İnternette ses savaşları

Skype, MSN ve Yahoo’nun ardından Google’un da ses mesajlaşmasını destekleyen sohbet yazılımını piyasaya sürmesi internetin devleri arasında ciddi bir rekabetin yaşanacağını gösteriyor.

İşletim sistemi ve ofis yazılımları üreten dev bilişim şirketi Microsoft; internetin güçlü arama motorları Yahoo ve Google; KaZaA ile isimlerini duyuran iki genç girişimci tarafından kurulan VOIP şirketi Skype. Geçmişleri ve hedefleri farklı görünen bu kurumların hepsi bugün aynı alanda birbirlerine rakip olmuş durumdalar. Ses iletişimine büyük paralar ödeme döneminin geçmişte kaldığını gören internet devleri, internet üzerinden ücretsiz ses iletişimi sağlayan yazılımlarla bu pazarda pay sahibi olmaya çalışıyorlar.

MSN CEPHESİ
Birkaç sene öncesine kadar İsrail kökenli ICQ’nun kontrolünde olan anlık mesajlaşma hizmeti sektörünün liderliği, Microsoft’un bu alana el atmasıyla birlikte MSN Messenger’ın eline geçmişti. 1995 yılında kurulan web portalı MSN, 1997 yılında başlattığı ücretsiz e - posta servisiyle bir patlama yaşayarak dünyanın en çok ziyaret edilen portalları arasına girmeyi başardı. Bu başarıyı 1999 yılında başlattığı MSN Messenger mesajlaşma hizmeti takip etti.

Ancak 2000’li yılların başlarında internette hala en çok kullanılan yazılım ICQ’ydu. Hotmail’in büyümesiyle birlikte MSN Messenger da ICQ’yu yakalıdı ve geçti. Bugün dünyada 200 milyon Hotmail abonesi ve 170 milyonu bulan MSN Messenger kullanıcısı var. Messenger bir yandan trafiğini artırırken diğer yandan da teknolojik olarak da gelişti. Bugün messenger sadece bir sohbet programı değil, aynı zamanda iki bilgisayar arasında sesli olarak iletişimi sağlayan bir teknolojinin arayüzü. Dünya çapındaki Messenger kullanıcıları artık günde ortalama 2.5 milyar mesaj gönderiyorlar. Bu rakamın 5 yıl önce sıfır olduğu göz önünde bulunursa, mevcut pazarın ne hızla büyüdüğü konusunda bir fikir yürütmek pek de zor değil.


SKYPE CEPHESİ

Mesajlaşma dünyasında bunlar olurken, “peer to peer” ağlar üzerinden ücretsiz dosya paylaşımını sağlayan KaZaA özellikle gençler arasında vazgeçilmez bir program olarak yerini almıştı. KaZaA’nın, telif hakkı ödeme kaygısı olmadan içerik indirmeyi mümkün kılan yapısı, kısa sürede müzik ve film endüstrisini milyonlarca dolar zarara uğrattı. Bu duruma tepki olarak bu endüstrilerin dev şirketleri KaZaA’ya büyük davalar açınca, KaZaA geri adım atmak zorunda kaldı. KaZaA’nın geleceğinin belirsizleşmesi üzerine bu sistemin kurucusu iki genç isim İsveçli Niklas Zennström ve Danimarkalı Janus Friis kendilerine yeni yatırımcılar bularak yeni bir yazılım ve hizmet üzerinde çalışmaya başladılar. İnternet protokolleri üzerinden ses taşıma teknolojisinden (VOIP) faydalanacak yeni yazılım ve bu yazılımı dünyaya sunucak şirketin adı Skype oldu.

Skype, hem sohbet programı hem de bilgisayarlar arasında ses transferi sağlayan bir yazılım olmak yerine, sadece sesle iletişim alanına yoğunlaştı. Şirket kısa sürede geliştirdiği başarılı ses sıkıştırma teknolojisi ve konuşmalardaki ses kalitesi sayesinde kendisine bir kullanıcı tabanı oluşturmaya başladı. Daha sonra Skype’den ikinci bir adımı geldi. Şirket dünya çapındaki yüzü aşkın ülkenin yerel operatörleri üzerinden sabit hatlı ve mobil telefonlara da ulaşmaya başladı. PC üzerinden çıkarak uluslararası mesafeyi internet protokolleri üzerinden geçen Skype, daha sonra yerel operatörlerin hatına bağlanarak şehir içi fiyatlarla uluslararası konuşmaları mümkün kıldı. Skype, internet üzerinden görüşmelerde para almazken İstanbul’dan NewYork’a yapılacak bir telefon görşmesi için ise yerel operatör ücreti olan dakika başına 2 cent ücret alıyor. Bugüne kadar Skype yazılımının 150 milyondan fazla kopyası indirilirken 50 milyonun üzerinde kullanıcı internet üzerinden bu yazılımı kullanarak konuşuyor. Hergün 155 bin yeni kullanıcı Skype’ye abone oluyor.


