Fizik Ötesi İzdüşümün Sırrı ?
-
Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır. Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız.
Şimdi buraya kadar herşey normal.Fakat geçen gün rüyamda hay lanet yağsın adını ağzıma alamadığım son aldanışımı erkek arkadaşıyla öpüşürken gördüm.Elemanın gözleri yeşildi onlar tam öpüşürken ben aralrından geçtim beni görmediler,fark etmediler..Neyse daha sonra tam kızın arkasından geçiyordum ki elemanın yüzüne bakmak istedim lan acaba benden yakışıklı mı falan içgüdüsüyle..Sonra ben tam aralrından geçtikten sonra dönüp kızın arkasından elemanın yüzüne bakarken gözlerinin renginin değiştiğini gördüm.Bazı gözler ışığın yansıma açısına göre renk değiştirir yani aslında renk değiştirmezde o açıdan bakana göre değişiyor gibi görünür,kendimden de biliyorum özellikle yazın aynaya bakarken gözlerimin mavi olduğunu gördüğüm çok olmuştur araba diziklerinde falan ama tabi lavobanın aynasında hep yeşildir..
Neyse şimdi aklıma takılan şu ki;Ulan rüyalar aleminde de mi güneş var ? Hadi diyelim ki güneş oldu,ben rengin oluşumunu bile ezbere bilmiyor,google'dan bakıyorken beynim benden habersiz rüyada böyle bir kurguyu nasıl yapabiliyor ? Yani ışığı koyuyor,benim kızın etrafından dolaşmam sırasında değişen açıyı hesaba katıyor ve elemanın göz rengini değiştiryor vs..Yani tamam rüyalarda şu olay vardır;Eğer rüyalarınızı kontrol edebiliyorsanız istediğiniz şeyi yapabilirsiniz,istediğinizi istediğiniz şekilde görebilrisiniz vs.. Şimdi benim asıl aklıma takılan gerçek dünyada (gerçek kelimesine benim gibi takılmayın sadece ortak dil olduğu için kullanıyorum onu) ışık olmadan renk olmaz.Aslında renk diye birşey de yoktur çünkü kırmızı hangisi dendiğinde hepimiz aynı rengi göstersek te asla hepimizin kırmızıyı aynı kırmızı olarak mı yorumladığını bilemeyiz.Yani evet kırmızı üzerinde hepimiz hemfikiriz ama senin gördüğün kırmızıyla benim gördüğüm kırmızı bir mi ? Nasıl tanımlarsın ki kırmızıyı ?? Başka hiç bir renk kullanmadan,falancanın açığı,falancanın koyusu demeden ?? Kanınla aynı renk mi diceksin kanımın rengi ne renk ? Sorular,sorular,sorular...
Atomların hepsinin hammadesi elektron ama elektron tek tip. Rengi belirleyen elektronsa zaten rengin de tek tip olması lazım.Ama araştırdığım kadarıyla elektronların yeri değişince renkler ortaya çıkıyormuş.Elektronların yeri nasıl değişiyor güzel kardeşim ?Hadi rengi de geçtim ses,sese ne demeli peki ? Rüyamızda konuşulanları gayet net duyabiliyoruz,orda kimse yatağının üzerinde götünde pireler uçuşan bedenimize ait kulağımıza bişeyler söylemiyorken ?
Şimdi herşey bu kadar netken rüyada beyin böyle bir kurduyu nasıl tasarlayabiliyor ? Yani şimdi siz bir ses duymak isteyin bakalım duyabilecek misiniz ? Gerçi bazen kafanızın cidden hiçbirşey düşünmediği,hiç bir derdi sıkıntısı olmadığı zamanlarda yatağınıza yatınca çok sevdiğiniz bir şarkıyı hatırlayın ve üzerinde bi kaç kez tekrar yapın saki mp3 çalarınız açık ve o şarkı çalıyormuş gibi.Gerçekten de o sesi nerdeyse bire bir duyabiliyorsunuz rüyadan falan bahsetmiyorum bunu önceden yaaprdım Sezen Aksu'dan adı bende saklı dinlemek isterdi canım şarkıdaki ezgileri hatırlar sani onu dinliyormuş gibi odaklanırdım ve cidden belli bir süre sonra beynimin içinde birebir çalmaya başlardı !
