Tarih Ödevi Yardım Lütfen

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    karabudun bunu yazdı:
    -----------------------------

    50 sayfa ödev veren hocanın........ Neyse, bak sorduğun sorudan benim anladığım savaşın askeri stratejisi ve özeti benim dediğim gibi. Ama topyekün Miili mücadele kastediliyorsa bu benim doktora tezim ve ödev çerçevesinde ele alınacak bir konu değil. Bak sana ne diyecem en iyisi salla gitsin bu ödevi sen finale iyi çalış ): Zaten 5o sayfa yazmaya ayıracağın süreyi çalışmaya ayırsan yeter.


    -----------------------------
    slayt yapıp çıktısını alıcam

    cp ile yaparım bi kaç resim falan doğu cephesini buldum sayılır zaten :)


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    Kod bunu yazdı:
    -----------------------------

    harbi bu hoca 50 sayfa ödevi ne yapıcak :D adam sizi kullanıp kitap yazıo herhalde hahaha :D


    -----------------------------
    ya dalga geçiceğine yardım et yaw :Q

    sonra çok dersin kodla şunu kodla şunu zaman geçio die :D


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    bunu komple çeksem yetermi acaba :D

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1_(T%C3%BCrkiye)


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    zefyhr
    zefyhr's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Aralık/2009
    Erkek

    şimdi doğruyu konuşmak gerekirse batıdaki gibi gibi bi meydan savaşıyok...

    iran tarafız

    ruslar sovyet ihtilalinden sonra bi süre fetihçilii bırakıyo ztn.. ardahan-karsı kendileri veriyolar bize.. kafalarına göre kafkasları şekillendirip bırakıyolar onlar...

     

    ırakta ingilizler,

    suriyede fransızlar,

    kalıyo geri... onlarda gelecekleri yere kadar gelmişler ztn... petrol sahalarını ve kutsal kentleri aldıktan sonra alp-himalaya sıradağlaına kimse çıkmaz.. onu anca bizim enver yapar..

    erzurumun güneyindeki şehirlerde kontr-gerilla direnişi yapıyoz.. gaziantep,kahramanmaraş,şanlıurfa önemli noktalar bu anlamda..

    ztn almak istedikleri yerleri alıyolar..kalanınıda yerel güçleri birbilerine düşecek şekilde bölüyolar.. hatay ve kerkük bu anlamda önemli diğer nokta

     


    hııvfffffffff.... fhüüüüüüüüüüüüü.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    zefyhr bunu yazdı:
    -----------------------------

     


    -----------------------------
    böyle bi kaynak nerde bulurum uzuuuuuuuuuuuuun bişey


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    edit: olmaz :|


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HuznunHikayesi
    HuznunHikayesi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2009
    Erkek

    öyle buldum koyiim /:

     

    MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN SAMSUNA ÇIKIŞI
    ( 19 Mayıs 1919 )

    Mustafa Kemalin Samsuna çıkışından T.B.M.M. nin açılışına kadar geçen süre ulusal mücadelenin "Hazırlık Dönemini" oluşturur ve kongreler dönemi olarak adlandırılır.

    Mondros ateşkes antlaşması imzalandıktan sonra Mustafa Kemal Paşa yıldırım orduları komutanlığına getirildi. Bu görevde iken ateşkes antlaşmasının kendi komutanlık bölgesinde İngilizlerce tek yanlı uygulanmasına karşı koydu. Yapılan baskı sonucu görevinden alınarak 13 kasım 1918 de İstanbul'a geldi. Padişahı ve Osmanlı genel kurmayındaki arkadaşlarının desteğini sağlayarak kendisini 9. ordu müfettişliğine atamıştır.

    NOT 1: Mustafa Kemal İstanbul'un resmen olmasa da işgal altında bulunmasından dolayı kurtuluşun ancak Anadolu da gerçekleşeceğine inanıyordu.
    30 nisan 1919 da 9. ordu müfettişliğine atanan Mustafa Kemal in bu göreve padişahça gelmesinin sebepleri şunlardır;

    1. Birinci Dünya savaşına Osmanlı devletinin girmesi neden olan ittihatçı asker kadro ile ters düşmesi ve bu kadroyu eleştirmesi
    2. İstanbul'a geldikten sonra padişah ve çevresinde güven verici bir izlenim bırakması o dönemin ünlü komutanlarından biri olması.
    3. İstanbul hükümetinin doğu Karadeniz de Pontos'çu Rumlara karşı sivil direnişçilerle birleşen askerler üzerinde Mustafa Kemalin caydırıcı bir etki yapacağını düşünmesi.

    Mustafa Kemal'in Gerçekleştirmek İstediği Temel Amaç:

    Türk halkını tehlikelere karşı uyarıp halkı örgütlemek ve bağımsızlık mücadelesini başlatarak kayıtsız şartsız ulus egemenliğine dayanan bağımsız bir Türk devleti kurmaktır.
    Bölgede tüm askeri ve sivil makamlara emir verme yetkisi olan Mustafa Kemal Samsun'da :
    a) Bütün yurttaki orduların ve silahların anlaşma devletlerin teslimini engellemeye çalıştı.
    b) Müdafaa-i hukuk gruplarıyla ilişki kurarak "bölgesel kurtuluş" görüşünü ulusal bir niteliğine ve birliğe yükseltmeye çalıştı.

