Hayata Karşı Amaçlar
-
'' Hayatını planla. Amaçlarını gerçekleştir. Hayattan ne beklediğini bil. Hiçbir şey seni yolundan alı koymasın. Azim ve disiplin sayesinde yapamayacağın şey yoktur. Bunu başaracak yeteneğe kesinlikle sahipsin.’’
...
Bu sözler böyle sürüp gider. Analar babalar, hocalar, psikologlar, en iyi arkadaşlar, hepsi bunları söyler ve sen de bunları tekrarlar ve hepsine de inanırsın. Bütün bunların ne kadar saçma olduğu, bir gün şu ilanı okuduğum zaman kafama dank etti: Yüzünde kararlı bir ifade okunan eli yüzü düzgün orta yaşlı bir kadın fotoğrafının altında, ‘’Bu kadının belirli amaçları var,’’ diye yazıyordu. ‘’Ve biz de onu oraya ulaştıracağız.’’ Borç vermek isteyen bir bankanın ilanıydı bu.
Bankalar, hükümetler, şirketler, meslek kuruluşları, toplumun yapısını planlayan ve yürüten bütün kurum ve insanlar, bizim birtakım amaçlara sahip olmamızı isterler. Ayrıca, bu amaçları gerçekleştirme yolunda kararlı olmamızı ve böylelikle davranışlarımızın da önceden kestirilebilir olmasını isterler. Amaçlarımız aracılığıyla da üzerimizde totaliter bir denetim kurarlar.
…
Amaçlar peşinde koşma yönündeki tüm davranışlar totaliterdir; çünkü biz, davranışlarımızın çevre ile diyalektik bir ilişki içinde kendiliğinden evrimleşip yepyeni ve beklenmedik davranışlara yol açmasını beklemek yerine, davranışlarımızın niteliğini amaçlarımızın belirlemesine izin veriyoruz. İnsanın belirgin amaçlar peşinde koşup koşmaması, askeri bando mızıkaya ayak uydurarak yürümekle doğaçlama bir caz seansına katılmak arasındaki farka benzetilebilir.-------------------------------------------------------------------------
Yukarıdaki yazı Gündüz Vassaf'tan alıntıdır. Sistemin eleştirisi ve insandaki kaos eksikliğini gösteriyor olsa da aslında ortada düşünmemiz gereken bir soru var?
Çevrenin diyalektik ve kendiliğindenci süreci mi davranışlarımızı oluştursun ? Yoksa davranışlarımızı amaçlarımız mı belirlesin ?
Not: amaçlarınızı belirlerken kapitalist düşünün (:
-
aslında çevreye uymadan kendi kendimizi yönlendirmeliyiz
amacımız neyse ona göre yaşamalıyız
-
"Çevrenin diyalektik ve kendiliğindenci süreci mi davranışlarımızı oluştursun ? Yoksa davranışlarımızı amaçlarımız mı belirlesin ?" Şu cümlenin başı sanki şöyle, ben bir insan programlayacağım ve programı yazarken dikkat etmem kriterler bunlardan hangisi olmalıdır?
Daha geniş açıdan bakmak gerekir olaya ve amaç dediğimiz şeyin temelinde yatanlar önemlidir. Ve o pohpohlayan çevre hiç bir zaman amacınla ilgilenmez. Ulaşıp ulaşamadığın ile ilgilenir
-
Toplum kanser olmus, herkes birseylere sahip olma pesinde hayatlarini heba eden bir kansere yenik dusmus. Ters giden birseyler var ama kimsenin umurunda degil. Yasadigimiz dunyada 1 ev sahibi olmak icin 10 yillik banka kredisi cekiyor adam, sonra araba icin 5yillik bir kredi daha, sonra ev esyalari icin bir 5 yillik kredi daha, onun icin bunun icin derken bir bakiyorsunuz 30-40 yilini birkac esyaya bagli gecirmissin. Kimse ev almasin, araba almasin demiyorum ama bir ev satin almak icin hayatimin 20yilini heba ediyorsam, ters giden birseyler var demektir. Kafani aksam yastiga huzurlu koyamiyorsan, sokakta yururken zevk alamiyorsan, yasamak gibi bir kavrami unutuyorsan ters giden birseyler var demektir.
-
Bir de satın alabilmek için 20 yıl verdiğin eve arabaya şanslı doğan bir başkası daha liseyi bitirirken sahip oluyorsa olay ortada bir yanlış varı aşar sikerim böyle hayatıya gelir, şurdan şuraya yürüyecek heves kalmaz adamın içinde.
