Dolandırıcılık Hikayeleri
-
adamin biri genclerin top oynadigi lise bahcesinin onune gelir, kendisini fenerbahce'nin altyapisinda hoca olarak tanitir ve oyuncu secmeye geldigini soyler. hevesli arkadaslara sizin kondisyonunuzu gormem icin bi 100 m kosuverin der, kronometreyi cikartir. kosmaya hazirlanan gencler cuzdan ve telefonlarini adamin yanina birakir. gencler tam gaz kosmaya baslayinca kahramanimiz cuzdanlari, telefonlari toplayip aksi istikamette gozden kaybolur.
bu adami polis yakaladiktan sonra adamdan ayrica 15 kisi daha sikayetci olmus, adamin savunmasi ise 'beni de istanbul'a ilk geldigimde boyle dolandirdilar--
amcamın evinin telefonu bir sabah çalar ve şu diyalog geçer
yenge:aloo
telefondaki adam:alloo kimsiniz..
y: hedecan senmisin oğlum
t.a: hee evet benim yenge bi şey diycektim yaa amcam evdemi?
y: dur dur burda vereyim.
( bu andan sonra telefondaki meçhul kişi amca kişisi ile konuşmaya devam eder )
amca: allo buyur koçumm..
t.a: yaa amca bi şey istiycem ama çok önemli kimsenin haberi olmasın..
a: söyle bakalım.
t.a: bana acilen 500 ytl lazım antalyadaki bi arkadaşa göndercem rica etsem verebilirmisiniz 2 gün sonra veririm ben size parayı.ama ailemin haberi olmasın sakın
a: tamam olur!! nası veriyim sana parayı?
t.a: ya bana vermeyin parayı antalya güllük merkez postanesine gönderin gıyasettin öküzoğlu* adına direk arkadaşımın eline ulaşsın..
a: tama oldu gönderirim ben parayı hemen ama sizinkilerin heberi olmayacaktı dimi?
t.a: yok ya sakın söylemeyin anneme babama filan ben size 2 gün sonra veririm parayı.
a: tamam gönderiyorum hemen.
( dört gün sonra turkish barbarianın evinin telefonu çalar )
amca: alo nasılsın yavrum?
t.b: iyiyim amca senden naber?
a: para meselesi için aradım iki gün sonra vericem dedin ama bak kaç gün geçti ayıp oluyo ama..
t.b: ne parası yaa?
a: lan oğlum geçen cuma benden antalyadaki arkadaşıma para göndericem diye 500 ytl istedin ya telefonda onu diyorum işte bak babana söylerim ama haa..
t.b: ne parası yaa şakamı yapıyosun istemedim ben para mara*
a: lan pezevenk daşgamı geçiyosun benimle!! babana söyliycem lan!!
t.b: eehh söyle be!
edit: dolandırıcı vatandaş parayı çekince tekrar arayıp teşekkür etmiş* olayın ailesine açıklanmasından sonrada turkish barbarian temize çıkmıştır.--
euro piyasaya cikmadan once, antalya da kuyumculara fransiz frangi diye ucte biri degerinde olan belcika frangi satildigi ihbarini alan polis kisa surede bu isin faillerini yakalar. belcika'da gurbetci olan bu 3 sahis savunmalarinda 'biz frank bozdurucaz diyoduk, onlar da fransiz frangi olarak hesapliyorlardi, biz de tesadufen farkettikten sonra bu isi yapmaya basladik' demisler.
kapı çalar, şarpentör uykulu uykulu açar..
uyku sersemliğiyle kapıyı hemen kapatamayan şarpentörün eline "çalışıyor musunuz, aile evi mi, bakın kireç çözücümüz var" yaygaraları arasında bir calgon paketi tutuşturulur, aynı uyku sersemliğinden istifade çalışıyor olduğu ve yalnız yaşadığı da öğrenilir. şarpentörün bir haftadır iş yetiştirme çabası yüzünden manisa tarzanına dönmüş olması ise avantaj olacaktır, az sonra değineceğiz..
neyse efendim, kapıdaki eleman "ücretsiz dağıtıyoruz denemek ister misiniz?" der, "peki" deyip kapıyı kapatmaya niyetlenince de daha bir coşar..
- çamaşır makinesine 2 bulaşık makinesine 1 kaşık koyuyorsunuz bunu
-- peki
- calgon yabancı üretim bu yerli üretim
-- peki (görmedim mi üstünde golgol yazdığını.. bari daha ciddi çalışsaydınız..)