    Havza Genelgesi (25 mayıs 1919)

    Samsundan ayrılan Mustafa Kemal Paşa kavak ilçesine uğrayarak havzaya 25 mayıs 1919'da vardı.
    İzmir'in yunanlılar tarafından işgali Osmanlı hükümetini harekete geçirememiş Babı-ali yunan işgalini kaldırabilmek için çare görememiştir. Kurtarıcı milli lider ve inkılapçı Mustafa Kemal ise İstanbul da olduğu gibi havzadan verdiği emirlerle Anadolu'nun her tarafında mitingler tertip ettirmekle işe başladı. Mustafa Kemal Paşa Havzada halkın müthiş ilgisini görmüştü. 30 mayıs 1919 da ilk protesto mitingi havzada yapıldı. Mitingden sonra her türlü saldırının silahlarla önlenmesi için ant içildi. 03.06.1919 da askeri kumandan ve mülki emirlerle telgraf göndererek Paris de toplanacak barış konferansına gidecek heyetle ilgili olmak üzere milli vicdanın kesin isteğine uygun kararlar alınmasının gerekliliğini bildirmiş ve müdafaa-i hukuk ile reda-i ilhak cemiyetlerinin Türk milletinin haklarının korunması yolunda harekete geçmesinin zorunluluğunu ifade etmiştir.
    İstanbul mitinglerinin ilk tepkisi işgal makamlarının mevkuf bulunan 67 Türk devlet adamını MALATYA sürmeleri ve Mustafa Kemal Paşayı İstanbul'a geri çağırmaları olmuştur.
    Bu geri çağırma tekliflerini reddeden Mustafa Kemal Paşa halk ile yaptığı temaslarla havzadan gönderdiği teminlerle milli irade sözcüğü bir lider olarak İstanbul hükümetine ve işgal birliklerine karşı milli menfaatlerini çekinmeden korkmadan savunmak üzere ortaya atıldığını göstermiştir. Havza teminleri ile Mustafa Kemal Paşa milli tehliaaae karşı halkın kaynaşmasını uyanmasını ve bir milli kaynaşma halini olarak bir hedefe yönelmesini arzuluyordu. Dava milli tehliaaae karşı milleti uyarmak ve harekete geçirmekti. Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçeli henüz bir ay olmuştu. Bir süre içinde bütün orduların birlikleriyle ilişki ve bağlantı sağlamış ve halkı elden geldiği kadar uyarılmış milletçe teşkilatlanma düşüncesi yayılmaya başladı. Artık teşebbüs ve icra şahsi olmaktan çıkıp milletin birlik ve dayanışmasını sağlayacak mahiyette olmak idi. Bu maksatla 21/22 haziran 1919 günü tarihi Amasya tamimi yayımlanmıştır.

    AMASYA TAMİMİ (GENELGESİ ) ( 22 HAZİRAN 1919 )

    Milli bağımsızlık hareketinin ilk önemli adımı ve Anadolu ihtilalinin başlangıcı olan genelge idari ve askeri birimlere gönderilen tebliğlerin halka açılan hususların bir program halinde ifadesidir. Genelge Rauf ORBAY Refet BELE Ali Fuat CEBESOY ve hazır bulunan diğer kişilerce imzalandı.

    Genelgenin Yayımlanma Amacı:
    Anadolu'da başlayan müdafaa-i hukuk hareketinin tek merkezde toplanmasının sağlamak bunun sağlanması için de ulusal bir kongrenin toplanmasını hızlandırmak.

    Kongrenin Önemi

    • Anadolu'da milli mücadelenin başlangıcıdır.
    • Kurtuluş savaşının gerekçe ve yöntemi belirtilmiştir.
    • İlk kez İstanbul hükümetinin görevini erine getirmediği belirtilmiştir.
    • Hakimiyet ilk kez saltanattan millete verilmiştir.
    • Genelge ile yurdun bir bölümünün değil tamamı bağımsızlık kapsamına alınmıştır.
    • Dünyada Anadolu'nun temsilcisinin İstanbul değil Türk milleti olduğu belirtilmiştir.

    İstanbul hükümeti İngilizlerin baskısı ve görev sınırını aştığı gerekçesi ile Mustafa Kemal i geri çağırdı. Ancak İstanbul'u Anadolu'ya hakim değil bağlı kabul eden Mustafa Kemal bunu kabul etmedi. İstanbul hükümeti de onu görevden aldı. Mustafa Kemal 7-8 temmuz 1919 da askeri ve memuriyet görevinden istifa etti.

    Genelgenin Kapsamı

    • Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
    • İstanbul hükümeti görev sorumluluğunu yerine getirmemekte ve bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi tanıtmaktadır..
    • Ulusun geleceğini yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.

    Genelgenin Sonuçları

    • hükümet ile milli teşkilat arasında uyuşma olmuş ve hiçbir anlaşmazlık kalmamıştır.
    • Milletvekili seçimi serbest ve müdahalesiz olacaktır.
    • Hükümetin leh ve aleyhinde hiçbir şey yapılmayacaktır.
    • Sivas kongresi kararları mebuslar meclisinde kabul olunmaz şartıyla esas itibariyle uygun görülmüştür.
    • Millet meclisin güvenlikte olmaya İstanbul da toplanması uygun değildir.
    • Mustafa Kemal aşanın Anadolu da hangi amaçlarla bulunduğu anlaşıldığında İngilizlerin baskısıyla İstanbul hükümeti tarafından resmi görevine son verildi.
    • Bundan böyle İstanbul hükümeti Anadolu'ya hakim değil tabi olmaya çağrılıyordu.
    • Damat Ferit hükümeti ve u hükümetin içişleri bakanı ali kemal genelgeyi etkisiz kılmak için kendilerine bağlı vali ve mutasavvıfları uyardılar.
    • Amasya'dan Sivas'a oradan da Erzurum'a geçen Mustafa kemal paşa Erzurum'a vardığı sırada "milletin bağımsızlık davasından gerekirse bir fert bir nefer olarak da hizmet ederim" diyerek rütbelerinden sıyrıldı.

