Gölge,Işık,Karanlık
-
Şimdi gölgeyi görebilmemiz için etrafta ışık olması gerekiyor. O zaman gölge ışığın içindeki karanlık oluyor. Hiç ışık yoksa gölge diye tanımlanacak birşey kalmıyor diye varsayıyoruz ama görebileceğimiz seviyedeki karanlığı gördüğümüz için gölgenin yok olmadığını, büyüdüğünü düşünebiliriz. O zaman soruya geçim, karanlığın ve ışığın gölgesi var mıdır?
-
karanlık ve ışık maddi bişi olmadığından yoktur
-
Fizikte gölgenin olması için ışık kaynağı gerekiyor.
Işık kaynağı yoksa gölgede yoktur...
Yani ışığın aydınlattığı yer aydınlık kalan yer ise gölge oluyo. Karanlık ortamda aydınlık kavramı var olmadığından gölgeden söz edilemez.
Işığa gelince. Işık bir enerji birimidir. Fotondanlar oluşmuştur. Işık ortamı aydınlatır. Yani ışık gölge yapmaz : )
-
bende bilim teknik dergisinde bi yazı okumustum.aslında ısık karanlıgı aydınlatmıyor.karanlıgı emip daha baskın oldugu için aydınlatıyor gibicesinden birşeydi.sözkonusu bulusu yapan UBAK (acılımını bilmiyorum ) mış
-
CiRKiN bunu yazdı:
-----------------------------
bende bilim teknik dergisinde bi yazı okumustum.aslında ısık karanlıgı aydınlatmıyor.karanlıgı emip daha baskın oldugu için aydınlatıyor gibicesinden birşeydi.sözkonusu bulusu yapan UBAK (acılımını bilmiyorum ) mış
-----------------------------Hocam bilim teknik yanlış yazmış. Eğer ben lisede yanlış öğrenmediysem..
Benim bildiğim aksine karanlık ışığı sağuruyo. Mesela siyan renk bütün renkleri emiyo. Beyaz ise hepsi yansıtıyo. Yani fiziktede böyle.
E tabi metafizik olaylardan da bahsedilmiş olabilir
-
ısık golge 2 farklı seyi tanımlamak icin kullanılan tanımlar ama biri olmasaydı digeride olmazdı
iyilik we kotuluk gibi hayatta kimse kotu olmasdı iyi die bi kavram olmazdı bunlarda maddi degil we bunların fizikte tanımıda yok (en azından bn ole biliom )
bence
-
HaYVaN bunu yazdı:
-----------------------------CiRKiN bunu yazdı:
-----------------------------
bende bilim teknik dergisinde bi yazı okumustum.aslında ısık karanlıgı aydınlatmıyor.karanlıgı emip daha baskın oldugu için aydınlatıyor gibicesinden birşeydi.sözkonusu bulusu yapan UBAK (acılımını bilmiyorum ) mış
-----------------------------Hocam bilim teknik yanlış yazmış. Eğer ben lisede yanlış öğrenmediysem..
Benim bildiğim aksine karanlık ışığı sağuruyo. Mesela siyan renk bütün renkleri emiyo. Beyaz ise hepsi yansıtıyo. Yani fiziktede böyle.
E tabi metafizik olaylardan da bahsedilmiş olabilir
-----------------------------buyur hoca yazıyı buldum :
Yıllarca ampullerin ışık yaydığına inandık. Ancak kısaca UBAK olarak bilinen Ulusal Bilim Araştırmaları Kurumunun yürüttüğü araştırmalar sonucunda durumun böyle olmadığı artık anlaşılmış bulunuyor. Elektrik ampulleri ışık yaymıyor, karanlığı emiyormuş. Artık bu önemli bulgudan sonra ampullere karanlık emiciler demek daha doğru olacaktır. UBAK sözcüsüne göre bu karanlık emicisi teorisi, karanlığın ışıktan daha büyük bir kütlesinin olduğunu ve karanlığın ışıktan daha hızlı yayıldığını kanıtlıyor.
