Bekle Genç Adam ! (Deneme)
-
Bundan 1 ay evvel çalışmakta olduğum işten istifa ettim. Prestijli ve şımarık mimarların imzasını taşıyan projelerde inşaat teknikeri olarak çalışıyordum. Genellikle masa başında projelerin firmamız taahüdündeki kısımlarında düzenlemeler yapmam, şantiye sahasında ise iş programı, kontrol veya malzeme tedarik edilmesi açısından listeler tutmam gerekiyordu. Bazen sadece orada olduğumuzu temsilen gidip tüm gün dolaştığım bile oluyordu. Kafamdaki barette ve sırtımdaki yelekte şirketimizin logosu mevcuttu. Kendimi bir teşhir standı veya reklam panosu gibi hissediyordum. Aldığım maaş, bekar ve ailesi ile yaşayan birine göre oldukça fazlaydı ve at gözlüğü taktığım zamanlarda keyfim gayet yerindeydi. Gelgelelim bu durumun üzerime çöken psikolojik havasını bir – iki el hareketi ile dağıttığımda, ruhen, hayatımın geldiği noktadan hoşnut değildim.
Şiddetli rüzgar, akıntıyı güçlendirir ve ben kıyıdan epeyce uzaktayım. Hedefimi belirleyip kafamı suyun içine sokuyorum ve ard arda kulaç atmaya başlıyorum ancak, kollarım yorulduğunda, sabrım tükendiğinde ve ciğerlerimin takati kalmadığında kafamı suyun içinden çıkarıp derin bir nefes alıyorum. Bir de bakıyorum ki hedeflediğim noktadan uzakta, bambaşka bir yerdeyim. Anlıyorum ki akıntı, hakkından gelemeyeceğim kadar güçlü ve ne yaparsam yapayım beni istemediğim yerlere sürükleyecek kadar kararlı.
Planlanmamış bu istifanın nedeni, giderek kontrolünü kaybettiğim özgürlüğüme yeniden hükmedebilmek isteyişimden kaynaklanıyordu. Sabırsızdım. Yine hoyrat bir kararla gemi adamı olmaya karar verdim. İstifamı bildirdiğim gün başlayan son 1 aylık süreçte araştırma yaptım. Liman başkanlığına gidip konu ile ilgili bilgi aldım. İlk iş olarak gerekli STCW sertifikalarımı almam gerektiğini öğrendim. Beklediğim resmiyetin zerresini bile bulamadığım liman başkanlığında, kendini bile tanıtmak zahmetine girmemiş bir ne olduğu belirsizden öğrendiğim kadarı ile Atılım Denizcilik adlı kurum bu konuda bana yardımcı olacaktı. Dudağı ile burnu arasındaki irice et benine bakarak sorularıma devam ettim.
‘’Peki bahsettiğiniz kurum ne kadar ciddi ?’’
Et beninin etrafında, sakal traşı esnasında kesmeyi başaramadığı veya jileti pek maharetli kullanamadığından cesaret edemediği kıllar göze çarpıyordu. Benim böyle bir et benim olsa sakallarımı uzatabildiğim kadar uzatır ve kamufle etmeye çalışırdım diye düşündüm. Gözlerimi diktiğim et benini kaşıdı ve şöyle cevap verdi;
‘’Burası liman başkanlığı evlat. Kazık yiyeceğini düşündüren nedir ? En az burası kadar resmi bir kurumdur. Merak etme.’’
En az diye nitelediği resmiyetin aslında bir hiçlikten ibaret olduğunu görüyor olsam da, göz önündeki bir devlet kurumu olması açısından daha fazla irdelemenin mantıksız olacağını düşündüm.
‘’Pekalaa, çok teşekkür ederim.’’
