Düşüce Özgürlüğü Arkasına Saklananlar.
-
" Batılılaşma, 1923-50 arasındaki Tek Parti Dönemi’nde durakladı. Toplumun Batı’ya yaklaşımında, Batı’yla ve oradaki fikir akımlarıyla ilişkisinde ise radikal bir gerileme oldu. Gerçi Medeni Kanun’un kabulü Batı’yla bütünleşmede adımdır ama, Türk hukukunun Batı’dan tercümelerle reforme edilmesi Tazimat’la başladı."
Evet yanlış duymadınız bu sözler yeni kitabı üstüne taraf gazetesinde röportaj yapılan ermeni yazara ait.Sevan Nişanyan'ın piyasaya yeni çıkan kitabında yer alanlar yakın dönem tarihimizin tam tersi niteliğinde.
“Atatürk, mutlak iktidarı terk edebilirdi, ama etmedi. Memlekette her meydana heykelini diktirme işiyle şahsen ilgilendi. Bu putlaştırma hâlâ süren bir ‘kültürel-siyasi’ yıkım getirdi.”
“Cumhuriyet, ‘gerçek laikliği’ getirmedi. Bizde laiklik tasfiye hareketiydi. Dinin, devletin mutlak gücünü kısıtlama potansiyeli ‘laiklikle’ yok edilmek istendi. Çünkü amaç laiklik değil, mutlak iktidardı.”
“Emperyalizme karşı savaştığımız yönünde hayret verici görüşü, 1960’larda Doğan Avcıoğlu ve Mihri Belli icat etti. Aslında Kurtuluş Savaşı, Türkiye-Yunanistan savaşıdır. İki ülke arasında büyük bir savaş yaşandı.”
“Cumhuriyet diktatörlüğün kod adıdır. Cumhuriyete demokrasi için değil, şahıs diktatörlüğü için geçildi.”Herkesin karısının suratına dışkı atan yazar olarak tanıdığı Sevan Nişanyan'nın son kitabı (bazı) çevrelerce sadece ve sadece cesur sıfatı ile anıldı.Bu bir raslantımıydı.Burada bunun gibi kıblesinin neresi oldugu belli ve kmlerce öteden maksatlarının anlasıldıgı adamları tartısmıyacağım.Bunlar belli dönemler çıkar,kafalarına yedikleri tek kursunla bok çuvalı gibi yere serilip arlasından hepimiz filancayız diye anılıp unutulup giderler.Burada tartıslılması gereken kişiler ve çevreler bu ve bunun gibi bir çok iftira ve safsatanın arkasına sıgınıp nemalanmaya çalısanlar.Burda öne çıkan bir kavram olucak olnardan biri "düşünce özgürlüğü"
Günümzüde bu kavramın değişimi ve kullanım sekilleriyle beraber kimlerin işine geldigini anlamaya çalısıcaz.
Çok seslilik bir yaratıcı ortam sağlar fakat ifitra ve hiçbir yaratıcı özelligi olmayan düşünceler "düşünce özgürlügü" adı altında pazarlanır.Bu pazarlık elbette sadece bir ve ortak noktası aynı bir kaç kesimin işine gelir.Bu planlar uzun vadeli işler.
Örnek vermek olursak ;
"türkçe için, türkiye için her buldukları konuşma ortamında bıdı bıdı edip, en milliyetçi, en ulusalcı geçinen kesimlerin aksine bu ülke için çalışan bir türkiyeli. sözcüklerin soyağacı "çağdaş türkçenin etimolojik sözlüğü" gibi türkçe için çok önemli bir kaynak yazmış, muhafazakarların bir türlü muhafaza etmeyi başaramadığı tarihi dokumuzu korumaya girişmiş ve tabii ki cezalandırılmaya çalışılmış kişi. ayrıca sitesine girildiğinde gördüm ki, bu kişi turizm bakanlığının yapmadığı kadar ayrıntılı bir tatil, turizm rehberi sunuyor bizlere." ekşi sözlükte yer alan onlarca benzer yorumdan sadece biri.
Görüldügü üzere burada karşımıza bir kavram daha çıkıyor "Türkiyeli" bu kavram yakın dönem kürtçü hareketin bu günlere gelmesi için olusturulmus amiral gemilerden biriydi.Amaç ;
-Kemik kadro olusuna kadar saklanmayı sağlamak.
-Yeni oluşmuya başlamış etnik kimligie besleyen ve dikkat çekmeyen bir unsur niteligindedir.Türk degilim Türkiyeliyim.
