Edebi Metinlerin Çevirisi | Tartışma
-
Merhaba TBT üyeleri Sizlere 1 sorum olacak:
'Bir dilden başka bir dile çeviri yapmak amacıyla çeşitli bilgisayar programları yazılmıştır. Bu programlar edebi olamayan metinleri aslına en yakın şekilde tercüme ettiği halde, edebi metinlerin çevirilerinde aynı başarıyı gösterememektedir. Bunun sizce nedir? '
-
sanırım kalıplaşmış sözlerden kaynaklanıyor
-
Edebi metinleri bile herkes aynı anlamda anlayamıyor, hatta bazı insanlar 5-10 kere okumadan anlayamıyor, hatta bazı bazı insanlar etkilense bile anlamamış oluyor,
Hatta bazı edebi cümle/söz obeği/paragrafların, atasözlerinin, deyimlerin falan tam olarak karşılıkları yok..
-
Edebi metin çevrilirken tam karşılığı olmayan kelimelerde çeviren kişinin yorumlayabilme yetisi yardımına yetişiyor ama bilgisayarın böyle bir özelliği yok.
-
sokoban bunu yazdı:
-----------------------------
Edebi metin çevrilirken tam karşılığı olmayan kelimelerde çeviren kişinin yorumlayabilme yetisi yardımına yetişiyor ama bilgisayarın böyle bir özelliği yok.
-----------------------------dediğine çizik atıyorum üstad
-
deyimler ve ata sözleri bunlar okunuşundan faklı anlamlar taşır bu yüzden yorumlama bilgisi gerektirir bu kadar.
yada mesela laf sokmak :D anlamında kullanılan cümleler olumlu yazılsa dahi olumsuz anlam taşıyaiblir vs..
-
BU sadece bir dilden başka dile çeviri yaparken ortatya çıkan bir şey değildir..
Aynı metni okuyan, aynı dili konuşan birçok kişi de farklı anlamlar çıkarabilir...
Dilden dile çevirilerde sorun özellkle işin içine mecazlar ve göndermeler ( o kültürde bilinen ve/veya zamanında olmuş olayalra ve söylenmiş sözlere yapılan göndermeler ) ve kelime oyunları girince işler biraz zorlaşır...
Çevirmen ya sözcük zözcük çeviriyi yeğleyecek ya da diğer dildeki aynı - benzer deyim gönderme atasözü gibi şeyleri kullanmaya çalışacaktır...
Ama edebiyatçı çevirmen mutlaka ve mutlaka her iki dilde de uzman olmalıdır.. ya da hangi alanda çeviri yapacaksa o alanda da bigisayarsa bilgisayar makinaysa makina..
client yerine müşteri, yağlama yerine oiling olmaz...
Yıllarca Şekspirin "to be or not to be" sini " olmak ya da olmamak" şeklinde dinledik
Şimdi burda birkaç sorun var
burada şairin dikkat çekmek istediği şey " bir şeyin VAR olup olmama sorunu"
Ama Türkçede "olmak" tek başına pek anlam ifade etmez daha doğrusu "var olmayı" ifade etmez Malesef ben de bundan birkaç yıl öncesine kadar sadece "olmak ve olmamak" la kurulmuş bir cümle olarak algıladım...
Ama o çeviriyi yapan dingil "var olmak ya da olmamak " deseydi varoluşçu felsefi bir sorunun ortaya konduğunu anlar ve varoluş sorununu düşünmeye daha erken zamanlarda şairin istediği gibi başlayabilirdik...
Can Baba YÜCEL bu söz yerine " Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?" demeyi uygun bulmuştur çevirisinde...
Şimdi bir de başımıza "hissetmek" zki çıktı..
"Nasıl hissediyorsun?" diyor z2m.. ben de içimden "ananın damıyla z2min anteniyle" diyorum
"ben jedi ustasıyım öyle... Güçte bir sarsıntı hissediyorum" diyorum...
Şimdi bizim çok iyi ingilazca bilen çevirmen ve senkron tutturacağım diye Türkçenin kafasını gözünü morartan dublaj yönetmenlerimizin bok yemesi...
Sözlüğe bakarsan
TO FEEL : hissetmek
How do you feel? : nasıl hissediyorsun (???)
I FEEL GOOD : iyi hissediyorum (diye çevirirseniz) cehennemin dibine kadar gidiniz...
to feel hissetmek,sezmek ve aynı zamanda "kendini hissetmek" anlamına gelir. İngilizcede bu dönüşlü bir fiildir yani özne üzerine etki yapar..
Türkçede ise "iyi hissediyorum" dediğiniz zaman "duyularım iyi sağlıklı, 5 duyum iyi 6.hissim harika, anten 150dB iyi çekiyor" demiş olursunuz..
Ha; Gayet sağlıklı, neşeli ve kendinizi iyi hissediyorsanız "kendimi iyi hissediyorum" dersiniz...
Bir de "geçtiğimiz yıl","geçtiğimiz ay" tarrağı girdi ki türkçeye çıkartabilenin heykelini dikmek lazım...
-