    ERZURUM KONGRESİ ( 23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 )

    Merkezi İstanbul'da bulunan vilayeti şarkiye müdafaa-i hukuku milliye cemiyetinin Erzurum şubesi önce Erzurum vilayet kongresinin daha sonra da doğu illerini içine alan kongreyi yapmıştır. Doğu illerini içine alan Erzurum kongresi ise 23 temmuz – 7 ağustos 1919 tarihleri arasında toplanmış ve kabul ettiği beyanname ile şarki Anadolu müdafaa-i hukuk cemiyeti adını almıştır. Böylece yeni kurulan cemiyetin İstanbul'da ki cemiyetle şekli bağı bile kalmamıştır.
    Mustafa Kemal Paşa VŞMHC'i Erzurum şubesinin isteği ile cemiyetin kurduğu faal heyetin başına geçerek milli görevi kutsal bir vazife olarak üstlenmiştir.
    Erzurum kongresi 23 temmuz 1919 da ilk toplantısını yaptı. Kongre oybirliği ile başkanlığa Mustafa Kemal Paşayı seçti.
    Erzurum kongresinin ilk günü genel durum hakkında bilgi veren kongre başkanı Mustafa Kemal "tarihin bir milletin varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkar etmeyeceğini vatanımız milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin muhakkak mahk-u iflas olduğunu" vatan ve milletin mukadderatını tahlis ve himaye hususunda son sözü söyleyecek ve bunun hükmünü tatbik ettirecek kuvvetin bütün vatanda bir elektrik şebekesi haline girmiş olan milli cereyanın yiğitlik olduğunu ifade etmiştir.
    Mustafa Kemal son söz olarak "mukadderata hakim milli iradenin ancak Anadolu'dan doğacağını ve milli iradeye müstenit bir milli şura ve keza kuvvetini milli iradeden alacak bir hükümetin teşkilini" ilk hedef olarak belirtmiştir.
    Erzurum kongresinin yapıldığı gün sadrazam damat Ferit paşa ajanslara yaptığı bir demeçte bu kongreyi bir isyan olarak dünyaya ilan etti.

    Erzurum Kongresi Kararları

    Erzurum kongresi 7 ağustos 1919 da sona erdi. Bir tüzükle doğu vilayetlerinde milli cemiyetleri teşkilatlandırdı. Bir beyanname ile kararlarını ve prensiplerini beyan etti.
    Bu prensip ve kararlar kısaca şunlardır;
    1. Milli hudutlar içindeki vatan bir bütündür. Ayrılık kabul etmez.
    2. Yabancı işgal ve müdahalesine karşı Osmanlı hükümet ininin dağılışı halinde millet hep birlikte savuma yapacak ve direnecektir.
    3. Vatanın istiklalini korumaya merkezi hükümet muktedir olmadığı takdirde maksadı temin için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet heyeti milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplantı halinde değilse heyeti temsiliye yapacaktır.
    4. Kuva-yi milliye yi amil ve iradeyi milliye yi hakim kılmak esastır.
    5. Hıristiyan ahaliye siyasi hakimiyet ve toplum dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
    6. Manda ve himaye kabul olunamaz.
    7. Mebuslar meclisinin derhal toplanmasına ve hükümet işlerinin milletin murakabesine konulmasının teminine çalışılacaktır.
    Kongre kabul ettiği tüzük gereğince dokuz kişilik bir heyeti temsiliye seçerek dağılmış ve bu heyetinde başkanlığına seçilmişti.

    Erzurum Kongresinin Önemi ve Sonuçları

    Mustafa Kemal Paşa 7 ağustos 1919 da Erzurum kongresinin kapanışı vesilesiyle kongre heyetine "esaslı mukarrer at ittihaz olduğunu ve cihana milletimizin mevcudiyeti ve birliğinin gösterildiğini" ve "tarih bu kongremizi ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir." Diyerek Erzurum kongresinin önemini belirtmiştir.
    Doğu Anadolu'nun kaderini görüşmek için toplanan Erzurum kongresi memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkında karar alarak milli mücadelenin esas programını hazırlamıştır.
    Programın temel fikri kayıtsız şartsız istiklal kayıtsız şartsız milli hakimiyet idi. Kongrede vatan sınırları belirtilerek vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilmekle emperyalistlere de Türklüğün ata yurdunun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmişti. Temsil heyetinin gerektiğinde bir hükümet olarak vazife göreceği açıklanmakla milli devleti yürütme organı olma çabası ortaya çıkmakta idi. Şevket Süreyya Aydemire göre "Erzurum Kongresi maddi varlığı ve gücü itibariyle değilse de sağladığı yetkiler bakımından milli direniş hareketinin tarihi bir noktasıdır. Bu kongrenin hatırası milli direniş ve mücadele hareketinin tarihine sıkı sıkıya bağlı kalacaktır."
    Erzurum Kongresi beyannamesi memleketin her tarafına ve İstanbul'da ki işgal kuvvetleri temsilcilerine gönderilmiştir. Batı Anadolu'da ki müdafaa-i hukuk cemiyetleri bu beyannameyi ve alınan kararları olumlu karşılamışlardır. Balıkesir –Alaşehir kongreleri Reisi Hacim Muhittin bey Erzurum'a kongrenin toplantısı sırasında gönderdiği telgrafta "doğudan batıya genişleyen vatansever teşkilatımızla batıdan doğuya genişleyen maçiz teşkilatımızın birleştiği gün gayemizin vatanın kurutlusuna yönleşmiş vatan pervane teşebbüslerimizin en büyük bayramı olacaktır." Demiştir.
    Temmuz ve ağustos ayları Amasya tamimi ile açılan milli istiklal parolasının bölge kongreleri ile olgunlaştığı aylardır. Erzurum ve diğer müdafaa-i hukuku milliye kongreleri Sivas'ta toplanarak vatanın bütününü içine alacak kararlar alacaktır.
    Şevket Süreyya Aydemire göre "Erzurum kongresi müdafaa-i hukuk davalarını bir karara bağlamak ve bir temsil heyeti meydana getirmekle vazifesini yapmıştır. Bu milli hareketin artık bir başı bir merkezi olacaktı. Müdafaa-i hukuk bir şefi belirlemişti:. Mustafa Kemal" devamla "hülasa Türk milli direniş hareket artık şefini buluyordu. Mustafa Kemal böyle bir şefin önemini kavrayan adamdı.
    Erzurum Kongresi İstanbul hükümeti ve işgal kuvvetleri tarafından hiç de iyi karşılanmamıştı. Kongrenin toplandığı sırada Damat Ferit Paşa; "Anadolu da iğtişaş çıktı. Anayasaya aykırı olarak meclisi mebusan adı altında toplantılar yapılıyor. Bu hareketin mülki ve askeri memurlar tarafından meni gerekir" demiştir. Babıali 30 temmuz 1919 tarihli bir emirle de ayrıca "Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Orbay'ın hükümet kararlarına muhalif fiiller ve hareketlerinden dolayı hemen yakalanarak İstanbul'a gönderilmeleri" için mahalli memurlara emir vermiş ve 15. kolordudan da gereğinin yerine getirilmesi ayrıca rica olunmuştur. Erzurum Kongresi ile milli direnişin ilk önce doğu illerimizde teşkilatlanmasını Osmanlı hükümeti Mustafa Kemal Paşa ile Rauf beyin yakalanarak İstanbul'a gönderilmesi için verdiği emri de dinletememiş kararını uygulayamamıştır.
    İsmet İnönü'nün deyimiyle "Erzurum Kongresinde konulan prensipler bundan sonraki bir sene zarfında bütün memleketi kapsayan savunma ve siyasi kurulma devrinde ve sonra sulh konferansında izlenen davaların bünyesi içinde tam bir uygunluk göstermektedir.
    Bu suretle Erzurum Kongresi Kendisinden sonraki bütün mücadele safhalarının gelişmesinde hiç bir çelişmeye düşmeksizin mütemadi bir tekamül öncüsü olmuştur.
    Erzurum Kongresi dağıldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa Heyet-i Temsiliyse reisi sıfatıyla şark vilayetindeki cemiyetin teşkilatını yaymak ve kökleştirmek için gerekli işlerle uğraştı.

