Antonius Ve Kleopatra - Shakespeare

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Criminal
    Criminal's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 25/Temmuz/2002
    Erkek
    Malum canım, hepiniz Shakespeare'i bilirsiniz. Muhtemelen onu bilmeyen adam
    forumda bu başlığa bakmayacak türden bir adamdır, eğer varsa!
    Ama neden bunu tanıtmayı seçtim?
    Açıkçası Türkiye'de Shakespeare eserlerinin çoğu Bozkurt kardeşler tarafından
    çevrilmiştir. Divan edebiyatını andıran, süslü bir dil ile çevrilen bu eserlerde
    Shakespeare'in ruhunu yakalayacaklarına inanan Bozkurt kardeşler benim açımdan
    bakıldığında Can Baba'nın Soneler üzerine yaptığı çeviride yakaladığı ruhu
    yakalamayı başaramamışlardır.
    Örnek ister misiniz?
    Aşağıdaki iki çeviri Shakespeare'in 66. Sonesi'ne ait. Siz söyleyin hangisi daha fazla
    şairane ve duygu dolu, hangisi daha samimi?

    66.SONE

    Bezdim artık her şeyden, ölümü bekliyorum rahatlamak için;
    Her türlü varlığı hak etmiş kişinin yokluk içinde kıvranmasından,
    Erdemden yana nasibi olmayana allı pullu giysiler düşmesinden,
    En içten inanmış kişiye arsızca leke sürülmesinden,
    Hayasızca yerinden edilmesinden pırıl pırıl namuslu kişinin,
    Tertemiz genç kızın hoyratça kötü yola itilmesinden,
    Gerçek yetkinliğin haksızca çarpıtılmasından,
    Aksayan yöneticilerin yönetimi güçten düşürmesinden,
    Sanatın dilinin bağlanmasından yetkili kişilerce,
    Bilgiçlik taslayan beceriksizliğin hünere yeğ tutulmasından,
    Yalın gerçeğin safdillikle karıştırılmasından,
    Kıskıvrak yakalanmış iyiliğin kötülüğe kul olmasından bıktım

    Bezdim işte bunlardan, ve hepsinden ayrılıp gitmek isterdim,
    Ölmek, sevdiğimi bir başına bırakmak olmasaydı eğer.

    William SHAKESPEARE
    ------------------------------
    66. SONE
    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e

    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

    William SHAKESPEARE
    ------------------------------

    Tüyo vermeme gerek yok sanırım, farkı görmemek mümkün değil :)
    İşte bu yüzden bu kitabı tanıtırken yine İş Bankası'ndan çıkan baskısını seçiyorum
    yine!
    Çeviri Sabahattin Eyüboğlu'na ait, önsözse Mina Urgan'a. Daha ne istersiniz :)
    Tekrar tekrar okunacak bir eser!
    Haydi tekrar arka kapağına bakalım:
    -------------------------------

    Antonius ve Kleopatra hem bir aşk tragedyası, hem de tarihi bir tregedyadır.
    Romalı general ile Mısır kraliçesinin tutkusu ne kadar önemliyse, siyaset de o kadar
    önemlidir bu oyunda. Bu tutku, Romeo ile Juliet tipinde düpedüz aşk
    tragedyalarında olduğu gibi, yalnız iki aşığı mahvetmekle kalmaz, koca bir dünyanın
    yıkılmasına da neden olur.

    Shakespeare'in Antonius ve Kleopatra'da bize gösterdiği evren birbirine tamamıyla
    aykırı, birbirine ölesiye düşman olan "Doğu" ve "Batı"dır, yani Roma ve Mısır'dır.

    Roma'da siyaset ve savaş, iktidar hırsı önde gelir. Bir erkekler dünyasıdır Roma. Bir
    kadınlar dünyası olan Mısır'da ise, aşk ve duygu, keyifle yaşamak, sevmek,
    sevilmek ön planda gelir. İşte Antonius ve Kleopatra'da asıl tragedya, bu iki
    dünyanın çatışmasından doğar.
    (Arka Kapak)
    ---------------------------------
    Almayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar.

    (Daimi imza : Yokluğun cehennemin öbür adıdır, üşüyorum kapama gözlerini.)
Toplam Hit: 970 Toplam Mesaj: 1