Ben Bağırsakları Bozuk Bir Gencim

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Böcüklerin Efendisi
    krypt
    krypt's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mart/2004
    Erkek

    Merhabalar. Yazmak, paylaşmak istediğim bir şeyler var bugün. İlgilenir misinisiz, umursar mısınız, iki dakika kulak kabartır mısınız bilmem. Benim için önemli değil açıkcası, yazarın şevkinin okuyucunun şevkinden bağımsız olması gerektiği düşüncesindeyim. Siz böyle düşünmüyor olabilirsiniz, ne var ki, o da benim için önemli değil.

    Ben 24 yaşında, üniversite okuyan, küçük bir memlekette doğup büyümüş, bağırsakları bozuk bir gencim. Şimdi pek çoğunuz soracak "Senin bir adın yok mu?" diye. Hakkaten güzel bir soru. Zaten cevabı bu yazının ana konusu. 

    Çoğumuzun hayatı bir rutine bağlı. Her ne kadar fırlama, çatlak olmaya kalksakta kaçınılmaz rutin bir ucundan yakalayıp, diğer ucuna bağlayıveriyor hayatı. Kimimiz her gün okul yolu tepiyoruz, kimimiz işe, kimimiz ayyaşlığa... Ama bazı olaylar vuku buluyor ki bu rutini alt-üst edebiliyorlar. Sevdiğin birinin ölmesi, en sevdiğin takımın maçı vb. önem teşkil eden sebepler. Ancak bunların arasında bir sebep var ki, diğerleri ile karşılaştırıldığında gerçekten önemsiz, lakin rutine onlar ile aynı, hatta belki daha fazla etki eden, en az işle, en çok zararı veren, korkutucu bir güç; ishal.  İnsanlık tarih boyunca hayran kaldığı şeylere kelimeleri yetiremediği için bir çok isim koymuştur, ötürük, amel, cırcır da bunlardan bazıları. Halkın tıp diliyle bağırsakların bozulması, gerçek tıp dili ile diyare.

    Asıl konumuz psikolojik ve sosyal içerikli olsa da, yinede bir ön bilgi vermekte fayda olduğunu düşünüyorum. İshal bir hastalık değil, bir semptomdur ve 5 yaş altı çocuklarda en büyük ikinci ölüm sebebidir. Bir çok sebebi olabilir, kalın bağırsağın yeterince sıvı ememesinden meydana gelir. Birincil sebebi viral enfeksiyonlardır. Şiddetli bir hastalığın habercisi olabileceği gibi, kendi başına takılıp kaybolabilir. Yaygınlığından dolayı hakettiği önemi görmemektedir. Bugün insanların bir sivilce için bile hastaneye giderken, ishali "Bağırsaklarım bozulmuş ya." diye geçiştirdiklerini görmekteyiz. Halbuki ishalin önemi patolojik değil, sosyolojik ve psikolojik olarak büyüktür.

    Sıradan bir gün. Yılın 365 gününden bir tanesi. Hesapta böyle, ama pratikte böyle olmasını engelleyen bir faktör var; ishal. Yüzdeki istemsiz ekşi ifade, sık sık karnı tutmalar, her fırsatta kıvrılarak oturmak, bağırsaklardan gelen garip sesleri gizleme çabası buz dağının görünen kısmı sadece. İshal insana psikolojik bir baskı uygular, ve ağır sorumluluklar yükler ve üstesinden gelmek yüksek beceri ister. Bir örnek ele alalım; gaz salınımı. Normal olarak bile belirli bir uzmanlık isteyen bir durumdur. Ancak sosyal varlıklar olduğumuz, ve her gün yaşadığımız için bu muhteşem yeteneğimizi ender farkederiz. İşin ehli bir kişi, gaz kütlesi bağırsak içinde hareket ederken, ortamda yaratacağı etkiyi hesaplayıp buna göre fiziksel hazırlıklar yapar. Mesela; gelişinden, duyulması kaçınılmaz desibel seviyesinde olduğunu farkedince, eksternal ve internal sfinkter kasları ile pc kaslarını kullanarak bağırsak çıkışınının şeklini değiştirip sessiz çıkmasını sağlayabilir. Ancak profesyonel kişi bunun bir yanılsama olduğunu, asıl tehlikenin oluşumu gereği sessiz olan gaz kütlesi olduğunu bilir; "Sesli güldürür, sessiz öldürür.". Bu durumda alınacak önlemler basit kas hareketlerini geçip, sosyal mühendisliğe kadar varan bir yelpazede beceriler gerektirir. Bu erdeme sadece belirli sayıda insanlar sahiptir.(Ozondelen denen, letal bir odöre sahip gaz kütlesi üreten insanlar için bahsi geçen konular kısmen veya tamamen farklı olabilir.) Ancak, işin içine ishal girince her şey değişir. İshalken gaz salınımdaki temel kural, hem havayı, hem de iç çamaşırını temiz tutabilmektir. Bu ise çok daha üst seviye yetenekler gerektirir. Bu yüzden ishalken, çok rutin bir işlem olan gaz salınımı için bile, alışılmadık bir şekilde tuvalete gitme ihtiyacı güdersiniz. En sevdiğiniz arkadaşınız heyecanla yeni manitasından bahsederken, siz, sürekli  aklınızda en yakın tuvaletin size olan uzaklığını, bağırsakları taşırmadan varabileceğiniz maksimum hıza bölerek, acil bir durumda rahata erebileceğiniz minimum süreyi hesaplarsınız. O şevkle konuşurken, siz baş sallamakla yetinirsiniz. Çünkü o gün, en sevdiğiniz arkadaşınız tuvalettir. "En sevdiğim dizinin yeni bölümü, öldürseniz kalkmam televizyonun başından." derken, ishal sizi süründüre süründüre helaya yollar. Büyük konuşmaları, yeminleri yalan, planları ise alt-üst eder. Olduğunuz gibi görünemez, olduğunuz gibi yürüyemez, olduğunuz gibi konuşamazsınız.

