folder Tahribat.com Forumları
linefolder Eğitim & Ödev & Bilimsel Döküman
linefolder Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı



Pornonun Zihinde Yarattığı Etkiler: Porno Bağımlılığı

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

    Merhaba arkadaşlar. Malum etrafımızdaki pek çok insan gününün önemli bir bölümünü gizli saklı da olsa porno izleyerek geçiriyor. Belki siz de onlardan birisiniz. Ben öyleydim. Bu fenomenin ardındaki gerçekleri araştırırken bu siteye rastladım ve çok ilginç bilgiler edindim. Sizlerle de paylaşmak istedim. Yönetici/Mod arkadaşlar konunun içeriği siteye uygun diye düşünüyorum (bilimsel açıdan baktığı için) ama değilse kaldırabilirim.  

    ####

     

    Bu sunum pornografi karşıtlığı içermemektedir. Sunumum porno bağımlısı insanlar için hazırlanmıştır. Bağımlı olup olmadığınıza sadece siz karar verebilirsiniz.

    Pornografi hakkında bir sunum hazırlayacağım hiç aklımdan geçmemişti. İfade ve irade özgürlüğüne saygım vardır. Pornonun engellenmesine karşıyım ve kimin cinsel organlarıyla ne yaptığı umurumda değil.

    Peki ne oldu da buna kalkıştım? Eşim ve benim ilişkiler üzerine bir internet sitemiz var. Porno ile alakası yok, en azından yoktu. Sitenin içinde cinselliğin, orgazmın ve aşkın nörobilimi üzerine bazı makaleler mevcuttu. Aynı zamanda cinsellik ve evrim, hatta bağımlılıklar üzerine de bazı dökümanlar vardı.  Bu sayede, 5 sene kadar önce, porno izleyicileri bizi ziyaret etmeye başladılar. Bizi Google'da "seks" ve "bağımlılık" anahtar kelimelerini kullanarak bulduklarını tahmin ediyorum. Öykülerini anlatmaya, bloglamaya ve paylaşmaya başladılar. Gittikçe daha çoğu ile karşılaştık. Onlardan çok şey öğrendik.

    Öğrendiklerimizden bazıları şunlardı:

    1. İnternet pornosu Playboy gibi değil.

    Sanırım bunu zaten biliyordunuz. İçerik çok çabuk eskiyor. İnternet pornosu sabit resimlerden çok daha fazla uyarıcı. Bunun sebebi sonsuz yenilik ve bir içerikten diğerine tıklama imkanı. İnternet pornosunun daha uyarıcı olmasının bir diğer sebebi de kişinin daha çabuk bir şekilde sapıkça ya da şoka düşüren materyale ulaşabiliyor olması.

    2. "Bağımlığa yatkın kişilik" özellikleri pornoya takılı kalmanın ön şartı değil.

    Standart modelde bir yatkınlığınızın olması gerekir, bağımlı olabilmeniz için genetik olarak yatkınlık aranır. Genetiğin insanların bağımlı olması için ön şart olduğu doğru. Fakat sitemize gelen pek çok kişide başka hiçbir bağımlılık mevcut değil. Onlar sadece sıradan insanlar, izlemeye başladılar ve öyle kaldılar. Haklarında ilginç olan ise porno modundan çıktıkları zaman, "normal" hallerine dönüyorlardı.

    3. Aşırı porno kullanımının beyni nasıl etkilediğini anlamak kullanıcılar için çok faydalı.

    Beynin nasıl çalıştığını anladığınızda, porno bağımlılığından kurtulmak için kendinizi çok daha hazırlıklı hissedeceksiniz. En önemlisi, kendinizi suçlu ya da utanç içinde hissetmeyeceksiniz. Umarız, böylece kendinize yaptığınız kötü telkinler azalacak.

    İşin özü şu: Porno beyninizi aşırı uyardı ve beyniniz değişti. Pornoya bağımlılık tıpkı diğer bağımlılıklardakine benzer beyin değişikliklerine yol açıyor. Pornoya duyduğunuz özlemin ardındaki şey beyindeki değişiklikler. Bu sebep sizi pornoya geri döndürüyor - bırakmaz isteseniz bile.

    Bakın, internet pornosuna biz "süper uyarıcı" diyoruz. Bunun anlamı evrim sürecinde karşılaştığımız diğer her şeyden daha etkileyici olması.

    İşte size resmin büyüğü. Beyniniz aslında modern dünyada yaşayan bir avcı-toplayıcı beyni. Çevremiz inanılmaz biçimde değişti. Buna rağmen beynimiz son 100 bin yılda çok az evrimleşti. Yani modern hayatın pek çok yönüne adapte değiliz -izole odaların içinde yaşamaktan, masa başı işlerde çalışmaya, küresel ısınma ya da ekonomi hakkında endişelenmeye...

    Bizim bir kamp ateşinin etrafında oturuyor olmamız gerekiyordu, bilgisayarın başında saatlerce oturup porno izlememiz değil... İşte çevremizin değiştiğine dair bir başka örnek-ve beynimiz bununla başa çıkamıyor: Pek fazla şişman avcı-toplayıcı resmi görmediniz, öyle değil mi? Halbuki Amerikalılar'ın yüzde yetmişbeşi obez.

    Peki, bu nasıl oluyor? Beynimiz yüksek kalorili yiyecekleri sevmeye programlanmış durumda. Bu program hayatta kalmak için şarttı. Çünkü böyle yiyecekler çok nadirdi: bal, tatlı meyveler, yemişler. Günümüzde rafine ettiğimiz karbonhidratlar ve yağ oranı yüksek abur cuburlarımız var. Beynimiz bunları oldukça uyarıcı buluyor, bu nedenle bu yiyecekler "normalüstü uyarıcı"-atalarımızın karşılaştıklarının ötesinde. Tıpkı internet pornosu gibi.

    Beyin Kuralı #1 der ki, "Hayatta kalmalısın", yani kalori al! Yiyecek açısından bunun anlamı, hazır bulmuşken tüket, çünkü ne zaman çürüyeceğini bilemezsin. Beyninizin ilkel kısmı size her fırsatta alem yapmanız için ısrar edecektir, böylece siz de tüketebildiğiniz kadar tüketirsiniz. Bu da aşırı tüketime götürür. Bu kural aynı zamanda cinsel partnerler için de geçerlidir.

    Beyin Kuralı #2 der ki, "Bebek yap!" Aslında, belki de bunu "Beyin Kuralı #1" yapmalıydık. Gördünüz mü, evrimin en önceliği daha çok "gen paketi" yapmak, sizin daha çok kopyanızı!

    Şu soru akla gelebilir: bir avcı-toplayıcının hayatında, kaç tane potansiyel seks partneri karşısına çıkabilirdi? Düşüncem, çok fazla değil. Peki bunların kaçıyla yatıyorlardı? Bundan çok daha azıyla olsa gerek. Aşırı porno kullanıcısı tek seferde atalarımızın görebileceğinden çok daha fazla ateşli kadın, erkek ya da her neyse ile karşılaşıyor.

    Yani, internet pornosu da bir diğer "süper uyarıcı". Beyinlerimiz böyle aşırı bir porno kullanımını kaldıracak şekilde evrimleşmedi. Dahası, aburcuburdan farklı olarak, internet pornosunda hiç "doyma hissi" yaşamıyorsunuz.

    İnternet pornosunun bu kadar uyarıcı (ve bağımlılık yapıcı) olmasının bir diğer sebebi: Beyninizin ilkel kısmında bulunan eski bir programı suistimal etmesi. Bu bilinçaltı program sizi porno yoluna sokan şey.

    Pek çok defa yapılmış olan şu deneyi göz önüne alın. Bir erkek fareyi istekli bir dişinin kafesine koyarsanız ne olur? İlk göreceğiniz kudurmuş gibi çoğalmaları olacaktır. Kademeli olarak erkek fare Dişi No. 1 den sıkılacaktır. Dişi daha çok istemektedir, fakat erkek için bu kadarı kafidir. Artık olay hoşuna gitmemektedir.

    Şimdi de, asıl dişiyi yeni bir tanesiyle değiştirelim. Erkek canlanır ve tüm gücüyle dişiyi hamile bırakmak için çaba gösterir. Yapmaya devam eder. Sonra, erkek Dişi No. 2'den de sıkılır. Olayı anladınız mı? Bu süreci defalarca tekrarlayabiliriz... yeni partnerlerle. Kaç defa yapılabileceğinden emin değilim, ama erkek yorgunluktan ölene kadar devam ettirebilirsiniz.

    Bu bir genetik program. Bunun cinsel organlarınızla alakası yok. Hepsi beyinde olup bitiyor. Bunun amacı daha fazla bebek yapmak, ama bundan da önemlisi, erkeğin yavrularının genetik çeşitliliğini arttırmak.

    İşte ilginç bir grafik, bu cinsel münasebetlerle alakalı.

    "Dişi sunumu" tablonun altında yer alıyor, ve dakikalık boşalma süreleri de sol yanda. Bir erkeğimiz var diyelim. İlk deneyde, aynı dişiyi defalarca yapması gerekti. Diğerinde, farklı dişileri vardı. Boşalması ne kadar sürdü? Eğer aynı dişi ile olan performansa bakarsanız, her seferinde daha fazla sürdüünü görürsünüz. Deneyin sonunda, 18 dakika sürmüş. Ama, elbette farklı dişilerle oldukça çabuk boşaldı. Bunun anlamı çok ama çok heyecanlıydı (uyarılmıştı).

