

2010 İlkbahar/Yaz Almancı Koleksiyonu Görücüye Çıktı
-

Gurbetçi vatandaşlarımız tarafından haftalardır merakla beklenen bu yılın ilkbahar/yaz Almancı koleksiyonu Kreuzberg'de düzenlenen görkemli bir defileyle tanıtıldı. Geçmiş yıllara göre nispeten daha az kitch çizgiler ve biraz da olsa renk uyumu içeren yenilikçi tasarımların yanında; bileklik, beyaz altın zincir ve gümüş yüzük gibi geleneksel aksesuarlara da yer veren koleksiyon, gurbetçilerimizden tam not aldı.
"Beyaz Body'den Vazgeçmek Çok Zor Bir Karar Oldu"
Koleksiyonun arkasındaki deha, tasarımcı Ersin Özbükey, defile sonrası düzenlediği basın toplantısında özellikle dar siyah ya da beyaz body ve kenarından zincir sarkan açık renk kot pantolon gibi gurbetçilerimizle özdeşleşmiş tasarımlardan vazgeçmenin oldukça zor ve riskli bir karar olduğunu belirtirken, bu seneki defilenin kendi kariyeri açısından da bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Gelen olumlu tepkiler üzerine oldukça rahatlamış görünen Özbükey, bir soru üzerine “Biliyor musun, bizim doyçlant aslında çok güzel bir yer. Burada çok zupa işler yapıyoz ama sesimizi Türkiye’ye duyuramıyoruz” diyerek anavatanın eserlerine gösterdiği kayıtsızlığa da sitem etti.Saçlarda da Yenilikler Var
Koleksiyonun dikkat çeken bir diğer özelliği ise geçmiş yıllara adeta meydan okuyan inovatif saç tasarımları oldu. Erkek modellerdeki geleneksel uzun ense – kısa yanlar – kabarık üst tarzı kesim, Almancılar arasında hızla popülerleşen Nihat Doğan’ın da etkisiyle, yerini emo tarzı, saçların alına yapıştırıldığı yeni modellere bırakırken, erkek saçlarındaki bu yenilikçi çizgiye karşın bayanların eski modellere sadık kaldıkları gözlerden kaçmadı. Ersin Özbükey’in sözlüsü ve aynı zamanda amcasının kızı olan Dilşad Özbükey, bayan saçlarındaki gelenekçi yaklaşımı şu sözlerle açıkladı: “Ahhh zoo, benim lehre yaptığım kuaförde kimse başka saç istemiyo, yazın düğünlerde ne yaptıysak o”Ayakkabılar Hala Nike
Defileyi izleyen pek çok gurbetçinin derin bir nefes almasına sebep olan gelişme ise, Almancı kültürünün bel kemiği olan Air Nike ayakkabıların bu sene de yerini koruması oldu. Konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada kendisinin de yıllardır aynı Nike'ı giydiğini gözleri dolarak anlatan Özbükey, “Bu akkabıyı ben Gezamtşuleyi bitirince babam bana geşenk aldı, tam 250 oyro biliyor musun?” diyerek bazı değerlerin modasının hiç bir zaman geçmeyeceğini bizlere bir kez daha hatırlattı.
alıntı zaytung.com'dan hahaa hastayım bu siteye
ayakkabılar hala nike, saç kesimleri yanlardan kısa ense uzun üstler kabarık hahaha
-
iyiymiş
-
sinir oluyorum şu yarı alman yarı türk gerizekalı özentilere bide hava olsun diye türkçe konusurken araya almanca bişey sokmazlarmı o cümleyi alıpta... neyse
bide bu öküzlerin sanatçı versiyonları vardır ki gençlik bayılır bunlara hayvan gibi anırır kusar gbi şarkı söylerler
-
lalada bunu yazdı:
-----------------------------
sinir oluyorum şu yarı alman yarı türk gerizekalı özentilere bide hava olsun diye türkçe konusurken araya almanca bişey sokmazlarmı o cümleyi alıpta... neyse
bide bu öküzlerin sanatçı versiyonları vardır ki gençlik bayılır bunlara hayvan gibi anırır kusar gbi şarkı söylerler
-----------------------------haklisinda onlari bu tur bi davranisla dislarsak o araya kattiklari almanca kelimeler yerine araya giren sadece turkce kelimeler olur cumleyi almanca cumleler tamamlamazmi ?
iki kultur arasinda ailelerin almanyaya uyum saglasin diye almanlar arasinda yabancilik cekmesin diye kendi hallerine biraktiklari veya kendi kulturunden zaten kendisininde habeir yok cocuguna ne ogretsin o yuzden basi bos kalan % 70 e varan bi kesimden bahsediyoruz.
durum ne kadar basit gorunsede onlar ceplerindeki alman kimligine ragmen turkum demeye calisiyor. bence konuda bahsi gecen kisilere daha farkli yaklasmali konustugu kelimeye veya giysisine sacina basina her zaman bi yorum bulunur tabi ama bunun onlara faydali olacagini dusunmuyorum.
-
apaçi koleksiyonu deseydin keşke:)