folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Ayakda Durmanın Bedeli



Ayakda Durmanın Bedeli

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    house
    house's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Ekim/2005
    Erkek
    Yaşadığımız sırt ağrıları bizlere, ayağa kalkmanın da bir bedeli olduğunu anlatıyor olabilir mi?




    Biz insanlar çok tuhaf yaratıklarız: yılankavi bir omurga, uzun kol ve bacaklar, kemerli ayaklar, çevik eller ve devasa büyüklükteki bir beyne sahip olan iki ayaklılarız. Vücutlarımız, çok uzun bir süreç içinde doğal seçilim sonucu şekillenen özelliklerden meydana gelen bir mozaik -son derece zarif becerilerinin yanı sıra önemli kusurları da var. Ayakta durabiliyor, yürüyebiliyor, zarafet ve dirençle koşabiliyoruz ama ayaklarda ağrı ve dizlerde sakatlıklarla da uğraşıyoruz. Omurgamızı büküp döndürebiliyoruz ama yine de çoğumuz yaşamımız boyunca bir dönem sırt ağrılarıyla boğuşuyor. Büyük beyinli bebekler doğurabiliyoruz ama büyük acılar ve riskleri de göze almamız gerekiyor. Uzun yıllardan beri, vücutlarımızın bugünkü şekil ve işlevini nasıl elde ettiği sorusuna yanıt arayan uzmanlar günümüzde farklı bilim dallarının sunduğu yeni yöntemleri kullanarak vücudumuzdaki pek çok "kusur"un ortak bir nedene dayandığı konusunda birleşiyor: Bu kusurlar, atalarımız doğrulduğunda -insan olma yolundaki uzun süreçte atılan ilk adım- evrim sürecinde verilen ödünlerden doğuyor.

    Karen Rosenberg’in laboratuvarında, şempanze, gibbon ve diğer primatlara ait kafatasları ve kol kalıplarıyla tıka basa dolu bir odada, bir kalıp göze çarpıyor: Bu, bir platform üzerine yerleştirilmiş, dişi bir insanın leğen kemiğinin gerçek boyutlardaki kopyası. Oynarbaşlı bir cenin kafatası da var. Amaç, ceninin başını el yardımıyla leğen kemiğinin içinden geçirerek insanın doğum sürecinin canlandırmasını gerçekleştirmek.

    Kolay gibi görünüyor.

    Rosenberg, "Haydi, siz de deneyin" diyor.

    Küçük, oval biçimli kafatası, yüzü ileri gelecek biçimde çevirildiğinde, leğen kemiğinin cidarına -doğum kanalının başlangıcına- oturuyor. Ama sonra kalça kemiklerinin (otomobille yapılan uzun yolculuklarda bedenin yükünü çeken kemikler) çıkıntılarına takılıyor. Kafatası biraz daha itilip döndürüldüğünde kafatasının, kendi çapından dar olan bir kanal boyunca ilerlemek zorunda olduğu anlaşılıyor. Cenin kafatası, sadece kalça kemikleri tarafından değil, pelvis boşluğunun alt bölümüne doğru çıkıntı yapan kuyruk sokumu kemiği tarafından da sıkıştırılıyor. Kafatası ancak, kanalın ortasında yan çevrilip iyice itildiğinde bir ya da iki santim daha ilerliyor ve sonra yine sıkışıp kalıyor. Tüm itip kakmalara karşın bir türlü ilerlemiyor. Rosenberg, elini elimin üzerine koyup kafatasını, yüz arkaya bakacak şekilde çeviriyor ve güçlü bir itmeyle inatçı kafatası sonunda doğum kanalından çıkıyor.

    Rosenberg, "Doğum kanalında ilerlemek olasılıkla pek çoğumuz için yaşamımız boyunca yapacağımız en zorlu jimnastik hareketlerini kapsar" diyor. Kesinlikle çok zor bir iş; hele kafatasını çevirip itecek yardımcı bir el yoksa. Üstelik bu kalıp, bir bebeğin geniş ve sert omuzlarına bile sahip değil; omuzlar bize, 20 milyon yıl önce ağaç dallarından sarkıp, meyvelerle beslenebilmeleri için evrim sonucu köprücük kemikleri geliştiren insansı atalarımızdan miras. Bebeğin omuzları da başa uyum sağlamak ve doğum kanalında ilerlemek için iki kez dönmek zorunda; bazen takılıp, kolları denetleyen omurilik sinirlerinin zedelenmesine neden olabiliyor.

    Rosenberg ve meslektaşı, antropolog Wenda Trevathan'ın dünya genelinde yaklaşık 300 kültürde doğum düzenini konu alan çalışmaları, her yerde kadınların doğum sırasında büyük acı çektiğini gösteriyor. Rosenberg, "Zor olan yalnızca doğum değil," diyor. "Kadınlardaki leğen kemiği tasarımından ötürü, bebekler doğum kanalından, annenin kasık kemiklerine doğru başlarının arkasıyla -yüzleri anneye ters yönde bakacak şekilde- çıkar. Bu da, annenin, bebeğini, omurgasını zedelemeden çekip çıkarmasını zorlaştırır; ve bebeğin solunum yollarını temizlemesine ya da bebeğin boynuna dolanan göbek bağını çözmesine izin vermez. İşte bu nedenle, her yerde kadınlar doğum sırasında yardıma gereksinim duyuyor''

    Every thing"s place and her time reach
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Bokee
    Bokee's avatar
    Kayıt Tarihi: 27/Aralık/2005
    Erkek
    House harbiden bir ara saçmalamıştın böyle sonra banlanmıştın bilinçli yaptığını zannetmiyorum,Çünkü profiline baktım 12 yaşındasın..
Toplam Hit: 703 Toplam Mesaj: 2