    Aşırı porno kullannıcıları sıkça daha çok yeniliğe ihtiyaç duyarlar - tıpkı bu fare gibi - heyecanlanmak, kaldırmak, ya da indirmek için.

    Hayvanlarda olay şu: adına Coolidge Etkisi deniyor. Mevcut cinsel partnere olan ilginin azalması ile başlıyor. Sonra, yeni bir cinsel partner için yenilenmiş enerji. Bu tüm memelilerde mevcut, ve aynı zamanda dişilerde de mevcut. Tekrar ediyorum,çocukların genetik çeşitliliği bu sayede artıyor.

    Coolidge Etkisi sizi internet pornosuna başlatan şey. Porno sizi bir laboratuvar faresine dönüştürüyor. İlkel beyniniz o iki boyutlu dişileri (ya da ekranınızda ne varsa)hamile bırakmanız için size yalvarıyor.

    Günün sorusu: Neden eşcinsel olmayan bir erkek Elizabeth Hurley'i aldatsın ki? Yanıtı "eski"ye karşı "yeni"de. Coolidge Etkisinde.

    Şimdi, sadece erkekleri ele almıyorum. Erkeklerin kadınlardan çok daha fazla önüne gelenle yatmaya yatkın olduğu söylenir. BU doğru değil. Eğer avcı-toplayıcı topluluklara bakarsanız, dişilerin de en az erkekler kadar cinsel çeşitliliği seçtiğini görürüsünüz. Ve son araştırmalar göstermiştir ki günümüz kadını da erkekler kadar birden fazla partnerle ilişkiye girmeye yatkın. Yani Coolidge Etkisi erkek ya da kadın olmanızla, ya da cinsel tercihlerinizle alakalı bir şey değil.

    Dİyelim ki mutlu bir evliliğiniz ya da partneriniz var. Diyebilirsiniz ki "hayatta aldatmam". Belki de aldatmayacaksınız, fakat Coolidge Etkisi beyninizde yine mevcut. Beyninizin daha rasyonel, yeni kısımları "Hayır, aldatmayacağım" diyor, fakat beyninizin ilkel parçaları "Vay, Şuna bak!". Ya da, cinselliğin nasıl olduğunu hayal ediyorsunuz. Veya belki de porno izliyorsunuz.

    Bu tepkiler Coolidge Etkisinin birer işareti, genetiğinizi mümkün olduğunca fazla yayma gayreti.

    Bakmaktan söz etmişken, belki de biz o kadar özel değilizdir. İşte size ilginç bir araştırmanın başlığı: "Maymunlar, dişi maymunların altını görmek için ödüyorlar." Ödemeyi ne ile yapıyorlar? Maymunlar tatlı şeyleri severler, meyve suyu gibi. Yani, yapılan deneyde, maymunlar dişilerin altlarına bakmak için meyve suyundan vazgeçtiler.

    Biraz porno gibi - ya da baya öyle. Maymun pornosu bu da.

     

    Not: Yazı altı bölümden oluşuyor, bu birinci bölümdü. Geri kalanını ilgi alaka olduğu takdirde çevireceğim. Eğer ingilizceniz varsa benim çevirimi beklemeden alttaki videoları ya da yazıları inceleyebilirsiniz.

    Videolar:

    http://www.yourbrainonporn.com/your-brain-on-porn-series

    Yazılar:

     Part 1Part 2Part 3Part 4Part 5 ve Part 6

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

    Bu paylaşımlar için neler söylendi:

    "devamını sabırsızlıkla bekliyorum." - VBDream

    "enteresan bi araştırma konusu" - LynXMaSTeR

    "40 yıllık pornocuyum böyle şey görmedim :S" - swordfish

    "bu paylaşım ile bu mürid üstün hizmet madalyasını haketti bence" - xzxz

    "okumaya basladim da cok uzunmus :)" - demirci

    ####

    #2. Kısım

    İşte "limbik sistem" (ilkel beyin ya da memeli beyni). Turuncu renk ile vurgulanmış ve etrafında daha büyük bir beyin korteksi mevcut. Beynimizin bu kısmı tüm memelilerde aynı - az önce görmüş olduğunuz maymunda olduğu gibi.

    Limbic%20system

    Aşikar ki, sadece bir beyne sahibiz, fakat bazı parçaların özel işlevleri var. Bu parça(limbik) eski, 100 milyon yaşında, belki de daha eski. Tüm görevi hayatta kalmak ile alakalı. Sırf bunun fonksiyonları hakkında bir saat konuşabilirim, fakat bizim için önemli olan duygularımızı yönetiyor olması, korku, neşe, öfke gibi... Aynı zamanda çoğu arzu ve güdümüzün merkezi, açlık, eş seçimi ya da cinsel dürtüler gibi...

    Görüyorsunuz ya, cinsel arzu ya da libido cinsel organınızdan kaynaklanmıyor. İşte burada başlıyor. Azdığınız yer burası. Aynı zamanda Coolidge Etkisini hissettiğiniz bölge. Hem de tüm bağımlılıkların kaynaklandığı yer, porno bağımlılığı da dahil.

    Alttaki resimde dışı beyin korteksi ile kaplı içi siyahla boyanmış çeşitli hayvanlara ait limbi beyinlerin karşılaştırması var. Beyin zarını  mantıklı, rasyonel beyin olarak düşünebilirsiniz - tıpkı "Star Treck" deki Spock gibi. Duygusal değildir; planlar yapar, beynimizin düşünen kısmıdır, ve zeki fikirleriniz buradan çıkar.


    Limbic%20system%20comparisons%20in%20animals%20and%20humans
    Beyin korteksi aynı zamanda hareketlerimizin sonuçlarını idrak eden kısımdır. Limbik sistem bunu yapmaz. Araba motorlarını düşünün. Hepsi aynı temel dizayna sahiptir. Aynı şekilde limbik sistemlerin de hepsi aynı, ister bir fareye,kediye, köpeğe ya da bize ait olsun. Ne zaman ki aç olduğumuzda, annelik yaparken, çiftleşirken, cinsel arzu duyarken, ya da bağımlılık duyduğumuzda, tüm memelilerde aynı beyin kimyasalları ve yapıları aynı işi yaparlar.

    Gördüğünüz gibi, bilim adamları fare beynini farelere yardımcı olmak için incelemiyorlar. Bizim bağımlılıklarımıza ya da ereksiyonlarımıza ihtiyaç duymadan onların üzerinde bizim için deney yapabiliyorlar. Tüm memelilerin limbik sistemi aşağı yukarı aynı olduğu için pratik bir yöntem.

    Şu hususun hatırlanmasında fayda var, limbik sistemimizdeki kimyasal denge dünyaya olan bakış açımızı şekillendiriyor. Ruh halimizi belirliyor. Eğer limbik sistemimiz denge dışındaysa, karar verme mekanizmamız da öyle oluyor.

    En yalın haliyle, limbik sistemimizin tüm görevi "acıdan kaçmak" ve "zevki tekrar etmek." İşte, hayatta kalmak için acıdan kaçmak gerekiyor - hem fiziksel hem duygusal. Ve zevki tekrar etmek gerekiyor. "Sıcak soba kötüdür;dondurma iyidir; Anne iyidir; yılan kötüdür;porno iyidir." Olayı anladınız.

    İşte limbik sistemin merkezi. Buna ödül döngüsü deniyor. Bazen ödül merkezi terimini duyarsınız. Beynin ortadan ikiye bölünmüş haline bakıyorsunuz. Bu döngü resimdekinden biraz daha büyük ve karmaşık, ama bu işimizi görür. Gördüğünüz gibi döngü limbik sistemden rasyonel beyne doğru gidiyor. 

     

    Reward%20circuitry

     

    Ödül döngüsü tüm arzuları ve zevkin çoğunu hissettiğiniz yer, seks ve orgazm gibi. Aynı zamanda burası neyi sevip neyi sevmediğinize karar verdiğiniz kısım. İşte bu yüzden burası çok önemli. Küçük, fakat, öz itibariyle, çarkları döndüren yer. Ödül döngünüze danışmadan hiç bir kararınızı vermezsiniz.

    Eğer bir şeye bağlandıysanız, burada olmuştur. Bu döngü hayatta kalma halimizi arttıran şeylerle karşılaştığında aktif hale gelir - ya da en önemlisi - genlerimizin hayatta kalma halini.

    Kural şu: motive olmak için, beyninize bir "ödül" kaydetmeniz gerekiyor. Bu döngü zevk hislerini harekete geçiriyor ve aynı zamanda sizi zevk aramaya itmek için motive ediyor. Sizi yemek, seks yapmak, risk almak ve bağlanmak için güdülüyor. Aşık olduğunuz yer ve çocuklarınızı (ailenizi) sevdiğiniz yer burası. Takımınız kazanınca burası harekete geçiyor, ya da "alfa erkeği" gibi hissediyorsunuz, ya da bungee jumping yapıyorsunuz.

