

Cmuk 134. Madde Gereği Bilişim Suçlarının Araştırılması Konusunda Duruşumuz Ne Olmalı
-
Hocalar Ceza Muhakemesi Kanunun 134. maddesinde şöyle bir açıklama yer almakta;
"Bir suça ilişkin soruşturma sırasında BAŞKA SURETTE DELİL ELDE EDİLMESİ İMKANI YOK İSE, C. Savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına, kayıtların çözülüp metin haline getirilmesine HAKİM tarafından karar verilir."
Böyle bir kanunun yer almasına rağmen Türkiyede ki gerek basına yansıyan gerekse duyduğum bir çok bilişim suçu davasında kişilerin bilgisayarlarının savcı tarafından önce denetlenip gerekli dedllilerin toplanıp sonra bu toplanan deliller sonrası idaaname oluşturulup öyle hakimin önüne serilmekte bu sizce komik değil mi cmuk ta böyle bir madde yer almasına rağmen bu uygulamanın yanlışlığı konusunda duruşumuz ne olmalı bu konuda hakkımızı nasıl aramalıyız hukuk konusunda bilgili avukat veya tanıdığı avukat olan arkaşlar bu konda cevap verirse sevinirim
yarın öbürgün bir yanlışlık dahi bir suç atılsa üzerimize sadece savcının izniyle kişisel bilgisayarımıza mahremimize girilmesi durumunda ne şekil bir tutum sergileyeceğiz bugün sırf ip adresi tutmasından dolayı kişilerin bilgisayarlarından kopyalar alınmakta bilişim suçları incelemesine alınmakta -
Hocam levent göktaşın ofisi arandı, orası avukatlık bürosuydu, serdar öztürk ve levent göktaş gibi iki avukat vardı hayvan gibi, ikiside birşey yapamadılar...
arandı aldı götürdüler...
hatta aranma sırasında delil yerleştirildiği iddası ile sonradan suc duyurusunda da bulunuldu...
şimdi ne oldu?
ikiside içerde ikisinden de haber yok...
bilgisayarı alamazsın diyemezsin, aldıktan sonra niye aldınız diyebilirsin ancak, o da bi işe yaramaz...
-
oifs aranması sorun değil de kiisel bilgisayarların aranması konusu çok hassas telefon dinlemesi gibi bir şey bu hukuk forumlarında okuyorum birinin sitesi hackleniyor yok aynı ip çıkıyor yok yanlış log yok trojan la pci adamın yönetiliyor filan savcı tek kelimeyle el koyuyp araıyor idaaname böyle oluşturuluyor ilginç gerçekten
-
zaten ofis aranması sırasında bilgisayarlara el konuldu hocam...
-
Okuduğun maddeyi yanlış yorumluyorsun,savcının istemi üzerine hakim karar veriyor.Bu maddeyi sadece lafzi bile yorumlasan,izi verenin hakim olduğunu anlayabilirsin.
CMK'da işler böyle yürür, savcının istemi,hakimin izni.Savcının tutuklama talebi ardından hakimin tutuklu ya da tutuksuz yargılanması gibi..
Madde 98 - (1) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./10.mad) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir.
Madde 101 - (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir.
Koyuyla işaretlediğim yerleri okursan,işin mantığı budur,savcının istemi,hakimin ya da mahkemenin kararı.
Ancak bazen de hakimin kararının beklenmesi telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına sebep olabileceği için,hakim izni beklenmeyebilir.
Tıpkı;
ARAMA KARARI
Madde 119 - (1) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./15.mad) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler
-
iyide kara tahta hocam her arama o zaman bu şekilde yapılır bu olay gerektiğinde savcının takdirinde oluyorsa diğer hakim aranmasına karar verir maddelerinin hiç bir hükmü kalmıyor ki her yaptığı aramaya savcı çıkıp gecikmesinde sacınca olduğunu gördüm diyip arama yapabilir bunu bir prosedürü yok mu
-
arama kararı başka bir şey,el koyma başka birşey.El koyma için hakimin iznini şart koymuş,arama içinse koymamış.
Benim anlayamadığım,savcının neden keyfi davrandığını düşünüyorsunuz ki?
Hakim de savcı da hukuk fakültesinden mezun olur,aynı sınava girerler,aynı mülakata girerler,aynı stajı yaparlar ardından kurayla hakim ya da savcı olmaları belirlenir.
Şöyle bir savcı tipi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz; "hımmm ulan bugün napıyım,dur geçen bi adam ters ters baktı bana,çağırıyım da ifade versin,evini arattırıyım,huzursuz ediyim"
Emin olun küçük illerin ilçelerine gidenler hariç,savcılar kafalarını kaldıramıyorlar.
-
Hocam şu şekilde farketmiyormu sen daha iyi bilirsin hakim kararı olmadan yapılan el koyma arama vb gibi durumlar uygunsuz olduğu için hukuk önünde delil kabul edilemiyor ya öyle bir madde vardı usule uygun olmayan arama el koy vb kararları delil niteliği taşısa dahi delil kabul edilemiyor hakim kararı olmadan toplanan deliller hakimin karşısına çıkarıldığında hakim inde gerçi göz ardı etmesi gererkirken etmemesi gibi durumlar oluyor ülkede
Hakim şöyle bir şey dermi savcıya idaanamedeki el koyma arama kararı benim yada diğer bir hakimin izni olmadan yapılmış olaya baktığım da da hakim kararının alınmadan bunun yapılması için şartların oluştuğunu düşünmüyorum diyip idaanameden o durumları çıkarabilir mi? yoksa suç belliyse onu düşünmeden mi yargılama yapar yav suç belli işte nasıl elde edildiyse edilmiş suç sonuçta ispatlanmış diyip devam eder mi ? şayet böyle bir durum söz konusu olursa kime derdimizi anlatabiliriz
bunu sormamın sebebi tamamen bilgilenme amaçlı hukuka ilgi alakam çok var merak da ederim böyle şeyleri başka bir maksadım yok açıkçası bilişime ve hukuka ilgim olunca haliyle ikisi arasında yapılan uyguşamalarıda merak ediyor insan
herkese Lazım olan vew olacak bu tür şeyleri araştırmayı kafa yormayı severim -
SeRDaR bunu yazdı:
-----------------------------
Hocam şu şekilde farketmiyormu sen daha iyi bilirsin hakim kararı olmadan yapılan el koyma arama vb gibi durumlar uygunsuz olduğu için hukuk önünde delil kabul edilemiyor ya
----------------------------Tamam da hocam,zaten istisna durum kanunda düzenlendiği için hukuka uygun oluyor
ARAMA KARARI
Madde 119 - (1) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./15.mad) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler
Bu maddede olduğu gibi.Kanunda düzenlenmiş hüküm varken,hakim kalkıp da "benim haberim yoktu bu aramadan" diyip delili-delilleri görmezden gelemez.
-
hmm anladım hocam sağolasın