Atalarımızın Ataları
-
İnsan ailesi hangi üst aileden türedi?Yeryüzünde memeliler sınıfı içindeki 65-70 milyon yıl öncesinde (üçüncü zamanın başları) başlayan evrimsel süreç aşağı yukarı 20-25 milyon yıl öncesinden itibaren insanımsı (hominoidea) adı verilen yepyeni bir üst ailenin tarih sahnesine çıkmasıyla beraber benzersiz bir görünüm kazanmıştır. Bu üst aile bir bakıma bizi de yakından ilgilendirmektedir; çünkü insan ailesi (hominidae) ile pongidae (goril, şempanze, orangutan ve jibon) ailesi taksonomik olarak bu üst aile içinde yer alır. İnsan ailesinin evrim sürecini ve bu süreçte rol oynayan iç ve dış dinamikleri daha iyi algılayabilmemiz açısından insan ailesi öncesinde ne olup bittiğini bilmemiz çok önemlidir. İnsan ailesi ile goril, şempanze ve orangutanın dahil olduğu iri primat ailesinin ortak atası sayılan üst ailenin türleri zaman ve mekan içinde nasıl bir dağılım ve ne gibi biyolojik çeşitlenme gösteriyordu? Üçüncü zamanın ortaları bize bu konuda değerli bilgiler vermektedir. Afrika ve Avrasya’nın miyosen çağdaki insanımsılarına ait çok sayıda fosil buluntu bugüne kadar yapılan kazılarda ele geçmiştir. Bunların büyük bir bölümü diş ve çenelerden ibarettir. Bazı insanımsılar miyosen sonlarına doğru uyumsal başarılarını sürdüremeyip yeryüzünden silindiler. Bazıları da başarılı bir evrim süreci izleyerek bugün Asya ve Afrika’da yaşayan iri primatlara ve insan ailesine doğru geliştiler. Son yıllarda Afrika’da Çad, Etyopya ve Kenya’daki tortusal tabakalar içinde böyle bir ortak yazgıyı paylaşmış olan formların fosilleri gün ışığına çıkarıldı. Aslında 5-7 milyon yıl arasındaki zaman dilimi insan ailesinin benzersiz evrimiyle ilgili anahtarı elinde tutmaktadır. Ne yazık ki bu kritik eşik iskelet buluntuları açısından oldukça fakirdir. Bu anlamlı zaman dilimi içinde bir taraftan şempanzenin ait olduğu ailenin, diğer taraftan insanın ait olduğu ailenin ayrışık evrimsel süreçler izlemelerine zemin hazırlamış olan fizyolojik, anatomik ve davranış kökenli değişmeler oluştu. Genlerimiz Afrika’da yaşamakta olan bonobo (cüce şempanze) ve iri şempanze ile olan yakınlığımızın ipuçlarını veriyor. Aynı üst aile içinde yer aldığımız şempanze ile olan genetik yakınlığımız bugün artık biliniyor.
Üçüncü zamanın ortalarında Doğu Afrika’da tropik ormanlarla kaplı olan bölgelerde giderek savanlık alanlar çoğalmaya, iklim yavaş yavaş kuraklaşmaya başladı. Üçüncü zamanın miyosen çağı belli başlı iki önemli üst ailenin gelişmesine tanık oldu. Bunlardan biri Sivapithecus diğeri ise Dryopithecus’tur. (Genet-Varcin 1969; Wolpoff 1980; Binford 1985). Her ne kadar miyosen çağın atasal formları bu iki grup içinde dikkate alınsa da Avrupa, Asya ve Afrika değişik isimler altında çok sayıda insanımsıya ev sahipliği yapmıştır. Örneğin Afrika kökenli Prokonsül, Limnopitekus (erken miyosen), Avrupa kökenli Oreopitekus (geç miyosen), Driyopitekus (orta ve geç miyosen), Grekopitekus (geç miyosen) ve Asya kökenli Jigantopitekus (geç miyosen) bunlar arasında sayılabilir. Miyosen dönemde, Driyopitekus çizgisinde olan insanımsıların bugünkü iri primatlara doğru evrimleştikleri ileri sürülmektedir. Davranış ve anatomik örüntüleri de (diş sistemi, kafatası, kol ve bacaklar ile kuyruksuz olma durumu) zaten bunu kanıtlamaktadır. Bu atasal kökün bazı kolları tümüyle ağaç yaşantısına uyum sağlarken, diğer bazıları da yerde yaşamayı tercih ettiler. Aralarında prokonsül’ün de bulunduğu driyopitekus çizgisinde yer alan insanımsıların, Afrika’da günümüzden önce 23-17 milyon yılları arasında yaşadıkları belirlenmiştir. Diş sistemlerindeki yapısal özelliklere bakılacak olursa Driyopitekus’ların genellikle meyve ile beslendikleri anlaşılır (Genet-Varcin 1969; Rosen 1974).
