İki tür de uzay araçları ile seyahat eder. Galaksiler arası gemi ve personel grubu olan Ashtar Command (Aştar Komutası), Galaktik Federasyon ile birlikte çalışmaktadır. Ruhsal Hiyerarşi, Elohim türleri, Zamanın Efendisi konseyleri, melekler krallığı, Yükselmiş Üstadlar, ve Devi Krallığından oluşmaktadır. Uzay araçlarına ihtiyaçları yoktur fakat Yükselmiş Üstadlar genellikle Ashtar Komutası gemilerinde “asılı” dururlar.


    Bu arada, Zamanın Efendileri, Işık ile birlikte Yaratılışın iki unsuru olan zamanı düzenler.


    Galaktik Federasyonun güneş sistemimizin herhangi bir zamanında 18 milyondan fazla uzay aracı bulunmaktadır ve bu grup çok daha büyük bir kaynaktan sirküle olmaktadır. Üyeler arasında burada olmak ve “bitiş zamanı” döneminde bizlere yardımcı olmak için büyük bir rekabet bulunmakta. Bazı ana gemiler binlerce kilometre uzunluğunda. Atmosferimizde görünenler genellikle küçük uzay gemileri.


    Federasyonun ilk irtibat programı yaklaşık 10 yıl sonra gerçekleştirilecek. Bu tahminen gemilerin topluca görünmeleri, dünya düzeni/yönetimi yapısında değişim, bütün toplumların birleşmesi ve kişisel hakimiyetimizi geri kazanmamız olarak sonuçlanacak. Daha sonra, tam bilinçlilik haline ve yükselişe nasıl adapte olacağımız gösterilecek. Bütün bunların bir çoğunun uzay gemilerinde ya da muhteşem yeraltı şehirlerinde gerçekleşeceği bekleniyor.


    DÜNYA DEĞİŞİYOR


    Dünyanın yükselişe hazırlanabilmesi için kendini arındırması ve dengelemesi gerekiyor. Son yıllardaki hava şartlarındaki ekstrem değişimlerin sebebinin bir parçası da bu hazırlık. Birçok volkanik faaliyetleri ve depremler , Pasifik Okyanusta yaklaşık 25 bin önce batan Lemurya’nın ve Atlantik Okyanusta 12 bin yıl önce batan Atlantisin sualtı kara kütlelerinin çözülmesine sebep olmakta. Dengelenmenin parçası olarak Lemurya ve Atlantis kıtaları tekrar su yüzüne çıkmak zorunda. Tekrar aktif hale getirilmesi gereken çok eski tapınak ve piramite sahipler.


    Dünyanın kabuğunun içinden katı kabuğa doğru yükselen magma, okyanusları bir süredir ısıtmakta. Özllikle ekvatoral bölgelerde meydana gelen El Nino ve La Nina adı verilen etkilere neden oluyor.


    İki büyük buz kristal katman – firmament olarak bilinirler – gezenin etrafonda yeniden oluşturulacak. Bu katmanlar, bazı enerjileri Dünyada tutmaktadır ve bütün gezegene yarı-tropik bir iklim sağlayacaktır. Dış uzaydan gelen zararlı ışınların Dünyaya ulaşmasını da sağlar. Firmamentlerin oluşumunda eriyen buzların suları ve deniz suyu kullanılacak. Bu katmanların çokmesi çok eski zamanlarda sellere ve sonucunda bir çok ölüme neden olmuştur. Ozamanlarda insanlar, DNA’nın korunması için şu andakinden iki kat daha uzundular. Bu katmanlar yerden 4,500 ila 5500 metre ve 10,700 ila 11600 metre yüksekte oluşturulacak. Kuzey ve Güney kutuplarında bazı delikler ortaya çıkacak.


    Diğer karaparçaları değişecek ve iç denizler/göller oluşacak. Tüm hayat formları, hayvanlar, ve bitkiler bunlar gerçekleşmeden önce uzaklaştırılacaklar. İnsanlar bütün bunlar gerçekleşirken iç Dünya (yeraltı) şehirlerine yerleştirilecek. Hatta yükselişimiz gerçekleştikten sonra bile bu değişimlerin devam edeceği sanılıyor.


    YAKIN GELECEK


    Bir çok insan şu anda, olup bitenleri Yüksek Benlikleri/Ruhları/Ben’leri ile meditasyon esnasında uyumlanarak doğruluyor. “İçe yöneliş” işlemi daha önce Dünyada dinler ve felsefe grupları oluşmadan önce uygulanıyordu. İnsanlar Işığı lartsız sevgi halinde Dünyanın üztüne ve içine demirlediğini imgeleyerek ona yardımcı olabilir. Sevgi her şeyi fetheder! Sevgi, huzur, şifa, uyum ve birliği yaratır.