    Deneyim daha heyecan verici hale geldikçe, ödül döngüsü daha çok aktif hale geliyor. Fakat bilmelisiniz ki burası aynı zamanda basit zevklerle de harekete geçiyor, tıpkı güneşin batışını izlemek, ormanda yürüyüşe çıkmak ya da kız arkadaşınızın size gülümsemesi gibi.

    Kimyasallar beynin berlirli bölgelerini harekete geçirir ve durdurur. Ödül döngüsünü açan ana kimyasal, ya da nörotransmitter, dopamindir. Ödül döngüsü motorsa, dopamin de benzindir. Yüksek kalorili yiyecekler yediğinizde düşük kalorili yiyeceklere göre daha büyük bir dopamin patlaması yaşarsınız. Onları daha çok özlersiniz çünkü daha büyük ödül olarak kaydedilmiştir. İşte bu yüzden çikolatalı keki brüksel lahanasına tercih edersiniz. "Ver şu yüksek kalorileri bana" programıdır bu.

    Şekeri düşünün. "Tatlı krizi " dopaminin ödül döngüsünde harekete geçmesinden kaynaklanır. Beyninize hücum eden kanınızdaki şeker değildir. Orgazm en büyük dopamin patlamasıdır, metanfetamin ya da kokain gibi uyuşturucuları saymazsak.

    Dopaminin bir sürü takma adı vardır, arzu nörokimyasalı, "Bedeli ne olursa olsun benim olmalı!" nörokimyasalı. Bir şey yapmak için gereken tüm motivasyonu sağlar.. çünkü ödül döngüsü tüm motivasyonu oluşturan şeydir. O dondurmayı, hatta o porno yıldızı ile yatmayı istemiyorsun. Aslında ödül mekanizmanın daha çok uyarılmasını arzuluyorsun. Lotoyu kazanmak istemiyorsun; beyninin ödül döngüsünü harekete geçirmek istiyorsun.

    Bir şeyi ne kadar istersen, o kadar büyük bir dopamin dalgası yaşarsın. Sizce neden şu serbest fonları olan milyarderler emekli olmuyor? Belli ki daha fazla paraya ihtiyaçları yok. Onlar borsada kazanıp daha fazla dopamin istiyorlar.

    İşte dopamin salgısının normal bir örneği. Tıpkı bir roller coaster gibidir, çünkü biyolojide "yükselen şey aşağı inmek durumundadır." Bu yemek, seks, ya da susadığında içtiğin su olabilir. Diyelim ki, açsın. Dopamin artmaya başlar. Sonra bir hamburger düşünürsün, daha çok artar. Köftesi cız ederken, dopamin iyice yükselir. İlk ısırığında tavan yapmıştır. Sonra sen yedikçe düşer. Son olarak doyduğunda normal seviyesine döner.

    Dopamine%20release%20and%20return%20to%20homeostasis
    Aynı grafik masturbasyon ya da seks yapmayı da temsil edebilir. Tepe noktası orgazm anıdır. Fakat, şunu belirtmekte fayda var ki orgazm anındaki deneyim opioid isimli başka bir nörokimyasaldan kaynaklanmakta, dopaminden değil. Dopamin seni orgazma sürükler, fakat orgazm hisleri başka bir şeyden oluşur.

    Bu grafik aynı zamanda yeni ya da taze bir şey ile karşılaşma anını da göstermektedir, çünkü dopamin yeniliği sever: yeni bir araba, yeni çıkmış bir film, en son çıkan aygıtlar. Hepimiz dopamin bağımlısıyız. Tatlı söylediğinde dopamin fışkırır, tabağındaki henüz bitmemiş olsa bile. Tatlı yeni bir yiyecektir.

    Pekala ödül döngüsünden çıkan dopamin doyum hissini, tamamlanmışlık ya da kafilik hissini zorlayabilir - rasyonel beyniniz aşırı yemek ya da porno izlemek hakkında ne düşünürse düşünsün.

    Tıpkı yeni olan her şeyin başına geldiği gibi, dopamin seviyesi düştükçe o heyecan gider.

    Şimdi, Coolidge Etkisine geri dönelim. Coolidge Etkisi'nin ardındaki dopamindir. Bu resimde, sarı çizgiler dopamin seviyelerini göstermektedir. Ödül döngüsü her çoğalmada daha az dopamin fışkırtır. Neticede erkek o dişiyle artık çoğalamaz çünkü yeterince dopamin salgılayamaz. Dopamin libidoya sebep olan şeydir.

    Dişi #2 kafese atılır. Erkek yine bir dopamin fışkırtır, libidosu dalgalanır, ve işine geri döner. 

    Dopamine%20release%20and%20Coolidge%20Effect
    Coolidge Etkisinin ardında bu vardır, ve yine bu yüzden porno izlerken yeni videolara tıklarsınız. Yeni bir şey izleyerek yeni bir dopamin boşalması yaşamak istersiniz.

    Dopaminin bir diğer takma adı da "bağımlılık molekülüdür." Beyninizdeki değişimler dopamin değişikliklerine yol açarak bağımlılığa sebep olur. Kokain, alkol, nikotin hepsi farklı hissettirir, ama hepsi ödül döngüsünü dopaminle doldurur. Tüm bağımlılık yapan kimyasallar ve aktiviteler dopamin salgılatır. Bu da onları (potansiyel) bağımlılık yapan şey yapar. Elbette ki, bağımlılık yapan maddeyi ya da aktiviteyi bağımlılık yapması için devamlı kullanmanız gerekir.

    Dopamin, mevcut zevk seviyeleri yerine beklentilere tepki olarak çıkar. Sizi "elde etmeye" güdüler. Size arattırır. Fakat bahsettiğim gibi, yemek yemekteki ya da orgazmdaki asıl zevkin kaynağı opioid dir, beyinde salgılanan morfin benzeri kimyasallar. Dopamin birşeyi istemektir. Opioid bir şeyi sevmektir.

    Bağımlılık temelde dopamin peşinde koşmaktır. Yani bağımlılık daha çok isteme, fakat daha az sevme demektir.

    İstemek ve ödül döngüsü adına konuşursak, aşağıdaki farenin ödül döngüsüne bir kablo ve o kabloya bağlı bir elektrot yerleştirilmiştir. Ne zaman ki farenin pençesi kola dokunursa, ödül döngüsünü harekete geçirecek kadar elektrik vermektedir. Bilim adamları farenin yere düşene kadar kola bastığını gözlemlemişlerdir -saatte binlerce defa. Yemek, uyumak, seks yapmak, hatta yavrularına bakmak için bile durmamıştır. O kola basmak için herşeyi feda etmiştir. Bildiğimiz gibi, bu davranış biçimi bazı ciddi uyuşturucu bağımlıları vakalarından farksızdır. 


    Dopamine%20drives%20behavior

    Bİr başka deneyde, bilim adamları kol ile fare arasına acı veren bir elektrik düzeneği yerleştirmişlerdir.Fareler kola basmak için o şoklara katlanmışlardır. Fakat fareler ile yemek arasına böyle bir düzenek kurarsanız fareler o düzenekten geçmez. Aç kalmayı tercih ederler.

    Bir sonraki deney de dopaminin gücünü göstermektedir. Eğer bir farenin dopamin ile olan bağını keserseniz, motivasyonu sıfıra iner. Yemek tabağına yürümektense, açlıktan öleceklerdir. Ama yine de yemeği severler. Eğer ağzına yemek koyarsanız, onu yer ve küçük fare gülümsemeleri gösterirler. Ama gidip onu alma motivasyonları yoktur. Öylece yatarlar. Seks de yapmazlar. Erkek farelerde hiç libido göstergesine rastlanmamıştır.

    Esas nokta: Normal davranmak için doru dopamin seviyesine ihtiyacınız var. Dopamin pek çok önemli iş için gerekli. Dopamin size pozitif bir dış görünüş, güzel tutum ve motivasyon sağlar. Bu arada, pek çok psikolojik problem dopamin dengesizliğinden kaynaklanır, bağımlılıklar dahil.

    yourbrainonporn tarafından 12/Oca/13 13:08 tarihinde düzenlenmiştir
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

     #3. Kısım

     

    Slaytı bu kadar tıka basa doldurduğum için kusura bakmayın, ama bu bir bağımlılık testi, ve size hepsini tek bir ekranda göstermek istedim. Eğer bu sorulardan üçüne ya da daha fazlasına "Evet" yanıtını veriyorsanız, o halde siz bir bağımlısınız - en azından Amerikan Psikiyatri Birliği'ne göre. Ben biraz kısalttım bunları, normalde bu kısımlar madde bağımlılığı için oluşturulmuşlar, porno bağımlılığı için değil.

     

    APA%20addiction%20test

     

    [Slaytın çevirisi]

    3'ten Fazla Evet Çıkarsa = Bağımlılık

    1) Tolerans: Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?

    2) Çekilme: İzlemeyi bıraktığınızda, herhangi bir fiziksel ya da duygusal çekilme yaşadığınız oldu mu?

    3) İzlemeyi kontrol etmede zorlanma: Bazen istediğinizden daha fazla ya da daha uzun süre izlediğiniz oluyor mu?

    4) Negatif sonuçlar: Duygularınızla, özgüveninizle, sağlığınızla, işinizle ya da ailenizle ilgili kötü sonuçlara yol açmasına rağmen izliyor musunuz?