Amaçmış da çok çalışmakmış da azimmiş de disiplinmiş. Hepsi boktan hayatımıza daha çok katlanalım, daha az isyan edelim diye bizi zorla iten saçmalıklar. Hani çalışmak kutsaldı bilader? O yüzden mi senin çalıştığınının binde birini çalışmayan senden daha iyi yaşıyor? Hani namus onur bilmemne bok çok değerliydi? O yüzden mi namussuzların onursuzların seni yönetmesine ses çıkarmıyosun? Yalan bu toplumun yücelttiği her şey, en kutsalı, en değerlisi, en yükseği, hepsi boş.
-
@opter amaç dediğimiz şeyin temelinde yatan şey artık paradır. Dışarıya çıkıp insanlara amaçlarının ne olduğunu sorduklarında alacağın cevap teneke parçaları, beton yığınları, o beton yığınlarının içinde ki sikimsonik teknolojik zımbırtılar olacaktır. mesela bir televizyon. beş para etmez yayın akışı ve reklamlarıyla hayatımıza başka nasıl yön verebilirler ki değil mi (:
Herşeyin bir bedeli vardır bu doğrudur fakat biz o bedeli birileri daha fazla kazansın diye, üzerimizde daha fazla otorite kursun diye vermemeliyiz. Ödenilen bedel yine kendine dönük olmalıdır, başkalarına değil.
Compü nün verdiği örnek güzel olmuş. mülkiyet sahibi olmak için neden bankalara bağlı kalarak yaşamak zorundayım ki ben ? Hadi ödedin bitti o kredilerin hepsi artık aldığım evei arabaya ve eşyalara gtüme sokacak kadar " hepsi benim" diyebilirim. ya sonra ? Ben bunun için mi yaşadım?
-
n2n2 bunu yazdı:
-----------------------------
Bir de satın alabilmek için 20 yıl verdiğin eve arabaya şanslı doğan bir başkası daha liseyi bitirirken sahip oluyorsa olay ortada bir yanlış varı aşar sikerim böyle hayatıya gelir, şurdan şuraya yürüyecek heves kalmaz adamın içinde.
Amaçmış da çok çalışmakmış da azimmiş de disiplinmiş. Hepsi boktan hayatımıza daha çok katlanalım, daha az isyan edelim diye bizi zorla iten saçmalıklar. Hani çalışmak kutsaldı bilader? O yüzden mi senin çalıştığınının binde birini çalışmayan senden daha iyi yaşıyor? Hani namus onur bilmemne bok çok değerliydi? O yüzden mi namussuzların onursuzların seni yönetmesine ses çıkarmıyosun? Yalan bu toplumun yücelttiği her şey, en kutsalı, en değerlisi, en yükseği, hepsi boş.
-----------------------------1 milyon kişi baş kaldırsa yetecek bu milyarlarca insanın içinde. Kim baş kaldırıyor, kaldırabiliyor ? Sen doğarken 720 derece boynunu büküp bir tarafına sokuyorlar, büyüme ve gelişme döneminde beynini s.kiyorlar,yetişkinlik döneminde 3 kuruşa 12 saat çalıştırıyorlar, öldün, bitti. Klişe lafları kullanmaktan özellikle kaçınıyorum ama konu yine aynı yere geliyor, şikayet eden etmeyen herkes sistemin bekçisi, kimsenin başka bir şansıda yok zaten. Çünkü seni en basit, en zayıf yerinden yakalıyor, açgözlülük ve şüphe. Sürekli tüketmek istiyorsun, baş kaldırıp bu sisteme siktir çekmeye çalışan birinin malına,karısına,kızına,ÖSS sıralamasına bile göz koyuyorsun. En basitinden tayyibin evet kampanyasındaki toplulukların mallığı hiç dikkatini çekmiyor mu? işte o 7 milyar insan. Ve özellikle türkiye dünyayın en çok baskı altındaki ülkesi. Dünyanın en ağır kapitalizmi, burjuvasizi burada yaşanıyor. Bir ülke hayal edin bakalım, çocukların küçük yaşta kitap okuyabilecek ve oyun oynayabilecek zamanları olan, optik formlarla beyninin ırzına geçilmemiş, yeteneğine göre yönlendirilmiş. Lüksemburg gibi çük kadar evangelist bir ülkede asgari maaş 3500-4000 TL iken,herkesin bir şekilde yaşamaya çalıştığı ülkenizde asgari maaşın 600 lira ve ekmeğin neredeyse 1 tl olmadığını. Cinsel özgürlüğü geçtim, en azından otobüste bayan yanına oturabilecek kadarda olsa belirli bir olgunluğun ve hoşgörünün olduğunu, saçınızı uzatıp siyah giyince STV ye malzeme olmadığınızı, Yaşamaktan 1 günde olsa zevk aldığınızı, ailenizi mutlu gördüğünüzü düşünün. İyi düşünün,bu ülkede yaşadıklarınız bunun tam tersi çünkü. ÖSS, İş hayatı, sadece sistemin en iyi köpeği ve bekçisi ben olurum yarışı. Para. Nedir ki para ? 4-5 kağıt parçasına küseriz, kardeşler kavga eder belki, ve sonra yanacak belki rutubetlenecek bile o para. Kağıt işte. Yırtılacak. Ve kimsenin de içi sızlamayacak. Çünkü 7 milyar gollumuz, parada bizim kıymetlimiz. Müstahak bize.