    Parasal sistemdeki beklenen değişimler ve dünya borç affı, yakın gelecekte yönetim yapılarını da değiştirecek. Gezegende geriye değişime izin vermeyn bir kaç bölücü kalırsa, uzaylı ve ruhsal dostlarımız ile irtibatımız beklenenden çok daha önce gerçekleşebilir. Değişimler meydana geldikçe insanoğlu için daha fazla finansal ve ruhsal refah imkanı oluaşacak. Irklar ve ülkeler arasındaki bölünmeler son bulacak.


    Bu değişimlerin uygulanabilmesine yardım etmek için devlet yönetiminde, yargı ve finansal sistemlerinde çalışan bir çok insan var.


    Daha fazla enerji cihazı mevcut olacak, özellikle ev ve ulaşım sistemlerimizi güçlendirmek için. Bu buluşlar bir süredir var ve Dr Steven Greer ve arkadaşlarının yönetimindeki İfşaat Projesi mücadelesinde ortaya kondu. Bu proje bütün dünyaya 60 yıldan fazla bir süredir Dünyadışı varlıklar ile yapılan gizli bağlantıların boyutlarını göstermekteydi. Şu anda Hakikat Zamanındayız; Gölge Yönetimini de içeren gizli gerçeklerin hepsi suyüzüne çıkmak zorunda.


    Bugüne kadar meydana gelen değişimlerin sonucu olarak bir cok insanin ölümüne yol açan felaketler yasandi fakat kitle bilicindeki büyük sıçrayış bu tarz felaketlerin azalmasına neden oldu; özellikle tecrit edilmiş terröristler tarafından değil de Amerika Yönetimini kontrol eden kişiler tarafından hazırlanan 11 Eylül katliamından sonra. Fakat günbegün bazı volkanik olay ve depremler yaşanmaya devam edilebilir.


    Seçimleri dahilindeyse eğer, öbür tarafta olan sevdiklerimiz bize yüksek boyutlarda katılmak üzere. Öbür tarafa gitmiş ya da gidecek olan diğerleri ise yüksek bilinçleri ile kendilerinin yükselişe daha hazır olmadıklarına karar vermiş olanlardır. Onlar yakında Güneş Sistemimizin bir parçası olacak olan savaş gezegeni Nibiru’da 3. boyutu deneyimlemeye devam etmek için tekrar enkarne olacaklar.

    (Alıntıdır!)
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    cold-m4
    cold-m4's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Temmuz/2007
    Erkek
    kim sallamışsa güzel sallamış :)
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ste1n
    ste1n's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Haziran/2006
    Erkek
    valla bende bilmıyorum baya teknık tabır var eger bole bişeyin gercekten olma ihtimalı varsa vay halımıze
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yawuz
    yawuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Temmuz/2005
    Erkek
    hepiciini okumadım ama bi gıcıklık yapiim başlıı düzelt :D

    tahribat.com a can feda
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gfb_soldier
    gfb_soldier's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Haziran/2006
    Erkek
    bnmde hayllerim var .bnde ucacam burdan duyruorum yarın haliçten havalanıorum :)

    http://twitter.com/#!/yasiinergul
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    graywolf
    tulu
    tulu's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Eylül/2005
    Dişi
    valla okumadim ama ufocularin yerinde okumustum adamlar ölümsüz olacaklarina inaniyolar felan :D

    lölölö
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    esrardede
    esrardede's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Eylül/2005
    Erkek
    GrayWolfun dediği gibi,ufocular var,Mevlana Kardeşlikçiler var, siriusçular var,kısaca varoğlu var,onların fikriyatına epey benziyor bu,altın çağdı,fotondu,yükselişti falan, zamanı gelsin,göreceğiz uzaya mı gidiyoruz,uzay mı bize geliyor : )

    Yakınınızdan geçerken tıslayan kaç şey sayabilirsiniz?
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gfb_soldier
    gfb_soldier's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Haziran/2006
    Erkek
    ufocu deıl lan onların adı :D scientology ahh bi site heyki bilsem inderecem sitelerini:P

    http://twitter.com/#!/yasiinergul
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sau_nightmare
    sau_nightmare's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek
    valla kardeş inat edip okuyacaktım lakin "İnsanların 2 sarmallı DNA"ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA"ya sahip olacaklar." bu cümleden sonra okumama gerek kalmadı...

    çok uzakta uzak denizlerde...
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    darkii
    darkii's avatar
    Kayıt Tarihi: 16/Haziran/2006
    Erkek
    VAY AQ :) neymisiz biz bea olm bole olursa dunya insan yukunu kaldiramaz birbirini yer valla olmicem oh yan gelip yat :)

    Sözlerim Silahlarim! İmza Kajmer...
  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tarikat Şeyhi
    HolyOne
    HolyOne's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Haziran/2002
    Erkek
    Yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşak. 2012 yılında güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek....

    *---------------------------*
    Evet dünyayı kurtaran adamın başındada böyle bir senaryo vardı... neydi bakim insan beyin moleküllerinin sıkıştırılmasıyla oluşturulan bir tabaka dünyayı koruyordu...

    Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!
Toplam Hit: 2803 Toplam Mesaj: 13