Kocaman limanında, yapayanlız bir yelkenli gibiym hayatlarınızın. Bir gece hepinizden gideceğim. Sessizce. Ateşinde yanacağım cehennemin rengine bulanmış ceketim sırtımda, ardındaki acıyı göremediğiniz metal çerçeveli gözlüklerim gözümde, nereye ve neden gittiğimi düşünmeden gideceğim. Halatlarını çözmeyi başarmış hoyrat bir yelkenli gibiyim. Hayatımı hafiften esen bir rüzgar belirleyecek. Gereceğim kendimi ve gideceğim.
Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!