Bir Damla İnsan
-
BİR DAMLA İNSAN
İnsan doğar, yaşar ve nihaiyi sonla ölür. İnsan bu gerçeği bildiği halde neden yaşamayı severde ölümden korkar ki? Oysa ölüm herkesin tadacağı bir gerçek olduğu halde çoğu insan, ondan çekinir ve hiç sevmez. Tabi bunun birçok nedeni vardır ama benim değineceğim cevap AŞK aşkında çeşidini var sayarsak manevi aşk. Aşk sadece bir insanı sevmek değildir. İnsan her şeye aşık olur: yaşamaya, paraya, yazmaya, dünyevi olan her şeye ama bir tanesi var ki insanı allak bullak eder ters çevirir tabiri caize “ebenin fotoğrafını tersten gösterir”. Aşk adına bir çok kitap yazılmıştır, tarifi yapılmıştır, şiirler yazılmıştır, filmler çevrilmiş toplasak baya bir TB edeceği de kesindir. Peki insan neden aşık olur? Biri Aşk için bile bile tutsaklık olduğunu bildiği halde neden aşık olur. Oysa kimse tutsak olmak istemeyeceği halde neden tutsak olmak ister, birine körü körüne bağlanmayı nasıl kabullenir? Cevabı bende bilmiyorum. Peki insan bu tutsaklığa esir olduğunu nasıl anlar, yani aşık olduğunu nerden bilir. Bir tutulma bir kıpırdama nasıl dalgalanır o küçücük kalbi bir okyanusa çevirebiliyor ki. Daha önce yaşamadığı duyguyu nasıl tattırabiliyor. İnsanın kimyasından gelen bir şey mi bu, bir insan daha önce hiç tanımadığı bir insan için neden endişelensin ki, neden hep onu düşünsün, rüyalarında hep onu görmek istesin, hep yanı başında oturmasını dilesin. Geçmişini formatlayıp tek sisteme tabi olsun ve kullandığı tüm programlara veda etsin ki. Aşk mı yoksa yada aşık olduğunu sandığından mı dır ki. Peki aşık olduğunu sanmak diyelim insan kaç sene aşık olduğunu sanabilir. Hiç konuşmasa bile yıllarca bir başkasını sevemez mi? Eğer sevemiyorsa o zaman bu mu aşk. Yürek her atışta bir farklı atıyorsa, eski neşesini o yok diye kaybediyorsa nedir bu geçici bir heves mi? Dünyada o kadar karşı cins varken neden o neden o tek damla. Bir rüya görmekle neden bu kalp ağrısı.