Evet Türkiyeli olmak kavramı artık bir çok etnik unsuru içinde barındıran ötekileri ifade ediyor.Populer kültür ikonlarından biri olan günde binlerci kişinin ziyaret ettigi bir yer olan "ekşi sözlük" içinde geçen onlarca yıkıcı düşünce ve fikre saklanma imkanı sağlamıştır.
Peki Neden Ekşi Sözlük ?
Bu gün medyanın ve bir çok uzantısının sahip oldugu haber sitelerinin hitlerine bakın.Birde ekşi sözlük paltformuna.Arada çok bariz bir şekilde buyuk bir fark görüceksiniz.Biri normal günlük bir gazetenin internet bazında faaliyet gösteren kurumu.Bir digeri genç kitlenin bir çok konuda feyz aldıgı ve günlük hayatında konustugu olayların yasandıgı bir yer.Şimdi parayı elinde bulunduran kitle hedefledigi ve ön gördügü propagandayı uzun vadeli hesapları kapmsamında hangisinden yapar ? Açık bir şekilde bu yol bizi ekşi sözlüge götürür.Peki bu yolla gençlik nasıl kullanılmak isteniyor.?
Ekşi sözlük platformuna baktıgınızda.İki önemli ayrım görüceksiniz 1.normal olaylar/konusmalar 2.siyaset
2.bölümde dikkati bi unsur çekmektedir.Buda ulusalcı kesimin yoklugu ?.Peki sözlüge kayıt olurken ne oluyor ? Herkes sıradan bir insan fakat yazılanlar uzun bir kontrolden sonra kabul ediliyor.Ve bu kontolleri aşan biri normal konularda yazdıgı yazılar sonrası siliniyor.Burada üstü kapalı bir siyasi oyun oynanmaktadır.Bunada en öenmli malzeme "düşünce özgürlügü" adı takılıyor.
Bir digeri medya yoluyla insanlar üzerinde pişmanlık duygusu yaratma sürecidir.Siz sanıyormusnuz ki bu ermeni yazar öldürülse dediklerinin ve yazdıklarının dikkate alınıcagını.Hayır alınmıyacak çünkü pişmanlık duygusnun büyük bir affedici özelligi vardır ve bu bastırlamaz bir yanılgıdır.Burada bu duyguyu yaratma sürecinde etkin görev oynayan yazalardır.Kendisi Perihan magden olup pekte farklı bir mantelige sahip degildir.Birand gibi arkasında devletlein ve kurlusların besledigi yazar ve televizyoncular.Psikolojik saldırı ile yazdıkları ve konusmalarıyla bir olay olsun olmasın bu ortamı yaratmakla görevliler.Burada yaptıkları dolaylı yoldan yine başkalarını hizmet etmek olan insanların sıgındı düşünce tekaradan "düşünce özgürlü"
Ve biz böyle düşünce özgürlügü istemiyoruz..
-
Günümüz koşullarında vatanın bütünlüğü için bazı seylerin düsünce özgürlüğü altında yapılmasına engel olmalıyız.Bunun için sınır konulmalıdır.
Düzenleme:Pişmanlık duygusunun affedici özelliginin yanılgıya sebep olur dedin.Bu cümle gercekten cok degerli.
-
ATATÜRK'ü tanıtmak ve sevdirmek istiyorsak ilk önce düşmanlarımızı ve silahlarını iyi tanımamız gerek.Bu yüzden yukarı,yukarı.
-
adam olayları acayip carpıtmış
kendi fikilerini akıllı cümlelerle ifade etmiş
bende böyle düşünce özgürlüğü istemem
-
baal bunların sebebini araştırmak lazım o kürt bu türk diyerek bir yere varılmaz.. kürtlerin ,yani daha doğrusu saf kürt halkının misafirperverliğini dostluğunu biz türklere gayet hoş düşen insanlığını iyi anlayıp tanımak lazım.
yanlış olan şey kürt diyerek pkk ilan ettiğimiz saf ve öğrenimi 2 sınıf olan halkı sahiplenmemektir.
ne alaka diyebilirsin alakası ise bize mermi atan sözde kürt ve sözde kurtuluş örgütü pkk ile bağları gayet sıkı olan eski asala örgütü sahibi ermenilerdir.
yıllardır yanlış anlatıldı öğretildi, köye giren yüzbaşı komutanı görünce duygulanıp anası babası hasrettedir diyip ağlayan kürt analar anlatılmadı..
uzatmaya gerek yok vs vs vs.......
ayrıca iki ülke arasında büyük bir savaş yaşanmamıştır .biz türklerin herzaman bariz üstünlüğü vardır ....