-
VBDream bunu yazdı:
-----------------------------
n2n2 bunu yazdı:
-----------------------------
Bir de satın alabilmek için 20 yıl verdiğin eve arabaya şanslı doğan bir başkası daha liseyi bitirirken sahip oluyorsa olay ortada bir yanlış varı aşar sikerim böyle hayatıya gelir, şurdan şuraya yürüyecek heves kalmaz adamın içinde.
Amaçmış da çok çalışmakmış da azimmiş de disiplinmiş. Hepsi boktan hayatımıza daha çok katlanalım, daha az isyan edelim diye bizi zorla iten saçmalıklar. Hani çalışmak kutsaldı bilader? O yüzden mi senin çalıştığınının binde birini çalışmayan senden daha iyi yaşıyor? Hani namus onur bilmemne bok çok değerliydi? O yüzden mi namussuzların onursuzların seni yönetmesine ses çıkarmıyosun? Yalan bu toplumun yücelttiği her şey, en kutsalı, en değerlisi, en yükseği, hepsi boş.
-----------------------------1 milyon kişi baş kaldırsa yetecek bu milyarlarca insanın içinde. Kim baş kaldırıyor, kaldırabiliyor ? Sen doğarken 720 derece boynunu büküp bir tarafına sokuyorlar, büyüme ve gelişme döneminde beynini s.kiyorlar,yetişkinlik döneminde 3 kuruşa 12 saat çalıştırıyorlar, öldün, bitti. Klişe lafları kullanmaktan özellikle kaçınıyorum ama konu yine aynı yere geliyor, şikayet eden etmeyen herkes sistemin bekçisi, kimsenin başka bir şansıda yok zaten. Çünkü seni en basit, en zayıf yerinden yakalıyor, açgözlülük ve şüphe. Sürekli tüketmek istiyorsun, baş kaldırıp bu sisteme siktir çekmeye çalışan birinin malına,karısına,kızına,ÖSS sıralamasına bile göz koyuyorsun. En basitinden tayyibin evet kampanyasındaki toplulukların mallığı hiç dikkatini çekmiyor mu? işte o 7 milyar insan. Ve özellikle türkiye dünyayın en çok baskı altındaki ülkesi. Dünyanın en ağır kapitalizmi, burjuvasizi burada yaşanıyor. Bir ülke hayal edin bakalım, çocukların küçük yaşta kitap okuyabilecek ve oyun oynayabilecek zamanları olan, optik formlarla beyninin ırzına geçilmemiş, yeteneğine göre yönlendirilmiş. Lüksemburg gibi çük kadar evangelist bir ülkede asgari maaş 3500-4000 TL iken,herkesin bir şekilde yaşamaya çalıştığı ülkenizde asgari maaşın 600 lira ve ekmeğin neredeyse 1 tl olmadığını. Cinsel özgürlüğü geçtim, en azından otobüste bayan yanına oturabilecek kadarda olsa belirli bir olgunluğun ve hoşgörünün olduğunu, saçınızı uzatıp siyah giyince STV ye malzeme olmadığınızı, Yaşamaktan 1 günde olsa zevk aldığınızı, ailenizi mutlu gördüğünüzü düşünün. İyi düşünün,bu ülkede yaşadıklarınız bunun tam tersi çünkü. ÖSS, İş hayatı, sadece sistemin en iyi köpeği ve bekçisi ben olurum yarışı. Para. Nedir ki para ? 4-5 kağıt parçasına küseriz, kardeşler kavga eder belki, ve sonra yanacak belki rutubetlenecek bile o para. Kağıt işte. Yırtılacak. Ve kimsenin de içi sızlamayacak. Çünkü 7 milyar gollumuz, parada bizim kıymetlimiz. Müstahak bize.