    SİVAS KONGRESİ ( 4 – 11 Eylül 1919 )

    Mustafa Kemal Paşa Sivas kongresi hazırlıklarını yapmak üzere 29 Ağustos 1919 da Erzurum'dan ayrıldı ve 2 Eylül 1919 da halkın coşkun gösterileri ve sevgisi ile Sivas'a vardı. Halkın yakın ilgisi milli mücadele harekatının halka dayandığını göstermesi bakımından ilgi ve dikkat çekicidir.

    Kongrenin Açılışı

    4 Eylül 1919 günü saat 14:00 da Sivas lisesinin bir salonunda kongre açıldı ve Mustafa Kemal Paşa başkanlığa seçildi. Mustafa Kemal Paşa kongreyi açış konuşmasında vatanın ve milletin karşılaştığı tehliaaai itilaf devletlerinin zayıf ve aciz bir hükümet karşısında Türk milletine her türlü haksızlıkları layık gördüklerini ve her türlü kanunsuzluklara başvurduklarını buna karşı Babıalicin her şeye razı olarak düşmana teslim olduğunu bununda tam bir çöküntü faciasını doğurduğunu açıkladı.

    Kongrenin Kararları

    Sivas kongresinin çalışma konularını Erzurum kongresinde alınan kararlar ile bir kısım kongre üyelerinin hazırladıkları muhtıralar teşkil ediyordu. Kongre ilk günlerinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk cemiyetinin tüzük ve programını hazırlayarak Erzurum kongresinde vatanın bütünlüğü ve milletin istiklalini temin için verilmiş kararları kabulle kendisine mal etti ve genelleştirdi.
    Kongre Anadolu ve Rumeli de kurulmuş olan bütün müdafaa-i hukuku milliye cemiyetlerini "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i hukuk cemiyeti" adı ile tek cemiyet haline getirdi. Bu suretle milli teşkilat bütün vatana yayılmış oldu.
    Mahzar Müfit Kansu'ya göre; Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyetinin tek amacı "milli ihtilale dayanarak Türk vatanını ve Türk milli birliğini kurtarmak korumak ve tarihinin emri vaki halinde göz önüne çıkardığı köleliği ve bölünme tehlikesini önlemek" dır.
    Sabahattin Selek'e göre; "Erzurum kongresinde alınan müdafaa kararı yalnız Ermenilik ve Rumluk teşkiline karşı düşünülmüş ve itilaf devletlerinin işgal ve müdahale hareketleri de bu maksada yönelik addedilmişti. Yani itilaf devletlerine karşı hasmane bir tavır takınmaktan Erzurum kongresi sakınmıştı. Bu defa Sivas'ta her türlü işgal ve müdahale karşı da "müdafaa ve mukavemet" kararı verilmiştir.
    Kongrece seçilen heyeti temsilliye vatanın heyeti umumiye sini temsil etmek yetkisiyle genişletildi. Milletçe müdafaa ve mukavemet ilkesi kabul edildi ve vatanın her hangi bir parça hükümetçe terk ve ihmal edildiği takdirde bir geçici hükümet kurularak idarenin millet adına ele alınacağı karar altına alındı. Misk-ı millinin esasları kabul edildi. Kongrenin karar altına aldığı ve İstanbul hükümetinden ısrarla istediği bir diğer husus da padişah tarafından dağıtılan meclis-i mebus anın bir an önce toplanmasını sağlamak ve bu maksatla milletvekili seçimine hemen başlanılmasını temin etmekti. 13 Eylülde Sivas'ta ihtilalin yayın organı olmak üzere İrad-i Milliye adlı bir gazetede yayınlandı.