Neyse konu karışıcak özetle şunu sormak istiyorum;Cidden beynimizin neler yapabileceği konusunda en ufak bir fikrimiz,bilgimiz bile yokken nasıl oluyorda bu beyin bize ait diyebilyoruz ? Ben kızın etrafından dönerken ışığın yansıma açısını hesap edip gördüğüm gözün rengini değiştiren yine benim beynim mi ? Lanet olası zenci madem onun rengini değiştiren de benim beynmim peki ben o kızın etrafından dolaşırken ışığın yansıma açısını mı düşünüyordum da gözlerinin rengi değişti ? Beynim benden habersiz bişeyler düşünüp kurguluyorsa bu beyin nasl benim olabilir,ben bundan nasıl meshul olabilirim (inanan olarak soruyorum bunu kendime ve sizlere...???)Onu kontrol eden ben değilken,nasıl olur da bu benim diyebilirim ? Bunun sadece bana has birşey olduğunu mu düşünoysunuz ? Odaklanın bakalım rüyanızda hiç renkli birşey görmeyecek msiniziz ??rengin açıya göre değişmesine de gerek yok sonuçta rüyalar aleminde bir ışık kaynağı olduğunu da hesap etmiyor ya beyniniz ? Varlığını düşüncenizden bağımsız sürdürebilen şey hayal gücünüzün eseri olamaz,o zaman rüyalar aleminde de mi güneş var ? Siz hiç renksiz rüya gördünüz mü ya da ne bileyim karanlık bir rüya..Bi yere bakarken karanlıktan hiç birşey göremediğiniz oldu mu hiç düyanızda ? vs. vs. gelin kafa patlatalım yada siktir edin artık cidden sormayalım,sorgulamayalım deliricem ulan deliricem ne zaman sitir et ömer desem dönüp dolaşıp bişeyler takılıyor aklıma ne tür bir oyun lan bu nerde bu sahnenin perdesi ? -
babuş bak ne dicem ben dindar bir kişilik değilim ama şunu çok iyi biliyorum
VÜCUDUMUZ RUHUMUZUN KORUYUCU KABUĞU
olaylara böle bak biraz sonra istersen msn den ekle konusalım biraz....
-
hocam sen koruyucu kabuğu diyorsun da ben zindanı diyorum...Kimse rüyasında düştükten sonra uyanmıyor hep düşerken uyanıyor.Var mı bunun aksini iddia eden ? Çünkü eğer cidden çok yüksek bir yerden düşersek rüyada eğer lucid dreaming bir hadise yoksa gerçekte de ölürüz diyorum ben.Nasıl ki güneşten bağımsız ışık yaratıp renk görebiliyorsak bu neden olmasın çünkü hepsini gerçek yapan beynimiz ve en kötüsü de onun kontrolü bile bizde değil.
Gerçek hayatta da renk bizim beynimizde oluşuyor ama yeşil olan birşeyi neden kırmızı yapamıyoruz ? Çünkü beynimize hükmedemiyoruz ve bu cidden berbat bir durum tabi farkında olmayanlar için hiç bir sorun yok,onlara göre herşey normal,bunun ezikliğini hissetmiyorlar.Bu beyin insana bu kadar ağır gelirken şimdi tutup patlatsa onu isyankarlardan mı yazılıyor ? Yok hocam yok cidden benim sorularımın cevabı yok..Aynanın ardına geçmeden sadece çözümsüzlüklerle doldurulmuş tonlar basan bir beyinden ibaret kalıcaz.
Tanrım gel bir anlaşma yapalım,ben oraya varayım ve tüm bunları yaşanmamış sayalım ? -
agam tamam zindana inelim o boşluğu bende biliyorum ve 3-4 gece aralıklarla görürüm o rüyayı ve çok nadiren çakılarak ve yatağımdan sıçrayarak çoğunlıkla yerde uyanırım kardeşim.aslında beynımızın kontrolu yuzyıllardır elımızde bunu buda lar bulmus durumda hıpnotız denılen hadısede baska beyınlerın kontrolu ve birsüürü ornek verebilirim nasıl ateşte yuruyen elemanlar varsa sence nasıl yapılıyo dersın eğer beynını bırseye odaklar ve alıstırırsan olamıcak bişey yoktur.. hani demişin ya beynimiz ruyada acı hesaplamasını renk dalgaboylarını ayırmasını nasıl beceriyo eee çünkü bütün gün bu tarz işlerle meşgul başka bişe yokki alışıyo alışıyo alışıyo alışıyo hoop ruyada rem ewresi esnasında sana görüntü veriyo :D YEŞİL - YOK KIRMIZI - YOK BEYAZ - YOK SİYAH HARİCİ HEPSİ YOK SİYAH ZATEN YOK inşallah anlatabilmişimdir.o senin renkleri tanımlamak için kullandığın cümleler hep değişiyo dile göre yorum alıyo ama işin tek ortak kısmı aslında dalgaboylarının aldığı isim kardeşim :D ve aga şunuda dile getirmek isterim ki çok detaya inme hayat detaylardan ibarettir ve bazen detaylar can sıkabilir... ve o kadar çok bilinmeyen varken hele hele ki şuanada insan beynının alamıcağı tonlarca şey varken bu çok ama çok basit bir olay gibi kalıyo allahını seversen sana bir uğraş vereyim bende bunu unut tarikattan bir dost olarak andromeda takımyıldızına kaç saatte gidilebilceğini çöz (ışıkhızında) sonra 50 km giden bir roketle süreyi hesapla bak ne kadar küçük ve detaylı bir hayatımız olduğunu anla ve isyankar olma sitemkar da olma hayatta herzaman biryerden cevap gelir bir insan bir canlı yada bir cansızdan olsada gelir....
