Domuz Gribinde Bağımlılık Manzaraları
-
Domuz gribinde bağımlılık manzaraları
28 Ekim 2009Aşı üretemeyen, bağımlı bir ülke olmamız alışılacak bir gerçek değildir
Domuz gribinde bağımlılık manzaralarıMeksika’dan başlayıp bütün dünyaya yayılan domuz gribi salgınının Türkiye’yi de etkisi altına aldığı görülüyor. Bir yandan ülkemizin geçmekte olduğu kritik siyasi dönemde çok ihtiyaç duyduğumuz siyasi aklı örtme eğilimi, diğer yandan Sağlık Bakanlığı’nın beceriksizlikleri bir panik havasının doğmasına neden oldu.
Her şeyden önce aşı üzerine müthiş bir spekülasyon ve kararsızlık hali sürüyor. Eğer toplumun bağışık olmadığı bir virüsün yaptığı salgın ve sonuçta hastalığın belirli bir yüzdede ölümlere yol açma olasılığı varsa, doğru olan şey toplumun yaygın olarak hızla aşılanmasıdır. Burada herhangi bir şüpheye gerek duyulmamalıdır.
Ancak bu paniğin arkasında yatan en büyük sorun, bu ülkenin aşı üretemez hale getirilmesi ile ilgilidir. Son 25 yıla kadar ülkemiz insan ve hayvan aşılarını üretebilen, araştırmasını yapabilen bir ülkeydi. Her zaman aşının stratejik bir ürün olduğunu, bağımsızlığına özen gösteren bir ülkenin mutlaka aşısını üretmesi gerektiğini söyledik. Aşısını üretemeyen ve bu konuda kậr etmekten başka bir şey gözetmeyen aşı tekellerinin insafına kalan ülkelerin; savaş, salgın, ambargo ve ekonomik kriz durumlarında çok zora düşebileceğini ve yeri geldiğinde yıkımlara neden olabileceğini biliyorduk. Şimdi bu koşullardan en az ikisi geçerli.
AKP hükümetini salgında aşılama programı uyguladığı için değil, Türkiye’nin aşı üretme kapasitesine darbe vurduğu ve bu konuda hiçbir şey yapmadığı için suçlamalıyız. Tıpkı AKP öncesi emperyalizmin hizmetindeki diğer hükümetler gibi.
Ve tıpkı diğer hükümetler gibi AKP’nin uyguladığı sağlıkta piyasalaşma bu salgınla baş edilmesini zorlaştırıyor. Sağlık örgütü açısından milyonlarca kayıp insan varken aşılama programlarının başarılı olması çok zor. Milyonlarca genç işsiz, çocuk işçiler, kayıt dışı çalışanlar, taşeron şirket işçileri, üniversite öğrencileri, ev kadınları vb. sistem açısından kayıp onca insan nasıl aşılanacak veya salgına karşı korunduklarından nasıl emin olacağız? AKP’nin sağlık sistemi insanlar hasta olduktan sonra para bulup bir sağlık kurumuna başvurmasıyla işlemeye başlıyor.
Risk gruplarından bahsediliyor. Gençler, hamileler, sağlık çalışanları gibi. Risk grubu değişen dinamik bir tanımdır. Bütün iyi beslenemeyenler, bütün işsizler, bütün yoksullar risk grubunu oluştururlar. Oysa sıcak para ile suni olarak yaşatılan bu ülke AKP yönetimi altında bir iktisadi çöküntü yaşadı. Konuşulacaksa bu konuşulmalıdır. Çok sayıda insan iyi beslenemez, sağlıklı koşullarda yaşayamaz hale getirildi ve dolayısı ile hastalıklara karşı zayıf düşürüldü.
TKP’nin ilgili uzmanlardan oluşturduğu komisyon kitle örgütleri ile iletişim halinde halkımızı gelişmeler hakkında bilgilendirecek ve uyaracaktır.
Domuz gribi bu ülkenin karşılaştığı ne ilk ne son felakettir. Gereksinim duyduğumuz şey panik değil, soğuk kanlı bir siyasi akıldır. Bu ve benzeri felaketleri savuşturmanın yolu, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke kurmaktan, sağlığı yabancı tekellere emanet eden değil, geliştirmeyi ve korumayı amaçlayan toplumsal bir sağlık sistemi yaratmaktan geçmektedir. Bu ülkemizin sosyalizmden başka seçeneğinin kalmadığının bir diğer kanıtıdır.Türkiye Komünist Partisi
Siyasi Büro -
hayırdır.
