Görünmeyen Düşman Ve Çöküş-Zahide Uçar
-
Anlaşılması ve okunması gereken güzel bir bakış açısı.
_______________________________
Değerli okurlar, sizlerden epey uzak kaldım. Bazen uzaklaşmak, kendini topraklamak insana iyi geliyor. Nesimi der
ki:
Gah çıkarım gökyüzüne, seyrederim alemi,
Gah inerim yeryüzüne, seyreder alem beni.
Evet, bazen geri çekilip yangın alanından uzaklaşmak lazım ki, resmin bütününü görebilelim. Ne yazık ki gördüğüm
resim hiç de iç açıcı değil.
AKP iktidara geldiğinden beri gerilim üzerine siyaset yürütüyor. Ülkede kutuplaşmalar bu noktaya hiç gelmemişti.
Ülkede itibarsızlaştırılmayan bir kurum kalmadı.
Siyaset ve basın zaten itibarını kaybetmiş, güven konusunda yerlerde sürünüyordu.
Sıra ile diğer devlet kurumları polemik konusu yapıldı.
Polis , YARGI VE TSK…
Polis içinde var olduğu söylenen Fetullahçı kadrolaşma ile polise olan güven sarsıldı.
Kapatma davası ve Ergenekon davası ile yargı itibar kaybetti.
Özden Paşa’nın sözde darbe günlükleri ve Başbakan’ın Özden’in eşine kamulaştırma kıyağı… Örnek’in oğlu Burak
Örnek'in AKP bağlantıları… Diğer oğul Tolga Örnek Çanakkale ile ilgili bir film yapmıştı. Film daha çok Anzaklar ve
işgal askerlerinin mektuplarına yer veriyordu. Adı da “gallipoli” gibi bir garabet isimdi. Atatürk’e çok az yer
verilmişti. Anzaklar filmi öyle sevdiler ki, Avustralya Genel Valisi tarafından Tolga Örnek “Order of Australia”
madalyası ile ödüllendirildi. O zamanlar “bu nasıl asker çocuğu” diye şaşırmıştım. Cevabı bu günlere gelerek
öğrendik. Fatih Altaylı bir yazısında Özden Örnek’in darbe günlüklerine ilaveler yapılarak gerekli yerlere oğul Burak
Örnek’in verdiğini ima eden bir yazı yazdı. Bu bilgi kendisine bir asker tarafından verilmişti. Bilgiyi veren asker
diyor ki:"Burak Örnek'in ilişkilerini takibe almak lazım.Pazar günleri hangi NATO müteahidiyle buluşuyor. Kimlerle
arkadaşlık ediyor. Kimlere takılıyor. Kimlerle çalışıyor. Babası emekli olduktan sonra çalıştığı şirketten ayrılmak
üzere idi. Sonra birdenbire darbe günlükleri ortaya çıktı..." Özden Örnek’in suskun kalışı da adeta söylenenleri
teyit ediyor. Ve bu günlük olayından sonra oğlun düzelen işleri… Varsayılan günlüklerin sahibinin sorgulanmayışı…
Sonra Büyükanıt ve Başbakan arasında pazarlık konusu yapıldığı basına yansıyan Dolmabahçe mutabakatı (!)…
Paşanın eşinin harcamalarının Başbakan tarafından bir dosya halinde Büyükanıt’a verilerek pazarlık yapıldığı
iddiaları…
Ülke öylesine tımarhane’ye dönmüştü ki, insanlar bu durumu normal karşılıyorlardı. Oysa bu durumda Başbakan
“şantajcı” durumuna düşüyordu ki, bunu yapana Başbakan değil, mafya lideri denirdi. Siz bir Başbakan düşünün
ki, kendine bağlı kurum çalışanları hakkında dosya hazırlayıp bunu şantaj aracı olarak kullansın. Böyle bir
Başbakan irticadan değil, bulunduğu makamın güç ve yetkisini kullanarak, insanlar hakkında “kötü niyetle” bilgi
oluşturmak ve bir mafya-çete lideri gibi “zamanı gelince kullanmak üzere” işleme koymamaktan yargılanır. Aklını
laiklikle bozmuş, sistemin ve oyunun bir parçası haline gelen salakların bu rezaleti görmeleri mümkün değildir.
Zaten görselerdi, Filiz Büyükanıt böyle bir harcama yaptı mı diye tartışmak yerine “şantajcı” bir Başbakan olur mu
diye tartışırlardı. Eğer Filiz Büyükanıt’ın harcamalarında bir usulsüzlük var idi ise, bu usulsüzlüğün gereğini
zamanında yapmayan Başbakan zaten görevini kötüye kullanmış, suçluyu korumuş olur.