GOOGLE CEPHESİ

Sohbet ve VOIP alanlarında bunlar yaşanırken, internetin diğer gelişim alanlarından biri de arama motorlarıydı. 90’lı yılların ortalarında bu alanın lideri Altavista’ydı ama daha sonra Yahoo içeriğe dayalı kategorik yapısıyla Altavsita’nın tacını elinden aldı. Yahoo 2000’li yıllarda da performansını sürdürdü.

Ancak bu performans arama motorları pazarında yeni bir devin doğmasına engel olmadı. 1995 yılında Stanford Üniversitesi’nden mezun olan iki gencin üç yıllık çalışma sonucunda 1998 yılında bir evin garajında kudukları Google, 2000 yılına geldiklerinde günde 100 milyon aramanın gerçekleştiği bir web sitesine sahipti. 2001 yılının sonuna gelindiğinde Google’ın arama motoru internet üzerinde 3 milyardan fazla döküman ve sayfaya ulaşıyordu. Arama alanındaki başarısını 2002 yılında başlatıttığı reklam hizmeti AdWords’ün başarısıyla ticari olarak da yakalayan Google aynı yıl haber işine de girdi ve editör desteği olmadan otomatik olarak güncellenen Google News sitesini açtı. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline gelen Google 2004 yılında yeni bir bomba patlatarak MSN’in kontrolünde olan ücretsiz e - posta işine girdiğini açıkladı. Google’un ürünü Gmail kullanıcılara ilk kez olarak 1 gigabayt e - posta deposu sunarken (şu anda 2.5 Gb), talep patlamasına karşın kullanıcılarını sınırlayarak aldı. Ardından, bu sene içerisinde bütün dünyanın uydu görüntülerini masaüstüne taşıyan Google Maps hizmete girdi. Bugün internet üzerinde yapılan tüm aramaların üçte birinden fazlası (Temmuz 2005 rakamlarına göre %36.5) Google üzerinden gerçekleşiyor.

Ve sonunda Google da messenger ve ses alınana adım attı. Google şu anda beta aşamasında yani hala test ediliyor. Bu nedenle pek çok konuda rakiplerinden şu an için geride kalıyor. Skype’dekinin aksine aynı anda birden fazla kişiyle telefon görüşmesi yapılmasını yani telekonferans özelliğini desteklemiyor, MSN ve diğer sohbet programlarında olduğu gibi dosya transferi amacıyla kullanılamıyor. Ancak Google’ın arama motoru ve e - posta hizmeti kounusundaki başarıları, bu sektörde de en önemli oyunculardan olmayı hedeflediğini kanıtlamaya yeterli.


KİM KAZANACAK

Herbiri kendi alanlarının bir numarası olan büyük kurumlar arasında kimin kazançlı çıkacağını öngörmek pek de kolay değil. MSN arkasındaki Microsoft desteğiyle yazlım ve pazarlama konularında büyük bir desteğe sahip. Bir zamanların bir numarası olan ICQ’yu pazardan silecek kadar yaygınlaşması bu gücü iyi kullandığının da göstergesi.

2000’li yılların yükselen yıldızı ise girdiği her alanda başarıya ulaşmasıyla dikat çeken ve internet reklamları üzerinden kazandığı servetle artık bol sıfırlı bütçelere sahip olan Google. 1998 yılında yüz bin dolar krediyle kurulan Google, geçen günlerde gerekirse ses pazarındaki oyunculardan birini satın almak için 4 milyar dolar ayırdıklarını açıkladı. Google’ın arkasında iki dahi beyin ve milyarlarca doların yanısıra internetle doğmuş büyümüş bir şirketin bilgi birikimi yatıyor.

Skype ise bu devlerle rekabet konusunda en iddiasız rakip gibi görünse de, sohbet alanında olmasa bile ses konusundaki en gelişmiş teknolojiye ve hizmet kalitesine sahip. İnternet üzerinden gelen ses iletişiminin lokal operatörler üzerinden dünyadaki neredeyse her noktaya ulaşabilmesi şirketin stratejik üstünlüğünü oluşturuyor. Tabii bir de yabana atılmayacak bir KaZaA tecrübesinden bahsetmek gerek.

Uzun sesin kısası, ses pazarında yaşanacak bu rekabet, gelecek yıllarda kullanıcılara daha kaliteli ve ucuz hizmetler olarak döneceğe benziyor. Telekom operatörlerinin de internet teknolojilerine uzun süre ilgisiz kalamayacağı göz önünde bulundurulursa, ses yakın gelecekte artık başka kanallardan akacak. Hayatın bütün alanlarına yayılan internet artık sesimizin de sahibi olacak.

Kaynak: Can Tüzüner
Tarih:
Hit: 1670
Yazar: renegadealien



Yorumlar


Siftahı yapan siz olun
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.