    Sivas Kongresinin Önemi

    Mustafa Kemal Paşanın Sivas kongresinde belirttiği üzere kongre üyeleri seçimle işbaşına gelen temsilcilerdir. "Milletin hakiki ve seçilmiş mümessilleridir."
    Kongre İstanbul hükümetinin açık muhalefetine rağmen toplanmıştır. Keza Kongrede Rauf Bey'in belirttiği gibi "Biz burada Müsaade-i seniye ile değil milletin arzusu ile toplandık"
    Sivas kongresi Erzurum kongresi gibi ihtilalci bir karakter taşımaktadır. Hatta kongrenin reis seçtiği ihtilalci Mustafa Kemal'i tevkif için verilen emri de dikkate almamıştır. Ayrıca kongre Mondros mütarekesinin Osmanlı devletince kabul edilmiş olan tatbik şeklini de reddetmiş ve yabancı işgallerine karşıda mukavemet edileceğini ilan etmişti. Kongre Ali Fuat Paşayı batı Anadolu umum kuvayi milliye kumandanlığına tayin etmekle aynı zamanda yürütme yetkisine de haiz olduğunu göstermişti.kongre Amerikan mandasını da reddetmekle kayıtsız şartsız istiklali kabul ettiğini ilan etmiştir.
    Şevket Süreyya Aydemire göre; Sivas kongresi "milli mukavemet hareketine milli bir hasım verdi ve milli bir merci vücuda getirdi. Mustafa Kemal de bu milli mukavemet hareketinin yetkili öncüsü olarak belirdi."
    Jeon deny Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti temsilliye reisi Mustafa Kemal'i iktidarı hukuken ve fiilen elinde bulundurduğu için 11 Eylül 1919 dan itibaren milli hükümetin şefi olarak kabul etmek gerektiğini açıklamaktadır.
    Beonist – mechin Sivas kongresinde Osmanlı imparatorluk ile Türk milleti arasında daha bariz bir ayırım yağılarak Erzurum kongresinde alınan kararlardan daha ileri gidildiğini belirtmektedir.
    Keza jean dent ye göre "Sivas kongresi kararları Erzurum kongresi kararlarına nazaran itilaf devletleri ve İstanbul karşı daha yumuşaktı."

    Sivas Kongresi Sonuçları

    İstanbul Hükümeti Sivas kongresini dağıtmak ve Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşlarını yakalatmak için harput valisi Ali Galip'i vazifelendirmişti.Ali Galip Malatya'ya gelip Malatya mutasarrıfı Hali ve İngiliz binbaşısı ile işbirliği yaparak Sivas'ı basıp kongreyi dağıtacaktı. Ancak üzerlerine gönderilen askeri birlikler Sivas'ı basmak isteyenleri dağıttı. Bu olay ayrıca suikast hazırlayıcı Damat Ferit Paşa kabinsiyle Anadolu münasebetleriyle de kesilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu hareket Anadolu da gelişmiş bulunan milliyetçilerin güçlerinin de ifadesi oldu. Mustafa Kemal İstanbul mücadelesinde (8 haziran – 30 eylül 1919 ) en nihayet İstanbul yere serilmiş ve İngilizlerden yüz bulamayan Damat Ferit Paşanın yerine Ali rıza paşa kabinesi ( 2 ekim1919 – 8 mart 1920 ) geçmişti. Milliyetçi bir kimlik taşıyan bu kabinenin İstanbul da işbaşına geçmesi Mustafa Kemal paşa ve milli dava için Damat Ferit'in düşürülmesinden sonra kazanılan ilk zaferdi.
    Yeni hükümetle birlikte basında da Sivas kongresinin faaliyetleri ile ilgili haberlere ve övgülere rastlanmaya başlanmıştı. Artık gazetelerin ilk sayfalarını Mustafa Kemal Paşa ve Rauf beyin portreleri süslemekteydi.
    Mustafa Kemal Paşa Sivas kongresinin bitiminden bir hafta sonra Sivas gelen amerikan generali J. G. Harbord'la yaptığı konuşmada yeni Türk devletini kurmak arzusunu ve amacını şu sözlerle açıkça belirtmiştir.
    "her şeye rağmen yurdumuzu kurtarmak özgür ve uygar bir Türk devleti kurmak insan gibi yaşayabilmek için yapacağım bunu"
    İhtilalci hareket Sivas kongresinden sonra güç kazanmış İngiliz amirali robeck'in 17 eylül 1919 da lort curzon'a gönderdiği raporda açıkça belirttiği üzere artık milliyetçiler İstanbul'un emrini dinlememektedir. Raporun enteresan bir yönü Türkiye'deki bu gelişmelerin bir cumhuriyete doğru yönelmiş olmasının Sivas kongresi ertesi İngiliz amirali tarafından görülmüş olmasıdır. Sivas kongresinin içerde ve dışarıda yankılarını göstermesi bakımından raporun ilgili kısmı aşağıya alınıştır.
    " alınan bütün haberlere göre milli hareket Anadolu'da müstakil bir cumhuriyete doğru yönelmektedir. Bu hareket İstanbul'da bilhassa harbiye nezaretinden desteklenmektedir. Bu yeni milliyetçi parti bu günkü damat Ferit hükümetinden ziyade halk efkarını temsil etmektedir... hükümetin kabul edeceği bir anlaşma barış ve huzur getirmeyecektir. Onlara silah kuvvetleriyle kabul ettirmek gerecektir. Hükümetin emri artık yapılmamaktadır.
    "Türk milliyetçiler; Türkiye'nin Türklere kalmasının istiyorlar yabancı himayesini ret ediyorlar. Onlar imparatorluğun ölümünü değil yeni bir hayat mukavelesini imza etmek azmindedirler.

    I. İNÖNÜ MUHAREBESİ ( 6 – 10 OCAK 1921 )

    Sebepleri
    1. Yunanlıları bursa üzerinden Eskişehir yönelerek demiryollarının kontrolünü ele geçirmek istemeleri
    2. Eskişehir batı cephesi ile Ankara'yı birbirine bağlayan demiryolu üzerinde stratejik bir noktada bulunmakta idi.
    3. bu sırada Çerkez Ethem'in düzenli orduya katılmamak için isyan etmesinden yunanlıların faydalanmak istemeleri.
    4. yunanlıların güçlerini göstermek ve itilaf devletlerinin daha çok desteğini kazanmak istemesi.
    5. Türk ordusunun kuvvetlenmesine fırsat vermemek için yunanlılar bursa üzerinden Eskişehir uşak üzerinden afyon istikametine saldırıya geçtiler. ( 6 Ocak 1921 ) 9 Ocakta İnönü mevzilerinin önüne geldiler. İnönü mevzilerimiz önünde yapılan savaşta Türk ordusu yunan ordusunu bozguna uğrattı. Yunanlılar bursa istikametinde geri çekildiler.

