Ağzı Çiçekli Adam

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Persebar
    Persebar's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Temmuz/2013
    Erkek

    Pirandello - AĞZI ÇİÇEKLİ ADAM ( TİRAD )

     
    Ölüm, garip, iğrenç, korkunç bir böcek olsa ve yoldan geçen birinin yakasına konsa. Siz de onu görseniz. Yolda durdurup: “Afedersiniz, müsaade eder misiniz? Yolunuzu kestim ama üzerinize ölüm konmuş” demez misiniz? Şöyle iki parmağınızı uzatıp onu fırlatıp atmaz mısınız? Ne mükemmel olurdu doğrusu…
    (sessizlik)
    Fakat ölüm bir böcek değil. Bu gelip geçenlerin arasında birçokları onu üzerlerinde taşıyorlar, ama görünmüyor. Onun için de korkusuz, rahat rahat dolaşıp, yarınki, yarından sonraki hayatlarını kuruyorlar. Örneğin ben.
    (Ayağa kalkar)
    Bakın, şurada bıyığımın altında, dudağımın üstünde pek hoş duran küçük çiçeği görüyor musunuz? Doktorlar buna ne diyorlar, biliyor musunuz? Oh! Çok hoş bir adı var. Karamela gibi tatlı bir ad: epitelyoma Söyleyin benimle beraber, siz de tadını duyacaksınız.
    (Söyler)
    “epitelyumyoma”. Çiçeklere takılan adlara da benziyor değil mi?
    (Sessizlik)
    Nedir bu biliyor musunuz? Ölüm.
    Geçerken bu çiçeği dudağıma yapıştırıverdi. “Hatıram olsun” dedi. Arkasından da şunu ekledi “Beş altı aya kadar gelirim.”
    (Sessizlik)
    Şimdi söyleyin bana: Bu çiçek ağzımın içindeyken sakin, sesszi köşemde oturabilir miyim?
    (Sessizlik)
    Söylüyorum bunu karıma, soruyorum: “Nedir benden istediğin? Öpeyim mi seni yani?” “Evet, öp beni” diyor.
    Geçen gün ne yaptı biliyor musunuz? Dudaklarını bir toplu iğne ile delik deşik etti, kanattı, sonra başımı iki elinin arasına alarak beni ağzımdan öptü. Benimle beraber ölmek istiyormuş.
    (Sessizlik)
    Salak!
    (Birden, hırsla)
    Herhalde evde oturacak değilim. Vitrinleri seyretmeliyim, tezgahtarların el çabukluğuna hayran olmalıyım.
    Çünkü kafam bir an boş kalırsa çevremdeki bütün hayatı yok etmeyi düşünebilirim. Örneğin sizin gibi son trenini kaçırmış, hiç tanımadığım birini tabancamı çıkarıp şuracıkta öldürebilirim.
    (güler)
    Korkmayın böyle bir niyetim yok. Şaka yaptım.
    (Sessizlik)
    Bana bir iyilik yapın: Yarın sabah erkenden gideceğiniz o küçük köyün istasyonunda trenden indikten sonra evinize kadar yürüyün. Yolda üzerinde pırıl pırıl kırağı parlayan bir demet yeşilliği koparın, koparın ve sayın. Kaç tane ot koparmışsanız o kadar yaşayacak günüm var demektir.
    (Sessizlik) Ama ne olur demet biraz kalın olsun. (Güler) 

    Yazan : Luigi Pirandello


     

    Sistemlerdeki güvenlik açıkları, onu üretenleri unutmamanız için üretenler tarafından bırakılan bir hatıradır.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Meczup
    1049
    1049's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Ağustos/2005
    Homo

    Bunu okumuştum da kimin yazdığını bilmiyordum. Sayende kültürlendim.


    dudaklarına değen yağmur bir parça rujundan çalar. dudaklarına değen yağmur bile, bir parça rujundan çalar. benim değemediğim o dudaklarına değen yağmur, bir parça rujundan çalar. // bi gün buralarda yeni bir ağaç yeşerecek ve biz gölgesinde mürekkepler tüketeceğiz //
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Persebar
    Persebar's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Temmuz/2013
    Erkek

    Kurgu önemli su şekilde bakılırsa daha etkileyici.

     

     

    bir istasyonda oturmuş kalan az vaktini dolu dolu yaşamaya çalışırken bir yandan da zamanın akıp gitmesinin sinirini yaşayan, ağzında çiçek şeklinde bir yara bulunan bir hastanın başından geçenleri anlattığı bir oyun.


    Sistemlerdeki güvenlik açıkları, onu üretenleri unutmamanız için üretenler tarafından bırakılan bir hatıradır.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NaZi_
    NaZi_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Şubat/2010
    Erkek

    Çıktısını alıp, uyduruk manilerin ve şafak sayılarının karanlanmış olduğu, dolabımın kapağının arkasına astım. 

    ''Ölüm benim yaka iğnemdir.'' demiştim bir keresinde. Anımsadım, gülümsedim.

    Teşekkür ederim.


    Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!
Toplam Hit: 1633 Toplam Mesaj: 4