folder Tahribat.com Forumları
linefolder E-Book
linefolder Kategorilestirilmis Kitap Tavsiyelerim



Kategorilestirilmis Kitap Tavsiyelerim

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    Selam arkadaslar, okudugum ya da okumayi planladigim özenle sectigim, merak ettigim, faydalandigim bazi kitaplari paylasmak istiyorum. Her türden kitaplar paylasacagim. Kitaplar genel olarak epub formatinda ama bazilarinin ebup formatli halini bulamadıgim icin  PDF  olarak ekledim. Elimde bir ekitap okuyucusu var. Calibri programini kullanarak epub u azw3 e cevirip ekitap okuyucusuna atiyorum. (ekitap okuyuculari farkli formatlari kabul edebilir). Ekledigim bir kac kitap haric kalan hepsi türkce'dir. Ebup formatli kitap indirmek icin kullandigim site http://www.ekitapcilar.com/  bir cok kitap mevcut ve her gün yenileniyor. 

     

    Bazen görüyoruz insanlar binlerce kitap paylasiyor yandex listesinden vs eminim ki bi cogu acip bakmiyor bile. O yüzden öyle bir sey yapmayacagim yani tüm kitaplarin oldugu bir link vermeyecegim, okumak istediklerinizi secebilirsiniz böylece ciddiyetinizi sergilersiniz. En azindan ben böyle düsünüyorum. O yüzden kitaplari indirip tek link olarak vermezseniz sevinirim. 

     

    Kendi okuma listemde olan ya da okudugum kitaplari asagida kitap kapaklari ve download linkleri seklinde ekleyecegim. Özel olarak bazi kitaplar icin ek notlar yazdim, eklemediklerim icin internetten kücük bir metin kopyaladim acikalama icin. Türkiye'de olmadigim icin evdeki okudugum kitaplarin hatirlayabildiklerimi ekledim. Mümkün mertebe her türden kitap okurum. Okudugum her kitap bende farkli bir iz birakiyor o yüzden benden cok farkli düsünen birinin beynine girip düsüncelerini okumak eglenceli bi sey, biraz böyle görüyorum. Asagidaki liste tamamen bana aittir, bir yerden kopyalayip etmedim ama elbette bana tavsiye edilmis kitaplar da var. Resimleri tek tek bulup ekledim, linklerin bazilari baskalari tarafindan upload edilmis, bazilarini ben upload ettim. Virüs olayi vs olmaz ancak yine de tedbirinizi elden birakmayin.

     

    Ben bilgisayardan kitap okuyamiyorum, yurtdisinda oldugum icin kolaylikla kitaplara ulasma sansim da yok o yüzden ekitap okuyucu benim gibiler icin büyük bir firsat oluyor. Hem göz yormuyor hem bir cok kitaba daha kolay ulasabiliyorum (elbette bazilarini hic bulamiyorum). O yüzden bilgisayardan okumak yerine bir ekitap okuyucusu temin edip okumak daha iyi olabilir. 

     

    Not: ekitapcilar.com dan isbankasi yayinlari kitaplari telif haklari yüzünden indirme linkleri silinmis. Eger o sitede yayinlanan isbankasi yayinlarini indirmek isterseniz bakarim yandexten silinmemisse daha önce indirmistim linkleri.

     

    Yazim hatalarim olduysa kusura bakmayin, linklerin tümünü kontrol etmedim, calismayan olursa söylersiniz. Okuyacak arkadaslara iyi okumalar simdiden..  

     

     

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">1.   <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">ROMANLAR

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> 

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">1.1.          <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Türkce Romanlar

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">

    Bu kitabi okudugumda 22 yasindaydim ve kendimden utanmistim o yasa kadar nasil böyle mükemmel bir kitabi okumamisim diye. Yasar Kemal büyük bir yazar degil, bence türkiye'den cikmis en iyi yazar. Konu adana'da geciyor ve bir gencin agalara/agaliga karsi mücadelesini anlatiyor.

     

    https://app.box.com/s/gwfiax1tro6ei2wuucwz66ed32lgjmu7 

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">

     

    Bu kitabi sanirim lise zamaninda okudum, aziz nesin hic okumamissaniz onun espirili ve sivri dilini biraz ögrenin.. Güldürürken düsündüren cinsten. Ornek olarak baslayabilirsiniz bununla. https://yadi.sk/d/-nQPDQLO3LamYN 

     

     

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> . 

     

    Sabahattin Ali cidden cok kalitei bir yazar, özellikle kürk mantolu madonna beni cok etkiledi. Zamaninda bazi kitaplari yasaklandi, dilini begenirseniz (ki süphem yok) diger kitaplarini da okumak isteyeceksiniz. Ama kürk mantolu madonna beni cidden cok etkiledi harika bir kitapti. (almanca cevrilmis hali de var bende, hem de kuyucakli yusuf'un, isteyen olursa pm yollayabilir).   https://yadi.sk/i/xjdlBCkV3LmDqi   https://yadi.sk/i/aBW-CQPP3LmDqJ  

     

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">

     

    Zülfü livaneli'nin hatirladigim kadariyla bugüne kadar hic bir kitabini okudumadim, bu iki kitabi okuyacagim.. 

    https://yadi.sk/d/-vgVyB5L3Lo36Z         https://yadi.sk/i/HPKVAzVZ3Lo36W 

     

     

     

     

    Peyami Safa’nın, Fatih Harbiye romanı Doğu ve Batı çatışmasını ele alan sosyolojik bir kitaptır. https://app.box.com/s/up1xuxkam7xr4pa8uazp7y6a6baktm0w 

     

     

     

     . 