    5) Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek: Sosyalliği, dinlenceyi, çalışma hayatını ya da ev işlerini bıraktığınız mı ya da azalttınız mı?

    6) Azaltma isteği: Kullanımınızı azaltmak ya da kontrol altına almak isteğiniz oldu mu? Bırakma hususunda başarısız denemeleriniz var mı?

    7) Önemli miktarda zaman ve duygusal enerji harcamak: Edinmek, gizlemek, planlamak ya da izlemeyi bırakmak için çaba harcıyor musunuz? Yakalanmamak için bazı şemalar kurguladınız mı?

     

    Eğer yukarıdakilerden iki tanesine ya da azına "Evet" dediyseniz, burada okumayı bırakabilir ve favori porno sitenize tıklayabilirsiniz.

    "Tolerans" kelimesi garip gelebilir, fakat anlamı şudur "Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?" Yani, porno izlerken, her seferinde daha fazla saat mi porno izliyorsunuz? Ya da, daha fazla şoka sokan ya da aşırı pornolara mı geçiyorsunuz?

    "Çekilme" semptomları yaşamadan da bağımlı olmanız mümkün, fakat forumdaki çoğu kullanıcı bıraktığı zaman bazı semptomlar geçiriyorlar. Anksiyete, asabiyet, yorgunluk, ya da depresyon gibi. Bunlar en sık rastladıklarımız. Fakat kimilerinde de grip benzeri semptomlar, başağrıları, uykusuzluk gibi deneyimlere rastladık.

    "İzlemeyi kontrol etmede zorlanma" İstediğinizden daha fazla mı porno izliyorsunuz?

    "Negatif sonuçlar var mı?" Duygularınıza? Ya da sağlığınıza?

    "Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek" Yaşamak yerine porno mu izliyorsunuz?

    "Azaltma isteği" Çoğu bağımlı istedikleri zaman bırakabileceğini söyler. Fakat yapmazlar. Sizin hiç başarısız bırakma denemeleriniz oldu mu?

    "Önemli miktarda zaman ya da enerji harcamak" Porno kullanımınızı gizlemeye çalıştınız mı? Herhalde buna herkes "evet" demiştir.

    Alkol, kokain ya da meth gibi bağımlılık yapan maddelerin bağımlılık yapmak için beyni değiştirdiği bilinen bir şeydir. Peki yemek yeme, seks yapma, alışveriş ya da online video oyunları gibi "davranışsal bağımlılıklar" için ne söyleyeceğiz? Onlar da bağımlılık yaratırken beyni değiştiriyorlar mı? Elbette ki değiştiriyorlar. Zaten ondan bağımlılık diyoruz.

    Kumar oynama ya da yemek yeme üzerine yapılan son araştırmalarda uyuşturucu bağımlılarının yaşadığı beyin değişikliklerinin benzerlerine rastlandı. Peki internet pornosu? Kimse bunun üzerinde çalışmak istemiyor. Aynı zamanda, henüz üzerinde araştırm a yapmak için yeterince zaman geçmedi, çünkü bu çok yeni bir fenomen.

    Söyleyin bana: Hangisi daha uyarıcıdır? Cheesecake yemek mi, yoksa internet pornosuna masturbasyon yapmak mı? Seks ve masturbasyonun dopamin seviyelerini yemek yemeye göre çok daha fazla yükselttiği bilinmekteir. Hangisine daha fazla zaman harcarsınız - yemek yemeye mi yoksa pornoda doruk yaşamaya mı?

    Şimdi de doğal destekleyiciler hakkında konuşalım. "Doğal destekleyici" dopamin salınımına sebep olan uyuşturucu olmayan aktiviteler için kullanılan havalı bir terim - yemek yemek, seks yapmak, kumar oynamak ya da oyun oynamak için.

    Aslında uyuşturucu kullananların (insan ya da hayvan) sadece %15'i bağımlı olur. Elbette ki, genler büyük rol oynamaktadır, tıpkı çocukluk deneyimleri gibi. Eğer doğal destekleyicilere bakarsanız, tabi ki yiyecek güçlü bir tanesidir, bağımlı hale gelen insanların yüzdesinin çok daha yüksek olduğunu görürsünüz. (Amerikalıların %66'sı aşırı kilolu, %35'i ise obez) Tabi, bu normalde uyuşturucu kullanımına göre çok daha fazla zaman alıyor.

    Düşünün. Az kişi şişman olmak ister. Yine de modern Batı kültüründe, çoğu insan öyledir. Fareler, bir diğer yandan, şişman olup olmadıklarını umursamazlar. Batı yemeği yediklerinde, neredeyse hepsi aşırı yer ve obez olurlar - sadece şişman değil.

    Bu da bizlere doğal destekleyiciler hakkında iki şey gösterir:

    1. Ödül döngümüz bizim yememiz ve seks yapmamız için evrimleşmiştir - uyuşturucu için değil. İşte bu yüzden çoğu insan potansiyel olarak internet pornosuna bağımlı olabilir.

    2. Yemenin ve seks yapmanın aşırı uyarıcı versiyonları bizi ele geçirebilir - genetik olarak madde bağımlılığına duyarlı olmasak bile.

    Soru şu: "Doğal destekleyiciler nasıl bağımlılık yapabilir?"

    1. Atalarımızın dayanılmaz buldukları aşırı uyarıcı versiyonları olduğunda.

    2. Bir şey sınırsız miktarda olduğunda.

    3. Çok çeşitli şekillerde olduğunda - yenilik tuzağı bundadır.

    4. Beynimizi değiştirdiğini farketmeden alemini yaptığımızda.

    Modern yiyecekler ve internet pornosu tüm bu karakteristik özellikleri taşıyor. İkisi de beynimizin doğal doygunluk hissine aşırı yüklenebilir - şu "ben tamamım" hissine. Hatırlayın, kalori aramak ve dölleme fırsatları genlerimizin en öncelikli işleri. başka bir değişle, limbik sistemimizin en önemli öncelikleri.

    Eğer bağımlıysanız, beyniniz aşırı uyarılmaya adapte olmuştur. İşte tüm bağımlılıkların ortak noktaları:

    1. Ödül döngülerinin uyuşması, ve

    2. Ödül döngülerinin yeniden bağlanması

    Eğer ödül döngünüzde uyuşma varsa, dopamin tepkilerini bir şekilde bozmuşsunuz demektir. Artık beyninizin o kısmını uyarmak daha zordur - ister yemek yemek, seks yapmak ya da rock 'n' roll dinlemek olsun. Daha az zevk alırsınız.

    Daha az zevk almak size daha çok zevk verecek şeyler için arzu uyandırır - ve genelde bu bağımlılığınızdır. Ödül döngünüz tıpkı pili azalan el feneri gibi olmuştur.

    Ödül döngünüzün yeniden bağlanmasının iki önemli sonucu vardır:

    1. Artık daha güçlü bir "elde et" sinyali alırsınız. Birbirine bağlamış olduğunuz pek çok beyin hücresi şunu haykırmaktadır, "Hadi tekrar yap! Bağımlılığını tekrar et." Bu mesaj da ödül döngüsündeki arzulara eklenir. Bu döngüyü kullandıkça, daha da güçlenir - tıpkı bir kas gibi.

    2. Aynı zamanda beyninizin kontrol döngüsünü zayıflatmışsınızdır. Tıpkı az çalıştırılan bir kas gibi, sonuçları idrak edebilen mantıklı, rasyonel döngünüz zayıflar. Bir şişe viski içmenin ya da gün içinde saatlerce porno izlemenin en iyi fikir olmadığını biliyorsunuz.

    Bağımlığınız varsa, içinizde bir halat çekme mücadelesi vardır, ve kazananı "Hadi yap!" döngüsüdür. Bağımlılığı anlamak için, neleri değiştirdiğini anlamamız gerekir.

    Nerve%20cells

    Değişen sinir hücreleridir. Bilakis, değişen şey sinir hücreleri arasındaki bağlantılardır. Beyin milyarlarca sinir hücresi içerir, ve bunlar döngüler ya da patikalar aracılığı ile bağlıdırlar - tıpkı ödül döngüsü ve diğer sonsuz döngülerde olduğu gibi.

    Bir döngü harekete geçtiğinde, düşünürüz, hissederiz ya da deneyimleriz - harekete geçen döngünün özelliğine bağlı olarak.

    Sinir hücreleri sinaps adı verilen küçük minnacık boşluklara bağlanırlar. Sinir hücrenizden elektrik akmaktadır, fakat bu boşlukta akım durur. Gönderici sinir hücresinin nörokimyasal salgılamasına sebep olur - dopamin olabilir - ve bu nörokimyasallar akıp alıcı sinir hücresine tutunurlar. Tutundukları yerlere reseptör denir. Şu resme iyi bakın, çünkü reseptörler önemli.

    Nerve%20cell%20synapse

    Reseptörler alıcı hücrenin küçük "kulakları gibidir", gönderilen belirli mesajları algılarlar. Beyinde pek çok nörokimyasal vardır, ve hepsinin farklı mesajları vardır.

    Eğer gönderici hücreden yeterince belli bir nörokimyasal salgılandıysa, alıcı hücre bu mesajı "duyar" ve bir dürtüyü harekete geçirir. Biz de deneyimlemiş oluruz.

