Azman Dede

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Fcuk
    Fcuk's avatar
    Kayıt Tarihi: 09/Eylül/2005
    Erkek
    Balıkesir’de en son toprağa verdiğimiz Çanakkale gazisi İvrindi’nin Mallıca Köyü’nden 104 yaşındaki Azman Dede’ydi. Gençliğinde iki metreyi aşkın boyu, dev görünümüyle insan azmanı sayılmış, herkes ona “Azman” demeye başlamış, Soyadı Yasası çıkınca da “Azman” soyadını almıştı. Gerçek adı adeta unutulmuştu.

    Yıllar önce bir yerel araştırma sırasında Mallıca Köyü kahvesinde kendisiyle görüştüm. Kulakları ağır duyuyordu. Köylülerden biri yardımcı oldu. Benim sorduklarımı kulağına bağıra bağıra söyledi. Onun sesine alışkın olduğundan anladı. Sorduklarımı yanıtladı. Söz Çanakkale’ye geldiğinde o koca adam sarsıla sarsıla, hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. Kendi zor duyduğu için kan çanağına dönen gözleriyle bize de duyurmak için bağıra bağıra anlatmaya başladı:

    “Bir hücum sırasında bölük erimişti. Yüzbaşı telefonla takviye istedi. Gece yarısı siperleri takviye için istediğimiz askerler geldi. Hepsi askere alınmış gencecik insanlardı. Ama içlerinde daha çocuk denecek yasta üç-dört asker vardı ki hemen dikkatimizi çekti. Bölüğü düzene soktum. Yüzbaşı gelenlerle tek tek ilgileniyor, karanlıkta el yordamıyla üstlerini başlarını düzeltiyor,sabah yapılacak olan süngü hücumuna hazırlıyordu. Sıra o çocuklara geldiğinde, o cıvıl cıvıl şarkı söyleyerek gelen çocuklar birden çakı gibi oldular.



    “Yüzbaşı, ‘Yavrum siz kimsiniz?’ diye sordu. İçlerinden biri, ‘Galatasaray Mekteb-i Sultanisi talebeleriyiz, vatan için ölmeye geldik!..’ diye yanıtladı. Gönlüm akıverdi o çocuklara. Bu savaş için çok küçük- tüler. Daha süngü tutmasını bi- le bilmiyorlardı. Onlarla ilgilendim. ‘Mermi böyle atılır, tüfek şöyle tutulur, süngü böyle takılır’ dedim. Onları karşıma alıp bir bir gösterdim. Siperlerin arkasında ay ışığında sabaha kadar talim yaptık.

    “Gün ışımadan biraz dinlensinler diye siperlere girdik. Or-talık hafif aydınlanır gibi olunca hep yaptıkları gibi düşman gemileri gelip siperlerimizi bomba- lamaya başladılar. Yer gök top sesleriyle inliyordu. Her mer- mi düştüğünde minare gibi alevler yükseliyor bir gün önce ölenlerin kol, bacak, el, ayak gibi parçaları havaya kalkan toprak- la siperlere düşüyordu. Mermi- ler üzerimizden ıslık çalarak geçiyordu. Siperler toz duman içinde kalmıştı.

    “Bir ara yüzbaşı ‘Azman yandık!..’ diye siperin köşesini işaret etti. O şarkı söyleyerek sipere gelen, sanki çiçek toplarmış gibi neşeli olan çocuklar siperin bir köşesinde sanki bir yumak gibi birbirine sarılmış tir tir titriyorlardı. Çocuklar harbin gerçeği ile ilk kez karşılaşıyorlardı. Ürkmüşlerdi. Yüzbaşı ‘Yandık’ demekte haklıydı. Muharebede bir ürküntü, panik meydana getirebilirdi. Tam onlara doğru yaklaşırken içlerinden biri avaz avaz bir marş söylemeye başladı:

    ‘Annem beni yetiştirdi bu

    yerlere yolladı

    Al sancağı teslim etti

    Allah’aısmarladı

    Boş oturma çalış dedi

    hizmet eyle vatana

    Sütüm sana helal olmaz

    saldırmazsan düşmana’

    “Baktım hemen biraz sonra ona bir arkadaşı daha katıldı. Biraz sonra biri daha... Marş bitiyor yeniden başlıyorlar. Bitiyor bir daha söylüyorlar. Avaz avaz!.. Gözleri çakmak çakmak... Hücum anı geldiğinde hepsi süngü takmış, tüfeklerine sımsıkı sarılmış gözleri yuvalarından fırlamış, dişler kenetlenmiş bekliyorlardı. O an geldi. Birden yüzbaşı, ‘Hücum!..’ diye bağırdı. Bütün bölük, bütün tabur, bütün alay cephenin her yerinden fırladık. İşte tam o anda, tam o anda, o çocuklar kurulmuş gibi siperlerden fırlayıverdiler. İşte o an. Tam o an bir makinalı yavruları biçiverdi. Hepsi sipere geri düştüler. Kucağıma dökülüverdiler. Onların o gül gibi yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Hiç gitmiyor!.. İşte ben ona ağlıyorum, o çocuklara ağlıyorum!..”

    Azman Dede ağlıyordu. Ben ağlıyordum. Kahvede kim varsa ağlıyordu. Kahveci gözyaşları içinde bize çay getirdi ve “Azman Dede hep ağlar”dedi. “Niye ağladığını bugün ilk kez anlattı.”•

    Hoop.
Toplam Hit: 720 Toplam Mesaj: 1