Tam bunlar olurken Büyükanıt’a alınan çok özel donanımlı araç tartışma konusu oldu. Aslında bu araç konusu ve
medyada yer alma şekli yürütülen “sinsi bir planın” parçası idi.
Çuval olayı, Dağlıca baskını, sınır ötesi harekatta “ABD dönün dedi diye operasyonun gününden önce bitirildiği”
söylemleri… Operasyon öncesi YouTube düşen operasyon ile ilgili bir komutanın görüntüleri… Medya aracılığı ile
yapılan bu servisler ”askerin güvenlik açığı var, kendi bilgilerini korumaktan aciz, bizim sandığımız gibi değil,
askeriyenin de içi boşmuş” fikirlerinin oluşmasına neden oldu.
Bu olumsuz söylentiler, içeri alınan komutanlar ve aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık konumuna düşürülen
asker… Böylece TSK üst kademesi de itibar kaybına uğrayan kurumların içinde yerini aldı.
Bu arada neler oldu? Ergenekon adlı garabet operasyon ve kapatma davası ile ilgili tuhaflıklar “YARGI”ya olan
güveni sarstı. İki davaya da siyaset bulaştı. Böylece yargı da itibar kaybeden kurumlar arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanlığı Makamı’na gelince…Bu helva da çok su götürür… Cumhurbaşkanı Arap Kralı’nın oteline giderek
o kurumun ciddiyetini fena halde zedeledi. Kraliçe’nin savaş gemisinde kendilerine biat ederek “Kraliyet Nişanı”
almayı hak etti. Tarafsız olması gereken bir Cumhurbaşkanı olarak ülkenin değil, AKP’nin Cumhurbaşkanı gibi
davrandı. Konukları nedense hep yandaşlardı. En son olarak hapisten meclise taşınan bebek katili hayranı bir
bayanı Cumhurbaşkanlığı konutunda ağırlayarak sıfırı tüketti. Çıkarılan ve kendi onayladığı emeklilik yasasından 15
yaşındaki oğlunun mağdur olmaması için sigorta ettirilmesi kendi çıkarlarını nasıl koruduklarının göstergesidir.
AKP iktidarı askere yapılan hiçbir taaruza sesini çıkarmadı. Sorumlular hakkında araştırma yapıldığı duyulmadı. PKK
Ankara’nın göbeğinde toplantılar yaptı, Türk Polisi kapıda güvenliklerini sağladı. Bu arada şehit cenazeleri gelmeye
devam etti. Zaten şehit cenazelerine katılıma ve protosto edilmesine yasak gelmişti. Şehit haberleri
sıradanlaştırıldı ve gazetelerin 3.4. sayfalarında kendine yer bulabildi. DTP’lilerin tehditleri ve federasyon talepleri
hükümetçe görmemezliğe gelinerek insanlar alıştırıldı.
Yabancılar ülkemizin iç işlerine sürekli karıştıkları halde iktidar bunlara cevap vermeyerek manda devletinin manda
hükümeti gibi hareket etti. Bu durum zihinsel dönüşüm projesinin adım adım yürütülmesine sebep oldu.
Ergenekon soruşturması gelecekte üniversitelerde ibret olarak ders diye okutulacak bir iddianamedir.
Soruşturma ve tutuklamalar bir kısım medya ile birlikte yürütülüyor kanaatinin oluşmasına sebep oldu. Sanıklar
mahkemeye çıkmadan suçlu konumuna düşürülüp hukuk hukuksuzlaştırıldı. Son olarak da içeri alınanlar ve o
insanlarla konuşan herkesin kimliği, telefonları ve adresleri Zaman ve Sabah gazetelerinin internet sayfalarından
yayınlanarak bu insanlar adeta hedef haline getirildi. Bu iddianame aynı zamanda bir fişleme halini alırken ve
böyle bir durum bu bilgiyi veren Savcı ve Başsavcı’nın alınmasını gerektirirken, İçişleri ve Adalet Bakanı durumu
seyretmekle yetinerek suça ortak oldular.
Taraf Gazetesi’nin Ergenekon soruşturmasını bahane ederek attığı “1923'te kuruldu, 2008'de arınıyor." başlığı ise
nerelere geldiğimizin açık delili idi. Yani Cumhuriyet’in kuruluşundan arınıyorlar… Kurtuluyoruz diyememiş
emperyalizmin beslemeleri. Taraf'a devlet reklamları da verildiğine göre Taraf'ın taraflarının sadece dışarıda
olmadığı da aşikardır.
Toplumda her kurumun itibarsızlaştırılması sistemli yürütülen bir projedir ve bilerek ya da bilmeyerek birçok insan
bu projeye el vermiştir. Her olayda aslında olayın kahramanlarına değil de, arka yüzde “telkin eden” kim varsa
ona iyi bakmak lazım. Mesela Büyükanıt’a o arabanın alınmasını kim telkin etti? Sonra medyaya servisi kim yaptı?
