

Eski Gunlugumden - Bir Askin Ardindan
-
Neden bu kadar önemsiyorum bu şiirleri, çünkü yaklaşık 18 aylık (dur bir sayıyım resmi olarak 25 Temmuzda başladı, 25 Kasım’da da bitti diyebiliriz.. resmi olmayanı sayarsak uzun bir süreç her neyse..) ilk uzun birlikteliğim süresince yazmaya çalıştığım çoğu zaman içimdekileri anlattığım, satır aralarında duygularımın saklı olduğu, benim için paha biçilmez an ve güzelliklerle dolu oldukları için.
Şiirlerim bir aşk öyküsünü, benim öykümü, sorunlarımızı, ve sonu ayrılıkla biten son şiirimle birlikte nasıl son bulduğunu anlatmaktan öteye gitmez. Bundan sonra uzunca bir süre şiir yazmayacağım. Yazmaya başladığım zaman iyileştiğim zaman olacaktır. Duygusal manada fazla içimi dökmek istemiyorum. Aşk bir hastalık değil mi? Herkes belirli aralıklarla yakalanır, ve iyileşir. Ama bağışıklık kazanamaz. İşte böyle. Şiirlerimde de dediğim gibi sevdiğim kişiyi henüz unutabilmek bir kenara rüyalarımdan çıkarabilmiş değilim. Belki de çıkarmak istemiyorumdur kim bilir. Kim çıkarmak ister ki. Kim mutlu olmak istemez ki. Kolay değil bir insanı hayatınıza dahil etmek, güvenmek, gelecek planları kurmak. Ama bunu başardığınız zaman daha zoru kapınızda beklemekte.
Bir aşkın bitmesi demek bir kişinin değil iki kişinin ölmesi demek. Önce kendiniz ölürsünüz. Sonra da sevdiğinizi öldürmek zorundasınızdır. Severek ayrılalım olayına gelince. Buna inanmıyorum. Severek ayrılalım diyen insanlari zaten anlayamıyorum. Aşktan anladıklarının benim yaşadıklarımdan farklı olduğunu düşünüyorum. Ama bunu ben başaramasam da sizler başarabiliyorsanız helal olsun. Neyse.. Benim dertlerim yazılarım duygularım bitmez.. Kendi kendimi yer dururum.İşte böyle.. bir zamanlar bende mutluydum. Kolay olmayacak bunu tekrardan yakalamak.. Şu anda da fazlasıyla acı çektiğim doğrudur. Fiziksel zorlukları (iştahsızlık, uykusuzluk, halsizlik, bitkinlik vs.) bir yana içinizdeki sesi susturamıyorsunuz. Sadece acı veriyor. Yaşayan ölü rolündeyim yani. Kendimi hapishanede gibi hissediyorum. Kendi hapishanemde. Acaba diyorum.. acaba o nerelerde ne yapıyordur.. Aklına hiç geliyormuyum.. Belki de gelmiyorum. Benim zaten ne halde olduğumu tahmin edemeyeceği gibi aklına bile getirmez.. Belki de getirir.. Ne bileyim..
Hani diyorum arasam ne olur.. Ama arayamam.. İşin boyutlarını tahmin edemezsiniz bile.. Söz versem de onu bayram tatilinde rahatsız edicem.. Gidip konuşucam.. Belki de herşey daha da boktan bir hale dönüşecek, belki görüşmek istemeyecek.. Belki de.. Belki de.. İhtimal çok fazla.. Belki de cesaret edmeyeceğim.. Gerçi cesaretim var.. Neyse.. İnsanların arasında ama yalnızım. Derin mevzular.. Daha zamanı var.. Herşeyi yazacağım elbette ki ama henüz çok taze.. tabiriyle dumanı üzerinde diyebilirim. Çok değil bir kaç aya ihtiyacım var. Eminim ki çok sonraları çok daha doğru düşünebileceğim.. Belki de düşünebilme yetimi tekrar kazanabileceğim. Şimdilik aklımın başında olduğunu söyleyemem. Kızlar konusunda çok tecrübem olmasa da benden daha tecrübesiz ya da benim kadar bu olayları düşünmemiş arkadaşlara bu konularda gerçek mana da faydalı olabilirim. Haa unutmadan kız erkek fark etmez hepinize tavsiye diyorum kesinlikle okumalısınız. Ben biraz geç okudum J . Siz bu hataya düşmeyin: Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten, Jogn Gray tarafından yazılmış.
