

Chuck Palahniuk Okudunuz Mu Hiç?
-
Hmmmmm...
Sanırım %90'ınınız Fight Club filmini izlemişsinizdir.
Peki kaçınız onu kitap olarak okudu, yani roman olarak?
İşte Chuck amca Dövüş Kulübü'nün yazarı!
Dünya çapında ünlenen Dövüş Kulübü'nün kitabı da bir anti-ütopya olarak
görülüyor. Ama ben size sadece ondan bahsetmek istemiyorum, zira çok güzel
başka kitapları da var, Tıkanma, Gösteri Peygamberi gibi.
Ama bir şeyi kabul etmemiz lazım, bu kitaplar (varsa) yeraltı edebiyatı'nın
örnekleri :)
Yani bir Tolstoy, bir Emile Zola değil bu amca, bir Dickens da değil.
Değişik birşeyler isteyenlere tavsiye ediyorum kitaplarını.
Haydi başta Dövüş Kulübü olmak üzere kitaplarını tanıtayım size :)
Ya da yine tembellik yapayım, arka kapaklarını koyayım, siz okuyun, düşünün,
taşının, karar verin :)
---------------------------------
1- Dövüş Kulübü
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif
mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve
yalanlar. Nefret ve öfke.
İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni
binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret
eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma
gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi,
toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir
dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir
intikam meleği. Tyler'in felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden
kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden,
gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin
dört yanını saracaktır. Ama Tyler'in dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur.
Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi
imha etmek üzere Tyler'in peşine takılır...
Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna,
güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk,
karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın
çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında
sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.
(Arka Kapak)
---------------------------------
2- Gösteri Peygamberi
Yalnızlık, yabancılaşma, şiddet, pornografi, tüketim ve şöhret açlığı... Televizyon
kanallarından boca edilen sayısız yalanla kirlenmiş, hiçbir şeyin dolduramadığı bir
boşluk... Gösteri Peygamberi, yeni bir binyılın başındaki modern dünyanın ürkütücü
çılgınlığına ilişkin karanlık bir taşlama; medya, şöhret ve pop kültürüne yönelik sivri
dilli bir aşağılama...
Tender Branson, Creedish mezhebinin dünyadan yalıtılmış sahte cennetinde doğup
büyümüş ve dış dünyaya gönderilmiş binlerce misyonerden biri. Kilise doktrinine
göre görevi, yaşadığı sürece çalışmak ve gerekli olduğunda ölmek. Kaderi
beklenmedik biçimde değişip onu şöhretin doruklarına taşırken aynı zamanda
medya ve popüler kültürün içyüzüyle tanıştırıyor. Yarı tanrıya dönüşme yolunda
yaşadıkları yakında yüzleşeceğimiz kıyametin çarpıcı bir habercisine dönüşüyor...
Branson, mezhepte kendisine zaten hiç verilmemiş olan hayatı "dış dünya"nın
çirkinliğine sonuna kadar gömülerek yok etmeyi deneyecektir. Ne var ki, hayatına
karışan gizemli Fertility Hollis'e göre, kendine bir kader çizmeye çalışması
anlamsızdır. Olacaklar zaten bellidir ve olmak zorundadır... Ve "intihar etmekle şehit
olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır." Chuck Palahniuk, önlenemez
kaderine doğru nefes kesici bir hızla sürüklenen kahramanının gözünden tüketim
toplumunun hastalıklı ve anlamsız yaşam biçimini bize bütün çıplaklığıyla gösteriyor.
Dövüş Kulübü'nün yazarından, en az ilki kadar çarpıcı ir roman, benzersiz bir
yeraltı edebiyatı örneği.
Gösteri Peygamberi, Amerikan gündelik hayatına yönelik nefis bir taşlama
Newsday
(Arka Kapak)
-----------------------------
3- Tıkanma
"Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Kendinizi kurtarın. Televizyonda
mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak.
Sonra her şey daha da kötü olacak," uyarısı ile başlayan bir roman elinizdeki...
Bütün dünyada büyük ilgi gören Dövüş Kulübü'nün yazarından, annelerle oğulları
arasındaki sevgi ve didişmeye, seksin bağımlılık yaratma gücüne, yaşlanmanın
dehşetine ve Amerikan rüyasının arka sokaklarına dair bir kitap Tıkanma...
Tıp Fakültesi'nden atılan Victor Mancini para kazanmak için şöyle bir yol
tutturmuştur: Lokantalarda boğazına takılan yiyecekle boğulma numarası
yapmaktai kurtaran kişinin kendisinden sorumlu olmasını sağlamaktadır. Böylece,
kurtaran kahramanlaşmakta, sıkıcı hayatının bir anlamı, arkadaşlarına gurur
duyarak anlatacağı bir hikâyesi olmakta, hayatını kurtardığı kişiden daha sonra da
kendini sorumlu hissederek, ona sık sık yardım etmektedir. Bir tür "sürekli
kahramanlık" hali... Kendisini annesinin çocuğu gibi değil de rehinesi gibi hissederek
büyüyen, anne ve babaların "kitlelerin yeni afyonu olduğunu" düşünen, Tanrı'nın
olmadığı bir dünyada, kutsal ve tecavüz edilmez olan annelerin yeni tanrı olduğunu
iddia eden Mancini, bütün bunların devrimci eğilimler taşıyan annesinin tedavi
masraflarını karşılamak için yapmaktadır. Boğulma numaralarından fırsat buldukça
iflah olmaz bir seks bağımlısı olarak ilacını arar: Mastürbasyon yapmadığı her gün
için eve bir kaya getiren arkadaşıyla birlikte, hayatın sillesini yiyerek dağılmış
insanlarla birlikte olur...
