Derin Psikoloji - Deneme -

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NaZi_
    NaZi_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Şubat/2010
    Erkek

         Koca bir paragrafı, derin bir meyve sepetiymiş gibi, ona karşı beslediğim, büyüttüğüm ve artık içime sığdıramadığım duygularımla doldurup buyur ettim. Bunu yaparken sanmayın ki kızardım, bozardım veya üstüme bir bardak çayı yağmur edip yağdırdım. Pişkinliğe benzer fakat içinde az da olsa şevkat bulunduran bir tebessüm takınmıştım o gün  yüzümün en çok güneş alan yerine. Elbette cesurdum, bir anlıkta olsa açıktım ve seçiktim. İçimde zerre kadar da olsa tereddüt vardı ancak, öyle kuşkuya yer verecek kadar değil. Ben, içimde inşaa ettiğim ve kırmızı kurdelasını kestiğim festival havasına ne kadar adapte olduysam, onun da böyle bir -herşey heryerde- havasında olacağına inanmıştım sanırım. Abartı gibi göründüğünü kabul ediyorum, eli mahkum. Fakat ağzınızın, heyecandan salyası kurumuş, bir iki damla suya hasret görüntüsünün nedeni de bu değil mi zaten? O an anlamını kaybetmeden, susamış dudaklarınızı aralayıp, o anı derinleştirecek kelimeleri peşi sıra sarf etmedikçe, daha açık ifadesi ile aşkınızı bütün kuvvetinizle itiraf etmedikçe, işte tam o ana kadar her duygu platonik ve gayet ısrarlı bir şekilde pozitiftir.

         Bakışlarında, göç hazırlığındaki bir kuşun bakışlarını görmüştüm. Sanki yönünü sert esen bir rüzgar belirleyecek ve sanki her an kanatlarını gerecek , çekip gidecek bir leylekti. Fakat bu veda mevsimsel bir döngüye hiç benzemiyordu tabiyatında. Gelecek üçyüzaltmışbeş günün herhangi birinde,  beyaz kanatlarının boşluğu tokatlayan sesini duyamayacaktım. Bu, temelli bir yitişti. İstek konusunda muallakta kalmış, tüm soru işareti gerektiren kelimeleri sırtlayıp giden bir yitiş.

         Daha sonra ellerini, üst üste kenetlediği bacaklarının diz kısmında yine üst üste dizdi ve diğerinden çok daha ciddi bir tavır takınmaya çalışırken, boğazını da bir güzel temizledi.

         ''Çok'' dedi ve duraksadı. Sanırım kötü haberleri söylemeye alışkın o doktorlardan biri olmak için dünyaları verebilirdi. Yarım dakikalık bir geçikmeyle de olsa cümlesini tamamladı. '' Çok aceleci bir itiraf olmadı mı bu sence? ''

         Kocaman ve yemyeşil bir elmayı düşleyip, sapsarı, olgun ve sulu bir armutu dişlediniz mi hiç ? Veya ölümü düşünerek kıpkırmızı elmayı ısıran Pamuk Prenses'e ne demeli. Acaba o an ne hissetti. Ölüm, kendi kaderimizin çarpıklıklarından kaynaklıdır, değil mi Pamuk Prenses ? Bok mu vardı da ısırdın o kıpkırmızı elmayı ? Lafı kısa kesmek gerekirse sayıca üstün cüceler ve emektar kazmaları; hiçbirşey beklendiği gibi sonuçlanmıyor. İşte o nedenle hiç de aceleci bir itiraf olmadı tatlım.

         -Hayatım boyunca- diyerek, belki biraz abarttığım, belki de fazla ciddiye aldığım konuların başını her zaman duygu ve düşünceler çekmiştir. Aşk, sevgi, tutku ve dahası daha uzayıp giden listemin en başındayım. Aslında konu, karşımda oturan kadına gerçekten aşık olup olmadığım  değil. Bu doğal görünüşlü, tabiyatında yapmacık itirafa karşılık vereceği cevap veya tepki benzeri hiçbirşey önemli değil. Konu dahili olan, yaşadığım bu yapmacık heyecanla karışmış, aşk ve sevgi arasında kalmışlık duygusunu, güvensizliğe karşı nasıl bir silah olarak kullanabileceğim. Ellerimin ve dizlerimin titremesi durdu. Gözlerimin masumiyete bürünmüş tavrı, yerini, düşüncelerin kilitli kapıları ardında mahsur kalan mahkumunkilerine bıraktı. Oysa az önce çok daha farklı hissediyordum. Kafanızı karıştırmak haddime değil tabiki. En iyisi konuya biraz lüks lambası tutayım. Öyle çok açık olmasın da, anlayabileceğiniz dilden konuşmayı deneyeyim.

         Güven duygusunu içimizden çıkarıp atmak mümkünmüdür ? Hayır. Çünkü güvenmek, yaşamak demektir. Adım attığımızda ayaklarımıza, düşündüğümüzde beynimize, sevdiğimizde karşımızdakine, söz verdiğimizde kendimize, hayal kurduğumuzda hayata duyduğumuz güven, aslında tüm yaşama sebebimizdir. O öyle, bu da böyledir ancak istisna denen birşey de vardır elbette, eli mahkum. İstisna deyince İyi anlamı ile beyninizde beliriyor olabilir ancak, konu ben olunca kötüye yormanızı tavsiye ediyorum. Konunun özü, dibi, köşesi bucağı sudur ki sevgili dostlarım, hiçbirinize güvenmiyorum. Düz mantıkta bu ancak, peşisıra bir yalnızlık getirdi. Bir yerde okumuş veya duymuştum tam hatırlamıyorum, insanlar yalnızbaşınayken, şeytanın ta kendisidir. Çok doğru olduğunu yeni kavrıyorum. Kendimle ettiğim uzun sohbetler sonucunda belli başlı planlar yapıverdim, apar ve topar. Bu bahsi geçen planların tek bir amacı vardı. Asıl kimliği öte kıyı etmek. Çünkü asıl kimlik her zaman zarar görmesi en tehlikelisi olanıdır. Ancak sahte pasaport gibi, sahte kimliklere bürünmek, yalnızlığın merhemi, güvensizliğin öcü olabilir, değil mi ?


         İsmim Federick Marci. En azından ona böyle söyledim. O diye bahsettiğim, ilk kurbanım, yani Meloni. Az önce karşımda oturan alımlı hanımefendi...


    Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Frank
    Frank's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Ekim/2009
    Erkek

    Cizik atayım. Geniş vakitte okuyacagım. Eminim diğerleri gibi güzeldir.


    Tüm sıkıntı ve üzüntülerin kaynağında iradenin arzuları vardır; çünkü tatmin edilmemiş bir arzu bizi özlemle dolu olarak bırakır, tatmin edilen bir arzunun yerine bir yenisi alıncaya kadar da can sıkıntısı yaşarız.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NaZi_
    NaZi_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Şubat/2010
    Erkek

    Frank bunu yazdı:
    -----------------------------

    Cizik atayım. Geniş vakitte okuyacagım. Eminim diğerleri gibi güzeldir.


    -----------------------------

    Teşekkürler. Hakkımda oluşan genel yargıya dudak yaladım.


    Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!
Toplam Hit: 1030 Toplam Mesaj: 3