Doğallık, Çevremdeki İnsanlar , Hede Ve Hödö"Nün Yaşam Öyküsü
-
Matematiksel istatistikler doğruyu bize ne kadar gösterir? Kesin yargılara varmamızı sağlamadığına inansam da en azından bir konu hakkında fikir edinmenizi sağlayabilir diye düşünüyorum.
Yani yeryüzünde 1 milyon insan varsa, çeşitli yerlerden 100 tanesini tanısam diğerleri hakkında fikre sahip olabilirim. Tabi bunlar kesin fikirler olmamalıdır ; yargısız infaz gibi şeylere sebebiyet vermemesi için.
Çünkü insanları dışardan göründüğü gibi yargılamak bazen(belki de her zaman) yanlış olabilir. Çünkü bence her insan kendini tamamiyle ifade edebilme yetisine sahip değil. Bu yüzden yargıladığımız , hatta sadece hakkında fikir edindiğimiz insanlar , bizim dışardan gördüğümüzden öte , bambaşka insanlar olabilirler.
Herneyse bu konu hakkında birazdan söyleyeceklerim için bir yatıştırma-alıştırma ön açıklamasıydı. Her gün internetten , televizyondan , çevremden "fikir edinebileceğim" kadar insan tanıyorum. Eminim siz de tanıyorsunuzdur. Dışardan gördüğüm insanların kafamda oluşturduğu şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle söylemek istediğim şey : herkes çok doğal. Herkes kendi yapısının gerektirdiği şekilde tepkiler veriyor(Tanıdığım herkes ; hatta arada bir kendim de dahil) Bu durumun bir iyi bir de kötü yanı var.
Kötü bi durumda olan insan, doğası gereği kötü bi durumdadır(düşük bi cümle ama anladınız).
Dolayısıyla o kötü durumun onu götüreceği yolu takip edecektir ve kötü durumdan kurtulamayacaktır(tabi dışardan müdahele edilmezse) Ancak o kişi eğer doğası dışında ya da sıradışı tepkiler verecek olsaydı (eğer kötü durumda olması onu rahatsız ediyorsa) bu kötü durumdan kurtulabilirdi. İyi yönü zaten belli. İyi durumda olan insan iyi durumdadır. Zaten doğası onu iyi bi yola götürecektir. O halde sorun yok. (Tabi sorun olayı göreceli. Kişi iyi durumda olmaktan hoşlanmıyor da olabilir)
Dur bakayım başka ne var. İstediklerimiz ve yapamadıklarımız. Birini çok sevdiniz. Ona gerçek anlamda seni seviyorum diyebilecek kadar seviyordunuz. Sonra o sizi aldattı ya da birlikte olamayacağınızı söyledi vs. Ayrıldınız. "O beni aldattı artık onunla birlikte olamam" "ama onu hala seviyorum". Ulan birlikte olmak istiyor musun ? istemiyor musun ? istiyorsan o zaman siktiret herşeyi. Bırak şu gururunu bi kenara ne istiyorsan onu yap !
Düşüncesizliğimiz var mesela. Kavga ederiz , küfrederiz. Ya da aksine sevdiğimizi söyleriz. Sonra ne olur ? Kavga ettiğin için özür dilersin. Sevdiğini söyler sonra sıkılırsın , aldatırsın. Anlık düşünür, anlık kararlar veririz. Sonra da verdiğimiz bu anlık kararlardan pişman oluruz.
Lan aslında çevremdeki insanlar hakkında buraya yazabileceğim o kadar çok şey var ki. Neyse şimdilik kendimi fazla yormadan burda bırakıyorum. Dengesiz bir dipnot ile de sonlandırıyorum : insanlar dediğim gibi olsa da olmasa da hiç bi bok farketmez. Biz neye değer verirsek o dur. Neye inanırsak onu yaşarız.
-
Doğallık, Çevremdeki insanlar , Hede ve Hödö"nün yaşam öyküsü şu:
*Dünya yaşadığımız mahallemizden, işimizin ya da okulumuzun semtinden ve sıçtığımız tuvaletten ibaret (en azından bir çogumuzun öyle)
*Günahlarımızı bilerek işleyen ve inandığımız tanrımıza affedilemek için yakaran canlılarız
*Kadın\Erkek ilişkilerinden sürekli şikayetçiyiz ve sorunu aynada, kendimizde arar dururuz.Sorun esiri olduğumuz popüler hayat tarzındadır. Sorun aç gözlerdedir; kasık arasına esir olmuş, düşünebilen et parçalarında...
doğallığa deyinmek istemiyorum cünkü modernize olmuş ve tüketime dayalı bu toplumda insan "doğal" yaşayamaz
hede hödöyede nasıl yorum yparım bilemiyorum :)
Toplam Hit: 878 Toplam Mesaj: 2