     

    Kinyas ve Kayra; "Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. Bileklerimdeki otuz dört dikiş. Medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandisit ameliyatımın izi. Ve sırtımı kaplayan, Tanrı'nın yüzü. Bilmiyorum... Hızlı yaşadım. Ama genç ölmekten çok, hızlı yaşlandım! Ama hayattayım. https://yadi.sk/i/vEvDVT-m3Lj2uW 

     

    Zargana; Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulmuş, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin "hiç"e dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde Berlin'de dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki insan olmaktan uzaklaşıp "hiç"e yaklaştıkça kendisine döner; aşık olur. Parçalanmış benliğini onarmak için, başkalarının oynadığı bir "hayat oyunu"nu sahnelemeye koyulur... https://yadi.sk/i/6-aze1TY3Lj2ur 

     

     

     

    Azra Kohen Serisi

     

     

     

     

    Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

    Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır. Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

     https://yadi.sk/i/7FSko7PB3LaexD  

     

    Çi; Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır. https://yadi.sk/i/5hhwdi7L3LaewM  

    <strong style="-sizing: border-;">Pi; Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum. https://yadi.sk/i/OeKzf_iw3Laexm 

    Can Manay'ın Duru'ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Deniz'le anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi'deydi asıl anlatmak istediklerim. Çaresizdim. Vazgeçemezdim. Sana bu manzarayı mutlaka göstermeliydim. Seninle nihayet burada buluşmak için çok emek verdim.

    Aeden; Farklı bir gezegenden dünya gezegenine ulaşan bir hikaye Aeden. Oradaki tüm mükemmelliğin karşıtlığı dünya gezegeni. Okudukça yaşadığımız gezegene, topraklara üçüncü bir göz ile bakıp durumun ciddiyetini anlayabilme fırsatı veriyor bizlere https://yadi.sk/i/UmAUotYm3MKqtY 

     

     

     

     

    "Osmanlı'nın sırrı nedir" sorusunun cevabını arayan yazarın Osmanlı kuruluş döneminin dinamiklerini ve felsefesini bugünkü dille inşa ettiği romandır. https://yadi.sk/i/gzA-Hyob3Lnvkd 

     

     

    Toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. https://yadi.sk/i/XQLYDiOC3LadeC 

     

     

     

    intihar eden arkadaşının geçmişini araştıran Turgut Özben’in, söz konusu arkadaşı Selim Işık’ın modern hayata neden “Tutunamadığı”nı öğrenme çabasını anlatmaktadır. https://yadi.sk/i/5j-h9DWw3LkrVG 

     

     

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"> 

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">1.2.          <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">Yabanci Romanlar

     

    <strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">

     

    Bu kitabi bana tahribattan bir arkadas tavsiye etmisti, kitap bireyselligi önplana cikarmaya yönelik bir roman. Kitabi okurken, icimden nasil yazarlar varmis diye gecirdim ve iste gercek yazar, gercek kurgu bu dedim. Kitap tek kelimeyle harika. Ancak sayfa sayisi 1000 olunca göz korkuyor ama konu akisi harika. Cok degisik bir bakis acisi kazanacaginizdan süphem yok.  https://yadi.sk/i/LmAd0nxW3LakhE 

     

    Bu kitap da üsttekinin benzeri sekilde ilerliyor, bunu da yakin zamanda okumayi planliyorum. 

     

    Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzakta. Fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyorum Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. B sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum. https://yadi.sk/i/nfYcyEJX3LakgV 

     

     

     

     

    Sürükleyicilikte bir numara, bir grup cocugun bir adada tek baslarina yasadiklari ve gercek yüzlerini anlatiyor. Kesinlikle ama kesinlikle tavsiye ediyorum. Beni bu kadar cok meraklandiran bir kitap olmadi desem yeridir. Hep bi adim sonrasini merak ettiriyordu. https://app.box.com/s/yew0pf8rt1kdkzb1x8cbik1jbr1l5jax 

     

     

    Stefan Zweig Serisi 

     

     

     

    Stefan Zweig'i yeni kesfettim. Kitaplarinin cogu fazla kalin olmadigi icin bir kac saatte bitebiliyor. Baya kitabini okudum ama burada begendiklerimi paylastim, özellikle satranc harikaydi. Yarinin Tarihini okumadim henüz. Diger kitaplar da tek bir hikaye üzerinden ilerliyor, acayip sürükleyici ve bir cirpida bitiyor. Hepsi gercek hayattan alinmis ya da olabilecek seyler. O yüzden ne olacak diye merak ettiriyor. https://app.box.com/s/htr8vl20hcyk08zp86b4qen27fbaonj7 

     

     

     

     

     

    George Orwell degisik bir adam, bildigim kadariyla sosyalist olmasina karsin sosyalizmin bazi bicimlerinin uygulanisini elestiriyor. Hayvan ciftligi bir cocuk kitabi degil (elbette hikaye gibi de okuyabilirsiniz), aksine stalin'i tasvirlemis. Bir hayvan ciftliginde hayvanlarin örgütlenmesi ve baskaldirmasini anlatiyor. Daha sonra olan olaylar zaten dogalarini gösteriyor.. https://yadi.sk/i/rUKowFfu3LiukW 

    1984 kitabi ise acayip degisik bir kitap, bu kitabi tam bitiremedim, kaldigim yerden devam edecegim. Agir bir kitap, bu kitabi okurken aklima kuzey kore geldi. Sanirim oradaki insanlarin yasadigi seyler benzer ve olasi seyler. Kitap biraz kalin ama size baska bir dünyanin kapisini aciyor. Ikisini de siddetle tavsiye ederim. https://yadi.sk/i/tUSpdVGf3Liuin 

     

     

     

    Bu kitabi henüz okumadim ama 1984 kitabi gibi bir dünya düzeni üzerine yazili.

     

    "Cesur Yeni Dünya" bizi "Ford'dan sonra 632 yılına" götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, "annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. "Herkes herkes içindir." https://yadi.sk/i/KmXw-HkP3Lafcv 

     

     

     

    Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... https://app.box.com/s/g6us96874aammkq5uoyucdw4ocdgaqjk 

     

    Daha önce Gabriel Garcia Marquez in yüz yillik yalnizlik kitabini okudum, okumaz olaydim. Sirf kitabi yarim birakmamak icin bitirdim, ölüm gibiydi. Bu kadar karisik kitap görmedim. Umarim ikisi birbirine benzemiyordur. Hayatimda okudugum en berbat kitapti (Bazilari diyor o kitabi az kitap okuyanlar anlamazlar vs ama cidden cok karisik özellikle kac jenerasyon ayni isimleri kullaninca isin icinden cikilmiyor)

     

     

    Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler. https://yadi.sk/d/rQKGCPsZ3Lj8FM 

     

     

     

     

    Paulo Coelho nun bir cok kitabini okudum ve en son simyaciyi okudum (genelde herkes tam tersini yapiyor). Digerleri o kadar cok etkilemedi ama simyaci gercekten güzel. Kitabin konusunu yazmadan direk gözü kapali okuyun diyorum. https://yadi.sk/i/5e-aAkX33LmCr8 

     

     

    Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç." 

