

Abilik Kavramı Üzerine
-
SONER’İN HAYATINDAN GEREKSİZ BİR KESİT
Tanrı eline bagetlerini almış, eşsiz bir ritim tutarak dünya üzerinde yaşayan canlılara tadına doyulamayacak bir resital sunuyordu. Yağmur damlalarının, yalnız başına yavan kalan gök gürültülerine verdiği ufak çaplı tadı, sadece gurmeler fark edebilirdi. Çevrede; koşan insanlar, rüzgarla birlikte uçuşan çöpler, su sıçratan arabalar, bir tentenin altında saklanan hayvanlar ve Soner vardı. Soner, yağmur yüzünden tenhalaşmış sokakları değerlendirmek istiyordu sadece. Yağmur damlaları ona göre “Sarı Gelin’i” çalıyordu. Tanrı tarafından verilen bu enstrümantalin üzerine de sözlerini mırıldanarak natürel bir karaoke yapıyordu. Malum türkünün, “Nenen ölsün…” kısmı geldiğinde, üzerinde lise üniforması olan ve elindeki çantasını kafasına koyup yağmurdan korunmaya çalışan bir erkek çocuğu Soner’in sağ bacağına çarptı. Koşmaya devam eden çocuk, “Pardon abi!” dedi ve devam etti Roberto Carlos’a benzeyen efsanevi deparına.
“Abi mi?” dedi Soner, yüksek sesle… Yanından bir ördeğinkine benzeyen adımlarla geçen yaşlı kadın durdu ve baktı, daha sonra yürümeye devam etti.
Abiler hayal kurmazlar, onların sahip oldukları gerçekler vardır. Abiler çalışırlar, askere gider ve geri dönüp anılar anlatırlar –abiler hayal kuranları ve onlardan bahsedenleri küçümserler. Bu yüzden tüm anılarını, gerçekmiş gibi anlatırlar. Abiler düzenli olarak çalışırlar, ticaret ile uğraşanı ise daha da sağlam bir abidir diğerlerine oranla. Onların unutamadığı aşkları ve yüzük taktıkları bir nişanlıları vardır. Nişanlıları çok tatlı kızlardır, anneleri çok seveler –diğerleri ise orospudur, üniversite okuyan piçlerle birliktedirler.
Soner bu yüzden abi değildi, diplomalı bir piçti –piyasadaki abilere göre.
Yağmur damlaları; saçından, kulaklarından, dudaklarından, burnundan ve üzerine giydiği deri ceketten aşağı damlarken –kulağının içine kaçan damlaları umursamadı, sadece ağzına giren tuzlu suyun tadını garipsediği için hafif bir tükürükle dışarı attı. Alt tarafı tek bir kelimeydi, “Abi…” sadece Soner gibi incelikli memurlar, üç harfli – iki heceli bir kelimeye bu kadar takılırdı. Onu evde bekleyen; hem aşık olduğu hem de yüzük taktığı bir karısı vardı. Yol boyunca kurduğu hayaller de cabası… Bu özelliklere sahip biri asla abi olamazdı ona göre. Daha fazla uzatmayıp sağda gördüğü “Yıldız Tekel – Kuruyemiş” dükkanına girdi.
“Buyur abi,” dedi dükkan sahibi. Parmağıyla arkada duran sigarayı işaret etti. Bakkal sırtını döndü ve “Winston? Süper layt mı?” diye sordu –dedi, “Evet,” Soner. Cebinden bir miktar bozuk para çıkardı ve bakkala uzattı. Müşteriye ayıp olmasın diye göz ucuyla saydı bakkal, “Allah bereket versen abim,” dedi ve Soner’i uğurladı. Aynı ses, aynı kelime…
Yağmur hızlanmıştı. Tanrı elindeki bagetleri davula, rastgele vuran bir çocuğa teslim etmişti adeta. Soner kendini çok kötü hissediyordu. Minibüse binmek istedi, İncirli Metrobüs – Bakırköy Adliye arasında giden minibüslerin önünde dikilen ve “Gel abi, buyur abi!” diye bağıran muavini görünce yürüme fikrini benimsedi. Yol boyunca hiçbir şey düşünmedi. Anahtarını çıkarmaya üşendiği için zile bastı. Kapıyı, Cemre açtı.
Kurulandıktan sonra televizyonun karşısında bir sigara yaktı. Ne kadar gereksiz bir şeye takıldığını ve oldukça boş bir gün geçirdiğini düşündü. Sınırlı bir ömre sahip olan insan ırkı hiçbir anını boşa yaşamamalıydı. Annesi, Soner’e her zaman yaşamın insana verilmiş en büyük armağan olduğu söylerdi. Bu armağanı en uygun şekilde değerlendirmeliydi insan. Tüm bu düşüncelerin içinde boğuşurken, Cemre geldi ve elini tuttu.
“Seni seviyorum kocacığım!” dedi. Dedi, “Ben de…” Soner.
DVD oynatıcıya koydukları filmi seyrederken, yaşadığı bu gereksiz anıyı hafızasından sildi.
Kerem Yükseloğlu
-
DrKill bunu yazdı
hocam çok uzun özet yok mu :D
Ockham'ın baltası, usturası değil baltası.
-
Fatih bunu yazdıDrKill bunu yazdı
hocam çok uzun özet yok mu :D
Ockham'ın baltası, usturası değil baltası.
Saygılar hocam.
-
hocam kitap yazarsan istiyorum =))
-
Reskam bunu yazdı
hocam kitap yazarsan istiyorum =))
Eyvallah :)
-
Reskam bunu yazdı
hocam kitap yazarsan istiyorum =))
-
alakasiz, gereksiz cevap yazmayin illa bir konu acilinca yorumda bulunmayi mecbur hissetmeyin, konuyu cop etmeyin
-
noname bunu yazdıReskam bunu yazdı
hocam kitap yazarsan istiyorum =))
Sana da eyvallah hocam