

[Beyaz Tahribat]Richard Stallman Ve "Free" Yazılım, GNU
-

Son yıllarda açık sistem kavramına ek olarak açik kaynak kodu, parasız yazılım, özgür yazılım kavramları öne çiktı. Linus Torvalds önderliğinde Linux, en yaygın web sunucusu Apache, Unix ve NT sistemlerini başarıyla konuşturan Samba, Mozilla'nın kaynak kodunu açması, MacOS'un kaynak kodunu açması bunun önemli örnekleri arasındadır. `Free' sözcüğü İngilizce'de hem parasız hem de özgür demek. Para ödenmeyen ve kaynak kodu şeklinde dağıtılan yazılımların lisansı içinde bir çok farklı modeller var. Biz bu yazıda bu konuları özetlemeye çalışacağız.
GNU projesinin mimarı Richard Stallman 1970'lerde M.I.T'nin Artificial Intelligence laburatuarında çalışmaya başladı ve ılk önemli işi Emacs editörünü yazdı. Emacs dos, ve win32 dahil hemen her işletim sistemine taşinmış, `context sensitive' özelliği olan, herkesin kendine göre uyarlıyabileceği, lisp kullarak büyütebileceği bir editördür. Aslında Emacs'a editör demek yanıltıcı olabilir; o daha çok bir program geliştirme/hesaplama ortamı, bir kabuk gibi kullanılmaktadır. Emacs içinden e-posta, haber grubu okumak, program derlemek, hata aramak, başka programları çalıştırmak mümkündür.
Stallman 1983'te GNU Manifestosunu yayınladı ve GNU projesi 1984'te başladı. GNU desteklemek için Free Software Foundation ve daha sonra Leage of Programming Freedom kuruldu. GNU'nun kişa açılımı Lisp'in yinelemeli yapısını aktarır: GNU ``GNU's Not Unix''in kısaltılmasıdır! Meraklışia not: Gnu adında keçiye benzeyen bir canlı Güney Afrika'da yaşamaktadır. GNU projesinin amacı, Unix benzeri ama onu aşan, `free' bir işletim sistemi geliştirmektir. Kullanıcıların kopyalamakta, dağıtmakta, değişiklik yapmakta özgür olduğu bir işletim sistemi söz konusudur.
GNU projesinin ilk ürünlerinden biri C derleyicisidir. Bu gün ansi, optimizasyon özelliği olan GCC, VMS, dos, win32/NT dahil pek çok işletim sistemine taşınmış; bazı ön ve son işleyiciler ile de, C++, Objective C, pascal, fortran için de derleyici haline gelmiş, Unix dünyasının vazgeçilmez bir derleyecisi olmuştur. GNU ekibi kernel dışında bir işletim sistemi ve geliştirme için pek çok aracı geliştirmiştir.
Linus Torvalds'in Linux kerneli yazması ile GNU araçlarının kullanılacağı bir işletim sistemi ortaya çikmıştır. Populer olarak bilinen Linux sistemini GNU/Linux olarak tanımlamak çok daha doğrudur. Linux, ``GNU generasyonun'' bir ürünüdür. Linux dünyasın kernel dışında dağıtım ve kurulumun mekanizmaları kurarak Linux'un ve dolayısıyla GNU ve `Free' yazılımın çığ gibi büyümesini sağladı. Herkesin bildiği gibi tüm büyük donanım ve yazılım firmaları Linux trenine destek veriyorlar.
GNU/Linux'un dışında kaynak koduyla dağıtılan ve pratik olarak bedava olan bir başka sitem daha var: Berkeley Üniversitesinde geliştirilen BSD. FreeBSD, NetBSD sürümleri olan BSD de tam bir işletim sistemidir. Iki temel Unix varyansonundan biri olan BSD, TCP/IP'nin geliştirilmesinde, mailx/sendmail/bind gibi temel programların geliştirilmesinde önemli katkıdai bulunmuştur. Ilk BSD ekibinde Özalp Babaoğlu, Bil Joy gibi devler de vardı. BSD doksanların başında, Linux'dan önce BSD386 adıyla bir heyecan dalgası yaratmıştı. GNU/Linux, ve BSD dışında kaynağına erişebilen ve parasız olarak kullanılabilecek pek çok yazılım var: Mosaic, Pine, TeX sistemi, Listproc, X-windows, Apache, PHP, Python, Mozilla, MacOS gibi.