    "Aldıklarını geri vereceksin 
    Vermiş olduklarını aldığın zaman. 
    Biliyorum ne düşündüğünü, 
    Ne zaman uyuduğunu, 
    Nereye gittiğini, 
    Nereye gideceğini. 
    Seninle bir randevumuz var, 
    Bay 658." 
    Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap "Aklından Bir Sayı Tut" kolay kolay unutmayacağınız bir roman.


    https://yadi.sk/i/1WRLz0kJ3Lj8EC 

     

     

    Kücük bir kac tane hikayenin birlestirilmesiyle olusturulmus ruslari anlatan bir kitap. Ancak görülen o ki insanlardaki bu hirs ayni hirs. Rus'u türk'ü farketmiyor. Güzel ve akici kitap, cabuk biter. https://app.box.com/s/3gfm4hla5blzhymu6zdfogs9ksu6g2i4 

     

     

     Albert Camus 

     

     

    Albert Camus'un tek okudugum kitabi Yabanci isimli kitabi, cok degisik tad birakti bende. Ana karakterin kisiligi cok ilginc geldi bana, adamin diline de hayran kaldim. O yüzden ikinci okuyacagim kitabi da buldum, Veba. Yabanci isimli kitabi kesinlikle tavsiye ederim. Aciklama gereksimi duymuyorum, sadece okuyun

    https://yadi.sk/i/IhZnZlaN3LafLw

     

    Vebaya gelince; Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında "Veba"dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus'nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. "Veba", insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur. https://yadi.sk/i/TI0cdRiY3LafLV 

     

     

     

     

    "<strong style="-sizing: border-;">21. YÜZYILIN EN İYİ 12 ROMANI" seçkisinde (BBC'nin 2015 yılında dünyanın önde gelen kitap eleştirmenleri arasında yaptığı anketin sonucu)

    "<strong style="-sizing: border-;">ÖLMEDEN ÖNCE OKUMANIZ GEREKEN 1001 KİTAP”tan biri

     

    https://yadi.sk/i/RL7p_k6e3Lj8uX 

     

     

    Büyük Sufi ermiş "Kabir"in sözleri üzerine yorumlar...
    Osho bütün sistemleri yerle bir eden bir devrimden söz eder. İçsel masumiyetimizi, içimizdeki programlanmamış varlığı hatırlamamızı sağlayan bu devrimdir. Bu, içsel bir devrimdir: bir kez daha dünyayı oraya dışarıdan konmuş bütün yargı ve koşullanmalardan bağımsız gözlerle gören ve hayatımıza tam bir dönüşüm getirebilecek tek devrim. 

     https://yadi.sk/i/TWOMsTVG3Lkryq 

     

     

     

    Güzel bir kitap bir marti üzerinden gidiyor konu. Jonathan diger martilar gibi düsünmüyor ve gercek anlamda ucmak istiyor. Ben ekitap eksik diye düsündügüm icin yarim biraktim ama sonradan gördüm ki degilmis. O yüzden bu kitabi tekrar okuyacagim. Güzel bir kitap

     

    Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. 

    Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu. https://yadi.sk/i/O89AckAv3LmDiK 

     

     

     

    Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Bu yenilik, Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşünceleriyle şekillendi. Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya aldı. Gogol, Ölü Canlar adlı romanıyla 19. yüzyıl Rusyası'nda toplumsal düzenin ve bireylerin eleştirisini eşsiz bir başyapıt olarak ortaya koymuştur. https://app.box.com/s/nrrwifa2t3pgjclkvbz1uhi096gatn20 

     

     

     

     

    On yıl önce bir kitap yayınlandı ve milyonların yaşamını değiştirdi. Kariyerindeki başarısı, içindeki derin boşluğu gizlemeye yetmeyen ünlü avukat Julian Mantle'ın hikâyesini anlatan Ferrari'sini Satan Bilge, hayatta neyin önemli olduğuna ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşam sürmenizi neyin sağlayacağına dair unutulmaz bir ders veriyor ve okurların refah, mutluluk ve iç huzuruna kavuşmalarını sağlayacak çözümler öneriyor. https://yadi.sk/i/DUQIUenQ3LmDna 

     

     

     

     

     

    Etkileyici dış görünüşü, tatlı dili ve karizmatik kişiliğiyle Felix Krull, doğanın cömert davrandığı şanslı azınlıktandır, ne ki bir eksiği vardır: Toplumsal statüsü, yükselme kapılarını açmaya elverişli değildir. Fakat hayal gücünün de yardımıyla yazgı düzeltilebilir; doğanın eksiği, ikincil doğamız olarak şekillenen kültürün ve toplum hayatının içinde rahatlıkla tamamlanabilir. Böylece Krull, haksız olduğunu düşündüğü bir tesadüfle doğuştan kendisinden esirgenen ufak ayrıntıyı, dolandırıcılık kariyerinin basamaklarını hızla tırmanarak telafi etmeye girişir.  https://yadi.sk/i/tenK-kl63Lnw35 

     

     

     

    Acayip degisik bir kitap, dili sade ve okurken kendinizi gregor'un yerine koyamayacagindan eminim :) Gregor bir sabah kalkinca kendini böcege dönüsmüs olarak görür, hikaye bunun üzerinden gidiyor. https://yadi.sk/i/GRLwj3M93LiuFP 

     

      

     

    Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi. https://yadi.sk/i/ybbt-MWl3Lj8G4 

     

     

     

    Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre'ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938'de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmenler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de, Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre'ın felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı. "Varoluş"la yüz yüze gelen Roquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu. 20. yüzyıl roman sanatında da önemli bir yeri olan bu kitabı, Selâhattin Hilâv'ın usta işi çevirisiyle sunuyoruz. https://yadi.sk/i/ZLsvBiyX3Lj83u 

     

     

     

    Patrick Süskind'in, Almanya'da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan 'Koku' adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çok satarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Olay, 18. yüzyıl Fransası'nda geçer; kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını da yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimini verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dahiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir. https://yadi.sk/i/vWEOUvx_3LmCne 

     

     

     

     

