Dogmatizme Karşı Eleştirel Düşünce Teknikleri...
-
Eleştirel Düşünce Nedir?
Benliği Duygulardan ve Zihinden Ayırt EdebilmekŞu veya bu şekilde, "eleştirel düşünme" kavramına tahribat.com'daki pek çok tartışmada rastlayabiliriz. Peki bu ne anlama gelmektedir? Kimileri bunun sadece başkalarının fikirlerindeki hataları bulmak olduğu izlenimine kapılsa da, asıl amaç bu değildir. Eleştirel düşünebilmenin temel kuralı, duygular ve düşünceler ile benliğin arasına bir takım mesafeler koymaktır. Fikirler bize ait olsun veya olmasın, onların gerçekliğini, doğruluğunu ve akla yatkınlığını daha iyi değerlendirebilmek için bunu yapmamız gerekir.
Eleştirel düşünmek, neye inanılıp neye inanılmaması hususunda güvenilir, rasyonel değerlendirmeler yapma çabasıdır. Eleştirel düşünce mantığın ve bilimin araçlarını kullanır. Çünkü bahsi geçen araçlar kuşkuculuğu inandırıcılıktan veya dogmatizmden, muhakemeyi inançtan, bilimleri sahte ilimlerden, ve rasyonelliği keyfi düşüncelerden daha üstte tutarlar. Eleştirel düşünce bizlere gerçeğe ulaşma garantisini veremese de, bu konuda diğer alternatiflerinden çok daha başarılıdır.
Eleştirel düşünebilmek için gerekli olan bir takım niteliklerin genel karakteristik özelliklerini vurgulamak konunun anlaşılmasına fayda sağlayacaktır:
-- Birinci Kısım --
Açık Fikirli Olmak
Politika ya da din gibi konular üzerinde eleştirel düşünmek isteyen birisi öncelikle açık fikirli olmalıdır. Bu da kişinin sadece başkalarının haklılığını değil, kendinisinin yanılma ihtimalini de hesaba katması anlamına gelir. Açık fikirli olmayan insanlar ise çoğu zaman bir noktada yanılıp yanılmadıklarını düşünmeye zaman ayırmadan çılgınca tartışırlar.
Bunun yanında, her fikrin aynı geçerlilikte ya da doğrulukta olduğunu varsaymak zihnimizi gereğinden fazla "açık" hale getirecektir. Teknik olarak herkesin haklılığına ihtimal vermemiz gerekse de, iddiaların doğruluğunu sınayabilmek için dayanaklarını talep etmemiz gerekir. Eğer iddia sahipleri bu talebi karşılamıyorlar veya karşıla-ya-mıyorlar ise iddialarına kulak asmayabilir veya o iddialar doğru değilmiş gibi hareket edebiliriz.
Duyguları ve Mantığı Ayırt Edebilmek
Bir fikrin kabulünde gayet makul ve ispata dayalı gerekçelerimiz olsa bile, muhtemelen tam olarak farkına varamadığımız duygusal ve psikolojik sebeplerimiz de olabilir. Eleştirel düşünebilmeye önem vermenin yanında duygular ile mantığı birbirinden ayrı tutmasını da iyi bilmemiz gerekir. Çünkü biri ötekisiyle çok kolay bir şekilde karıştırılabilir.
Duygusal sebepler yüzünden bir şeye inanmak ise gerçekten anlaşılabilir bir durumdur. Fakat o inancın ardındaki mantık hatalıysa, sebebi ne olursa olsun ona rasyonelmiş gibi itibar edemeyiz. Eğer gerçekten inançlara kuşkucu ve tarafsız bir tutumla yaklaşacaksak, duyguları bir kenara koymasını bilmeli, inançların mantığını ve sebeplerini kendi içlerinde değerlendirmeliyiz. Hatta inançlar mantık kıstaslarına uyum sağlayamıyorsa onları reddetmemiz gerekebilir.