Afrika ve Avrasya’nın miyosen çağdaki hominoidlerine ait bine yakın fosil buluntu bugüne kadar yapılan kazılarda ele geçmiştir. Ne var ki, bunların büyük bölümü diş ve çenelerden ibarettir. Bazı insanımsılar miyosen sonlarına doğru uyumsal başarılarını sürdüremeyip yeryüzünden silindiler. Bazıları da başarılı bir evrimsel süreç geçirerek bugün Asya ve Afrika’da yaşayan iri primatlara ve insan ailesine doğru evrimleştiler (Rosen 1974).
Bazı araştırıcılara göre, miyosen çağdan itibaren meyve türü besinlerin temelini oluşturduğu değişik bir beslenme alışkanlığı, yeni bir davranış örüntüsünün oluşmasına yol açtı. Üçüncü zaman ortalarında yaşayan diğer primatlara oranla daha gelişmiş ve karmaşık bir beyinle donanmış yeni formlar her tür çevreye hızla uyum sağlayabilecek potansiyele eriştiler ve giderek insanımsı üst ailenin türlerini meydana getirdiler. Belki bizim bilmediğimiz başka faktörler de insanımsı atalarımızın ortaya çıkmalarına neden olmuş olabilir.
Sivapitekus çizgisindeki insanımsı türler zamanımızdan 14 milyon yıl öncesinden itibaren Afrika, Avrupa ve Asya’da oldukça çeşitli ekolojik ortamlarda karşımıza çıkar. Bazı araştırıcılar, Sivapitekus insanımsılarına sadece Türkiye, Hindistan ve Pakistan’da yaşamış türleri dahil etmektedir. Bazıları da bunlara Doğu Afrika, Güney-Doğu Asya ve Çin’i eklemektedir.
Son yıllarda Afrika’da Çad, Etyopya ve Kenya’da kurumuş göl çökelleri içinde gün ışığına çıkarılan ve şempanze ile insanın ortak atası çizgisinde olduğu varsayılan çok değerli fosiller ele geçti. Bu kritik eşik ailemizin ortaya çıkış biçimiyle ilgili birçok sırları saklamaktadır. Fosil araştırmalarına paralel olarak yürütülen moleküler biyoloji alanındaki çalışmalar kandaki protein analizi ve hücrelerdeki DNA analizi goril, şempanze ve insan cinslerinin ne zaman ayrıldıklarına ilişkin önemli ipuçları verdi. İnsan ailesinin temeli zamanımızdan önce 14 ile 5 milyon yıl arasında atılmış olmalıydı. Ne yazık ki bu kritik dönem fosil buluntuları açısından son derece fakirdir. Kenya’nın Samburu bölgesinde bulunan ve 9,5 milyon yıl öncesiyle tarihlendirilen Samburupithecus bu zaman dilimi içerisinde yer alan ilginç bir kilometre taşı olarak kabul edilmektedir (Science et Vie, 1998). Bu anlamlı zaman dilimi içinde bir yandan insan, diğer yandan goril-şempanze ailelerinin gelişmelerine zemin hazırlayabilecek koşullar oluştu. Bazı spesifik davranış örüntüleri veya biyolojik bağlamda yeni uyumsal anatomik özellikler bunlar arasında sayılabilir.
-
Benim atamın atası da eskiden çok uzunmuş. Kısalmaya başlamışız çağ geçtikçe.
-
havada durdum şahitlerim var..
kaynak? :D
-
benim atalarım insandı seni bilemem..
hatta bununla ilgili bi hikaye vardı çocuk babasına soruyo nasıl türedik diyo maymundan dio sonra anasına soruyo neyse gerişsini siz getirin ne diyim:)
-
Onu bunu bilmem de, insanı diğer hayvanlardan çok farklı bir mekanizma gibi düşünmek bana göre mantıklı değildir.
-
:D
Çükleri küçükmüş.
-
yanılıyorsun hz adem ilk önce havvayı sonra ise sırasıyla kızlarını hamile bıraktı ogullarıda havvayı. yüzlerce yıl böyle üredi atalarımız
yok akraba evliliği yok biyolojik olarak imkansız diyen ibneler ise şüphesiz ki acılar içinde yanıcak
-
BeYaZZZ bunu yazdı:
-----------------------------
benim atalarım insandı seni bilemem..
hatta bununla ilgili bi hikaye vardı çocuk babasına soruyo nasıl türedik diyo maymundan dio sonra anasına soruyo neyse gerişsini siz getirin ne diyim:)
-----------------------------6 milyon yıl önce ne senin anan ne benim babam var mış yani velhasıl kardeş değiliz.
-
onu bunu bilmem de şu soldaki eleman karizma duruyor (bamya hariç)
böyle bişeyler yaşamış mı yoksa hayali resimler mi?
-
Hz.Adem ve Hz.Havva'dan geliyorsak.O zaman herkesin büyük büyük büyük büyük annesi ve babası ortak.Ve o zaman herkes kardeş çocuğu yada kardeş değilmi birbiriyle yav.Bunun açıklaması varmıdır düz mantık?