-
Hepimiz bir uykudayız...
Ve uyanmamıza az kaldı...
-
catrix
-
Renk konusu Işığın dalga boyları ile alakalı. Işık aynı anda parçacık ve dalga olarak davranabilir. Burada renkleri hissetmemizi sağlayan unsur ışığın dalgaboyunun değişmesi. Gözümüze farklı dalgaboylarında ışık geliyor, göz bunu algılıyor ve beyne x dalgaboyunda görüntü geldi, y dalgaboyunda görüntü geldi, vs gibi elektrik sinyalleri halinde iletiyor. Beyin bu elektiriği alıyor ve görüyorsun adamım diyor bize. Biz de görüdüğümüzü düşünüyoruz. Renk körü arkadaşların gözleri birbirine yakın dalgaboylarındaki frekansları ayırt edemiyor ve beyne sanki iki dalgaboyu da aynıymış gibi elektrik gönderiyor.
Aslında ışık da bir elektromanyetik radyasyon. Yani TV'mize gelen, cep telefonumuzdan çıkan elektromanyetik radyasyonlar gibi fotonlardan oluşuyor. Gözümüz bu elektromanyetik radyasonun sadece belli dalgaboylarında olanlarını görebiliyor. Ona da ışık diyoruz. Diğer dalgaboylarını görebilseydik, cep telefonlarımızın antenleri, TV vericileri gibi vericiler bize ışıl ışıl lambalar gibi görünecekti. Tabii hepsi farklı renklerde.
Ses de havanın titreşimi. Titreşen hava parçacıkları kulak zarımızı hareket ettiriyor. Kulakdaki reseptörler de bu hareketleri yorumlayarak beyne yine elektrik olarak aktarıyor.
Aslında hepsi beynimizin yorumlamasıyla alakalı. Beyin bize gördüğümüzü sanmamızı söylüyor, görüyoruz; duyduğumuzu sanmamızı söylüyor duyuyoruz.
Görüntü, ses, dokunuş, tat. Bu hislerin hepsi beyine elektrik sinyaline dönüştürülmüş olarak gelir. Yani beyne ışık gitmez, beyne hava titreşimleri gitmez, dokunduğumuzda beynimiz dürtülmez...
Yani aslına gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz, içinde olduğumuzu düşündüğümüz dünyamız aslında beynimizin YORUMLAMAsından ibarettir. Beyin elektriği alır ve bu elektirik sinyali bir ağacın görüntüsüdür der.
Rüyada da ağacı görmemizi sağlayan tetikleyici unsur, dışarıdan gelen elektrik değil de; beynin kendi içinden gelen elektrik sinyali. Bir çeşit loopback diyebiliriz. Beyin kendi kendini tetikliyor. Kendi kendine ağaç gör diyor, ağaç gördüğümüzü sanıyoruz.
Dolayısıyla renk olması için ışığa gerek yoktur, ses olması için de havayı titreştiren birşeye gerek yoktur. Beyin bunların olmasını istediği zaman bunlar olur...
Rüyadaki renkler ve sesler konusuna gelince, beynimiz dışarıda alışık olduğu fiziksel dünyayı rüyada taklit ediyor. Dış dünyanın fiziksel kurallarını (yer çekimi, ışığın kırılması, bağırdığında ses çıkması vs) rüyada kendi oluşturduğu dünyada simüle ediyor. Fakat burada güzel bir nokta var, bu yeni dünya bizim beynimizde oluştuğu için bu kuralları beynimiz değiştirebiliyor; yani yerçekimine karşı gelebiliyoruz veya bağırsak da kimse duymayabiliyor...
Ve herşey beynimizin yorumlamasından ibaretse, gerçeğin gerçek olduğunu nasıl anlayacağız. Ya bu içinde bulunduğumuzu sandığımız dünya da beynimizin bize bir oyunundan ibaretse !!!! Bence bundan asla emin olamayız :)
Poe'nun en sevdiğim mısralarıyla bitireyim:
Is all that we see or seem
But a dream within a dreambir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