Cahilliği Değil, Bilgiyi Tartışmak
Çoğu zaman inançların etrafında duyguların ve psikolojinin kuşatması olduğu için, insanların öne atılıp inançlarını mantığının veya kanıtlarının zayıflığına aldırış etmeden savunmaya çalışması alışıldık bir durumdur. Hakikaten de, insanların hakkında neredeyse hiçbir bilgiye sahip olmadığı bir düşünceyi savundukları olur. Bildiklerini sanırlar, ama bilmezler.
Bunun aksine, eleştirel düşünmeye çalışan bir kişi karşısındakilerin bilmesi gereken herşeyi bildiği varsayımından uzak durur. Eleştirel düşünen kişiler kendisine katılmayanlara konu hakkında bildiklerini öğretmeye hevesli olacaktır, fakat karşısındakiler konu ile ilgili önemli gerçekleri umursamıyorlarsa onlarla tartışmaya girmez.
İhtimal ile Kesinliğin Birbirinden Farkı
Muhtemelen doğru olan fikirler ve kesinlikle doğru olan fikirler vardır. Her ne kadar doğruluğu kesinlik kazanan bir düşünceye sahip olmak güzel bir şey olsa da, ikinci grubun kapsamının birincisinden oldukça dar olduğunu unutmamamız gerekir. Bu yüzden bazı durumlarda kesinliğin yerine ihtimallerin tercih edildiği bile olur. Çünkü karşılaştığımız pek çok durum hakkında kesin bilgilere sahip olmamız mümkün değildir. Özellikle tartışmanın odağındaki bu meselelerde...
Bir kişi şüphecilik ve eleştirel düşünme üzerinde çalışırken, sırf bir ihtimalin doğruluğunu gösterebiliyor olmanın, bunun doğruluğunu kesinleştirmeyeceğini unutmamalıdır. Kesin doğrular değişmez vargılara ihtiyaç duyar. Aksine, muhtemel doğrular için geçici vargılar kâfidir. Kısacası kanıtlar veya sebepler imkan verdiğince iki tip doğruyu birlikte kullanmanın hiçbir sakıncası yoktur.-- İkinci Kısım --
Dilden Kaynaklı Yanlış Anlaşılmalardan Kaçınmak
Dil karışık ve ince bir araçtır. Her türlü fikri, hatta yeni olanları bile iletmemize yardımcı olur. Fakat aynı zamanda dilin bu özellikleri her türlü yanlış anlaşılmaya, farklı anlamlandırmaya ve belirsizliğe yol açabilir. İlettiğimiz düşünce ile karşıdakinin anladığı birbirini tutmayabilir veya bizim anladıklarımız başkalarının iletmek istedikleri olmayabilir.
O halde, eleştirel düşünce iletişimimizde farklı anlamdırmalara, belirsizliklere ve yanlış anlaşılmalara pay bırakmalıdır. Eleştirel düşünmeye çalışan bir insan bu faktörlerin oluşmasını mümkün olduğunca engellemeye çalışmalıdır. Örneğin, kullandığımız bazı sözcükleri insanların tamamen farklı anlamlara çekerek tartışmasını engellemek için anahtar terimleri önceden tanımlayabiliriz.
Mantık Hatalarından Kaçınmak
Çoğu kişi günlük hayatta işini görecek kadar muhakeme eder ve ötesine gitmez. Peki, bu kadarı bile hayatta kalmak için yetiyorsa, neden biraz daha zaman harcayıp bu yeteneğimizi geliştirmiyoruz? Bireyler inançlarının ve mantıklarının standardının yüksek olmasını istiyorlarsa, sadece yaşayacak kadarıyla idare edemezler. Daha fazla eğitime ve pratiğe gereksinim vardır.
Sonuç olarak nitelikli düşünebilmek isteyenlerin, insanların farkına bile varmadan yaptığı bilindik mantık hatalarına karşı hazırlıklı olması gerekir. Argümanların içinde yer alan ve tartışmalara sebep olan hatalar muhakemedeki mantıksızlığın sonucudur. Eleştirel düşünce, bu pratiği yapanların hata yapmaktan kaçınmasına ve argümanları tanımlamasına yardımcı olur. Mantıksızlık üreten bir argüman ise kabullenebilmek için iyi bir sonuç sağlayamaz. Bu nedenle, mantıksız sonuçlar ürettiği sürece, bir argümandan verim beklenmemelidir.