    Dostoyevski, yaşamının son yıllarında başyapıtı Karamazov Kardeşler'i tamamladığında, Rus yazınında 'felsefe düzeyinde roman-tragedya denen türün de temelini attığının bilincinde değildi. Dostoyevski'nin yaşam birikiminin tümünü ve sanat gücünün doruğunu içeren bu roman, gerçekte insanı insan yapan ne varsa, onlara adanmış bir destan niteliğini taşır. Yazar, hiçbir romanında "Karamazov Kardeşler"de olduğu denli insan ruhuna inmemiş, insanoğlunu bu denli kesitler biçiminde, içgüdülerinin ve istencinin tüm görünümüyle sergilenmiştir. Bir aileyi konu alan ve bir felaketler zinciri olarak gelişen olay örgüsü, bireysel öğelerin yanı sıra, ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Rus toplumunu da geçirdiği sarsıntıların tümüyle, dünya edebiyatında bir eşi daha bulunmayan bir sanat aynasından yansıtır. https://app.box.com/s/6au2yl3w5aczirsi11f7t5jtmejrv3v9 

     

     

     

     

    Romanın kahramanı, çağının çok ayırt edici olgularından biri olan 'Gereksiz Adam' tipinin en evrensel örneğidir. Oblomov, okurların kendilerinden bir parça bulacağı, roman kahramanının serüvenine ortak olup acıyacağı, seveceği, bağışlayacağı ölümsüz bir romandır. https://app.box.com/s/lzxn6x1ikjta628gdri3xk5x1h3xxi09 

     

     

     

      

     

    Ucurtma Avcisi; Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. https://yadi.sk/i/OgaMWuPX3Lj8dT 

    Bin Muhtesem Günes; Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi… 

    Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden… https://yadi.sk/i/NVpbtT3E3Lj8dE 

     

     

     

     

     

     

     

     

    1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.
    Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.

    Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Etkileyici gerçekliğiyle ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan bu klasik roman, Ülker İnce çevirisiyle tekrar Türkçede.

     

    "İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."

    https://yadi.sk/i/n4hRsiGi3Lj353 

     

     

     . 

     

     

    Voltaire'in yarı felsefi yari roman bir kitabi. Candide bir hocasindan (filozof) dünyanin iyilikle dolu oldugunu ögrenir ve cesitli ülkelere seyahat eder (türkiye dahil). Kitabinda krallar, kültür ve dinlerle alay eder.. Degisik bir kitap. https://yadi.sk/i/y0BUNbME3LnxUf 

     

     

     

    Louisa Clark ve Will Traynor birlikte altı ay geçirmiştir. Koca bir yılın yarısı... Ve bu altı ay çok şeyi değiştirmiştir. Lou artık kendi hayallerinden korkan o kasabalı kız değildir fakat hayatı Will'in istediği gibi cesurca yaşamayı da başaramıyordur. Sevdiklerini kaybeden insanların yollarına nasıl devam ettiklerini bilmiyordur çünkü Will'in olmadığı bir dünya onun için hâlâ katlanılması zor bir yerdir. Boş bir apartman dairesinde yaşıyor, havaalanında korkunç bir işte çalışıyordur. Yaşasa da onun için hayat diye bir şey yoktur, ta ki karşısına onu Will'e götüren, kimsenin haberinin olmadığı bir bağlantı çıkana dek... https://yadi.sk/i/Ldx5RTht3MZEe5  

     

    unbalanced tarafından 15/Eki/17 13:40 tarihinde düzenlenmiştir
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek


    2.   
    BILIMSEL

     Kuantum kuramının şaşırtıcı tuhaflığını hayatımıza sokuyar, düşünülebilir hale getiriyor. Gündelik dünyadan analojilere başvuruyor, ama aynı zamanda bu analojilerin atomaltı dünyadaki yetersizliğine, hatta yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Örneğin okullarda hala öğretilen Bohr atom modelinin kafamıza kazıdığı elektron yörüngeleri gibi "resimler"den kurtamaya çalışıyor zihinlerimizi. Kuantumun öyküsüne ışığın hem parçacık hem de dalga olduğunun keşfedildiği 20.yüzyülının ilk yıllarından başlayan yazar, elektronların da aynı özelliğe sahip olduğunun ne tür önyargılara karşı, nasıl bir mücadeleyle keşfedildiğini, yaygın kabul gören Kopenhag yorumunu ve bilimkurguya da ilham vermiş "Paralel Evrenler" yorumunu anlaşılır bir dille anlatıyor. 

     

    Kitap zihin açıcı bir bilim tarihi çalışması olarak da okunabilir : Bir yandan kuramın çeşitli aşamalarında kafaları fena halde karışan, takdir görmedikleri için hayata küsen bilim adamlarının insani öyküleri var bu kitapta. https://yadi.sk/i/abeFp0UP3Lj8CP 

     

     

     

    Hayvanlardan Tanrilara Sapiens; - Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

    - Para neden herkesin güvendiği tek şey?
    - Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
    - Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
    - Geleceğin dini bilim mi?
    - İnsanların miadı çoktan doldu mu?
    100 bin yıl önce Yeryüzü'nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak? 

    https://yadi.sk/i/h1TjbbyE3Lo2px  

    Homo Deus; Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus'ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus'a evrildiği bir gelecek kurguluyor. 
    Yola "önemsiz bir hayvan" olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

    Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

    Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

     

     https://yadi.sk/d/cxn04lth3Lo2qV 

     

    Yillar önce Darwin'in okudugum ilk kitabi, evrim teorisini daha dogru anlamak icin okunmasi gerek diye düsünüyorum. Tabi kendisinden sonra daha cok seyler bulundu kesfedildi ama temel olarak ortaya attigi teoriyi daha iyi anlamak icin okunmasi gerek. Hatirladigim kadariyla bu kitabinda dogal secilimler üzerinde durulmustu. Merak edenler Insanin Türeyisi kitabini da okuyabilirler.  https://yadi.sk/i/Y06QPxB83LiMNG 

    Caner Taslaman'in daha cok videolarini izledim, güzel konulara deginiyor. Farkli alanlarda (felsefele,kuantum teorisi vs) kitaplarini ücretsiz olarak kendi sitesinde yayinliyor, temin edebilirsiniz isterseniz.