    Peki neden sinir hücreleri arasındaki bu boşlukla ilgileniyoruz? Tüm bağımlılıklar işte burada olur. Buradaki değişimler, sinapstakiler, zevk tepkilerini uyuşturur - ve beyni yeniden bağlar.

    Bu slaytta, sinir hücreleri iletişim kuruyorlar. Gönderen sinir hücresi tarafından dopaminin salgılanmasını görüyorsunuz (kırmızı, yuvarlar şeyler). Alıcı hücre, buradaki ödül döngüsündeki bir ödül sinir hücresi, mesajı alıyor, ki o da dopamin.

    Nerve%20cell%20communication

    Böylece elektrik sinir hücresi boyunca akıyor (kırmızı oklar), ve beynin diğer bölgelerinden daha fazla elektrik geliyor, böylece daha fazla dopamin salgılanıyor. Slayttaki ilk resimde, oldukça fazla dopamin salgılandığını görüyorsunuz, çünkü hücreye elektrik akması için daha fazla dürtüye sahipsiniz. Bu da daha fazla coşku yaşamanız anlamına geliyor - belki de orgazm olacaksınız. "Durmak istemiyorum!"

    Slaytın altındaki resimde ise, çok az dopamin salgılanıyor - belki de orgazm sonrası. "Kıçımı dönüp horlamak istiyorum."  Nörotransformatör, ya da dopamin, mesajın kuvveti kadar salgılama yaptı. Meth ya da kokain yüksek miktarda dopamin salgılatır.

    Sinapslardaki reseptörlere geri dönelim. Reseptörler mesajı "duyarlar". Bazı insanlar onları küçük "kulaklar" ya da özel "anahtarlar" için "kilitlere" benzetirler. Bu durumda, dopamin reseptörleri açan anahtar olmaktadır. Bu olduğunda, mesaj alıcı sinir hücresi boyunca akar. Bu resimde, hücrelerin normal sayıdaki reseptörü dopaminle doludur, yani güçlü bir "harekete geç!" sinyali alıcı hücre boyunca iletilir.

    Nerve%20cell%20communication%20relies%20on%20receptor%20density
    Mesajı alabilmesi için tüm reseptörlerin dopamin tarafından harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bağımlılıkta, bu reseptörlerin sayısında değişiklik olur.

    Alttaki slattaki üst resimde normal sayıda dopamin reseptörü olan bir normal hücreyi görüyorsunuz (basitleştirilmiş haliyle, tabi ki). Ödül döngüsü bu mesajı "duyabilir". Alttaki resimde sadece bir kaç tane reseptör gösteriyor. Tüm bağımlılıklarda olan şey budur. (D2 reseptörleri, sayısı düşen bunlardır).


    Nerve%20cell%20communication%20relies%20on%20receptor%20density

    Aşırı uyarılma olduğunda (örneğin, abur cubur, internet pornosu ya da uyuşturucu), alıcı hücre şunu demektedir "Yeter artık! Bu kadar dopamini idare edemiyorum." Bu sanki biri size bağırdığı zaman kulaklarınızı tıkamanıza benzer. Beyin hücreleri bunu dopamin reseptörlerini kapatarak yaparlar.

    Başka bir deyişle ödül döngünüzü harekete geçirmek için yeterince benzininiz, ya da dopamininiz, vardır ama motorlarınızın silindirlerinden (reseptörlerinden) bazıları kaybolmuştur. Daha az dopamin reseptörü daha zayıf tepkilere sebep olur. İşte alttaki resimde bunu görmektesiniz. Tüm bağımlılıklarda dopamine olan bu zayıflamış duyarlılık mevcuttur.

    Kısacası, beyniniz şunu haykırmaktadır, "Kendimi iyi hissetmek için daha fazla dopamine ihtiyacım var." Fakat bu mesajı alacak kadar reseptör yok. Tamamiyle, ödül döngüsünden iyi hissetmenize yetecek kadar elektrik akmamakta. Artık normal, gündelik şeylerden daha az zevk almaktasınız - çikolatalı dondurmada, ön sevişmede, ya da en beğendiğiniz TV şovunda olduğu gibi.

    Düşük sayıdaki dopamin reseptörü başka semptomlara da sebep olurlar, örneğin yorgun olmak, huzursuz, asabi ya da depresif olmak gibi. Kişi bütün o çekilmeleri yaşayıp da dopamin reseptörleri eski haline gelene kadar, hayattan normal seviyede zevk almaz.

    İşte bu yüzden bağımlılar sürekli arzularlar. Kendilerini tekrar iyi hissettirecek bir şeyler bulmaya çalışırlar.

     

    yourbrainonporn tarafından 12/Oca/13 12:58 tarihinde düzenlenmiştir
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PanxeR
    PanxeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2007
    Erkek

    Erkeğin düzüştükten sonra dişiden sıkılması normaldir.

    Siz partneriniz e aşırı derecede aşık değilseniz , ilk ilişkiden sonra görevi yerine getirdim artık sıradaki diyecektir beyininiz.

    Okuldaki en güzel kızı binbir uğraş ayarladınız mesela , ayarladıktan sonra gözünüzde gittikçe küçülecek önemsiz kalacak :)

     

    hepsi tecrübe ile sabit 

    PanxeR tarafından 12/Oca/13 01:21 tarihinde düzenlenmiştir

    Alldebrid Türkiye / IDM Türkiye yetkili bayi. ulaşmak isteyen mail atsın tyfn.panxer@gmail.com yada telegram https://t.me/PanxeR
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

    # 4. kısım

     

    Binge%20cycle%20is%20tied%20to%20declining%20dopamine%20receptors
    Dopamin reseptörlerinin sayısındaki azalma döngüsü aynı zamanda bağımlılık döngüsünün de bir parçasıdır. Alem yapmakla başlar. Bu da dopamin reseptörlerinde düşüşe neden olur ki bu beynin zevk tepkisinin uyuşmasıdır. Artık, beyninizi uyarmak için daha fazlasını istiyorsunuz ki bu da sizde arzu duymak olarak kendini gösteriyor. Sonra daha çok alem yapıyorsunuz -daha fazla alkol ya da porno, farketmez- ve bu da dopamin reseptörlerinizi daha da düşürüyor. Şimdi ise, daha da az bir zevk tepkisine ve daha güçlü arzulara sahipsiniz. Ve yine alem yapıyorsunuz.

     

    İşte döngü bu. Dopamin reseptörleriniz bu şekilde azalıyor. Bir yandan da, beyniniz hangi aktivitelerin dopamini yükselttiğini sürekli kaydediyor. Her bir aleminizde, dopaminiz yükseliyor - kısa bir zaman için. Bu halde, sadece pornoyu düşünerek dopaminizin devam etmesini sağlıyorsunuz. Sizin düşünmeden pornoya tıklamanıza sebep olarak düşük dopaminden kurtarmaya motive ediyor.

    Bir döngüye hapsolmuş durumdasınız: bağımlılık döngüsüne. Dopamini "gaz pedalı", düşük sayıdaki reseptörleri ise "fren" olarak düşünün. Daha iyi hissetmek için dopamin pedalına bastıkça, beyniniz de dopamin reseptörlerini azaltarak frene basıyor.

    Beyniniz böylece sürekli bağımlılığınızın alemini yapmak istiyor. Bence beyniniz en azından yiyecek ve seks alemi yapmak istiyor. Sebebini birazdan göreceğiz.

    Son araştırmalar göstermiştir ki aşırı uyarıcı yiyeceklerin fazla tüketimi uyuşturu bağımlılarındakine benzer beyin değişikliklerine sebebiyet vermektedir. Özellikle, dopamin reseptörlerindeki düşüşte. Birazdan bu deneyin detaylarını vereceğim - ve dikkat ederseniz bunu bir doğal destekleyici ile yapıyorlar - uyuşturucu ile değil:

    Sıradan fare yiyecekleri yerine, farelere kafeterya yiyecekleri verildi: sınırsız sosis, cheesecake, şekerleme, domuz pastırması ve DingDong lar. Dopamin reseptörleri bir kaç gün içinde aniden düştü. Ve çöküverdiler. Fareler obez olmuştu.

    Aynı deneyde, diğer fareleri "kafeterya" diyetine sadece bir saat maruz bıraktılar. Onlarda beyin değişikliği olmadı... en azından deney süresi boyunca.

    Yani sınırsız erişim ve aşırı tüketim beyin değişikliklerine sebebiyet verdi. Bunların ikisi de internet bağımlılığında mevcut.

    Son bir kaç ayda, insanlar üzerinde yapılan araştırmalar göstermiştir ki şişmanlatıcı yiyeceklerin aşırı tüketimi beyinde zevk tepkisinin uyuşmasına sebep olmaktadır. Buna bakarak söyleyebiliriz ki eğer abur cuburların buna yol açtığı kanıtlandıysa, internetin aşırı kullanımı böyle bir şeye sebebiyet vermeyecektir demek çok akıllıca bir yaklaşım olmayacaktır. Video oyunu ve kumar bağımlılarının beyinleri üzerindeki araştırmalar da dopamin reseptörlerinde azalmaların olduğunu göstermiştir.

    Esas husus: doğal destekleyiciler uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişikliklerine yol açabilmektedir. Örneği de üstteki gördüğümüz slaytta olduğu gibidir. Aşırı tüketim uyuşmuş bir zevk tepkisine yol açmakta, ve bu da tatminsizlik ve arzuya sebebiyet vermektedir.

