Ceviz Renk Saçlı Kız.

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NaZi_
    NaZi_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Şubat/2010
    Erkek

    Bu sabah, yılbaşı akşamını başarıyla geride bırakan vücudum, ağır egzersizlerim sonrasını hatırlatan sancılarla boğuşuyordu. Akşamın ruh halime akla gelmeyen zararları, beni normal bir melodiye açlığımı hissedişimle ürpertti. Gorillaz - Fell Good Inc, şu suralar ilgimi çeken melodilerimin başını çekiyor. Uyandığımda, güzel bir filmin içerisine girmişim gibi hissetmekti sanırım amacım. Melodiyi başlatıp günün ilk dakikalarını süsledikten sonra, hazırlanıp dışarı çıkmam gerektiğini hissettim. Kara kaplı defterim ve dewamını getirmeye can attığım macera kitabımı yanıma kattım. Bakırköy minibüsünün beni kollarına alacağı kaldırıma doğru ilerlerken, görüşüm açıktı. Minibüsü bekleyen üçbeş insanın arasından ilgimi çeken, düz ceviz renk saçları, günübirlik giyimi, annesi ve dedikodularıyla, yaşıma yakın olduğunu tahmin ettiğim genç bir kızdı. İlgim normalinden fazla değildi. İlgimi çeken her kızı ince detaylarına kadar incelerdim. Bir pastanede, çayını şekersizce yudumlamaya başlayan kız gibi veya yürüyen merdivenleri tercih ettiğim zamanlarda, normal merdivenleri adımlayan kızlar gibi. Minibüs yolculuğu, onu incelemek ve manzarayı kolaçan etmekle geçti. Tabiiki bu kolaçan işi bahaneydi. İlgilenmiyormuş gibi yapmanın en kolay yolu buydu. Gelgelelim bu, işleri daha apaçıklaştırıyordu. Herkezin bilip, bilmezden geldiği şeyler vardır değil mi ? Rutin ve yaygın tiyatromuz yolun sonuna gelişimizle sona erdi. Günün büyük bir kısmını, alışveriş merkezlerinde insanları aşağılayarak geçirdim. Defterimle dertleşerek, çeşitli notlar aldım. Yılbaşı seyehatnamemin geri kalan kısmını tamamladım. Üzerime çöken bitkinlik ve midemden gelen gurultu nediyle, bir pastaneye daldım. En köşedeki masa bana ayrılmış gibiydi. Tereddütsüz ve dümdüz yürüyüşümle sandalyede yerimi aldım. Kendime, karışık bir tost ve çay ısmarladım. İnsanları seyrederek geçirdiğim üçbeş dakikanın ardından, genişçe bir tabağın sağına ve soluna, ortasına salatalık ve domates parçaları sığacak şekilde konumlandırılmış tostum ve dumanı tüten tavşan kanı çayım teşrif ettiler. Keyifle yemeğimi yiyip, muhtaçlıkla çayımı yudumlarken ısınıverdim. Tam olarak kaç saat macera kitabımın sayfalarında kaybolduğuma emin değilim. Ancak bölüm bitiminde nedeni belirsiz bir şekilde kalkma isteğim doğdu. Hesabı istedim. Münübüs durağına yürümeme gerek yoktu. Otobüs duraklarının arkasında kalan, tren yolunun hemen yanından dümdüz yüründüğünde karşınıza bir köprü çıkıyordu ve oradan geçen bir münübüs beni evime götürüyordu. İlk durdurğudum münübüs hayal kırıklığıydı. Çok geçmeden bir diğeri durdu. Müjdeli haberi şoför verdi. ''Doğru minibüs.'' Ücreti uzatırken gözüm kaydı ve hayretlerimi bulacağım derken, elim ayağıma dolaştı. Gözlerime inanamadım. Günün başlangıcında ilgimi çeken, ceviz renk saçlı ve genç kızdı bu. Gözleri en az benim kadar hayrete düştüğünü ağzından kaçıracak kadar kocaman olmuştu. Para üstünü alıp pencere kenarındaki tutamaçlara sindim. Monoton başlayan bir günü değerlendirmeye çalışırken, mucize yaratmış olamazdım. Minibüsten indiğim andan bu yana saatler geçmişti. Beni takip etmiş olamazdı değilmi ? O an bu durumun, acımasızca üzerine saldırdığım hayatın, büyük bir komplosu olduğuna karar verdim. Ceviz renk saçlı kızdan uzaklaştığım andan itibaren, alışveriş merkezinde insanları aşağılayışım, durup aldığım notlar, pastanede yediğim tost ve içtiğim çay, okuduğum macera kitabı hatta ve hatta ihtiyacımı karşılamak için girdiğim tuvalet bile bu komploya dahildi. Önceden haberim olupta, bir dakikalığına bu düzeni erteleseydim, bu karşılaşma gerçekleşmeyecekti. Hayatı çokta önemsemeyip, olağan gidişatına darbeler indirmeyi hedefleyen yaşamımda, şok olmaya dayanamamıştım. Büyük bir heyecanla, karşı saldırı planları üretmeye başladım. Artık daha büyük oynayacağım. Oyunun seviyesini ve adranalinini arttıran ben değilim. Kaşınan hayatın ta kendisi. Ancak hatası, hafife aldığı bir kıvılcım. Etten ve kemikten olsa, onu uyarabilirdim. Ancak şu an heryerimde olan biriyle mücadele ettiğim gerçeğine alışabileceğimi sanmıyorum. Artık oyun herkezi içine alamayacak kadar daralmış ve kızışmış durumda. Ben, kızmış durumdayım...


    Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!
Toplam Hit: 692 Toplam Mesaj: 1