

GNU 25. Yıl, Google Chrome, Korsan Yazılım Ve Linux Üzerine Richard M. Stallman İle Söyleşi
-
S: Mr. Stallman, GNU projesi artık 25 yaşında. Genel olarak okuyucularımız bu projenin tarihini iyi biliyorlar. Siz "Özgür yazılım siber uzayın yeni kıtasıdır" yazmıştınız. 1983'teyken bu kıtanın bu kadar genişleyebileceğini hayal edebiliyor muydunuz? Günümüzde Özgür Yazılım Hareketi'nin en önemli hedefleri nelerdir?
RMS: 1983'teyken GNU sistemini tamamlamanın ötesini düşünmüyordum. Sistem geliştirmenin belli başlı zorlukları üzerinde dikkatlice çalışıyordum, fakat sahipli yazılım şirketlerinin önümüze ne gibi engeller koyacağını ya da çeşitli ülkelerin yasalarını nasıl yönlendirebileceğimiz üzerinde fikir yürütmüyordum. Üstelik birinin gelip son parçayı ekleyeceğini ve çoğu insanın tüm övgüleri ona yapacağı da aklıma gelmemişti (Ç.N.: Linus Tovards'ın GNU işletim sistemine çekirdek yazdıktan sonra sanki tüm sistemi yazmış gibi övgü almasından bahsediyor.)
Artık günümüzde GNU/Linux tamamen özgür bir işletim sistemi ve etrafta binlerce farklı GNU/Linux "dağıtımı" mevcut. Fakat bu dağıtımların çoğu özgür değil, çünkü ya özgür olmayan yazılımlar içeriyorlar ya da insanları bunları kullanmaya itiyorlar. Sonuç olarak, çoğu GNU/Linux kullanıcı aslında özgür yazılım dünyasına olan yolculuğunu tamamlamamış durumda, hatta böyle bir dünyanın varlığından bile haberdar değiller. Çünkü kimse onlara özgür yazılımın tehlike altında bulunduğunu anlatmaya çabalamadı. Bunun sebebi ise GNU/Linux sistemi üzerindeki tartışmalarının çoğunun konusu özgürlük değil. GNU/Linux ile ilgilenen şirketler etik meselelerden çok işin pratik yönüyle ilgileniyorlar. Pek çoğu "açık kaynak" terimini kullanıyor. Bu terim kullanıcıların özgürlük meselelerini yoksaymak için ortaya çıkarılmıştır. (Ayrıntılı bilgi için http://www.gnu.org/philosophy/open-source-misses-the-point.html)S: Bir takım GNU/Linux ve özgür yazılım hayranları sahipli yazılımların izinsiz kullanımının (bu şekilde kullanım ülkemiz İtalya'da oldukça yaygındır) özgür yazılımın yayılmasını engellediğini düşünüyor. Bu sebepten, kanun güçleri izinsiz kopya kullananları cezalandırdığı zaman, hayranlar mutlu oluyor. "İşte, 'korsan' Microsoft Windoes kullanıcıları artık özgür yazılım kullanacaklar" diye düşünüyorlar. Sizce bu hayranlar haklı mı yoksa değil mi?
RMS: Taktiksel düzeyde, bu vargı mantıklı: eğer Windows'u kopyalamak daha zor olsaydı, kullanmak daha pahalıya patlardı, ve fiyatı da bazı kullanıcıları GNU/Linux veya başka özgür sistemler kullanmaya iterdi.
Eğer bizim nihai amacımız bu sistemleri kullananların sayısını arttırmak olsaydı, özgür olmayan yazılımları paylaşmanın bastırılmasını memnuniyetle karşılamamız rasyonel olurdu. Fakat bu şekilde düşünmek ahlaki değildir. Böyle baskılar memnuniyetle karşılamamalıyız, hatta bunun ters tepip insanları isyana sürükleyeceğini düşünsek bile.
Özgür yazılım hareketinin temel kaidesinin yazılım paylaşan ve o yazılımların üzerinde oynayan insanları durdurmak olduğunu düşünmek insafsızcadır. Eğer kanun yürütücüler insanları paylaştıkları için cezalandırıyorlarsa, insafsızlık yapıyorlardır. Buna iyi bir şey dememiz mümkün değil!
Windows kopyalamayı becerebiliyorsanız bile, bu sizin özgürce yazılım kullandığınız anlamına gelmiyor. Hala elinizde kaynak kodları mevcut değil, bu nedenle onun üzerinde değişiklik yapamaz, kötü niyetli hazırlanmış özelliklerini bertaraf edemezsiniz. (Kullanıcıların gözetlendiğini, kısıtlandığını, güvenliksiz bırakıldığını ve hatta henüz bilmediğimiz pek çok şeye maruz bırakıldığını biliyoruz)
Baskı bizi hoşnut etmese de, bunun üzerinden bir şeyler anlatabiliriz. Kanun insanları cezalandırdığı zaman, halka şöyle seslenebiliriz: "Dikkatli olun - şayet Windows'un yasadışı bir kopyasını kullanıyorsanız, Microsoft'un zorbaları sizi yakalayıp üzerinize çullanabilirler. Windows'tan uzak durun, MacOS'den uzak durun, özgür olmayan yazılımdan uzak durun ve Özgür dünyada bizimle buluşun!"