    Peki bu obez fareler eski yiyeceklerine geri döndürüldüğünde ne oldu? İki şey: İlkin zoraki yediler, normal yiyeceklerle büyütülmüş olmalarına rağmen. Belki de onlara sıkıcı geliyordu, yeterince uyarılmıyorlardı. Bir başka deyişle tatmin olmuyorlardı. Bunlar aşırı porno kullananların sıklıkla söyledikleri ile paralellik gösteriyor:

    1. Eski porno artık "sıkıcı", ya da yeterince uyarmıyor.

    2. Porno zevkleri zamanla değişiyor - kimi zaman ürkütücü biçimde.

    Bu iki değişim daha çok uyarılma için duyulan arzudan kaynaklanıyor (tatminsizlik).

    Farelere olan ikinci şey - ya da olmayan şey - normal yiyeceklerine döndükten iki hafta sonra, dopamin reseptörleri hala eski seviyesine gelememişti (Deneyin bittiği zaman.) Bu fenomeni bir de farelere kokain vererek karşılaştıralım. Dopamin seviyeleri iki günde eski haline döndü. Bu garip. Kokain, elbette ki, daha fazla dopamin salgılatıyor. Peki bu azalış neden kokaine nazaran yiyecekte daha uzun sürüyor?

    Sanırım burada bir çeşit genetik program devreye giriyor. Bu bir "alem mekanizması" olarak düşünüyorum. Bu mekanizma dopamin reseptörlerinin düşmesi ile devreye giriyor. Bunun olmasının bir sebebi olduğunu düşünüyorum. "Alem mekanizması" doğanın doymuşluk ya da tatminlik hissinin ("yeterince aldım" hissi) doğa tarafından zorlanmasının bir yolu. Bence bu hem yiyecek hem seks için geçerli.

    Kimi zaman bu "Ben tamamım." hissinin zorlanmasının gerçek bir evrimel avantajı olabilir. Tek seferde yirmi poundluk bir avı istifleyen kurtları, ya da ayıların kış uykusundan önce kendisini somonla tıka basa doyurmasını düşünün. Ya da atalarımızın kış için bir kaç pound fazladan almasını.

    Ya da çiftleşme dönemlerini - hamile bırakılacak bir haremle karşılaşıldığında? Elbetteki burada bunun bir avantajı vardır. Memeliler için, böle fırsatlar nadirdi, ve çabucak geçerlerdi. Yani limbik sisteminiz diyor ki, "Hazır bulmuşken götür!"

    The%20

    Sooty "alem mekanizmasının" ve Coolidge Etkisinin gerçek, canlı bir örneği. 24 dişinin olduğu bir kafese girmeyi başardı.. ve 42 tane deney faresinin babası oldu. Başarısının ardından yakalandığında, iki gün boyunca uyudu.

    Böyle fırsatlar hayvanlar içn nadirdi. Ama, günümüzde, çevremiz değişti. Pornoya bağlanmak sizin genleriniz için çok mantıklı. İnternet sonsuz "çiftleşme" fırsatları sunuyor, ve sizin ilkel limbik sisteminiz bunu gerçek zannediyor. İşte esas olay bu. Beyninizin o kısmı onları gerçek zannediyor, her ne kadar sizin daha büyük beyin korteksiniz olayı daha iyi kavrasa da.

    Yani, tıpkı diğer tüm sağlıklı memeliler gibi, genlerinizi etrafa genişçe yaymak istiyorsunuz. Ve sizin bu "çiftleşme seansınızın" sonu yok. Kendi kendine sürekli tekrar eden bir döngüye hapsoldunuz. Sınırsız yeni eşleşme fırsatları (internet pornosu), Coolidge etkisi(alem yapmak), daha az dopamin reseptörü, ve devam ettiğiniz sürece("alem mekanizması") daha çok yeni eşleşme fırsatı için arzulanmak. Sonuç olarak daha çok alem yapmak... ve işte yine başlıyoruz.

    Buradan çıkacak mesaj: pornoya takılı kalmış olmanın suçlu hissettirecek bir tarafı yok. Siz sadece işinizi yapıyorsunuz. Saygıdeğer memelilerin istekli dişileri hamile bırakma işini... ekranda.

    Fakat bağımlılıkta uyuşmuş zevk tepkisinden daha fazlası var. Diğer bir önemli yanı da beynin kendisini tekrar bağlaması. Eski bir deyiş vardır: "Beraber çalışan sinir hücreleri birbirine bağlanır." Yeniden bağlamak sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı güçlendiriyor, ve onların iletişim kurmasını çok daha kolaylaştırıyor. Birbirlerine bağlandıkça, döngüler oluşturuyorlar. Bağlantıların gücü arttıkça, mesajın bu döngüler aracılığıyla hareket etmesi kolaylaşıyor.

    Uyuşmuş zevk tepkisinde olduğu gibi, tüm bu yeniden bağlama olayı sinapslarda oluyor. Bunun nasıl gerçekleştiği aslında oldukça karmaşık, ve hala tam olarak anlaşılabilmiş değil. Fakat yeniden bağlama sürekli oluyor. Ve biz bu şekilde öğreniyoruz. Bu şekilde yeni anılarımız oluyor. Bu beyin döngülerini daha sık kullandıkça, onlar da daha güçleniyorlar. Yürümek ya da bisiklet sürmek gibi yetenekleri işte böyle öğreniyoruz.

    Kimi öğrenme tekrarı gerektirirken; kimisi de gerektirmiyor. Örneğin, anıların yerleşmesi için tekrar edilmesi gerekmiyor. Yine aynı zamanda döngüler de var. Mezuniyetiniz için bir döngünüz var, ve belki en favori porno yıldızınız için de bir döngünüz var.

    Beyin döngülerin oluşmasında kullanılan iyi bir anoloji patikalardır. Uzun çimlerin olduğu bir alandan ilk yürüdüğünüzde, yürümekte zorlanırsınız. Siz o yolu kullandıkça, yürümesi kolaylaşır. Sonuç olarak, patikada sadece toprak ya da tekerlek izleri kalır. Sanırım biz de bu şekilde "tekerlek izlerini takip ediyoruz". Bu patikayı bir hatıra, yetenek ya da alışkanlık olarak düşünün.

    Esas husus sizin aynı patikayı kullanma ihtimaliniz yüksek, çünkü istemeseniz bile yürümesi daha kolay. İşte, size olan şey de bu. Uyuşmuş zevk tepkiniz ve hatıralarınız sürekli ama sürekli sizi porno kullanmaya teşvik ediyor. Yürürken izine kolaylıkla kapılası bir tekerlek izi yarattınız. Sizin için, o yol en az dirençli olan.

    Güçlü duygular güçlü anılar yaratır. Bir anı yolu anında oluşabilir, ya da çok belirgin olan bir şeyin, ya da çok duygusal etkisi olan bir şeyin. Bu bir doğum olabilir, araba kazası, ya da maçı alan basket atışı olabilir. Beyniniz heyecanlanır ve der ki "Bunu lütfen hatırla. Bu çok önemli!"

    Dopamin hatıra oluşumunda çok önemlidir. Bu görevlerinden bir tanesidir. Dahası, eğer çok adrenalin salgılarsanız, anılarınız daha da güçlenir, ve daha "önemli" hale gelirler. Deneyim daha yoğun oldukça, daha çok dopamin ve adrenalin salgılanır, ve dah agüçlü anılarınız olur. İşte bu şekilde çalışır. Yani, şu an yaptığınız da, bir patika oluşturmak için "yürümek" yerine, bu patikayı oluşturmak için ot yolucu kullanıyorsunuz.

    Eğer porno izlerken heyecan, korku, şok, tiksinti, suçluluk ya da utanç duygularını yaşıyorsanız, anılarınızı güçlendiriyorsunuz. İyi bir tavsiye olan "kendini suçlama, utanma" dedikleri iyi bir şeydir. Bunları yapmak hiçbir zaman işe yaramaz.

    yourbrainonporn tarafından 13/Oca/13 11:37 tarihinde düzenlenmiştir
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

    # 5. Kısım

    Bağımlılık uyuşmuş zevk tepkisiyle birleştiğinde çok güçlü bir hafızadır. Bu patikayı bu kadar davetkâr kılan ödül döngünüzün gerçekten uyuşmuş olması ve dopamininizi yükseltecek şeyler için olan özleminizdir.

    Bağımlılığınız "rahatlamaya giden en az dirençli patikadır." Bunu en iyi bu şekilde düşünebilirsiniz. Porno artık en güvenilir dopamin kaynağınızdır ve limbik beyniniz "Evet, evet, evet! Yap haydi!" Arzunun doğası budur. Tüm bağımlılıklara sürükleyen budur.

    Arzular normaldir. Beynin yemek yemek, içmek, seks yapmak için her zaman yaptığı şeydir.