Palahniuk, Gösteri Toplumu'nun en veciz yazarlarından biridir. Çarpıcı, gerçekdışı,
tutarsız ve anlamsız. Aynı zamanda müthiş bir hayalgücü ve yergi kapasitesi
eşliğinde ev, araba, televizyon ve kazanmaya indirgenmiş hayatların içyüzüne
bakar; bilinçaltlarındaki genelevleri ziyaret eder...
Chuck Palahniuk'un yeni romanı Tıkanma seks, sümük, göt, hastalık, bağımlılık, algı
ve ölümle dolu. Deforme olmuş tavuklardan söz etmeye bile gerek yok. Bunlardan
tiksinen biriyseniz, Tıkanma size göre bir roman değil. Aslında Palahniuk size göre
değil. Gidip kendinize daha sığ ve yergiden yoksun bir yazar bulabilirsiniz.
Bob Batchelor
(Arka Kapak)
----------------------------------
4- Görünmez Canavarlar
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, yanılsamanın hüküm sürdüğü şu dünyada
bize iyi ve doğru olarak dayatılanı değil de, kötü olduğu söylenerek bizden uzak
tutulanı tercih etmek ne derece mümkündür? Chuck Palahniuk, bize yine roman
olarak ulaşan bu üçüncü "kimlik krizi"nde, aile ve toplumda var olan genel geçer
davranış kalıplarının altında yatan gerçekliği evirip çeviriyor.
Genç ve güzel manken Shannon mutlu olmak için her şeye sahiptir: Parlak bir
kariyer, kitlelerin ilgisi, yakışıklı bir sevgili ve yakın bir dost. Ancak geçirdiği bir 'kaza'
yüzünün yarısını yok ettiğinde, görünmez bir canavara dönüşür. Hastanede
tanıştığı, ameliyatla kadın olmaya hazırlanan transseksüel Brandy Alexander, ona
geleceğini yaratabilmek için geçmişini silmesi gerektiğini, gerçek keşiflerin hep
kaostan çıktığını öğretir. Bu süreçte Shannon, Brandy Alexander'la ve kendisini
aldatan sevgilisi Manus'la bir intikam yolculuğuna çıkacaktır. Kişisel ve toplumsal
arızaların kol gezdiği, çağdaş bir çorak ülkede çıkılan bu yolculukta üçünün isimleri,
kimlikleri ve geçmişleri her şehirde değişirken, okur da görüntüye, yüzeyselliğe
odaklanmış bir dünyada aile, sevgili, arkadaş konumundaki insanlarla ilişkilerin
sığlığına tanık olur.
Palahniuk cinsiyet değiştirme operasyonlarının büyük ölçüde kolaylaştığı ve
yaygınlaştığı bir çağda, cinsiyetlerin bile görüntüden ibaret olduğunu vurguluyor.
Bir yandan güzellik ve kimlik kavramlarına bakarken, tüketim toplumuna ve estetik
operasyon kültürüne haşin saldırılar yöneltiyor. Üstelik bütün bunları okurunu
adeta bir eğlence trenine bindirip baş karakterinin geçmişiyle bugünü arasında
dolaştırarak ve şaşırtıcı bir finalle adamakıllı sarsarak yapıyor.
(Arka Kapak)
---------------------------------
5- Kaçaklar ve Mülteciler
Kişilere özel garip müzeler de dahil olmak üzere bütün o ilginç mekânlar, her yıl
yinelenen tuhaf etkinlikler ve hayalet öyküleri. Şehir merkezinin altındaki kanallarda
turlayın. ister homoseksüel ister hetero olun, seks kulüplerini ziyaret edin.
Söz verin gerçek hayalet öykülerini duyduğunuzda, yaşayan ölülerle burun buruna
geldiğinizde korkmayacağınıza! Hayvanat bahçesinde insanoğluna şaşırtıcı
derecede benzeyen filleri muhabbet ederken gördüğünüzde şaşırmayacaksınız!
Halihazırda Portland'da kaçaklarla mültecilerin arasında yaşayan Palahniuk, bir
elinde fotoğraf makinesiyle şehri bize kare kare gezdirirken, "tarih", "(öz)yaşam
öyküsü" ve "kurmaca" kavramlarını da "yeraltı"ndan gün ışığına çıkarıyor.
(Arka Kapak'tan)
-----------------------------------
6- Günce
"Her şey bir otoportre.
Her şey bir günce."
Bu kitap bir günce. Kalemi eline alan kişinin korkularına, sevinçlerine, hüzünerine
yapılan bir yolculuk. Sıradan bir insanın sıradan yaşamı... Belki de sıra dışı birinin
zaman zaman peri masalına, zaman zaman kabusa dönüşen yaşamından kesitler
sunan anı parçacıkları. Sahte mücevherlerin ışıltısına kapılan bir kadının öyküsü bu.
Komadaki kocasının günbegün çürümesini izleyen, sanat, yaşam ve ölüm
üçgeninde sıkışıp kalmış bir kadının. Kimilerine göre basit bir garson, kimilerine
göre ise her an bir başyapıt yaratabilecek büyük bir ressam. Anakarayla bağlantısı
her an yok olabilecekmiş gibi gözüken Waytansea Adası'nın gizemli öyküsü bu aynı
zamanda.
(Arka Kapak)
-----------------------------------
Haydi iyi okumalar, Tıkanmayı şiddetle tavsiye ederim :)
Toplam Hit: 772 Toplam Mesaj: 1