- ayrıca bu bitince kutusunu atmayın, ayın bilmemkaçından sonra tansaş migros kiler marketlere götürdüğünüze aynısından bir adet daha ücretsiz alıyorsunuz.. bu sayede halkın kullanım ve memnun kalma seviyesini tespit ediyoruz. biz de dağıtan öğrenciler olarak puan kazanıyoruz.
-- peki
- bir de kutunun içinde hediyelerimiz var.. kayışlı erkek bilmemne saati, 700 ytl değerinde cep telefonu, altın, kamera.. bunların hepsi çekilişsiz kurasız doğrudan kutudan çıkıyor, çıkarsa hemen alıyorsunuz, cebinize koyuyorsunuz..
-- peki (o kibrit kadar kutudan kamera çıkarabilirsen gel mal varlığımı dolandır git helal olsun, şuracıkta ruhumu satacağım sana)
- bir tabak, poşet vs. alabilir miyim? kutudakileri doldurayım içine..
-- peki
- kimin şansına açalım? yenge falan?
-- benim (yengeni karıştırma)
- yalnız hediye çıkarsa sizden küçük bir bağış rica ediyoruz, özürlüler okulundaki kızlar için, 30 ytl
-- maalesef nakdim yok hiç
- bankadan çekeriz, olmaz mı?
-- bankada da yok ki, maaşımı alamadım bu ay (maaşlı çalışmıyorum ama sen bilmesen de olur)
- ne kadar verebilirsiniz peki?
-- hiç veremem, param yok diye evden çıkamıyorum, sefil oldum ay başından beri (hadi güzel kardeşim, oyalanma fazla, pizzacı gelir şimdi)
- hmm zormuş abi sizin durum da ya.. ama kutuyu açamam öyleyse..
-- sağlık olsun, zaten şansım yok..
- inşallah bi dahaki sefere.. kolay gelsin abi..
-- inşallah kardeşim, inşallah..
ah be.. biraz daha konuşsaydım belki bi 30 ytl çorba parası atardı bana.. golgol'cü kardeşim be.. bu da mı gol değil be..---
geçen gazetede okuduğum işi yaşlı kadınlara kadar götürdüklerini öğrenip, şaşırdığım artık kimseye güvenilmeyeceğini gösteren bir olaydır:
okuldan çıkıp evlerine giden iki öğrenciden, alışverişten dönen ‘yaşlı bir teyze’ yardım ister. yaşlı kadının poşetlerini alan öğrenciler, kadını karşıdan karşıya geçirir. kadın ise az ilerideki apartmanı gösterip, çocuklardan oraya kadar poşetleri götürmelerini rica eder. apartmanın önüne gelindiğinde “evime kadar da çıkartabilir misiniz?” ricasında bulunur. çocuklardan birisi evine geç kaldığı için kabul etmez; ama diğeri kadınla apartmana girer. olay, çocuğu eve gelmeyen annenin paniklemesiyle ortaya çıkar. çocuk, apartmandaki dairelerin birinde iç organları alınmış vaziyette bulunur.-----
iki bayan arkadaş istiklal girişinde beklemektedir. birazdan yanlarına biri yaklaşıp saat sorar. bizimkiler henüz birkaç dk önce bakmışlardır saate. 3ü çeyrek geçiyo derler. "saatine bakabilir misin tam olarak kaç bilmem lazım" diye tekrar sorar yabancı şahıs. "abi az önce baktık 10 geçiyodu, şimdi çeyrek geçiyodur" derler.. "genç abla bi yere yetişmem lazım yaa ondan ısrar ediyom" garipseyerek, sinirlenerek de olsa saatlerine bakıp çeyrek geçtiğini söylerler. yabancı teşekkür ederek uzaklaşır. 2 dk sonra orta yaşlarda, kılıksız iki adam yaklaşır bu kez bayan arkadaşlara. "yürüyün gidiyoruz" derler. "siz kimsiniz, nereye gidiyoruz" diyerek şaşırız bizimkiler. adamlar "otele gidiyoruz" der ve direnen arkadaşların zorla kollarından tutmaya çalışır ki çığlığı basar bayanlar. neyse polis gelir, bağrışılır, tartışılır. "bu kızlar orospu biz de parasını verdik, az önce pezevenginiz gelmedi mi yanınıza, saatinize bakıp anlaşmadınız mı?"