Bu şekilde başladığım araştırmam sonunda Atılım Denizcilikte kaydımı oluşturdum ve gereken 5 sertifikanın 3 ünü tamamladım fakat, 4. Sertifikamı alacağım 5 günlük kursa gelen denetim memuru beni derste bulamayınca adımın üzerini çizdi ve gidişat bir hayli aksadı. Tanesi 5 günden toplam 25 gün süren kursların her biri, sadece ve sadece gemide hayatta kalmayı sağlayacak bilgilerden ibaretti. Dünya’da en tehlikeli işler sıralamasının en tepesine oturmuş bir meslek için çok gerekli bir eğitim diye düşünürken, tüylerimin ürpermesine engel olamamıştım. Bu ciddi çalışma şartlarına sahip mesleğin eğitim kısmı çok önemseniyordu ve ne zaman geleceği belirsiz bir denetim memuru tarafından yoklama alınıyor, kimlikler kontrol ediliyor ve devam eden derse katılanların topluca bir fotoğrafı alınıyordu. İşin kötü yanı 25 gün süren bu kursa 1 gün dahi devamsızlık şansımız yoktu. Rahatsızlanıp rapor almak veya mazeret bildirip gelmemek gibi bir şansımız da yoktu. Eğer o gün derse katılmayacaksak, ellerimizi göğe açıp denetim memurunun gelmemesi için dua ediyorduk. Denetim memuru diye bahsettiğim, sıcak kanlı ve kadınsı yanını gezmeye çıkarmış, soğuk bakışlı bir kadındı. Denetim esnasında söylemesi gereken neyse onu söyler, yapması gereken neyse onu yapardı. Ne eksik, ne fazla. Yine bir denetim sırasında, normalde 20 kişi olması gereken sınıf 18 kişiydi ve 2 kişinin adının üzeri çizildi. Yapması gerekeni yaptı ve söylemesi gerekeni söyledi.
Hedeflerinize doğru emin adımlarla ilerlerken bazen boyun eğmeniz gerekir. Hayatın organizeleşmiş tavrı ne kadar saçma olursa olsun, kararlı bakışlarınızı yok edebilir. Bir anda kendinizi ufacık hissedersiniz. Sanki insanların ayakları altında ezilmekten korkup paniğe kapılmış bir karıncaymışsınız gibi gelir. Özgürlük, izlediğiniz Amerikan filmlerindeki hali ile hatırınızda canlanır ve siz gerçeklere inanmak istemezsiniz.
Özgürlük bazen, annenizin market alışverişine gittiği zamanlarda üzerinize kilitlediği kapının deliğinden Dünya’ya bakabilmekle yetinmektir. Bazen her şeye sahip olsan da, hiçbir şeye hükmedemezsin. Zaman denen bir adam karşına geçer ve şöyle der;
‘’Bekle genç adam !’’
-
güzel
-
gayet güzel...
-
Teşekkürler beyler
-
Süper canım :)
-
-
Bu genc adam her kimse, yolu acik olsun..
-
HoLyCat bunu yazdı
Site kimin bilmiyorum ama üyelik benim :) Blog sitesi açmama yardımcı olan çıkmadığı için sağda solda paylaşıyorum. :)
NaZi_ tarafından 28/Haz/13 11:41 tarihinde düzenlenmiştir
DawnOfDarkness hocam çok teşekkür ederim. Şimdiye dek aldığım en yalın ve net iyi dilekti. -
NaZi_ bunu yazdıHoLyCat bunu yazdı
Site kimin bilmiyorum ama üyelik benim :) Blog sitesi açmama yardımcı olan çıkmadığı için sağda solda paylaşıyorum. :)
DawnOfDarkness hocam çok teşekkür ederim. Şimdiye dek aldığım en yalın ve net iyi dilekti.domain in varsa, hosting ve blog kurulumunu sağlarım.
-
HoLyCat bunu yazdıNaZi_ bunu yazdıHoLyCat bunu yazdı
Site kimin bilmiyorum ama üyelik benim :) Blog sitesi açmama yardımcı olan çıkmadığı için sağda solda paylaşıyorum. :)
DawnOfDarkness hocam çok teşekkür ederim. Şimdiye dek aldığım en yalın ve net iyi dilekti.domain in varsa, hosting ve blog kurulumunu sağlarım.
NevzatNuri.com u satın almıştım. Duruyor boş boş
-
THT2005 bunu yazdı
gayet güzel...