    Evrim Teorisi bilimselliğin kriterlerini karşılamakta mıdır? Platon`un, Aristoteles`in, Leibniz`in, Hume`un, Kant`ın, Popper`ın, Kuhn`ıın felsefeleriyle bu teorinin nasıl bir bağlantısı vardır? Evrirn Teorisi`nin felsefî ve teolojik sonuçları nelerdir,,? Tanrı`nın var olup olmadığı meselesiyle Evrirn Teorisi`nin nasıl bir ilişkisi bulunmaktadır? Tanrı`nın varlığını rasyonel olarak ternellendirmeye çalışan tasarım deliline, Evrim Teorisi tehdit oluşturmakta mıdır? Evren, doğa yasaları, evrensel tüm oluşumlar, bütün canlılar ve biz tesadüfen mi oluştuk, yoksa bilinçle ve kudretle oluşturulmuş bir tasarımın ürünleri miyiz? islarniyetin, Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin teolojileri gerçekten de Evrim Teorisi`nin reddedilmesini gerektiriyor mu? Bunlar ve bunlar gibi daha pek çok soruya bu kitapta cevap veriliyor. 
    Farklı disiplinler arasında çalışmalar yapılması gerektiği, farklı alanların bilgisinin birleştirilmesinin verimli sonuçlar doğuracağı sıkça dile getirilir ama bu dileği yerine getiren çalışma sayısı gerçekten de çok azdır. Söz konusu olan Evrim Teorisi ve onun bilimsel, felsefî ve teolojik açıdan ele alınması ise, bu sorun iyice kendini gösterir. Bu kitapta bu sorunlu konu, farklı disiplinler açısından bilimsel ciddiyet ve felsefî derinlikle ele alınıyor ve biyolojiyle ilgilenenler kadar felsefe ve teolojiyle ilgilenenlerin de sorularına cevap veriliyor. https://yadi.sk/i/6v5ufLNW3LiKzd 

     

    3. TARIHI

     

     

    Küçük bir gemi reisliğinden başlayıp günn birinde kaptan-ı derya olan Barbaros Hayreddin Paşa'nın hayatının bütün safhalarını maddesiyle manasıyla, inceden inceye anlatan bu eser, Kanuni Sultan Süleyman Han'ın emri üzerine Seyyid Muradi'nin yazdığı 'Gazavat-ı Hayreddin Paşa' isimli eserdir. Seyyid Muradi, Hayreddin Paşa'nın yanında ve hizmetinde bulunmuş reislerdendir. Çok açık bir türkçe ile yazdığı eserindeki hadiselerin bir kısmını Barbaros Hayreddin Paşa'dan, bir kısmını gazalara istirak edenlerden, çoğunu da bizzat kendisinin iştirak ettiği seferlere şahit olarak kaleme almıştır. https://yadi.sk/i/gf2Gk2S43Lnk2w 

     

     

    Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul'un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı'na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna'ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması'na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462'de Uzun Hasan'a karşı Trabzon Seferi'ne ve daha birçok savaşa ve sefere katılır. https://yadi.sk/i/kuPutiPW3Lj8hA 

     

    Ilber Ortayli'nin daha önce bir kitabini okumustum cok eskiden. Bu kitabini da okuma listeme aldim

     

    Tarih yapan milletlerden biri olarak biz Türkler tarih bilincine ne derece sahibiz? Geçmiş belgelerimize ne kadar yakın, ne ölçüde uzağız? Prof. Dr. İlber Ortaylı derin vukufiyeti ve benzersiz üslubuyla bizi tarihimizle tanıştırıyor, yüzleştiriyor. Osmanlı'nın klasik dönemini, XVIII ve XIX. asırlardaki toplumsal ve siyasal panoramayı, bugünkü Avrupa'yı var eden koşulları, Türk, Rus ve Japon modernleşme yolculuklarını, kısacası dünya medeniyetinin kökenlerini gözler önüne seriyor.

    * Anadolu'da Osmanlı Hâkimiyeti
    * Bir Balkan İmparatorluğu Olarak Osmanlı
    * Viyana Kuşatması: Yeni Bir Osmanlı'ya Doğru…
    * Osmanlı Modernleşmesi
    * Doğu ve Batı Ayrımları
    * Avrupa Nedir, Nereleri Kapsar?
    * Batı'da Türk İmajı
    * Yabancıların Gözüyle Osmanlı: Seyahatnameler
    * Türkiye'nin Oluşumu
    * Romalılık, Osmanlılık, Türkiyelilik
    * Osmanlı Zamanında Sanat
    * Katolik-Ortodoks Dünyası
    * Ermeni 'Soykırımı' İddiaları Üzerine

    https://app.box.com/s/7rsny8ppg19wk2mn701bshwga1vbwlga 

    Kitap ingilizce ve pdf formatinda

    Cyrus Hamlin, türkiye'deki robert kolejinin kurucusu bir misyonerdir. Bu iki kitabi sadece "ailesine" özel olarak yazdigi anilaridir. Ancak ailesi bir zarar gelmez diye yillar sonra bu kitaplari yayinlamistir. Bu kitaplarin hepsini okumadim ancak bazi kisimlara gözatttim. Mesela ilk telgraf'in osmanli da kullanilmasi ve bunun icin osmanli devletinden destek beklendigi yazilmakta ancak sarayin icinde bulunan bazi hainlerin, haberler saraya cabuk ulasir endisesiyle nasil komplolar kurdugunu anlatiyor. Bunun gibi bir sürü sey var.. Piyasada bulamayacaginiz cok degisik bilgileri buradan ögrenebilirsiniz.

    https://app.box.com/s/saqu2x28laj6g1nfvovs 

    https://app.box.com/s/r6dwdycxb6h1cy98p8vq 

     

     

    4.   DINI

     

    Hayatimi degistiren kitap desem yalan olmaz. Dünyaya, insanlara farkli bir gözle bakmami sagladi. Ben kendimi "kur'an okuyarak" müslüman oldum diye tanimlarim hep. Cünkü ailemden, cevremden gerekli dini egitimi almadim. Ve ilginctir ki beni bir ateist arkadas müslüman olmama vesile oldu.

    Kitaba gelirsem; maalesef türkce cevirilerde cok büyük sikintilar yasaniyor.Bazi ayetleri anlayamayan cevirmenler, eskilerden biri nasil cevirmisse bire bir aynisini aliyor, o adam yanlis cevirmisse digerleri de yanlis ceviriyor. O yüzden ben mümkün mertebe birden fazla meallerin cevirilerini okuyorum bazi ayetler icin. 

