

Einstein'in 1918'De Dediği Şeyi NASA Ancak 2004'Te Kantılayabilmiş.
-
“Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.”
Albert EINSTEIN
Einstein’nin Genel Görelilik kuramını, bize getirdiği önemli gerçeklikleri anlatabilmek için Vikipedi’ den aktararak veriyoruz.
Genel görelilik kuramı, ivmeli devinim ile kütleçekimi açıklamasını özel göreliliğe birleştiren, genelleyen kuramdır. 1916'da Einstein tarafından ortaya konmuştur. Genel görelilikten önce, Newton'un kütleçekim kuramı (*) geçerli kabul ediliyordu. Newton'un formülleri (yatay atış, dikey atış vb) bugun de duyarlılık gerektirmeyen uygulamalarda geçerlidir. Ancak aya roket göndermek gibi duyarlı işlerde Einstein formülleri kullanılmaktadır. Genel olarak Newton mekaniğinde Kuvvet (F), Görelilik kuramında ise Kütle (M) önemli ve önceliklidir. Genel görelilik ile Einstein şunları ortaya çıkartmıştır:
▪ Yerçekimi (kütleçekimi) ve ivmeli devinim birbirinden ayırt edilemez (Eşitlik ilkesi)
▪ Kütle, (**) içinde bulunduğumuz uzay-zaman'ı (***) eğip bükmektedir.
▪ Yerçekimi bir kuvvet değildir, uzay-zaman'ın geometrik eğriliğinden ortaya çıkar.
Genel görelilik, kendi zamanı için inanılması güç pek çok öngörülerde bulunmuştur; bunlardan en önemlileri:
▪ Eğer kütle uzay-zamanı geometrik olarak eğiyorsa, Güneşin çok yakınından geçip gelen uzak yıldızların ışıkları eğrilmiş olmalıdır. Bu eğrilik güneş çektiği için dış bükey değil de uzay-zamanın eğriliğine uygun iç bükey olmalıdır.
▪ Çok çok yoğun kütleler uzay-zamanı öylesine bükebilir ki, uzay-zaman kendi üstüne katlanır ve içine çöker, böylesine yoğun bir kütle görülemez çünkü ışık dahi bu uzay-zaman eğriliğinden, çökmesinden kurtulamaz.
▪ Kütle uzay-zamanı eğiyorsa bu eğilmeden zaman da etkileniyor(göreceli) olmalıdır. Eğilmiş zaman yavaş akmalıdır.
▪ Hareketli büyük kütleler etraflarındaki bir kısım uzay-zamanı da sürükleyebiliyor olmalıdır.
▪ Kütle uzay-zamanı eğiyorsa, kütle yakınındaki eğrilikten ilerleyen ışık, uzağındaki düzgün uzay-zamanda ilerleyenden daha uzun yol almalıdır.
▪ Yüksek kütleli oluşumların ani hareketleri uzay-zamanda ani değişimlere, eğrilik dalgaları oluşmasına neden olabilir.
Bu öngörülerin hemen hepsi 1916'dan günümüze dek gözlenebilmiş, defalarca kez denenmiş ve doğru çıkmıştır:
▪ 1919'da ilk kez İngiliz bilimciler güneş yakınından gelen ışığın eğri çizdiğini gözlemlediler. Daha sonraları yapılan bütün gözlemler eğriliğin GG'nin hesapladığı ile oldukça yakın olduğunu gösterdi.
▪ Evrende hiç ışık vermeyen ve etrafındaki her şeyi içine çekecek kadar yoğun kütle gösteren oluşumların varlığı tespit edildi. Karadelik (****) adı verildi.
▪ Kütle yakınında ve uzağında çok hassas atom saatleri ile yapılan deneylerin hepsi kütle yakınında zamanın GG'nin hesaplarına uygun olarak yavaşladığını gösterdi.
▪ Geçen yıl açıklandığı üzere çok hassas jiroskoplarla donatılmış LEGOS1 ve LEGOS2 uydularının 11 yıl süren ölçümleri dünyanın etrafındaki uzay-zamanı sürüklediğini ortaya koydu.
▪ Güneşin ardına geçen Viking uzay araçlarından dünyaya gönderilen sinyallerin olması gerekenden daha uzun sürede dünyaya ulaştığı, yani uzay-zamanın güneş tarafından eğilmesinden etkilendikleri ortaya çıktı.
▪ 1993'te Hulse ve Taylor, ikiz yıldızların spiral hareketinden uzay-zaman eğrilik dalgalarının oluşumunu gözleyerek nobel kazandılar.
Kütle, uzayı olduğu kadar zamanı da bükmektedir. Zamanın bükülmesi kütlenin merkezinde geleceği işaret eder şekildedir. Etkiyen hiçbir kuvvet olmadığı için, cisim kendi geleceğine doğru ilerlemektedir (düşmektedir). -
code_46 bunu yazdı:
-----------------------------
Hareketli büyük kütleler etraflarındaki bir kısım uzay-zamanı da sürükleyebiliyor olmalıdır.
▪ -----------------------------
Hani "esir" diye bir şey yoktu.. Ya da boşluk gerçekten boşluk mudur? -
Antik Yunan Filozofu Demokritos'ta "atom"lardan 2500 yıl önce bahsetti. Spekülatif felsefe, teorik fizik kanıtlamaya çalışmaz; kanıtlanmasını bekler. Çünkü bütün problem ne'liğe dair yapılan açıklamada boşluğu dolduracak veya matematiksel denklemderde eşitliği sağlayacak bir değişkendir. Kanıtlanması sonradan gelenlerin yapması gereken bir şeydir.
Bu yüzden 100 veya 2500 yıl sonra haklı çıkmanın burada olduğu anlamda bir anlamı yoktur.
Kaldı ki Einstein "tanrı zar atmaz" diyerek quantum parçacık fiziğinin en temel ilkesi olan belirsizlik ilkesine karşı çıkarak bu konuda yanılmıştır.
Yanılmışta ne olmuş: Hiç.
-
“Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.”
Bu lafı bi kamyonun arkasında görmüştüm la. albert einsteinin lafı olduğunu yeni öğrendim :D
-
Thelordmax bunu yazdı:
-----------------------------
“Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.”
Bu lafı bi kamyonun arkasında görmüştüm la. albert einsteinin lafı olduğunu yeni öğrendim :D
-----------------------------işte o kamyona o yazıyı koyanda yanlış anlamış , bak einstein bunuda görmüş adam kamyon arkasına yazılacagını bıle tahmın etmiş be .d bu arada einstein'i n her dediğine inanırım abi adam doğa üstü bi zekaya sahıpmış .s
-
zeka muhakkak varda sadece o değil merakıda var yöntemleride var ne yapmaya çalıştığını bilmeside var bilgi birikimide var.