Keşke Büyükanıt Paşa bu oyunu görebilse idi.
Bu özeti niye çıkardım? Ülke çökertiliyor, değiştiriliyor. Ve bu değişim hiç sözü edilmeyen bir ülke istihbaratınca
yapılıyor.
Fehmi Koru ne dedi? Ergenekon Operasyonu kararı ABD’de Bush-Tayyip görüşmesinde alındı dedi değil mi? Bizler
bir ince noktayı kaçırdık. Fehmi Koru bu söz ile Başbakan’ı refüze ederken başka bir devleti saklıyordu. Hükümet
yanlısı olan ve parti basın sözcüsü görünümünde olan bu zat bu bilgi ile Başbakan’ın itibar kaybedeceğini bilmez
mi? Biliiiir… Kendileri Abdullah Gül’ün ev arkadaşıdır ve ikisi de İngiltere EXSTER okulu mezunudur. Abdullah Gül’ün
Kraliyet nişanı… Fethullah Hoca’nın İngiltere Lordlar Kamerası’ndan aldığı paye…
Ergenekon iddianamesinde Tayyip Bey’in hakkında birçok iddia yer alırken Abdullah Gül hakkında hiçbir iddianın yer
almayışı normal midir? Herkes hakkında konuşulurken Abdullah Gül hakkında hiçbir iddiada bulunulmamış mıdır
yoksa “özenle” yazılmamış mıdır?
İstihbarat Dairesindeki Fethullahcı kadrolaşma iddialarını da hatırlarsak, taşlar yerine oturmuyor mu?
Evet sevgili dostlar, İngiliz İstihbaratı her zamanki soğukkanlı yaklaşımı ile kendini deşifre etmeden, ABD ve İsrail’i
hedef yaparak hedefe ilerliyor. Çanakkale’de denize dökülmesinin intikamını ve 100 yıllık hedefini kendince
gerçekleştiriyor. Ve Kraliçe’nin Marmara’ya izinsiz demirlediği Savaş gemisi bu bağlamda anlam kazanıyor. İngiltere
şimdilik haklıdır(!) Türkiye’ye Maliyeden Sorumlu Bakan Yaptığı İngiliz Vatandaşı Mustafa Şimşek ve Kraliyet nişanlı
Gül vasıtası ile en yüksek düzeyde Çanakkale geçilmiştir. Ali Kemal’in Torunu’nun Kraliçe’ye takdimi
Taraf’ın“1923’te kuruldu, 2008’de arınıyor” başlığını niye atabildiğinin göstergesidir.
Bir hikaye ile yazımızı bitirelim:
Bir at sineğinden bahsedilir. Bu sinek atın derisinden içeri girer ve orada yumurtlamağa başlarmış. At bu evrede
sağlamdır. Sinek atın derisi altında çoğalmaya devam eder ve sonunda at birden dört ayağı üzerinde çöker ve
ölürmüş.
Siz atı Türk Devleti, sineği de o malum istihbarat örgütü ve içeride ki kozalar olarak düşünün. Ve büyük resmi
görün. Sinekler yeterince üremedi mi dersiniz?
Sağlıkla kalın, hep uyanık kalın…
Kaynak: Zahide Uçar -
bıktım artık böyle yazılardan..nerde hack sitesi TBT???
-
Önemli Önemli dedin girdik zaten uzun yazı sittin sene okumam hızlı göz gezdirdim akp TSK gördüm demekki okunacak bişi değilmiş dedim :)
-
sivil_padisah bunu yazdı:
-----------------------------
bıktım artık böyle yazılardan..nerde hack sitesi TBT???
-----------------------------Bıktıysan okumazsın hoca.gerçekleri okumak,bilip de ilerlemek var bir de bilmeden ilerlemek var. Seçimini yaparsın bilip de ilerlemek isteyenlere engel olmazsın olur biter.
-
sivil_padisah bunu yazdı:
-----------------------------
bıktım artık böyle yazılardan..nerde hack sitesi TBT???
-----------------------------gerçek hayatı hack ediyoruzz biz:P (bence de anlamsız oldu cümle ama kastedilen anlaşılmıştır :P)
kim demiş tbt hack sitesi diye hem :|
-
spyrex bunu yazdı:
-----------------------------sivil_padisah bunu yazdı:
-----------------------------
bıktım artık böyle yazılardan..nerde hack sitesi TBT???
-----------------------------Bıktıysan okumazsın hoca.gerçekleri okumak,bilip de ilerlemek var bir de bilmeden ilerlemek var. Seçimini yaparsın bilip de ilerlemek isteyenlere engel olmazsın olur biter.
-----------------------------Hep aynı tip uzun uzun siyaset yazıları..
TBT bilindik forumlar gibi olmasın . . .