    İşte bu yüzden bugün ben, ben değilim. Bugün ben Ali, Ahmet, Hakkı, Osman, Burcu veya Merve değilim. Bugün ben bağırsakları bozuk bir gencim. Bir tebessüm, bir kahkaha, hayatın yeşillik, tütün belki ama unutma; bu adam bugün bensem, yarın da sensin.

    krypt

     


    while (1<2)
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Lupin
    Lupin's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Nisan/2006
    Erkek
    haci cok guzel aciklamissin ishaline saglik :)) ozellikle sesli sessiz paragrafinda cok guldum eyw :)

    Rus ile aldatmayanı etmeli takdir,tek biri ile uslanmayanın hakkı köçektir.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Amd-x
    Amd-x's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Eylül/2009
    Erkek

    çok iyi la :D

    severim la seni.

    Bağırsaklarına minnet ciğerim.

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Böcüklerin Efendisi
    krypt
    krypt's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mart/2004
    Erkek

    Eyvallah gençler, varolun.


    while (1<2)
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ultrAsker
    ultrAsker's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Ağustos/2005
    Erkek

    asdasdafss iiymiş :D


    i ve got nothing against god. its his fan club i cant stand.
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ecstatic_60
    ecstatic_60's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Şubat/2006
    Erkek

    Allah kimsenin elinden büzük kontrolünü almasın. Benim başıma toplam 3 kere geldi.

     

    İlki çok çok fenaydı. Lisenin başındaydım. Belediye otobüsü mü dersin, yollar mı dersin... En son tuvalete kavuştuğumda (alaturka çıktı maalesef) ne duvar kalmıştı imzamı atmadık ne lavabo ne pantolon.

     

    sonraki 2 tane de tecrübeliydim artık. Biri anatomi teorik sınavıyla uygulama sınavı arasındaydı. Laborotuvara yapmaktan son anda kurtuldum.

     

    Dİğeri yine otobüste sıkıştırdı. Ama benzinlik vardı Allaha şükür.

     

     

    Sonuç olarak çok doğru bi konuya değinmişsin. Hem fizyolojik olarak ölümcül bi hastalık hem psikoljik.

     

    Siz siz olun her gün evden çıkmadan tuvalete bi 5 dk.oturun. Çıkmasa da bişey havalandırmış olursunuz zararı yok.

     

    Tekrar söylüyorum. Allah kimsenin elinden büzük kontrolünü almasın. O bahsettiğin sfinkterlere hiç bi nöron etki etmiyo o zaman

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    kapil
    kapil's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Mayıs/2007
    Erkek

    ahahah harikuleyd burda çok ince bir mühendislik hesabı istiyor işte 

    İshalken gaz salınımdaki temel kural, hem havayı, hem de iç çamaşırını temiz tutabilmektir. Bu ise çok daha üst seviye yetenekler gerektirir. Bu yüzden ishalken, çok rutin bir işlem olan gaz salınımı için bile, alışılmadık bir şekilde tuvalete gitme ihtiyacı güdersiniz. En sevdiğiniz arkadaşınız heyecanla yeni manitasından bahsederken, siz, sürekli  aklınızda en yakın tuvaletin size olan uzaklığını, bağırsakları taşırmadan varabileceğiniz maksimum hıza bölerek, acil bir durumda rahata erebileceğiniz minimum süreyi hesaplarsınız. 

    başıma bir çok kez gelmiştir ve gelmeye devam edecektir :D


    Orman Mühendisi //
Toplam Hit: 1760 Toplam Mesaj: 7