    "Başlama işareti" bir hatıra, düşünce, his ya da özlem duyulan aktiviteye olan duyarlılıktır. Beyniniz işaretleri ödüllere bağlar. Örneğin, fırındaki kurabiyenin kokusu aç olmasanız bile sizi yemeye güdüleyen bir işarettir. Pavlov'un köpeklerinin zili duyduklarındaki salyalarını düşünün. Eğer sigara içiyorsanız, yemeği bitirmek sigara içmeniz için bir işaret olabilir. Alkolikseniz, bir barın yanından geçmek sizin için içmeye bir işaret olabilir - 20 senedir ağzınıza içki koymamış olsanız bile. Porno bağımlıları için ise, evde yalnız kalmak, seksi bir fotoğrafın karşına çıkması, ya da geçmişteki bir porno sahnesini hatırlamak olabilir.

    İşaretler çoğu kez değişen bir duruma sebebiyet verirler. Bir "at gözlüğü", harekete geçmek için karşı konulamaz bir güdü yaratırlar. İşaretler bağımlılık hafızasını harekete geçirdikleri için çok güçlüdürler. Aşağıda porno işareti sarı okla gösterilmiştir.

    Cues%20activate%20addition%20pathways

    Burada olan limbik sistemin kontrolü ele alması ve rasyonel beyninizin "yemek molası" vermesidir. Eğer önümüze çıkan her güdü ve düşünce doğrultusunda hareket etseydik, hayat bir keşmekeş olurdu.

    Sarı ok arzuyu temsil etmektedir, "Harekete geç" sinyalini. Mavi mantık süreçlerimizi, arzularımız üzerinde düşünmeye sebebiyet veren şeyi. Normalde, bu iki beyin fonksiyonu arasında hassas bir denge vardır. Limbik sistem sizin sadece "yapmanızı" ister. Örneğin, "patrona yumruk atmayı" ya da "dolabı açınca gördüğünüz o büyük dondurmayı yemeyi."

    Normalde, rasyonel beyin hareketlerimizin sonuçlarını idrak eder. Bizi pişman olabileceğimiz pek çok dürtüden alıkoyar. Bağımlılık sonuçları umursamaz. Bağımlılık sürecindeyken, beyin kendini yeniden bağlamaya devam eder. Dürtü kontrolleriniz zayıflarken bağımlılık patikaları güçlenir.

    Bağımlılık güçlü bir "yap şunu" patikası, ya da arzusu yaratır. Bu hafıza sarı renktedir. Bunun kadar önemli olan bir diğeri ise, zayıflatmış olduğunuz "yapma!" patikasıdır. Bağımlılık sürecinde olduğu için kesik mavi çizgi ile gösterilmiştir.

    Addiction%20disregards%20consequences

    "Harekete geç" patikasını çiğnemiş bulunuyorsunuz, ve mantıken de "bir düşünsen..." patikasının üzerinde ise çimlerin büyümesine izin verdiniz. Geçmişi hatırlayan ve sonuçları algılayan rasyonel beyin etkisini kaybetti. Artık o bir sisle kaplı.

    Pornoyu bıraktığınız zaman -umarım- iki şey olacaktır. Mavi olanın kullanılmasıyla birlikte bu patika güçlenecektir. Daha fazla kontrol sahibi olursunuz. Sarı olan, bağımlılık patikası ise zayıflar. Fakat bağımlılık patikası zayıflasa bile, hiç bir zaman tamamen kaybolmayabilirler.

    "Toleransı" hatırlıyor musunuz? Bir uyuşturucunun ya da aktivitenin aynı etkiyi yaratması için daha fazla kullanılması ya da yapılmasıdır. Bağımlılığın gülü bir sinyalidir. Burada, porno kullanımında kullanımımızı arttırabileceğiniz iki yol mevcut. Porno izleme saatlerinizi arttırabilir, ya da daha uyarıcı pornolar izleyebilirsiniz. İşte burada "fantezilerin" yeniden bağlanması olayı yaşanıyor. Porno kariyerinize örneğin çıplak film yıldızları ile başlamak beklendik bir tavırken, belki sonrasında azgın erkeklerin arasında kalmış kızların ya da şiddetli tecavüz sahnelerine giden yolu keşfettiniz.

    Coolidge Etkisi'ndeki yeni eşlere olan dopamin dalgalarında olduğu gibi, yeni porno tipleri için de dalgalar vardır. Eğer sizi şoke eden ya da anksiyete üreten yeni bir çeşit porno bulduysanız adrenalin dalgalanmaları da yaşarsınız.

    Elinizdeki porno yıldızından sıkılmak yerine, izlemeye alışık olduğunuz hareketler neyse ondan sıkılmaya başlarsınız. "Sıkılmak" burada "sizi heyecanlandıracak kadar dopaminin olmaması" demek. Dopamin yenilikle karşılaştığında dalgalanır ve adrenalin güçlü duygulara karşı dalgalanır. Yani "yeniyi" ve "yoğun duyguları" birleştirdiğinizde, en büyük ödülü elde etmekle kalmıyorsunuz, fakat ne yazık ki, aynı zamanda en kuvvetli anıları da elde ediyorsunuz. Beyninizi güçlü bir yolla yeniden bağlıyorsunuz.

    İşte bu yüzden porno kullanıcıları kendilerini şoka sokan şeyleri ararlar. Ya da "yasaklanmış" veya korku uyandıran. Onlar yaşayacakları en büyük dopamin ve adrenalin patlamasını aramaktadırlar. Duyguların yoğunluğu arttıkça, daha çok tekrarlanırlar ve daha güçlü bağlanma olur. Her yeni deneyim beyine yeni fanteziler bağlar. Eğer cinsel fantezileriniz değiştiyse... Beyniniz de değişmiştir.

    Psikiyatrist Norman Doidge'nin yazmış olduğu "The Brain that Changes Itself" harika bir kitaptır. Beynin yeniden bağlanması hakkındadır ve okursanız (şiddetle tavsiye ediyorum) beyinlerimizin ne kadar değişken ve adapte olabilir olduğunu gerçekten anlarsınız. Hatta cinsellik kısmı bile var.

    Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. İki şey üzerinde çok nettir. İlki, porno bağımlılığı var olan bir şey. Ve bu beyni değiştiriyor. İkincisi, internet pornosu beyine yeni fanteziler bağlayabilir. Şöyle demektedir,

    Günümüz porno salgını cinsel fantezilerin sonradan edinildiğine ilişkin grafiksel bir kanıttır. Pornografi, yüksek hızlı internet aracılığıyla dağıtılan, nöroplastik değişimin her koşulunu tamamlamaktadır.

    "Nöroplastisilite" beynin yeniden bağlanması anlamına gelir. Porno seyahatine çıkarken, bunu aklınızda tutun. Beyninizin ödül döngüsü için neye baktığınız önemli değildir. Sadece uyarılmayı arzulamaktadır. Yani, "şoke eden" ya da "sürpriz" şeyleri sever, siz ondan iğrenseniz bile. Beyin korteksiniz (rasyonel beyin) neden bu pisliği izlediğinizi anlamasa bile.

    Belki de, ünlü Southpark bölümünde olduğu gibi sadece kusan Japon kızları görünce kaldırabiliyorsunuz. Fakat şunu bilmelisiniz ki porno atlıkarıncasına binmeden önceki günlerinize dönebilirsiniz. Tekrar ediyorum, beyin kendini değiştirebilir.

    İnternet pornosunu farklı kılan nedir? İşte başka insanların bahsettiği bazı faktörler:

    İlki, sosyal faktörler. Bedava, gizlice kullanılabiliyor, kolayca erişilebiliyor ve kimse bir bağımlılığınız olduğunu bilmiyor.

    Fakat psikolojik faktörler de var. Pornodan kurtulma siteleri sıkça internet porno bağımlılığını mastürbasyona ve heyecan veren görsellerle ilintili orgazma bağlarlar. Şüphesiz, bunların rolü olabilir. Ayrıca kendini suçlu hissetmek ve utanmak da bağımlılık döngüsünü sürdürür, yani onların da rolü vardır.

    Bir başka çok önemli faktör ise internet pornosunun kullanım şeklidir. Ve ödül döngüsünü ve dopamini nasıl doğrudan etkilediğidir. İşte internet pornosunu farklı kıldığını düşündüğüm şeylerin listesi. Bu faktörler anormal bir şekilde dopamini uzun süre yüksekte tutar, bu da tabi ki ödül döngüsünü aşırı uyarır.

    1. İnternet pornosunda aşırı yenilik mevcuttur. Siz tıklar ve tıklarsınız, ne kadar çok içeriğe bakmak isterseniz bakarsınız ve beyninizden olağanüstü miktarda dopamin fışkırır. İşte bu internet pornosunu geçmiş pornolardan ayırmaktadır.

    2. Yiyecekten ya da uyuşturucu bağımlılığından farklı olarak, internet pornosunun tüketiminde fiziksel bir limit yoktur - uykuya dalmadığınız sürece. İşte bu önemlidir. Uyuşturucu ve yemekte, beyin bir noktadan sonra "Dur!" der-dopamin ve isteğiniz düşer. İnternet pornosunda, izleyerek ya da doruklarında gezerek saatlerce dopamininizi yüksekte tutabilirsiniz. İşte bu çok bağımlılık yaratır. Eğer boşalırsanız, örneğin, sıklıklar normal doygunluk mekanizmalarınızı (orgazmdan sonrası) daha da uyarıcı bir şey bularak zorlayabilirsiniz. Daha çok dopamin.