Hiç dert etmiyor olsam da belki de cok uzun zaman sonra geçmişi düşünüp dert edeceğim maddi mana da tek kaybım da şu anda da olduğum gibi bunalım zamanlarım olacaktır. Bu olaylar sebebi ile sınavlara çalışmıyorum, ödev falan filan zaten vermiyorum.. üstüne üstlük bitirme projesini de yapmıyorum. Yemek de yiyemiyorum.. Sadece filmlerde olur sanırdım ama yediklerimi kusuyorum.. Tekrarlıyorum aşk bir hastalık.. Rahat batmıyor elbette ki. Konsantrasyon sağlayamıyorum. Birşeye odaklanmaya çalışınca aklıma gelen tek şey var.. her kapı oraya açılıyor.. Zamanım oldukça inanşsızlık/anlamsızlık/hayatın anlamı ya da anlamsızlığı, amaçlar, insanlar, felsefe, karanlık, Allah kavramı vs. konularda bol bol yazacağım. Derinleşmeyim dedim se de fazla açıldım galiba.. Neyse bugünlük bu kadar olsun. Dert basıyor. Ve zorlanıyorum. Geçecek bu günlerde.. elbette ki geçecek. İşte o zaman.. o zaman.. -
geçeceğini düşünsen de aşk bir yaradır bzen, kabuk bağlamak bilmez... yarayla yaşamaya alışırsan daha kolay olur senin için... sonuçta bizi biz ypan yaralarımızdır. hayatın bize vurduğu acımasız kılıç darbeleri olmasa aslında bugüne gelemezdik bile... hayat kılıç darbelerinin işe yaramadığı insanlara aşkı gönderir bir ceza olarak. o acıyı bir kere çektin mi, bir daha bırakmak istemezsin... ve o yara hayatın boyunca kanar gizli gizli... en çok da uyurken... çünkü uyurken yönetemezsin hiçbirşeyi, rüyaların seni yönetir, sen onları değil... alışmaya bak bence, ve bu acının tadını çıkar... bunalımını sev, ona dargın olma...
-
Böyle bir aşkın ardından 5 yıldır okuduğum okuldan soğudum. Bir sene içinde de bıraktım zaten tıbbı... Dünyam, ahiretim, geçmişim, geleceğim hepsi bir çırpıda tükendi. Ben de kayboldum bu tükenmişlikte. Yıllarca yalpaladım. Ve bir daha aşkı asla bulamadım...
-
Ve Aşk Benim için öldü Bir daha Severmiyim asla!!!
-
Ask Tanimlamasi Imkansiz Ve Aptalca Bir Duygudur !
Simdi Hemen Atlayip Yok Ya Aptal Degil Diyenleriniz Olacaktir. Ufak Bir Örnek Veriyim. Hayatta En Önemli Olan Seyler Ask Ugruna Kaybedilebilir.
1-Insanin En Önemli Varligi Ailesidir.
Ask Ugruna Aileler Hice Sayiliyor.
2-Hayatta En Önemli Ve Bir Daha Ele Gecmeyecek Yillar Okul Yillaridir.
Ask Icin Okul Hice Sayiliyor.
Bu Saydiklarim Cogaltilabilir. Ben En Önemli Iki Tanesini Yazdim. Bunlari Hice Sayacak Bir Duygu Aptalca Bir Duygudur ! -
love is a name sex is a game
forget the name play the game
-
Kendini arayan adam - Ben kalbindeyim Tanrı"nın...
Bu sözleri tanıyan kaldı mı?
Toplam Hit: 1843 Toplam Mesaj: 7