-
bunuda mı yolda elıne tutusturdular :)
http://www.tahribat.com/Forum-Tkp-Hirsizdan-Hesap-Sorma-Zamani-Geldi-Diyor-Elime-Tutusturulan-Kagit-109125/
bu konunun altına acsaydın barı
-
hayır bunu sitelerinden aldım.
-
Koim domuzada gribede. yok kuş gribi yok tavuk gribi yok domuz gribi niye aq gripleri hep hükümet bi boklar karıştırdıgında ortaya çıkıyor.
-
Ya bu akpnin işi tam bir muamma. Önce sigarayı yasakladılar yaz ortasında. Millet zaten içeride oturmadığı için yazın pek sorun olarak görülmedi. Sonra Kış geldi, e haliyle millet kapalı mekanlara geçti. Orada sigara içilmeyince mecbur dışarı çıkıp girmek zorunda kaldılar. E tabi hasta ettiler milleti... O sırada da domuz gribi kapımızı çalınca tamam olduk. Her gripliye domuz dedirttirmeyi başardı akp hükümeti... Daha sonra tabi aman ölüyoruz bitiyoruz diyerekten tuttular kaç milyon dolarlık ilaç furyasına girdiler. Okadar ilaç elde patladı. Kaldı ki bu patlağın boyutlarını öğrenmeyelim diye de bu hastalıktan müzdarip kaç kişinin olduğunu söylememe kararı aldılar... Olay iyice çığrından çıktı. Gördünüzmü kaş yapayım derken göz çıkaranları? Bir sigarayı yasaklayalım diye kaç sigara parası verdiler gizliyorlar :) Olan yine halka yani bize oldu....
-
adamlar bırakın aşıyı biakç kuruştan steril maske satsa köşeyi döner :) bu boyutunu düşünün işin
o kadar jeller falan var bide.
-
ilk çıktıgı günlerde hastanelerde saglık ocaklarında ası yapıldıgını duydugum an içime kurt düştü
en skindirik hastalıgın bile ilacını su kadar sene teste tabi tutuyolar da bu domuz gribi asısı neredeyse hastalıkdan once bulundu :D
aha dedım gecırıcekler sırıngayı
hemde köküne kadar... alınan ılaclar ne oldu. çöp... ama parasını tıkır tıkır oduyorsun...
bunun akp ıle chp ıle alakası yok. Turk sıyasetı donunun lastıgıne kadar dısarıya baglı
baglı olassa ne olur.. ne olucak 28 subatlar. bır daha yaşanır.
ve bu kısır döngü benım bıldıgım 20 yıldır var.
özal basın patronlarının önüne dıkıldı koluna mermıyı yedı
mesut yılmaz mavı akıma karsı cıktı dıye burnuna yumrugu yedı.
bu gün savaş cıksa..
et ve ürünleri dışarıdan
tahıl dışarıdan princ krizini hatırlayın
saglık gereçleri dışarıdan
silah dışarıdan
mühimmat dışarıdan
elektronik dışarıdan
yakıt dışarıdan.
saçma bir tahminle.... dışa bagımlılıgımız toplam tuketım de %50 lın uzerındedır.
peki bu saydıklarımız dan bizde olmayan yada üretilemeyecek olan varmı.._?
ben tersane de çalısıyorum ve güya %100 yerli imalat gemi
sac yabancı
kaynak elektrodu yabancı
kaynak makinası yabancı
gemi elektronik cihazları yabancı
ana makina denilen motorlar yabancı
ön imalat için çalışan makinalar şu ülkeden geliyor ve kurulumu için su kadar teknisyen gönderip kendileri yapıyor
bu liste uzayıp gidiyor ve biz %100 yerli üretim yapıyoruz...
tersane koca koca kutular kaynıyor ve hepsinin üzerinde made in turkey yazmıyor.
anlıyacagınız.. biz bagımsız bir ülkeyiz.
akp de gelse chp de gelse bu böyle sürüp gidecek. içimizdeki yabancıları göremediğimiz ve ben dostunuzum diyen her kezin elini sıktıgımız için biz bunlara müstehak ız
yazarlıgımın iyi olmadıgını bende bılıyorum fakat yazmak istedim.