    3. Diğer bağımlılıklarda, sadece daha sık yiyerek, kumar oynayarak ya da uyuşturucu kullanarak yükselebilirsiniz. İnternet pornosunda ise, yükselme yeni şoke eden porno çeşitleriyle "birden fazla aktöre bağlanır." İnternette aşırılıkların bir sonu yoktur ve bunların hepsi dopamini kışkırtır.

    4. Diğer yiyecek ya da uyuşturuculardan farklı olarak, internet pornosu sürekli mevcuttur, sadece bir hatıra olarak hatırlanmayı bekler -istensin ya da istenmesin. Hatırlandıklarında, dopamini yükseltirler ve bu da bağımlılık patikalarını güçlendirir.

    yourbrainonporn tarafından 13/Oca/13 20:52 tarihinde düzenlenmiştir
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yourbrainonporn
    yourbrainonporn's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2013
    Erkek

    #6. Kısım

     

    Aşırı porno kullanıcıları sitemize pek çok farklı semptomla geliyorlar. Aşağıdakiler en sık rastladıklarımız olmakla birlikte, bundan çok daha fazlası var. Çoğu insan bu semptomlarla aşırı porno kullanımlarının arasındaki bağı kuramıyorlar. Fakat, beni şaşırtan 20 yaşında ereksiyon bozukluğu yaşan birisinin bu bağlantıyı kuramaması.

    Herhangi bir sıraya tabi tutmadan;

    Symptoms%20of%20Internet%20porn%20overuse

    1.       Çiftleşme acizliği (pornoya kalkması, ama partnere kalkmaması)

    2.       Sık sık mastürbasyon, az tatmin

    3.       Daha aşırı pornoya geçmeye karşı duyulan endişe

    4.       Değişen porno fantezilerinin cinsel uyumla eşleşmemesi (HOCD)

    5.       Şiddetli, kötüye giden sosyal anksiyete

    6.       Artan ereksiyon bozukluğu, aşırı pornoda bile

    7.       Kronik yorgunluk, motivasyon eksikliği

    8.       Konsantrasyon eksikliği, huzursuzluk

    Biyolojik açıdan bütün bu belirtilerin tek bir sebepten,  ödül döngüsündeki zevk tepkimesinin uyuşmasından ve beynin yeniden bağlanmasından dolayı olduğunu söylemek oldukça mantıklıdır.

    Peki bunu nereden bilebiliriz? Aslında beyninizi açıp bakmadığımız sürece bilemeyiz ama, hani bir deyiş vardır ya “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Aynı belirtiler aşırı porno kullanıcıları pornoyu bıraktıkları zaman azalma eğilimindedirler.

    O halde porno bağımlılığınız varsa ne yapacaksınız? Öncelikle, bir bağımlılıktan kurtulmak çok karmaşık bir süreçtir, ve pek çok yönde değişimi gerektirir. Bu sunum beyin mekaniği üzerine odaklandığı için ben de bunun üzerinde duracağım. Eğer zevk tepkimenizi uyuşturduysanız ve beyninizi yeniden bağladıysanız, bir “ara verin.” Bu ağızdan çıktığı kadar kolay bir şey değil, ama yapmak istediğiniz şey bu. Sitemiz olan yourbrainonporn.com da buna “beyni yeniden bağlamak” diyoruz ve bunun iki aşaması var:

    1.       Yeniden Başlatma: Bunun anlamı beyninizin ödül döngüsündeki duyarlılığı geri kazandırmaktır. Başka bir deyişle, dopamin reseptörlerinizin eski seviyesine dönmesine izin vermektir.

    2.       Yeniden Bağlama: Temel olarak unutmak ve yeniden öğrenmektir. Bağımlılık patikalarınızı zayıflatmak ve tabi ki mantıklı, rasyonel patikalarınızı güçlendirmektir.

    Yeniden başlatma ve yeniden bağlamanın en iyi yolu beyninizde tüm yoğun cinsel uyarılmalara bir paydos demektir: pornoya, mastürbasyona, orgazma ve cinsel fanteziye. Eğer yeniden dengelenme aşamasında mastürbasyon yaparsanız, fanteziyi atlayın ve sadece hislerinize odaklanın.

    Şu resmi hatırlıyor musunuz?

    Dopamine%20receptor%20changes

    Muhtemelen şu an bulunduğunuz yer olan slaytın altındaki resimden üsttekine geçmeye çalışıyorsunuz, böylece duyarlılığınızı tekrar kazanacaksınız. Dopamin reseptörlerinizin sayısını arttırmaya çalışıyorsunuz.

    Hatırlayacağınız gibi, aşırı uyarılma sinir hücrelerinin dopamin reseptörlerini azaltarak kendilerini korumasına sebep oluyordu. Uyuşmuş beyinler uyarılmaya muhtaçtırlar. Elbette, bu da arzuların kökenini oluşturur.

    Pornosuz zaman geçirdikçe, sizde gitgide daha fazla reseptör filizlenecek. Arzular zayıflayacak. Bu süreç kişiden kişiye farklı zamanlar alabilir. Kesinlikle doğrusal giden bir süreç değildir. İyi zamanlar ve kötü zamanlar olacaktır.

    Zaman geçtikçe, günlük aktivitelerden daha fazla zevk aldığınızı hissedeceksiniz. Bunu yapanların söylediği bu. Temel olarak, yaptığınız beyninizi iyileştirmek.

    Şunu düşünün, eğer ayak bileğiniz burkulduysa, yapılacak en iyi şey ayağa kalkmamak ve iyileşmesini beklemektir. Eğer bileğinizi bu süreçte test ederseniz, muhtemelen iyileşme sürenizi uzatırsınız.

    Yeniden bağlanmayı da istiyorsunuz, ya da “unutmayı ve tekrar öğrenmeyi.” Başlarda çok güçlü bir “Haydi yap!” patikanız var, ve normal olmayan derecede zayıf bir dürtü kontrolünüz, ya da “Bir düşüneyim” patikanız. Bu durumda, en az dirençli olan yolu takip etmek çok kolaydır. Neden? Çünkü bu patika sizi ödül döngünüze götürür ve ödül döngünüz de bas bas “Yap şunu!” diye bağırmaktadır. Artık hedefiniz dengeli bir beyin, böylece sadece dürtülerinizi değil beyninizin mantıklı kısmını da duyacaksınız.

    Bilim adamların söylediği gibi, “ayrı çalışan nöronlar gayrı olurlar.” Bu işin “unutmak” süreci. Pornoyu bıraktığınızda, bu patikalar zayıflamaya başlayacaklar. Siz de dürtülerinizi daha çok kontrol ettiğiniz için “Bir düşüneyim” patikası güçlenecek.

    Başta süreç zor geçebilir. Bunu inkar etmiyorum. Beyin artık pornonun sağladığı dopamin yoluna artık güvenemez. Fakat, zaman geçtikçe, bu daha da kolaylaşır çünkü ödül döngünüz dengesine geri döner. Beyindeki porno ve porno fantezileri patikaları da zayıf, ki bu çok iyidir.

    Söylediğim gibi, bu bağımlılık patikaları zayıflayacaktır ama muhtemelen asla kaybolmazlar. Bu nedenle işaretlerinizin ve tetikleyicilerinizin farkında olmalı ve bu patikalara tekrar düşmekten kendinizi alıkoymalısınız.

    Bu sunumdan bir şeyler kaptıysanız, onun pornonun bir karakter zayıflığı ya da güçsüzlük olmadığı fakat beyni değiştiren, yürümekte olan bir bağımlılık sürecinin kantı olduğu olmasını dilerim.

    Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, www.yourbrainonporn.com u ziyaret edin. Bilimsel ve ticari olmayan bir web sitesidir. Bu sunumu yapmak için kullandığımız araştırmalara, iyileşen kullanıcılardan öykülere ve önerilere(oldukça işe yarayan), sıkça sorulan sorulara ve pek çok makaleye ulaşabilirsiniz.

    yourbrainonporn tarafından 14/Oca/13 13:18 tarihinde düzenlenmiştir
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Jilet_Boris
    Jilet_Boris's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Mart/2009
    Erkek

    edit: Oha dünyanın en gereksiz insanı yorumunu yapmışım, bağımlıyım lan ben

    Jilet_Boris tarafından 14/Oca/13 22:50 tarihinde düzenlenmiştir
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    EMRE955
    EMRE955's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Haziran/2009
    Erkek

    reserved, devamını bekliyorum.  Laf aramızda bi kurtulamadım şu illetten..


    xxx
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    blmrt
    blmrt's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Temmuz/2005
    Erkek

    pornonun bilimsel etkisini birde video koyarak test ettireceksin gibime geliyor :) ama ugrasmıssın tebrik ederim


    İnsanlar çok değişti, dikkat etmek lazım. Biriyle el sıkıştıktan sonra beşi de yerindemi diye parmaklarını saymak zorundasın
  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Daniel-Koo
    Daniel-Koo's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Ekim/2010
    Erkek

    Ben Türkçe olarak böyle bir şeyi bir yerde okudum. Tam sizin araştırdığınız gibi değildi. 

    "Porno izlerken, beyin o an o porno filminde yapılan tüm hareketleri biz de yapıyormuşuz gibi uyararak bize haz verir." tarzında bir şeyler vardı. 

    Bekliyoruz bakalım diğer serileri. 


    ne diyon?
Toplam Hit: 103793 Toplam Mesaj: 123