    Bu mealin en büyük özelligi, surelerin indirilis sirasina göre yazilmis olmasi. Nedendir bilmem ama kur'an sureleri fatiha haric, ayet sayilarina göre siralanmis.Bakara gibi cok agir bir sürenin ilk basta olmasi bir cok insani korkutabiliyor. Oysa indirilis sirasina göre okunmasi olayin daha iyi kavranmasina vesile olacaktir. Nasil ki ilkokul cocuguna lise kitaplari okutulmuyorsa kur'an da da böyle bir mantik mevcut. 

    Son olarak kendine müslüman diyen herkesin eger hic okumadiysa inandigi kitabi okumasini siddetle tavsiye ederim. Herkese sorsan kur'an in ilk emri nedir diye herkes "Oku-Ikra" (ikra yani kiraat ederek yani düsünerek, sorgulayarak, aklinla oku, arapcada bir kac cesit oku kelimesi var, türkce gibi degil), o halde ahirette sorulacak ilk soru da OKUDUN MU? olacaktir. Bu kitap benim basucu kitabimdir. Piyasada din sartlatanlarina karsi en iyi kitaptir. Uydurulmus din yerine, indirilmis olan dini ögrenmek icin en büyük kaynak bu kitaptir.

    https://yadi.sk/i/QZ9TpbDO3LiFhM 

    Hinduizm gercekten degisik bir din, ve acayip karisik geliyor. Bu insanlarin bir sürü tanrilari ve kutsal kitaplari var, biraz fikir edinmek icin güzel bir kitap.  https://yadi.sk/i/eJpopWZ13Lj8eU 

     

    Kitabin dili ingilizce ve pdf formatinda. Kur'an ile inciller arasindaki bazi iliskileri ortaya koyuyor. Tüm hristiyanligin kabul ettigi 4 incil (Matta,Markos,Luka,Yuhanna) haricinde de thomas'in cocukluk incili, meryem'in cocukuk incili gibi incilleri de icine alan bir calisma. Bu arada biz müslümanlarin kafasinda yanlis incil algisi mevcut. Bizim incil dedigimize onlar incil demiyor.Onlarin bible dedigi sey tevrat-zebur un olusturdugu eski anlatlasma ve 4 gospel (incil) (Matta,Markos,Luka,Yuhanna) un ve pavlus un mektuplarinin oldugu yeni anlasmanin toplamina bible (kutsal kitap) deniyor. Kur'an da bahsedilen hz isa ya verilen incil ortalikta yok. Cünkü hristiyanlarin elinde bulunan tüm inciller, incil yazarlari tarafindan kutsal ruh yönergesiyle (bir nevi onlar da peygamber oluyor) yazilmis seyler. https://app.box.com/s/to39hca0qmkbsekf2zn77m56napg0ch6 

     

     

    Bu eserde Hıristiyanlığın kutsal kitabı İnciller ele alınmış, bunların yazılması ve toplanması tarihi seyri içinde incelenmiştir. Ayrıca İncillerde yer alan konular tesbit edilmiş, hangi konunun hangi İncil’de nasıl anlatıldığı karşılaştırmalı bir şekilde ortaya konarak İnciller arasındaki farklılıklar ve çelişkiler tesbit edilmiştir.

    Türkiye’de ve bütün İslam Dünyasında Hıristiyan misyonerleri tarafından yürütülen yoğun bir Hıristiyanlık propagandası vardır. Vatikan’ın Hıristiyan-İslam diyaloğu için sürekli çağrılar yapmasına rağmen, İslam ülkelerine yönelik bu misyoner çalışmalarını kiliselerin organize ettiği görülmektedir.

    Türkiye’de ve dünyanın diğer yerlerinde Hıristiyanlığı propaganda eden misyonerler, İncillerin sadece iyi ve güzel yanlarını tanıtmaktadırlar. Halbuki İncillerde bu iyi ve güzel şeylerin yanı sıra akla, mantığa ve bilime aykırı şeyler de bulunmaktadır. Misyoner propagandalarında yer almayan İncillerin bu yanını görebilmek için elinizdeki kitap dikkatle okunmalıdır.

    Bu araştırmanın hedefi, İncillere inanan Hıristiyanları rencide etmek değil, aksine objektif şekilde yer yer Hıristiyan kaynaklara da başvurarak İncillerle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma ile Hıristiyanları kendi inançlarından çevirmek amaçlanmamış, ancak Hıristiyan olmadığı halde bu dine çevrilmek istenen insanları uyararak onların gerçekleri görmeleri sağlanmak istenmiştir. 

    https://app.box.com/s/ye7pawt7ddbcwupdlxmrlpw4y0qtal3x 

     

    Aytunc Altindal benim icin cok önemli bir yazar. Vefat etmeden önce ziyaret etmek istemistim, isvicre'de bir hastahanede yatiyordu, tam ben geldim o da türkiye'ye döndü ve orada vefat etti. Kitaplarindan cok videolarini izledim, eskiden bir kac kitabini okudum. Genellikle komplo teorisyeni deseler de, degisik istihbarat birimleri arasinda calistigi icin cok sey bildigini düsünüyorum ve maalesef türkiye'de pek kiymeti bilinmedi. Kitap icin ise;

    İncilin Yeni Ahit bölümünde İsa Mesihe atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil intihal izlenimini vermektedir. bunların birçoğu, İsanın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların birçoğu İsa Mesif tarafından yapılmış işler ve mücizeler değildir. Öyle anlaşılıyır ki, İsa da Apollonius da gerçekte Kilise Babalarının elinde oyuncak olmuşlar, biri hiç aklından geçirdemidiği halde Tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur. https://yadi.sk/i/FvgPWCp33LamJr 

     

     

     

     

     

     

    Yirmi iki yıllık keşif seyahatimin tecrübelerini de bu kitaba yansıtarak; okurla birlikte kimi çıkmaz sokaklarda biten, kimi sonu görünmeyen ihtimallere açılan bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuk, İsa hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayacak. Bunu yaparken de din kitaplarında anlatılanlara değil; tarihsel kanıtlara başvuracağız. https://yadi.sk/i/QKFFcHUb3LkmTm 

     

    Uydurulmus din yerine indirilmis dini anlatmaya calisan bir kitap. Bu kitabi da tavsiye ederim.