Bu yazılımların hemen hepsi sizden kullanmak için para istemezler, ama hermen her birinin lisansı farklıdır. Bu yazılımları istenilen amaçla kullanabilmek, kopyalamak, başkalarına kopyasını vermek, değiştirebilmek, ve değişen kopyanın sahipliği ve dağıtım hakları konusunda önemli farklar vardır. GNU felsefesinde `free' parasız olmasına değil, özgürce kullanılmasına, değıstirilebilmesine, ve dağıtılabilmesine yöneliktir. `Free' sözcüğü özgürlük anlamında algılanmalıdır. Tabii bu, büyük ölçüde parasız, ya da fiyatın makul ölçüde olmasını beraberinde getirmektedir.
`Free' yazılım felsefesine uyan bir programı bir kullanıcı: 1) herhangi bir amaç için kullanabilir, 2) programın kaynak kodunu inceleyip, kendi ihtiyacına göre uyarlıyabilir, 3) kopyaları yapıp, eşine dostuna, komşusuna verebilir, 4) programı geliştirip, değişikliği genel kullanıma açabilir. Parasız olarak kaynak koduyla dağıtılan her program bu ilkelere uymaz. Kimini ticari olarak kullanamazsınız. Hemen hepsi tam olarak, değişiklik yapmadan dağıtma hakkı vermektedir. Önemli farklılık, değişiklik yapma hakkı ve ortaya çıkan yeni yazılımın sahipliği ve dağıtılma hakkında çıkmaktadır. Bazılarında, programda değişiklik yaptınızsa bunu kimseye dağıtamazsanız. Programın kodunu geliştirip yeni üründe kullanmak konusunda farklılık var. Dolayısıyla her parasız dağıtılan yazılım, özgür yazılım değildir.
GNU felsefesi bu özgürlükleri sürekli korumak için kendine özgü bir copyright kavramı geliştirdi ve ona {\bf copyleft} adını verdi. Burada amaç, bu özgür yazılımın bir gün firmaya özgü, `kapalı' ya da `proprietary' yazılım haline dönüşmesini engellemektir. Örneğin {\bf public domain} bir yazılımı kullanıcılar, kimseden izin almadan kullanırlar ve değiştirebilirler; ama söz konusu yazılımın bir gün `kapalı' bir yazılım olmasını engelleyecek bir mekanizma yoktur. {\bf Copyleft} her kullanıcının programı değiştirme ve dağıtma hakkını sonsuza kadar koruma arayışına bulunan bir çözümdür. Copyleft'li bir yazılımı geliştirip, sonra da `özgür yazılım' dağıtım sekilleri dışında dağıtmak mümkün değildir. Diğer bir deyişle, copyleft yoluna giren bir yazılım, ilke olarak, oradan hiç çıkamaz.
"Free" yazılım kavramına giren yazılımların önemli bir bölümü GNU copyleft lisansı altındadır. Özgür yazılım felfesinin ortaya çıkan ürünlerin kalitesine olumlu katkılar yaptığı ortadadır. Tüm işletim sistemi ve bir dizi yazılımın çeşitli düzeylerde kaynak koduyla, parasız yada CD parasına dağıtılması, bilgisayar sektörüne olumlu katkıları olmuştur. Bu özgür yazılımlar, yer yer pazarı domine etmektedir (apache web sunucusu gibi). GNU projesi ve etrafındaki çeşitli düzeydeki özgür yazılımlar, işletim sistemi, unix programları, sunucu alanı ile sınırlı kalmayıp, evdeki ve ofisteki kullanıcı için masa üstü alanına da girmeye kalkmaktadır. GNOME ve etrafındaki projeler, masaüstü için kullanıcının beklediği grafik arayüzünü vaad etmektedirler.
Meksika önümüzdeki 5 yılda 140 000 laburatuar'da GNOME arayüzlü GNU/Linux sistemleri kuracaktır. Fransa, Almanya ve Kanada benzeri projeler başlatmıştır. 28-30 mayısta Istanbul Hyatt Regency yapılacak Açık Sistem '99'da GNU projesinin mimari, yazılım devi Richard Stallman davetli konuşmacı olarak katılacak ve akabinde Ankara ve İzmir'de konuşmalar yapacaktır. Stallman, Association for Computing Machinary'den Grace Hooper ödülünü, Isveç Royal Institute of Techonology'den onursal doktora, ve Electronic Frontier Foundation'dan Linus Torvalds ile birlikte Pioneer ödülünü almıştır.çok güzel bir yazı alıntı..