    Sonuçları

    1. Yunanlıların ilerleyişi durduruldu.
    2. Daha iyi hazırlanmak için zaman kazanıldı.
    3. Milli duyguları coşan Türk halkının kurtuluş ümidi daha da arttı.
    4. Düzenli orduya olan güven ve katılım arttı.
    5. Kuva-yi milliye dönemi son buldu.
    6. cephe komutanı İsmet bey generalliğe yükseldi.
    7. Çerkez Ethem ve kardeşlerinin isyanı bastırıldı.
    8. TBMM ile ilişkilerde çekingen davranan Sovyet Rusya TBMM ile ilişkilerine önem verdi. Moskova antlaşması imzalandı. (16 Mart 1921 )
    9. Sevr'in Türk milletine kolayca kabul ettirilemeyeceği gösterildi.
    10. İtilaf devletleri arasında görüş ayrılıkları iyice su yüzüne çıktı.
    11. İtilaf devletleri Sevr antlaşması şartlarının yeniden gözden geçirilmesini görüşmek için TBMM hükümetini Londra da topladıkları konferansa davet ettiler.
    12. Yeni bir devletin kurulduğunu göstermek ve yaptığı işleri hukuki zemine oturtmak için TBMM ilk anayasasını kabul etti. ( 20 Ocak 1921 )

    1921 Anayasası

    1921 Anayasası Mustafa Kemal'in değişik tarihlerde TBMM'ye verdiği önergelerden oluşmuştur.
    Bu anayasa olağan üstü durum için hazırlanmış kısa ve öz bir anayasadır. (23 Maddelik)
    Bu sebeple temel hak ve hürriyetler yer almamıştır.

    Bu Anayasaya Göre;
    1. Hakimiyet kayıtsız şartsız millete aittir.
    2. Kanun yapmak yürütmek ve uygulamak yetkileri TBMM'dedir.
    3. Devlet yönetiminin tek organda topladığı ve kuvvetler birliği ilkesinin kabul ettiği anlaşılmaktadır.
    4. Milletvekili seçimleri iki yılda bir yapılır.
    5. Şer'i hükümlerin uygulama yetkisi TBMM'ye aittir.
    6. Şer'i hükümlerin uygulanması yetkisi TBMM'ye ait olması Şeriat esaslarının kabul edilmediğini ve din istismarının önlemek istendiğini göstermektedir.
    Bu madde 1921 Anayasasının laik bir laik bir anayasa olmadığını gösterir.
    LONDRA KONFERANSI ( 23 ŞUBAT – 12 MART 1921 )

    Londra Konferansı'nın Toplanma Sebepleri
    · I. İnönü zaferi üzerine itilaf devletleri arasında görüş ayrılığının ortaya çıkması.

    • İtalya ve Fransa'nın TBMM hükümetiyle barış yapmakta lotekli olmaları İngiltere'yi de etkilemiş ve böylece İngiltere'nin girişimiyle Londra Konferansının toplanması kararlaştırılmıştır.
    • Doğu cephesinde Ermenilere karşı zafer kazanılması.
    • Sovyet Rusya ile TBMM arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesi.
    • Güney cephesindeki Fransızlara karşı başarı elde edilmesi.
    • İtilaf devletleri Londra konferansındaki Sevr'i biraz değiştirerek Türk tarafına kabul ettirmek istemişlerdir.
    • İtilaf devletlerinin Osmanlı hükümetinin yanında TBMM hükümetinin temsilcisinin de Londra konferansına katılmasını istemelerindeki amaçları Türk tarafı arasında ikilik çıkartarak birbirine düşürmek idi.
    • Mustafa Kemal Türk milletinin asıl temsilcisinin TBMM hükümeti olduğunu söyleyerek konferansa doğrudan çağrılmadıkça katılmayacaklarını bildirdi. Bunun üzerine; TBMM hükümeti İtalya aracılığı ile konferansa çağrıldı.
    • TBMM hükümetinin Londra konferansına katılmaktaki amacı barışçı olmadıkları hakkında yapılan propagandaları önlemek milletler arası platformda TBMM yi kabul ettirmek Misak-ı Milliyi Dünya kamuoyuna açıkça anlatmak idi.konferansta ilk söz hakkı verilen İstanbul hükümetinin temsilcisi sadrazam Tevfik paşa "Söz hakkı Türk milletinin gerçek temsilcisi olan TBMM hükümetinin temsilcisine aittir." Diyerek sözü TBMM nin temsilcisi Bekir Sami beye bırakmıştır.Bekir Sami bey misak-ı milliden asla vazgeçmeyeceklerini söyleyerek Anadolu'nun boşaltılmasını istedi. Yunanlılar ise ne Anadolu'nun boşaltılmasını nede Sevr'in değiştirilmesini istediler.Bekir Sami bey İngiltere Fransa ve İtalya temsilcileri ile ayrı ayrı sözleşmeler yaptı. Ancak bunlar TBMM tarafında Misak-ı Milliye aykırı oldukları gerekçesiyle reddedildi.
    • Fransa ve TBMM hükümeti Londra da başlayan görüşmeleri konferanstan sonra da devam ettirdi. Fransa görüşmelerde bulunmak için Ankara'ya temsilci gönderdi. Yapılan bu görüşmeler Ankara antlaşması zemini hazırladı.

    Londra Konferansının Sonuçları

    • itilaf devletleri TBMM'yi resmen tanımış oldu.
    • Türk milletinin Sevr i kabul etmeyeceği bir defa daha vurgulandı.
    • TBMM ilk defa milletler arası bir konferansta temsil edildi.
    • Yunan ordusu Ankara'ya doğru saldırıya geçmek için zaman kazandı.
    • İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılıkları iyice belirginleşti.

