

Anna Karenina Ve Evlilik Üzerine Notlar
-
Kitabın sıradan bir aşk hikayesini anlattığı önyargısını taşıdığım için daha önce okuma zahmetine katlanmamıştım. Şu sıralar çok dağınık bir ruh halim var, sağlık problemleri bir yandan, duygusal sıkıntılar diğer yandan ve tabi maddi sıkıntıların da içerisindeyim. Biraz kafamı dağıtmam gerekiyordu Rusyada ikamet eden bir arkadaşım İngilizce ve Türkçe baskılarını gönderdi oku da kitap üzerine biraz sohbet edelim dedi. Ayıp olmasın diye okumaya başladığım ve içine daldıkça vay canına dediğim bir kitap çıktı karşıma. Kitabı anlatmayacağım okumanızı tavsiye ederim, özellikle kadınları anlamak açısından okunması gerektiğine inanıyorum.
Hoşuma giden bazı yerler:
"Ona -sanki o güneşmiş gibi uzun süre bakmamaya çalışıyordu. Ama o zaten güneş gibi olduğundan ona bakmasa bile, onu her yerde görüyor, sıcaklığını benliğinde hissediyordu."
"Bir şeye canı sıkılan insanın, suçu başka birinde, ona en yakın insanda bulmaması imkansızdır."
“anna birdenbire:
kadınların, hatta kötülükleri yüzünden bile erkekleri sevdiğini duymuştum, diye başladı. ama ben ondan, erdemleri yüzünden tiksiniyorum. ben onunla yaşayamam. onun fiziksel görünüşü bile üzerimde etki yapıyor, beni çileden çıkarıyor. ben onunla yaşayamam, hayır, yaşayamam. peki ben ne yapayım? eskiden de mutsuzdum, bundan daha mutsuz olunamayacağını sanırdım. ama, şimdi içinde bulunduğum bu korkunç durumu aklıma bile getiremezdim. inanır mısın, onun iyi bir insan olduğunu, eşsiz bir insan olduğunu, onun tırnağı bile olamaycağımı bildiğim halde yine de ondan tiksiniyorum. iyi yürekliliğinden ötürü ondan tiksiniyorum. benim için yapılacak biricik şey...”Kitaptan yaptığım çıkarımlar şunlardır;
*temelinde bedensel olmayan karşılıksız gerçek sevgiyi (siz buna ruhaniyet mi dersiniz ruh ikizliği mi dersiniz aşk mı dersiniz ne derseniz diyin) barındırmayan hiç bir evlilik insana huzur vermez; ya bedensel ihtiyaçlarınız değişir daha iyi bedenler ararız, yada ruhsal yönden doyumu bulabileceğiniz başka insanlar bulmaya çalışırız ve bu sürdürülemez; evlilikler kolay bölünebilen yapılar değildir toplum tarafından da boşanma hoş karşılanan bir durum değildir. Evliliklerimiz biraz önce anlattığım nedenlerle sadece başkalarına hoş görünebilmek için yada gündelik rahatın terkedilmemesi için sürdürülen ilişkiler halini alır. Kurulu düzenini bırakmak istemeyen ama evliliği bitmiş insanlar birbirinden tiksinerek yaşamaya devam eder, yada en azından biri tiksinir diğeri ise sessiz kalır.
*her kadın yalnızca kadındır.
Kafam biraz karışık, cümlelerim düzensiz olmuş olabilir, yoğun hipnoz seansları altındayım, kusuruma bakmayın... konuya dönelim açıkçası kitap hakkındaki, özellikle Anna hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
-
Ne yapıyorum ben detirtti şu kısacık alıntı, yeteri kadar sebep verdin en kısa zamanda alıp okuyacağım teşekkür ederim.