----
şık giyimli dolandırıcılar, lüks bir otomobille erzurum’un geçimini hayvancılıktan sağlayan bir köyüne gider. köylülere kendilerini koyun tüccarı olarak tanıtan dolandırıcılar, önce birkaç koyun alıp parasını peşin öderler. köylülerle ahbap olurlar. hatta bir köylüye borç para verirler. bir süre sonra bu ‘iyi giyimli tüccarlara’ güvenen köylüler, 2 bin koyunu satmaları için teslim ederler. koyunlar tir’a yüklenir. dolandırıcılar sadece koyunları değil, satış masrafları için köylülerden 2 bin dolar da alır. sonra ne dolandırıcıların izine rastlanır, ne de koyunların.
eksisözlükten alıntıdır
-
ilk olay gerçektir bizim ilkokulda arkadaşlar aynı numarayı yemiştir :)
ama adam gs de menejerim diyerek keklemiş :B
-
Çok Güzel İlham verici Hikayeler. :)
-
en sonda ki koyun olayını bizim buradada yaptılar ipnelr :|
-
geçen gazetede okuduğum işi yaşlı kadınlara kadar götürdüklerini öğrenip, şaşırdığım artık kimseye güvenilmeyeceğini gösteren bir olaydır:
okuldan çıkıp evlerine giden iki öğrenciden, alışverişten dönen ‘yaşlı bir teyze’ yardım ister. yaşlı kadının poşetlerini alan öğrenciler, kadını karşıdan karşıya geçirir. kadın ise az ilerideki apartmanı gösterip, çocuklardan oraya kadar poşetleri götürmelerini rica eder. apartmanın önüne gelindiğinde “evime kadar da çıkartabilir misiniz?” ricasında bulunur. çocuklardan birisi evine geç kaldığı için kabul etmez; ama diğeri kadınla apartmana girer. olay, çocuğu eve gelmeyen annenin paniklemesiyle ortaya çıkar. çocuk, apartmandaki dairelerin birinde iç organları alınmış vaziyette bulunur.surdakilerin yaptığı dolandırıcılık deil resmen cinayet a.k belki cocuk ölmemiştir ama hayatını kararttılar. A.k m kücükken benim girmediğim delik yoktu
iiki böle bişeye kurban gitmedik sükürler olsun.
-
bizim pederin dayısıda dolandırıcı kaç defa içeri girdi çıktı o koyun mevzusundan 15 senedir içerde :D
-
dolandırıcılık :D sıkıysa yakala dıye bır flım var gercek okuden uyarlanmıs leonardo dicaprio ve tom hanks oynuyo bas rolerde super bı flım islmesnızı tavsıye ederım :D
dicaprio herkesı dolandırıyoo kucuk yastaa :D:D
-
pezevenk olayı guselmis :D
-
kucucuk bunu yazdı:
-----------------------------
http://www.milliyet.com.tr/2006/02/06/son/sontur32.asp
bu nası bir mallıktır nasıl bir gerizekalılıktır allahım yarabbim yardım eyle şu kullarına
-----------------------------
-alo rabbim?!?
hamdolsun iyiyim
tamam 45 dakika sonra kapının önündeyim
görüşürüz -
kerim bunu yazdı:
-----------------------------geçen gazetede okuduğum işi yaşlı kadınlara kadar götürdüklerini öğrenip, şaşırdığım artık kimseye güvenilmeyeceğini gösteren bir olaydır:
okuldan çıkıp evlerine giden iki öğrenciden, alışverişten dönen ‘yaşlı bir teyze’ yardım ister. yaşlı kadının poşetlerini alan öğrenciler, kadını karşıdan karşıya geçirir. kadın ise az ilerideki apartmanı gösterip, çocuklardan oraya kadar poşetleri götürmelerini rica eder. apartmanın önüne gelindiğinde “evime kadar da çıkartabilir misiniz?” ricasında bulunur. çocuklardan birisi evine geç kaldığı için kabul etmez; ama diğeri kadınla apartmana girer. olay, çocuğu eve gelmeyen annenin paniklemesiyle ortaya çıkar. çocuk, apartmandaki dairelerin birinde iç organları alınmış vaziyette bulunur.surdakilerin yaptığı dolandırıcılık deil resmen cinayet a.k belki cocuk ölmemiştir ama hayatını kararttılar. A.k m kücükken benim girmediğim delik yoktu
iiki böle bişeye kurban gitmedik sükürler olsun.
-----------------------------
Ders alınacak bir olay. Bu devirde kimseye güven olmuyor. Paylaşım için teşekkürler. -
Meşhur bi osman vardı soyadını unuttum ama onunkilerin yanında bunlar biraz sönük kalmış gibi :D adam galata köprüsünü bile satmış daha ne yapsın:)