Teorinin esası da şöyle: Elektrik ampulleri ışık yaymaz, karanlık emer. Örnek olarak odanızdaki karanlık emicisini ele alalım. Odanızda, başka yerlere göre daha az karanlık bulunur. Karanlık emici ne kadar büyükse karanlık emme kapasitesi o kadar fazladır. Stadyumlardaki karanlık emicileri odanızdakilerden daha fazla karanlık emme kapasitesine sahiptir.
Her şey gibi karanlık emiciler de sonsuza kadar sürmez. Karanlığa doyduklarında artık daha fazla karanlık ememezler. Bu flüoresan tipi doymuş bir karanlık emicide siyah noktalar halinde ortaya çıkar. Yine armut biçimli karanlık emiciler doyma durumunda koparak çatladıklarını belli ederler.
Deneyler elektrik lambaları üzerinde yapılmış olmasına rağmen, bu teori yanlış olarak aydınlatma araçları diye bilinen diğer karanlık emicilere de kolaylıkla genelleştirilebilir. İdare lambası olarak bilinen ilkel bir karanlık emiciye bakın, karanlık emmeye devam ettikçe camın karardığını göreceksiniz. Yine bir mum alevine kalem gibi bir cisim tutarsanız, kalemin karardığını göreceksiniz. Bu basit deneyler aydınlatma araçları olarak bilinen bütün araçların aslında birer karanlık emici olduğunu kanıtlamaktadır.
Hırsız fenerleri gibi karanlık emiciler tek başlarına karanlığı ememediklerinden, onlara yardımcı olmak üzere adına pil denen fakat aslında karanlık depoları olan parçaların eklenmesi gerekmektedir. Bu depolar da dolar. Bu durumda onların boş depolarla değiştirilmesi gerekir.
Karanlığın bir kütlesi de vardır. Karanlık bir karanlık emiciye girerken, sürtünme nedeniyle ısınır. Bu da karanlık emicilerin aynı zamanda neden sıcak olduğunu açıklar. Mumun emdiği karanlık, cam yerine katı fitilden geçmek zorunda olduğundan, bu fitillere dokunmak insanın canını yakar.
Karanlık ışıktan daha ağırdır. Bunu anlamak için denize dalmak yeterlidir. Derinlere indikçe ortalığın gittikçe karanlıklaşması da gösterir ki karanlık ışıktan ağır olduğu için dibe çökmüş ve daha hafif olan ışık üstte kalmıştır. Yaklaşık 15 m aşağısı göz gözü görmeyecek kadar karanlıktır. Karanlığın gücünden yararlanmak için yapay göller yapılarak adına baraj denmiştir. Barajlarda dibe çöken karanlık türbinlerden geçirilerek güvenli bir şekilde dünyanın en büyük karanlık depoları olan deniz ve okyanuslara ulaştırılır. Yan ürün olarak da karanlık emicilerin çalışmasını sağlayan enerji elde edilir.
Nehirlerdeki akış yönü deniz ve okyanuslara doğrudur. Bu aynı zamanda karanlık maddesinin de akış yönü olduğundan ilkel çağlardan bu yana nehirleri ulaşım için kullanan herkes akıntıyla aynı yönde yüzerken veya kürek çekerken bunu karanlığın akış düzenini bozmamak için yavaş yavaş yapar, zıt yöndeyse akışı hızlandırmak için hızlı hızlı yapar.
Karanlık ışıktan hızlıdır da. Bunu anlamak için şöyle bir deney yapabilirsiniz: Salon aydınlıkken kapısı kapalı karanlık bir odanın kapısını hızla açın. Odanın aydınlandığını görecek, fakat karanlığın kaybolduğunu göremeyeceksiniz. Demek ki karanlık ışıktan daha hızlıdır.