    Bu ifade kimilerine tuhaf veya müphem gelebilir. Zira biz şimdiye kadar dinin sürekli küfrün karşısında yer aldığını ve tarih boyunca savaşın din ile dinsizlik arasında meydana geldiğini sanırdık. Bu nedenle "dine karşı din" ifadesi ilginç, müphem, şaşırtıcı ve kabul edilemez gelebilir. Oysa ben son zamanlarda şunu fark ettim: Bu tasavvurun aksine tarih boyunca, her zaman din, dine karşı savaşmıştır ve hiçbir zaman bugün anladığımız şekliyle din, dinsizlikle savaşmamıştır. https://yadi.sk/i/soD_Xid43Lah9P 

     

     

    Alevilik-Bektaşilik Anadolu'nun İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde büyük bir rol oynayan bir halk İslam inancıdır. Ancak XVI. yüzyıl sonrasında Alevi-Bektaşiler bazı çevreler tarafından mülhit ve zındık olarak nitelendirilmişlerdir. Günümüzde de Alevi-Bektaşilerin XIII. yüzyıl Bektaşiliğinden uzaklaşmış olmaları ve özellikle de Sünni Kur'an anlayışından farklı bir söylem içinde olmaları, Alevi-Bektaşilerin Kur'an ve İslam'ın neresinde bulunduğu, dinî kimlik ve kökenlerinin ne olduğu tartışmasını yeniden canlandırmıştır. Elinizdeki bu eser, tartışmaların gölgesinde Alevi-Bektaşilerin geleneksel Kur'an tasavvurlarını, Kur'an'ı yorumlama biçimlerini, inanç, ibadet ve âdâbla ilgili düşüncelerin Kur'anî temellerini, Alevilik-Bektaşiliğin tarihte hangi inanç ekolü çizgisinde seyrettiğini, senkretik ve heterodoks bir yapılanma olup olmadığını ortaya koymaya çalışmaktadır.

    https://yadi.sk/i/zsZMJia83MGBcz 

     

    Çalışmalarını tek parti yönetimi, muhalefet ve sömürgecilik gibi güncel tartışma konuları kadar siyasi düşünce tarihi üzerinde de yoğunlaştırmış olan H. T. Mücahid bir akademisyen. Kendisinin düşünce tarihine duyduğu ilgi Eflatun'dan Muhammed Abduh'a Siyasi Düşünce bu geniş yelpazenin İslam geleneğine ilişkin yönünü ele almakta. 'Klasik Dönem' müslüman düşünürlerden Farabi, Gazali, İbn Teymiyye ve İbn Haldun'u inceleyen yazar. 'Yenilenme' adını verdiği dönemde özellikle Muhammed Abduh'un siyasi düşüncelerini tahlil ediyor.

    https://yadi.sk/i/Rm6Hntv63MCcgS 

     

     

     

     

    5. FELSEFI-KISEL GELISIM

     

     

     Normalde pek kisisel gelisim kitabi okumam ama bu kitap alaninda tek, en iyi kitap bana göre.

     

    Bu kitabi liseyi bitirdikten sonra kesfettim ancak 2 yillik bir arama sonucu tesadüfen bulabilmistim. Cok tehlikeli bir kitap olarak görüyorum. Yani buradaki metodlari uygulamak sizi sosyal hayatta baya bir basariya ulastiracaktir. Bu kitabi da siddetle tavsiye ederim. 

    Maalesef kitabin epub unu bulamadim. Iki cesit pdf buldum, hangisi hosunuza giderse onu okursunuz https://app.box.com/s/gogctamxctviyr1iq3mxxu72w9lscnr3 

    İşte size iyi bir haber; kendinizi kaygı, suçluluk, kötümserlik, erteleme, düşük benlik saygısı ve depresyonun diğer "dipsiz kuyu" lardan ilaçsız kurtarabilirsiniz!İYİ HİSSETMEK'te, psikiyatrisst David Burns duygularınızı harekete geçirecek ve hayata daha olumlu bakmanızı sağlayacak, bilimsel olarak test edilmiş teknikler sunuluyor. 

    Maalesef bu kitabin da epub u yok, pdf seklinde https://app.box.com/s/l8xddcaaxh1s6nnoc4jawcnh3r8w90zd 

    Okudugum ilk felsefe kitabiydi. Materyalizmi ve idealizmi karsilastiriyor. Kitabi George Politzer degil de ögrencileri, ders notlarindan olusturmus. O zamanlar kitabi cok iyi bulmama ragmen suan bir cok argümani zayif olarak düsünüyorum. Ama yine de temel seyleri ögrenmek adina iyi bir kitap olabilir. https://yadi.sk/i/iErqcpdF3LiuvA 

     

    Sıkıcı felsefe tarihini eglenceli bir sekilde hikayelestirerek anlatiyor ve degisik degisik filozoflarin oldugu caglara götürüyor bizleri. Kitap biraz kalin ama cesitli filozoflarin neleri savundugunu kisaca ögrenmek icin cok güzel bir kitap. https://yadi.sk/i/xW11ynoP3Lj8Mw 

    - Sözlü çatışmalardan, ağız kavgalarından ve sinir patlamalarından kaçınmak, Sözünüzü, insanlarla huzurlu bir birlikteliğin aracı haline getirmek istemez misiniz? Sözlü dövüş sanatı Tongue Fu size bütün bunların yolunu gösteriyor.