Doğrudan Karar Vermemek
Bir ikilemle yüzleşen insanların aceleyle ve kolaya kaçar bir şekilde karar vermek istemeleri doğal olarak karşılanabilir. Fakat verdikleri üstünkörü kararlar her zaman en doğru sonuca ulaştırmayacaktır. Maalesef kişi bir kararı benimsedikten sonra onu tekrar düşünmeye yöneltmek oldukça güçtür. Öyle ya, kimse yanıldığını düşünmek istemez...
Bir soruna yol açıp içinden çıkmaya çalışmak yerine o sorundan kaçınmak daha iyi olduğu için, eleştirel düşünce düşünme sürecine çok önem verir. Bu ilkeye göre bir karar vermekten kaçınmanın mümkün olduğu durumlarda öylesine bir karara varmak sakıncalıdır. Ortadaki bir ihtimalin varlığını tanınması gerekir, çünkü bu doğru olabilir. Fakat diğer seçenekler gözden geçirilmeden o karar benimsenmemelidir.
Saydığım bu teknikler, eleştirel düşünebilmek isteyen insanların üzerinde çaba sarfetmesine ihtiyaç duyan ilkelerdir. Herkesin sağlam bir düşünce altyapısına ihtiyacı vardır. Fakat daha iyi bir eleştirel düşünür olmak için felsefe veya bilim dallarında derece yapmış olmanız gerekmez. Temel meseleler üzerinde çalışma yapmanız gerekebilir, fakat bu sıradan bir insanın altından kalkamayacağı bir şey değildir.
Temel mantığın bazı yönleri kişide akıl yürütmenin zor bir iş olduğu izlenimini bırakabilir. Ama buna alışmanın pratikten başka yolu yoktur. Tanımları aklınızda tutarak mantık hatalarını farketme yeteneğinizi geliştiremezsiniz. Mantık hatalarını görüşleri dikkatlice okuyarak tespit etmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Buna ne kadar zaman harcarsanız bu yeteneğiniz o kadar doğallaşacaktır. Ve böylece mantık hatalarının neler olduğunu hatırlamak sizin için zor bir iş olmaktan çıkacaktır.
Yukarıdaki öğütlerin aynısı temel mantıktaki diğer kavramlar için de geçerlidir. Eğer bu kavramlar üzerinde düşünür ve bunları günlük yaşantınızda uygularsanız, gün geçtikçe daha mantıklı hareket eder ve karşılaştığınız bir takım demogoji stratejilerini ve tekniklerini zorlanmadan çözümleyebilirsiniz. Tekniklerin tamamı çabaya ihtiyaç duymadan aklınıza gelecektir. Eğer pratik yapmak istiyorsanız, forumun "Derin Konular" başlığı altındaki konuların size faydası dokunacaktır. Orada pek çok tartışmaya rastlayabilir ve bahsettiğim teknikleri uygulamaya çalışabilirsiniz. -
taklid-i iman dogmatiktir fakat islam a göre kabul görür.Burdan islam dogmatiktir diyebilir miyiz ?
tahkik-i iman kritik yapılarak kabul edilir.rasyonalistler yapar.peki islamın öngördüğü şekil tahkik-i iman olduğuna göre taklid yani dogmatizmin meşru görülme sebebi nedir ?
islam eleştiriye hem açık hem kapalı mıdır ?
-
ats30 bunu yazdı:
-----------------------------
taklid-i iman dogmatiktir fakat islam a göre kabul görür.Burdan islam dogmatiktir diyebilir miyiz ?
tahkik-i iman kritik yapılarak kabul edilir.rasyonalistler yapar.peki islamın öngördüğü şekil tahkik-i iman olduğuna göre taklid yani dogmatizmin meşru görülme sebebi nedir ?
islam eleştiriye hem açık hem kapalı mıdır ?
