Büyüklere Masallar Part 5 (Serçenin Hikayesi)
-
Bir zamanlar çok da uzak olmayan bir diyarda bir serçe yaşarmış Sabahtan akşama kadar arkadaşlarıyla dağda,bayırda ,ovada oyunlar oynayarak vakit geçiren bu serçenin birgün ormanın yakınlarında oynarken bir ağaca takılmış gözü. Ağaç sanki serçeyi büyülemiş gibi kendine çekiyormuş. Serçe arkadaşlarından ayrılmış ve ağaca doğru yol almış. Ağaç ormandaki en büyük ağaçmış ama kuruduğu her hâlinden belliymiş. Ne dallarında bir yaprak,ne kuş yuvası nede gölgesinde hayvanlar varmış. Koskoca ormanda bir yalnızlık abidesi gibi durmaktaymış. Serçe ağacın bu mağrur yalnızlığına vurulmuş biraz da. Yoksa pek ahım şahım bir ağaç değilmiş hani. Serçe usulca dallarından birine tünemiş. Esen rüzgarla dalların çıkardığı hüzünlü nameleri dinlemiş saatlerce... Akşam olunca yuvasına dönmüş. Gece boyunca güvenli yuvasının yaslandığı ağaçtan göğe bakıp o yalnız ağacın hayalini kurmuş. Sonra sabah olmuş yine,tüm serçeler karınlarını doyurmak için oraya buraya giderken bizim serçe doğruca ağaca gitmiş. Yine dalların birine tünemiş ve akşama kadar oradan ayrılmamış. Akşam olduğunda karnını doyuracak birşeyler bulmuş, dereden su içmiş ve huzurlu yuvasına çekilmiş. Günlerce bu böyle sürmüş ve sonunda serçe tüm riskleri göze alarak yuvasını ağaca taşımaya karar vermiş. Arkadaşları itiraz etmiş bu duruma. O ağaçta yaşarsa avcı kuşları onu rahatlıkla yakalayabileceğini anlatmaya çalışmışlar ama nafile serçe dinlememiş. Sonunda zor bela alçaktaki dallardan birine yuvasını kurmuş. Geceleri korkuyla,üşüyerek ama yine de mutlu bir şekilde yatıyormuş. Tek düşüncesi ağaçla bütünleşmekmiş. Birgün bir şahin bizim serçeyi yakalamış,tam yuvasına doğru gidiyormuş ki serçecik şahine yalvarmış. “Ne olur beni o ağacın dibinde ye!” demiş. Şahin ölmeden önce böyle bir istekte bulunan bir avla ilk kez karşılaşıyormuş. Serçenin yakarışlarına kulak vermiş sonunda. Ağacın dibine götürmüş serçeyi tam serçeyi öldürecekken serçenin gözlerinden toprağa iki damla yaşın süzüldüğünü görmüş. Serçeyi bırakmış, serçe orada ağaca yaslanarak son nefesini vermiş... Ertesi sabah serçeyi almaya giden arkadaşları serçenin yuvasının boş olduğunu görünce bi aksilik olduğunu anlamışlar. Tam etrafta serçeyi aramaya çıkacaklarken içlerinden biri çığlıklar atarak ağacın dibini göstermiş onlara. Hepsi ağacın dibinde yatan serçenin cansız bedenini görmüş. Onu ağacın dibine,köklerinin arasına gömmüşler. Tekrar bahar geldiğinde serçenin gömüldüğü yerden çıkan sarmaşık güllerinin, yıllar sonra gür yapraklarıyla yeniden yeşile boyanan ağaca çepeçevre sarıldığını görmüş serçeler... Ve her sabah bülbüllerin güllere değil, serçeye yaktığı ağıdı dinlenmişler...
-
Yazan: Crimin@l
HELLOWEEN seni benzettiğim serçe aha buydu :)
ama sen hatırlamazsın şimdi :))) -
aloo Ass-Ra okudun mu bunu???
-
ben okudum abi
-
bu yeni müridler çok hızlı giriş yapıyolar bazen... her başlığa da atlıyolar :))
ne de olsa 17 günlük daha :PpPp -
sayın HELLOWEEN, sayın HELLOWEEN lütfen danışmaya!
lan okuduysan bi cevap yaz da bileyim...
-
31 Ağustos"ta yazdım HELLOWEEN okusun diye bu hikayeyi. Tarihler 27.12.2003"ü gösteriyor ama HELOOWEEN hâla okumadı! :)
Toplam Hit: 2100 Toplam Mesaj: 7