Sonuç olarak UBAK karanlık emicilerin hayatımızı kolaylaştırmak amacıyla yapılmış araçlar olduklarını belirtiyor. Bir daha bir lambaya bakarken bir karanlık emiciye baktığınızı unutmayın. -
CiRKiN bunu yazdı:
-----------------------------
HaYVaN bunu yazdı:
-----------------------------CiRKiN bunu yazdı:
-----------------------------
bende bilim teknik dergisinde bi yazı okumustum.aslında ısık karanlıgı aydınlatmıyor.karanlıgı emip daha baskın oldugu için aydınlatıyor gibicesinden birşeydi.sözkonusu bulusu yapan UBAK (acılımını bilmiyorum ) mış
-----------------------------Hocam bilim teknik yanlış yazmış. Eğer ben lisede yanlış öğrenmediysem..
Benim bildiğim aksine karanlık ışığı sağuruyo. Mesela siyan renk bütün renkleri emiyo. Beyaz ise hepsi yansıtıyo. Yani fiziktede böyle.
E tabi metafizik olaylardan da bahsedilmiş olabilir
-----------------------------buyur hoca yazıyı buldum :
Yıllarca ampullerin ışık yaydığına inandık. Ancak kısaca UBAK olarak bilinen Ulusal Bilim Araştırmaları Kurumunun yürüttüğü araştırmalar sonucunda durumun böyle olmadığı artık anlaşılmış bulunuyor. Elektrik ampulleri ışık yaymıyor, karanlığı emiyormuş. Artık bu önemli bulgudan sonra ampullere karanlık emiciler demek daha doğru olacaktır. UBAK sözcüsüne göre bu karanlık emicisi teorisi, karanlığın ışıktan daha büyük bir kütlesinin olduğunu ve karanlığın ışıktan daha hızlı yayıldığını kanıtlıyor.
Teorinin esası da şöyle: Elektrik ampulleri ışık yaymaz, karanlık emer. Örnek olarak odanızdaki karanlık emicisini ele alalım. Odanızda, başka yerlere göre daha az karanlık bulunur. Karanlık emici ne kadar büyükse karanlık emme kapasitesi o kadar fazladır. Stadyumlardaki karanlık emicileri odanızdakilerden daha fazla karanlık emme kapasitesine sahiptir.
Her şey gibi karanlık emiciler de sonsuza kadar sürmez. Karanlığa doyduklarında artık daha fazla karanlık ememezler. Bu flüoresan tipi doymuş bir karanlık emicide siyah noktalar halinde ortaya çıkar. Yine armut biçimli karanlık emiciler doyma durumunda koparak çatladıklarını belli ederler.
Deneyler elektrik lambaları üzerinde yapılmış olmasına rağmen, bu teori yanlış olarak aydınlatma araçları diye bilinen diğer karanlık emicilere de kolaylıkla genelleştirilebilir. İdare lambası olarak bilinen ilkel bir karanlık emiciye bakın, karanlık emmeye devam ettikçe camın karardığını göreceksiniz. Yine bir mum alevine kalem gibi bir cisim tutarsanız, kalemin karardığını göreceksiniz. Bu basit deneyler aydınlatma araçları olarak bilinen bütün araçların aslında birer karanlık emici olduğunu kanıtlamaktadır.
Hırsız fenerleri gibi karanlık emiciler tek başlarına karanlığı ememediklerinden, onlara yardımcı olmak üzere adına pil denen fakat aslında karanlık depoları olan parçaların eklenmesi gerekmektedir. Bu depolar da dolar. Bu durumda onların boş depolarla değiştirilmesi gerekir.
Karanlığın bir kütlesi de vardır. Karanlık bir karanlık emiciye girerken, sürtünme nedeniyle ısınır. Bu da karanlık emicilerin aynı zamanda neden sıcak olduğunu açıklar. Mumun emdiği karanlık, cam yerine katı fitilden geçmek zorunda olduğundan, bu fitillere dokunmak insanın canını yakar.