-----------------------------cevap verebildiği konularda açık, veremediklerinde kapalıdır.
konuya gelince;
değil düşünceleri ölçüp tartıp duygularından arındırarak değerlendirmek, onları okumuyolar bile ki hoca, adam başlığı okuyup direk cevap yazıyor.
karşısındaki fikri anlamadan, dinlemeden, hemen konuşmayı istemek, şu meşhur "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" durumunun en karakteristik özelliği işte.
bir sorunu çözebilmek için, önce o sorunun varlığının hissedilmesi gerekir, bilimsel yöntem basamaklarının ilki budur. bu yüzden de soruna arkasını dönüp doğru olsun olmasın tek derdi düşündüğünü savunmak ve altta kalmamak olan adam da 150 yıl yaşasa 15 sene düşünerek yaşayan çocuğun geldiği yere gelemez.
-
Güzel yazı dostum ama eski pozitif bilim kalıpları bunlar. Bunları tam anlamıyla eleştirel bilim mantığına ulaştırman için senin post-modernist kitapları okuman lazım. Böylelikle metafiziksel olanın bilimsel alanla bazı zamanlarda içli dışlı olduğunu anlarsın. Senin yazılarını seviyorum ama bi yönü hep eksik. İstersen bana adresini pm at sana bazı kitaplar yollayayım pozitif bilimin ötesi üzerine. Yoksa eksik kalıyor. Birde şuna bi kaynak versen veya ben yazdım desen daha iyi olur. Çok şey mi istedim? Neyse boşver felsefeye devam.
-
Güzel yazı. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Çünkü milyarlarca insan bugün beyinleriyle değilde duygularıyla hareket ettiklerinin farkında değiller.
Duygu dediğim ise tamamen içgüdülerdir. Evet hayvandan farksızız.
-
UP!
-
husnuweb bunu yazdı:
-----------------------------
Güzel yazı. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Çünkü milyarlarca insan bugün beyinleriyle değilde duygularıyla hareket ettiklerinin farkında değiller.
Duygu dediğim ise tamamen içgüdülerdir. Evet hayvandan farksızız.
-----------------------------Evet dediğin gibi herkes duygularıyla hareket eder yani bir nevi temel olan nefsi ile hareket eder onun emri ile amade olmuş durumundayız.Öğrendiğimiz ilim ve akıl üzere beynimizle hareket etseydik zaten şimdiye türkiye buhallere düşermiydi.Yine konu başka yerllere gidecek ashabım bozuluyor son olaylardan sonra kürt pkk car curt.
-
ToR5 bunu yazdı:
-----------------------------
Güzel yazı dostum ama eski pozitif bilim kalıpları bunlar. Bunları tam anlamıyla eleştirel bilim mantığına ulaştırman için senin post-modernist kitapları okuman lazım. Böylelikle metafiziksel olanın bilimsel alanla bazı zamanlarda içli dışlı olduğunu anlarsın. Senin yazılarını seviyorum ama bi yönü hep eksik. İstersen bana adresini pm at sana bazı kitaplar yollayayım pozitif bilimin ötesi üzerine. Yoksa eksik kalıyor. Birde şuna bi kaynak versen veya ben yazdım desen daha iyi olur. Çok şey mi istedim? Neyse boşver felsefeye devam.
-----------------------------Katılıyorum.
Tüm alanlarda mümkün olan en iyi bilgiyi edinmeye, akıl yürütmeye hevesli ve aynı zamanda kendi düşünce biçimlerindeki hataları kabul edip düzeltmeye istekli toplumlar olmalı ve düşünsel disipline, fikirlerin açık ifadesine, kendi düşüncelerimizin sorumluluğunu bilen toplumlar olmalıyız.
Eleştirel düşünceyi öğretip teşvik ettiğimiz zaman bireylere güç verir ve topluluk olarak geleceğimize yatırım yapmış oluruz.Örneğin: http://youtube.com/watch?v=6OLPL5p0fMg