    SOVYET RUSYA İLE İLİŞKİLER VE MOSKOVA ANLAŞMASI ( 16 MART 1921)

    Sovyet Rusya Bolşevik ( Komünist ) rejimi ülkesinde yerleştirmek için çaba harcamaktaydı.
    Türk milletinin itilaf devletleri ile yaptığı mücadele TBMM ve Sovyet Rusya'yı birbirine yaklaştırdı.
    Sovyet Rusya'nın TBMM ye yaklaşmasında ki asıl amacı Türkiye de komünizmi yerleştirmek ve güneyde kendisine bağlı bir tampon bölge oluşturmak idi.TBMM'nin Sovyet Rusya'ya yaklaşmasındaki amacı ise doğudaki bu güçlü koşusundan emin olmak acil ihtiyacı olan silah cephane ve para yardımını sağlamak idi.
    Sovyet Rusya İngilizlerin boğazlar ve İstanbul yerleşmesini istemiyordu.
    Doğuda Ermenilerin batıda yunanlıların mağlup edilmesi ve TBMM hükümetinin Londra konferansına çağırılması Sovyet Rusya'nın TBMM nin geleceği ile ilgili tereddütlerini ortadan kaldırdı.
    Taraflar arasında karşılıklı elçiler ve temsilciler gidip gelmekte idi.
    Bu ilişkiler sonucunda TBMM hükümeti ile Sovyet Rusya arasında Moskova antlaşması imzalandı.

    Moskova Antlaşmasının Hükümleri

    · taraflardan birini tanımadığı antlaşmayı diğeri de tanımayacak. Böylece Rusya Sevr'i kabul etmiş oluyordu.

    • Sovyet Rusya misak-ı milliyi kabul edecek. Misak-ı milli ilk defa güçlü bit batılı devlet tarafından kabul edilmekte.
    • Çarlık Rusya ile Osmanlı devleti arasında yapılmış olan antlaşmalar hükümsüz sayılacak. İki ülkede de köklü rejim değişikliklerinin olduğu görülüyor.
    • Kapitülasyonların kaldırıldığı Sovyet Rusya kabul edecek. Rusya'ya kapitülasyonlar 1774 küçük kaynarca antlaşması ile verilmiştir. Rusya kapitülasyonları kaldıran ilk devlettir.
    • Batum Gürcistan bırakılacak. Batum misak-ı milli sınırlarımız içinde idi bu durumda misak-ı milliden ilk taviz verilmiş oluyordu.
    • Nahçivan Azerbaycan idaresinde özerk bir bölge olacaktı.
    • Hars Ardahan ve Artvin Türkiye de kalacak şekilde Türk – Sovyet sınırı belirlenecek.
    • Taraflar hakim oldukları topraklarda karşı tarafın hükümeti üstlenmek amacıyla örgüt ve grupların kurulmasına yada gerçekleşmesine müsaade etmeyecek. Sovyet – Rusya'nın Türkiye'ye yönelik komünizm propagandasının ve faaliyetlerinin engellenmesi amaçlanmıştır.
    • Bu antlaşma şartlarının Gürcistan Ermenistan ve Azerbaycan tarafından da kabul edilmesi için Sovyet Rusya teşebbüste bulunacaktı.

    Afganistan ile Dostluk Antlaşması
    · Moskova'da TBMM temsilcileri ile Afganistan temsilcisi arasında dostluk ve kardeşlik antlaşması imza edildi.

    • Afganistan TBMM hükümetini tanıyan ilk Müslüman ülkedir.
    • Hint Müslümanları da aralarında para toplayarak bunları Türk milli mücadelesini desteklemek için göndermişlerdir.
    • Afganistan Ankara'ya elçi gönderen ilk İslam ülkesidir.
    • İstiklal marşının kabul edilmesi ( 12 Mart 1921 )

    II. İNÖNÜ MUHAREBESİ ( 23 MART – 1 NİSAN 1921 )

    Sebepleri

    İtilaf devletlerinin Londra konferansında isteklerini TBMM'ye kabul ettirememiş olmaları.
    Türk ordusunun gücünün I. İnönü muharebesinde gören yunanlıların Türk ordusunun daha da kuvvetlenmesine izin vermemek ve I. İnönü yenilgisinin ezikliğini bertaraf etmek istemeleri.
    Yunanlıların itilaf devletlerin desteğine layık olduklarını göstermek istemeleri.

    Savaşın Başlaması ve Sonuçları

    Yunanlıların hedefi Kütahya ve Eskişehir'i alarak Ankara'ya ulaşmak ve TBMM yi dağıtmaktı. Yunan ordusu Bursa'dan Eskişehir uşaktan afyona doğru ilerledi. İnönü'de ikinci bir yenilgiye daha uğradı.

    Bu Zafer Sonucunda
    · Yunan ilerleyişi bir süre içinde olsa durduruldu.

    • TBMM'ye olan güven daha da arttı. Türk ordusu gücünü ispat etti.
    • Türk ordusu hazırlıklarını tamamlamak için zaman kazandı.
    • Yunanlılar daha çok kuvvete ihtiyaçları olduklarını anladılar.
    • İtalyanlar işgal ettikleri güney-batı Anadolu'dan kuvvetlerini çekmeye başladılar.

    KÜTAHYA – ESKİŞEHİR MUHABERELERİ
    ( 10 – 24 TEMMUZ 1921)

    · yunanlılar I. ve II. İnönü yenilgilerinden sonra büyük bir hazırlığa giriştiler.