S: Birkaç gün önce, Google Google Chrome isimli bir ağ tarayıcısı sundu. Kaynak kodları özgür yazılım niteliğinde [lisansı ortada] fakat derlenmiş kodlar (Ç.N: Çalıştırdığınız EXE'lerden ya da benzer nitelikteki dosyalardan bahsediyor) kısıtlanmış bir lisansla sunuluyor. Electronic Frontier Vakfı Chrome kullanmanın güvenlik tehditlerinden bahsetti. Sizin fikriniz nedir?
RMS: Bu derlenmiş dosyalar(binary) çeşitli nedenlerle kabul edilemez. Misal olarak, Google'a sizin yazılımınızı değiştirme hakkını verdiğinizi söylüyor ve size yapacakları zorunlu değişikliği kabul etmenizi şart koşuyor. Üstelik kafa karıştıran ve önyargılar içeren "akıllı sahiplik" ifadesini kullanıyor. (Bu terimin niçin asla kullanılmaması gerektiğini öğrenmek için http://www.gnu.org/philosophy/not-ipr.html)
Bu şartları kabul etmemelisiniz.
Google Firefox'un ayak izlerini takip ediyor. Firefox daha ilk ortaya çıktığından beri bunu yapıyor: kaynak kodları özgür, fakat Mozilla Firefox'un sunduğu derlenmiş dosyalar(binary) kabul edilmesi söz konusu bile olmayan EULA kullanıyor.
S: Acaba GNU projesi chromium.org kaynak kodlarına bağlı kalarak tamamen özgür bir tarayıcı sunacak mı? (IceCat'in Mozilla Firefox kodlarını kullanması gibi). Eğer sunmayacaksa, Chrome'nin tamamen özgür bir sürümünün iyi bir fikir olacağını düşünüyor musunuz?
RMS: Umarım birileri Chrome'un kodlarını kullanan özgür derlenmiş dosyalar sunar. İnsanlar bunu Firefox için yıllardır yapıyor. Bunu yapanın illa GNU Projesi olmasına gerek yok.
Firefox'tan GNU IceCat'i geliştirmemizin daha özel bir sebebi var. Zaten IceWeasel ya da BurningDog gibi Firefox'un EULA kullanan derlenmiş dosyalarından arındırılmış özgür Firefox türleri başkaları tarafından sunulmaktaydı. Fakat Firefox'un başka bir sorunu vardı: yükleme için özgür olmayan eklentiler öneriyordu. Prensiplerimize göre özgür olmayan yazılımları teklif veya tavsiye etmemiz söz konusu değildir. IceCat'i geliştirmemizin tek sebebei insanlara sadece özgür eklentiler önermek ve özgür olmayanlardan uzak tutmaktı.
Chrome'nin böyle bir problemi olup olmadığını bilmiyorum.ç: sinan | http://guiodic.wordpress.com/2008/09/17/richard-stallman-interview/
ps: çevirmediğim az bir kısım kaldı orayı da birazdan çevirip mesaj olarak atacağım. Fakat başlıkta sözü edilen meseleler çevrildi.
-
Stallman'ı severim saygım sonsuzdur ama 2 sorum olucak onu bir yerde yakalasam.Öncelikle Linuxun çekirdigi Minix esinlenilerek yazıldı bunu Linusun kendiside söylüyor onun prensipleri kabul edildi ve Minix sahipli bir yazılımdı neden ona destek çıkmadı ve Linux'a verdigi destegi BSD'ye vermedi hep konuşmalarında GNU/Linux diyip geçiyor peki BSD?
-
İki sorunun birden cevabı:
Linux henüz piyasada değilken UNIX iki kol halinde gelişimini devam ettiriyordu (System V ve BSD - ayrımın esası da yine ayrı tarihi sebeplerdendir). RMS özgür bir işletim sistemi yapma fikri aklına geldiğinde labaratuarlarda halihazırda üzerinde çalışmakta olduğu System V ekolüne uygun bir işletim sistemi tasarlamaya başladı.
Gelgelelim GNU isimli bu yeni işletim sisteminin temel araçları ve lisansı hazırdı fakat ortada bir çekirdek yoktu! GNU işletim sistemine tam 10(!) yıl boyunca bir çekirdek yazılamadı - GNU/Hurd tamamen farklı bir tartışma konusudur -. Hatta o dönemlerde RMS bayağı bir tepki alıyordu.
90'lı yıllara geldiğimizde tamamen tesadüf eseri çekirdek Amerika'da değil de Finlandiya'da ortaya çıktı! Üstelik GPL ile lisanslanmıştı.
Özgür BSD çekirdeği ise sadece bir aylık bir gecikmeyle çıktığı için topluluk tarafından çok fazla benimsenmedi.
RMS'nin ilgilenmemesi ise lisanstan kaynaklıdır. BSD, GNU bir sistem çekirdeği değildir. Onun başka bir lisansı var.
-
Bak beni hiç dinlememişsin neden LİSANSLI bir ürünün yapısı LİNUXU yaratırken sorun yokta şimdi stallman çıkıp sagda solda konuşuyor ayıp degilmi?Minix'i biraz araştır hatta bazı dagıtımlarda hala minix klasörü bulunur.BSD'nin yaratıcıları Linux çekirdegi çıkmadan çok önce stallmana ortak proje öneriyorlar neden red ediyor?
-
rms yi severim ama google a laf söyletmem :P