-
Önyargıdan uzak konuya bakmalısın bence.Önce oku sonra siyaset yazısı mı,bilmem ne yazısı mı anlarsın,sonra bu yazdıklarınla okuduğundan çıkardığın anlamı karşılaştırırsın.İster oku ister okuma birader.Okuyana mani olma o zaman. :|
Bilindik forumlardan çok farklı bu ortam.Belli yenisin.Zamana bırak bazı şeyleri.Daha iyi anlarsın.
-
spyrex bunu yazdı:
-----------------------------
Önyargıdan uzak konuya bakmalısın bence.Önce oku sonra siyaset yazısı mı,bilmem ne yazısı mı anlarsın,sonra bu yazdıklarınla okuduğundan çıkardığın anlamı karşılaştırırsın.İster oku ister okuma birader.Okuyana mani olma o zaman. :|
-----------------------------mani olmuyorum zaten
BUYRUN . . . okuyun
-
spyrex bunu yazdı:
-----------------------------sivil_padisah bunu yazdı:
-----------------------------
bıktım artık böyle yazılardan..nerde hack sitesi TBT???
-----------------------------Bıktıysan okumazsın hoca.gerçekleri okumak,bilip de ilerlemek var bir de bilmeden ilerlemek var. Seçimini yaparsın bilip de ilerlemek isteyenlere engel olmazsın olur biter.
-----------------------------
Heee demek ki neymiş ? Beğenmeyenlerde varmış.. Hocam benım yorumum postun içeriğiyle falan değil ama o baştaki "Önemli !" ibareside neyin nesi ? Vb Forumlarda Topik mi sabitliyorsun ? Benim için önemli değil,okumadım,oldu bitti.. -
Ya okumazsanız okumayın.Verilmek istenen mesajdan uzak basit şeylere takılı kalıyorsunuz.Ben önemli gördüm,herkesin okuması ve bir şeyler çıkarması gerekir diye düşündüm ve buraya paylaşımda bulundum.Zaten ben kimsenin beğenmesini veya ilgi göstermesini beklemiyorum ki.Ben sundum değerlendirmek size kalmış.
Bazı şeyler de umrunuzda değilse okumayın dayı.:|
-
Hocam hala okumak meselesindesin, böyle muhabbeti uzatıp topiğini kirletmek istemiyorum pm atardım fakat benimde bu yazdıklarım hakkında herkesin düşünmesini istiyorum...
Küçük şeylere takılıyorsunuz dediğin şey Topiğin önüne Önemli !! ibaresi koymak peki bu neden küçük birşey değil ;Başında Önemli ! ibaresi olan topikler yönetim tarafından açılır ! Bu kural olarak bir zamanlar sağ tarafta akan yazıda yazıyordu şimdi yazmaması bunun yasak olmadıgı anlamına gelmez zira
http://www.tahribat.com/rulelist.asp 2.Madde der ki ;Kuralların içerisinde, "Sitede at koşturmak yasaktır", "Sitede amuda kalkmak yasaktır" yazmaması, sitede at koşturulabileceği yada amuda kalkılabileceği anlamına gelmez. Buraya herşeyin yazılması beklenemez. Normal bir insan evladının, adam akıllı oturup düşündüğünde, "bunun yazılması - cizilmesi - kullanılması yasaktır", diyebileceği herşey yasaktır. Bu düşüncesizlik sonucunda sitede uyarı alabilir, banlanabilir ve erişiminiz engellenebilir. Sitede yapacağınız herşey kendi sorumluluğunuz altındadır ve herşey sizi direk bağlayıcıdır. Yaptırım hakkı admin ve modlara aittir ve bu sorgulanamaz
Umarım şimdi anlatabilmişimdir.Yazdıklarına önemsiz diye bir şey demiyorum ben,Buraya devlet sırrınıda yazabilirsin ama ilgilenen var ilgilenmeyen var benim dikkatini çekmek ve şiddetle anlamanı istediğim nokta ; Topiklerin önüne "Önemli !!!" gibi ibareler getirmeyelim önemli göreceli bir kavramdır.Bir müridin amacı herkese hitap edebilen mesaj yazmak,postlar atmak olmalıdır.Bu konuyu çok küçük birşey gibi görüyor olabilirsin ama inan hocam Tbt deneyimimden biliyorum öyle değil,bu konuda site müdavimlerinede danısabilirsin eğer beni topiğini mahvetmeye calısan,ön yargılı biri olarak görüyorsan.. Ben sadece müritlerin sitede uzun soluklu olabilmesi için gereken felsefeyi anladıgım kadarıyla anlatmaya calısıyorum.Mesele yazının içeriği değil.. Son cümlemide topiğin başına koyduğun Önemli ! yazısına hitaben söyledim yoksa bu benim için önemsiz bir yazı değildi..