    • Fransa ve İtalya yunanlılardan desteğini çektiği halde İngiltere Yunanistan desteğini devam ettirdi.
    • Yunanistan arka arkaya aldığı yenilgilerin izlerini silmek İngiltere'nin tekrar güvenini kazanmak ve Türk ordusunun toplanmasına fırsat vermemek için harekete geçti.
    • Yunan kralı konstantin savaşı bizzat yönetmek için önce İzmir oradan da Kütahya'ya geçerek komutanlarıyla bir görüşme yaptı. Bu toplantıda Ankara üzerine saldırı kararı alındı.yunanlılar saldırı sonucu afyon Bilecik Kütahya ve Eskişehir'i işgal ettiler. Yunan kuvvetleri yer yer Sakarya nehrini geçtiler.
    • Mustafa Kemal cephe komutanı ismet paşa ile görüşerek orduların Sakarya nehri doğusuna çekilmeleri emrini verdi.

    · Türk birliklerinin Sakarya'nın doğusuna çekilmelerinin sebebi düşmanı hareket üssünden uzaklaştırmak. Türk ordusuna da daha büyük kayıplar verdirmemek ve yeniden toparlanmak için zaman kazanmaktı.
    · Cephedeki bu başarısızlık mecliste büyük tartışmalara sebep oldu. Bazı milletvekilleri meclisin tehlikede olduğunu ve meclisin daha emniyetli bir yer olan kayseri ye taşınmasını istedi.ancak bu istek meclis tarafından kabul edilmedi.
    · Mecliste Mustafa Kemal karşı olanlar " ordu nereye gidiyor millet nereye götürülüyor bu harekatın elbette bir sorumlusu vardır.o nerededir onu ordunun başında görmek isteriz." Diyerek Mustafa Kemal in gücünü ve etkisini kırmak istiyorlardı.
    · Mustafa Kemal i seveler ve ona karşı olanlar onun Türk ordusunun başına geçmesi fikrinde birleşmişlerdi.
    · Sert tartışmalardan sonra TBMM 5 Ağustos 1921 de Başkomutanlık kanunu kabul etti.bu kanuna göre meclis üç aylık süre için bu yetkilerini ve başkomutanlık görevini Mustafa Kemal e verdi.
    · Mustafa Kemal Amasya genelgesinden sonra istemeyerek ayrıldığı askerlik görevine en üst rütbeyle yeniden dönüyordu.
    · İsmet paşa genelkurmay başkanlığından ayrıldı. Bu göreve Mareşal Fevzi Çakmak getirildi.
    · Fevzi paşa genelkurmay başkanlığı görevini 1944 yılına kadar yürütmüştür.

    Yenilginin Sonuçları

    • Afyon Kütahya ve Eskişehir yunanlıların eline geçti
    • Mecliste sert tartışmalar oldu ilk muhalefet oluştu.
    • Halkta ümitsizlik baş gösterdi.
    • Moskova'dan Batum'a gelen Enver paşanın Anadolu'ya geleceği endişesi başladı.
    • Yunanlıların Ankara'yı ele geçirme ve TBMM yi dağıtma ümitleri arttı.

    Tekalifi Milliye Emirleri ( 7 – 8 Ağustos 1921 )

    Mustafa Kemal başkomutanlık kanunu ile meclisin bütün yetkilerini eline alarak devlet işlerinde tek başına ve çabuk karar verme fırsatı bulmuştu.
    Bu yetkiler üç aylık sürelerle uzatıldı. 20 temmuz 1922 de ise süresiz hale getirildi. Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçilene kadarda durum devam etti. Mustafa Kemal Türk ordusunu Sakarya savaşına hızla hazırlamak ve savaş gücünü artırmak için tekalifi milliye emirlerini yayımlattı. Bu emirlerle halktan büyük fedakarlıklar istendi.
    Buna göre:
    1. her kazada bir tekalifi milliye komisyonu kurulacak. Her komisyon tekalifi milliye emirlerinde istenilen malları toplayıp bildirilen cepheye gönderecek.
    2. her ev bir kat çamaşır bir çift çorap ve çarık hazırlayacak.
    3. tüccar ve halk elindeki çadır bez kumaş astar kösele hayvan malzemesi v.s. nin %40 ını bedeli sonra ödenmek şartıyla ilgili komisyona verecek.
    4. insan ve hayvan yiyeceklerinin %40 teslim edilecek.
    5. nakil malzemeleri ayda bir de olsa 100 km kullanılacak.
    6. ordunun ihtiyacı olan terk edilmiş bütün mallara el konacak.
    7. akaryakıt araba lastiği v.s %40 na el konacak.
    8. silah ve malzeme yapan demirci marangoz saraç dökümcü ordunun emrine alınacak.
    Bu tedbirler olağanüstü şartlarda olağanüstü tedbirlerdir. Sırtını İngiltere gibi güçlü bir devlete dayamış olan yunanlılar karşısında ne kadar güç şartlar altında mücadele edildiği anlaşılmaktadır. Bu emirler dünyada ilk defa topyekün bir savaş uygulamasıdır. Bu emirlerin yayımlanması ve uygulaması ile halkadaki ümitsizlik kaybolmaya başlamıştır.
    Tekalifi milliye emirleri Osmanlıdaki "avarız" vergisiyle benzerlik göstermektedir.

     


    172* & 05-18-10 17:3x..
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HuznunHikayesi
    HuznunHikayesi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2009
    Erkek

    bide ayrıntılı önceki mesajın üstüne şunu da hediye edem buraya sığmadı

     

    http://www.ataturktoday.com/kurtulussavasikronoloji.htm


    172* & 05-18-10 17:3x..
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    biri
    biri's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2009
    Erkek

    HuznunHikayesi bunu yazdı:
    -----------------------------

    öyle buldum koyiim /:

     


    -----------------------------
    hocam bunu yazarsam sakata gelmem dimi 0 falan :D


    ¯\(ツ)/¯ ฏ๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎๎
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HuznunHikayesi
    HuznunHikayesi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ağustos/2009
    Erkek

    içinden alıntı yap en aşağıda referansda belirt hocam 

     

    ama şu kronoloji bayaa işe yarar gibi duruyor (:


    172* & 05-18-10 17:3x..
Toplam Hit: 2293 Toplam Mesaj: 31