    Tongue Fu ile şu teknikleri kolaylıkla öğrenebilirsiniz:
    - Unutmanız gereken sözler ve kullanmanız gereken hangileridir?
    - "Haklısınız" demenin muazzam dönüştürücü gücünden nasıl yararlanabilirsiniz?
    - Sözel zorbalarla nasıl başa çıkabilirsiniz?
    - Başkaları bamtelinize dokunduğunda ne yapabilirsiniz?
    - Onurunuzu koruyarak münakaşalardan nasıl sıyrılabilirsiniz?
    - Ne diyeceğinizi bilmediğinizde ne diyebilirsiniz?
    - Susmayı kendi yararınıza nasıl kullanabilirsiniz?
    - Duygularınızı nasıl kontrol edebilirsiniz?

    https://yadi.sk/i/f27-7mqU3LmDu9 

     

    Zen budizm ruhsal gelişim yolları arasında başka benzeri olmayan bir aydınlanma yoludur. Dr. Suzuki'nin sözleriyle bu yol, "Zihnimizi kanıların, yargıların, kararların zorbaca baskısından kurtarmak ve kitaplardan edinilecek bilgilerle değil de kişisel yaşantılardan çıkan gerçeklere dayanarak, gerçekle zihnimiz arasına hiç bir aracı koymadan ortaya çıkabilecek gerçeğin ne türlü bir gerçek olacağına aldırmadan, gerçeklerin üstüne üstüne yürümektir; şimdiye kadar gözlerimizi kapadığımız gerçeklere gözlerimizi açmaktır", diye özetlenebilir.Batının Zen Budizmi tanımasında gerek yapıtlarıyla, gerek kişiliğiyle birinci derecede etkin olmuş olan Dr. Suzuki, Zen Budizm konusunda en yetkili bilgin olması bir yana, aynı zamanda daha pek genç yaşlarda aydınlanmayı başarmış bir yol gösterici, bir önderdi. Yüz yıla yakın sürmüş olan yaşamını aldığı ışığı yansıtmakla geçirdi.Okuyucu bu kitapta Dr. Suzuki'nin çeşitli yönleriyle Zen Budizmi ve aydınlanma yaşantısını (satori) inceleyen denemeleri yanında, birer Zen Sanatı olan Sumiye resmi, Haiku, kılıç kullanma sanatı ve çay töreni konularındaki yazılarınıda bulacaktır. https://yadi.sk/i/n12DzP573Lib8K 

    Çinli filozof Sun Tzu günümüzden 2500 yıl önce yazdığı "Savaş Sanatı" adlı eser 13 bölümden oluşmaktadır. Toplamış olduğu 384 savaş teorisinde ilkeler, savaş alanında olduğu kadar ekonomi ve politika alanlarında da liderlere yol göstermektedir. En önemli ilkeler ise zaferin mümkün olduğu takdirde savaşsız kazanılması ile savaş ve rekabette üstünlük kazanma yollarını bulmak için fiziki unsurları, psikolojik faktörleri ve politikayı doğru bir şekilde analız etmektir. https://yadi.sk/i/DAfjxdJk3LnmCx  

     

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    burayi da rezerve edeyim :)

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    1234567B
    1234567B's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Şubat/2010
    Erkek

    Oppenheimer'ın bir konuşmasında duymuştum. Meraktan okuyacağım. 

    https://www.youtube.com/watch?v=lb13ynu3Iac

     


    arbeit macht frei
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MhmdAlmz
    MhmdAlmz's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Ağustos/2015
    Erkek

    Emeğine sağlık !

    Birileri şu formatta bir post atarsa çok mutlu olacağım yoksa ilk fırsatta ben atacağım bu formatta

     

    Kitap Adı -> Link 

    Kitap Adı -> Link

     

    Şeklinde. Resimlerin boyut'u çok fazla olduğundan alamadım. Üşengeçlikten olsa gerek :(


    Andolsun kuşluk vaktine ve dindiği zaman o geceye ki, Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı! Ve kesinlikle senin için sonu önünden (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır. ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın! O, seni bir yetim iken barındırmadı mı? Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı? Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi? Öyle ise, sakın yetime kahretme (onu horlama)! El açıp isteyeni de azarlama! Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat!
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    siberturq
    siberturq's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Eylül/2015
    Erkek

    Uğraşmış yazmışsın.Teşekkürler.

    bende tavsiye edeyim bir adet.

    http://www.dr.com.tr/Kitap/Olasiliksiz/Adam-Fawer/Edebiyat/Roman/Dunya-Roman/urunno=0000000204878

     


    Bir şeyi gerçekten yapmak isterseniz bir yolunu bulursunuz, istemezseniz de bir bahane bulursunuz.
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Naruto
    Naruto's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Haziran/2015
    Erkek

    Eline saglik hocam akşam ayrıntılı incelicem


    la geldik bi fırtına gidiyoruz bi fırtına
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    KotomineKirei
    KotomineKirei's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Temmuz/2013
    Erkek

    mükemmelsin hocam, güzel bir liste çıkardım bunlar arasından. ellerine sağlık 


    They were crying when their sons left. God is wearing black. He's gone so far to find no hope, He's never coming back. They were crying when their sons left. All young men must go. He's come so far to find the truth, He's never going home.
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    marad10a
    marad10a's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Temmuz/2013
    Erkek

    Müthiş bir emek, müthiş bir mürid.

    Teşekkürler.


    "Galata'da, Yelkenci Hanı bitişiğinde ikamet eden Uzun İhsan Efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz sekiz yıl sonra, sözgelimi İzmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam mı? Hangimiz düş ve hangimiz gerçek? Düşünüyorum, o halde ben varım. Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum."
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Roark
    Roark's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Ağustos/2011
    Erkek

    Mükemmel bir konu bende ekleyecegim kitapları. 

     

    Diğer muridlerin de ekleme yapması ile iyi bir arşiv ve harika bir konu olur teşekkürler.

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    literatur
    literatur's avatar
    Kayıt Tarihi: 20/Nisan/2008
    Erkek

    Şu an bir çalışma için bunu okuyorum : https://yadi.sk/d/p3cjDN0t3NJUE6/G/Gustave%20Le%20Bon/Gustave%20Le%20Bon%20Kitleler%20Psikolojisi.pdf

    Gustave Le Bon'un kitle psikolojisi üzerine başyapıtlar arasına girmiş eseri. Hatta ilk akla gelen kitap diyebiliriz. Freud'un benzer içerik ve başlıklı bir eseri var. Onun da hareket noktası bu kitaptır. Muntazam. Tavsiye ederim.


    The irresistible lightness of getting mad... What an event! Such a great freedom and salvation from the all stupid expectations and taboos of unconcious masses which are even not aware of their miserable price and place. Yes, you the stupid people, i'm talking to you and arguing tremendously and in a high confidence that NEŞET ERTAŞ SANATÇI DEĞİLDİR.
Toplam Hit: 5172 Toplam Mesaj: 40
kitap tavsiyesi epub secme kitaplar