-----------------------------ben yazsam bu kadar iyi ifade edemezdim valla hacı +1
-
Kapitalizm'in ulaşılabilir özgürlük vaad ettigi vasvatası vardır. oysaki insan özgür olamaz bu sistemde. Ama bu sistem ve mevcut alternatifleri yeterince yorumlanmıştır. yanlış bi sistem oldugu bilinmektedir bi cok iktisatcı tarafıdnan.
Geyikleri ve beyin jimnastigi bi tarafa birakip ne yapabileceginizi konusalim. Öncelikle internete sahibiz bunun gücünün farkına varın. Ulaşabileceginiz konu hakkındaki teorileri yazıları inceleyin. Daha iyisini yapın . Universite okumak gerekmez. Biraz araştırma ile kapitalizm'e alternatif veya kapitalizm icinde isleyebilecek bi alt sistem yaratabilir bunu kamuoyu ve tahribattaki cevreniz ile yayabilir yorumaltabilir ve belkide uygulamaya sokabilirsiniz. Yorumlarınız beyin jimnastigi olucaktir başka birşey olmaz belki bi de oh soyledim rahatladım dersiniz. Onun icin akademik calışma yapıp corbada tuzm olsun mantıgı yürütmenizi tavsiye ederim.
-
Amaççı idealizmin insan bünyesinde nelere yol açtığını MARTİN EDEN en güzel anlatmıştır, bunun üzerine söz söylenmez belki ama şunuda unutmamak gerekir amaçlarımızda diyalektik bir ilerleyişin ürünüdür. Hangisi olmalı dersen egemenler içinde ezilenler içinde diyalektik kendiliğinden oluşan amaççı bir yaşam derim ;)
-
Kolpaloji bunu yazdı:
-----------------------------
Kapitalizm'in ulaşılabilir özgürlük vaad ettigi vasvatası vardır. oysaki insan özgür olamaz bu sistemde. Ama bu sistem ve mevcut alternatifleri yeterince yorumlanmıştır. yanlış bi sistem oldugu bilinmektedir bi cok iktisatcı tarafıdnan.
Geyikleri ve beyin jimnastigi bi tarafa birakip ne yapabileceginizi konusalim. Öncelikle internete sahibiz bunun gücünün farkına varın. Ulaşabileceginiz konu hakkındaki teorileri yazıları inceleyin. Daha iyisini yapın . Universite okumak gerekmez. Biraz araştırma ile kapitalizm'e alternatif veya kapitalizm icinde isleyebilecek bi alt sistem yaratabilir bunu kamuoyu ve tahribattaki cevreniz ile yayabilir yorumaltabilir ve belkide uygulamaya sokabilirsiniz. Yorumlarınız beyin jimnastigi olucaktir başka birşey olmaz belki bi de oh soyledim rahatladım dersiniz. Onun icin akademik calışma yapıp corbada tuzm olsun mantıgı yürütmenizi tavsiye ederim.
-----------------------------biraz az zeitgeist izle :)
çıkamazsın bu sistemden, sen daha doğmadan 9 ay önce, annenin vitamin hapları, patikler, bebek odan, bin bir türlü eşyan ile tüketim zincirine dalıyorsun, daha doğmadan, dikkatini çekerim. doğduğundan itibaren eğitim adı altında ağzına sıçıyorlar zaten, Daha 3 yaşında kareler daireler sikim sikim düz mantık geometriyle beynini, hayal gücünü el altına alıyor. Belki o yaşlarda 3 boyutlu düşünmenin doruklarında çocuk. 7 yaşında o ölüm trenine biniyorsun, Beynini bir güzel ...lar, 20 yaşında askere gidiyorsun, psikolojini bozup bilinç altından giriyorlar. Düzen nizam intizam adı altında seni yine köleleştiriyorlar. 25-30 yaşında iş hayatındasın, 35 sene köpek gibi çalışıyorsun, köleliğin doruklarındasın. Ölürken bile musalla taşıydı, naaştı para ödüyorsun. Öldün, rahatsın.
İnternet hususu, facebook, twitter gibi, Online oyunlar gibi kişiliğindeki komplekslere bağlı en ufak çatlaktan giriyorlar, internetide sana kullandırtmıyorlar. Sonra 1500 fotoğraflı 2550 arkadaşlı ergen kızlar faceten çıkmıyor, 14-35 yaş arası erkekler knigthtan kalkmıyor.
Bu sistem seni sikiyor, daha az sikildiğine şükrettiyor. Öyle de içten şükrediyorsun ki...