Karanlık ışıktan daha ağırdır. Bunu anlamak için denize dalmak yeterlidir. Derinlere indikçe ortalığın gittikçe karanlıklaşması da gösterir ki karanlık ışıktan ağır olduğu için dibe çökmüş ve daha hafif olan ışık üstte kalmıştır. Yaklaşık 15 m aşağısı göz gözü görmeyecek kadar karanlıktır. Karanlığın gücünden yararlanmak için yapay göller yapılarak adına baraj denmiştir. Barajlarda dibe çöken karanlık türbinlerden geçirilerek güvenli bir şekilde dünyanın en büyük karanlık depoları olan deniz ve okyanuslara ulaştırılır. Yan ürün olarak da karanlık emicilerin çalışmasını sağlayan enerji elde edilir.
Nehirlerdeki akış yönü deniz ve okyanuslara doğrudur. Bu aynı zamanda karanlık maddesinin de akış yönü olduğundan ilkel çağlardan bu yana nehirleri ulaşım için kullanan herkes akıntıyla aynı yönde yüzerken veya kürek çekerken bunu karanlığın akış düzenini bozmamak için yavaş yavaş yapar, zıt yöndeyse akışı hızlandırmak için hızlı hızlı yapar.
Karanlık ışıktan hızlıdır da. Bunu anlamak için şöyle bir deney yapabilirsiniz: Salon aydınlıkken kapısı kapalı karanlık bir odanın kapısını hızla açın. Odanın aydınlandığını görecek, fakat karanlığın kaybolduğunu göremeyeceksiniz. Demek ki karanlık ışıktan daha hızlıdır.
Sonuç olarak UBAK karanlık emicilerin hayatımızı kolaylaştırmak amacıyla yapılmış araçlar olduklarını belirtiyor. Bir daha bir lambaya bakarken bir karanlık emiciye baktığınızı unutmayın.
-----------------------------bana burada yazılanlar fazla mantıklı gelmedi "Salon aydınlıkken kapısı kapalı karanlık bir odanın kapısını hızla açın. Odanın aydınlandığını görecek, fakat karanlığın kaybolduğunu göremeyeceksiniz." demiş ortalık aydınlanınca zaten karanlık kayboluyor demektir...
-
walla bildiğim kadarı ıle herhangi ısık kaynagı(yada foton kaynagı diyelim herhangi bir dalga boyunda olabilir gorunen ısk vs...) dan yayılan fotonlar bir parcaya carparak yada daho dogrusu ulastıgı parcacık onu soguruyor.dha sonrada ilahi kanun olan kararlılık duzeyine donmek uzere kendi bir foton yayıyor artık hangi enerji seviyesine gececekse farkı kadar yayılan foton(enerji paketi=>ısık hızı ıle hareket eder=>E=m.c) artık gorunen ısıgın dalga boyu yada frekansı da dıyebiliriz arasında ise bir aydınlık karanlık olayı oluyor....
Tabi gozumuz de gorunen ısıga doyarlı..
Beyaz=mavi,mor,kırm..... vs..
herhalde dogru ogrenmişimdir...
-
Teorinin esası da şöyle: Elektrik ampulleri ışık yaymaz, karanlık emer. Örnek olarak odanızdaki karanlık emicisini ele alalım. Odanızda, başka yerlere göre daha az karanlık bulunur. Karanlık emici ne kadar büyükse karanlık emme kapasitesi o kadar fazladır. Stadyumlardaki karanlık emicileri odanızdakilerden daha fazla karanlık emme kapasitesine sahiptir.
eğer bu kaynak doğruysa çok garip ortaya teori atmak için yapmışlar galiba.. emici ne kadar büyükse karanlık emme kaasitesi fazladır diye.. büyük demekle boyutunu mu belirtmiş ya da gücünü.. bide ne kadar büyükse daha fazla yeri aydınlatır demesi de saçma geldi çünkü hava olduğu sürece yansıma olacaktır buda onla alakalıdır.. ışığın yansıması ile ilgili.. şöyle diyeyim.. bilardoda topa ne kadar hızlı vurursanız o kadar banta çarpar yavaş vurursanız daha az banta çarpar burdakide onla ilgili bence emmek diye bişey yok.. diye düşünyorum
