Hani olurda birgün görürsün onu
Dalar gider gözlerin maziye dogru
Canlanir anilar yasar yeniden
Mazide derin duygusunu oksar hafifce
Hani bir aksamüstü heyecanla tutarsin elini
Ayrilirken hüzünle cekersin elini
Uyanirsin yalanmis oysa hepsi
Koyun gibisin kardesim,
gocuklu celep kaldirinca sopasini
sürüye katiliverirsin hemen
ve adeta magrur, kosarsin salhaneye.
Dünyanin en tuhaf mahlukusun yani,
hani su derya icre olup
deryayi bilmiyen baliktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eger ve hala sarabimizi vermek
için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
-demege de dilim varmiyor ama-
kabahatin