GÜNEŞ

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Connection
    Connection's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Temmuz/2005
    Erkek

    Güneş, yaklaşık 5 milyar yaşında, orta büyüklükte ve parlaklıkta bir yıldızdır. Güneş kütlesindeki yıldızların nükleer yakıtı yaklaşık 10 milyar yıl süresince parlamalarını sağlar. Güneş, çok büyük oranda hidrojen ve daha az miktarda helyum içerir. Daha ağır elementler çok az miktarda bulunur. Güneş, çekirdeğindeki hidrojenin helyuma dönüşmesi sayesinde enerji elde eder. Güneş, öteki yıldızlara göre bize çok yakın olduğu için, Güneş gözlemleri bize öteki yıldızlarla ilgili bilgi sağlıyor. Güneş'in çekirdeğinden çıkan yüksek enerjili gama ışınımı, ışınım ve konveksiyon (ısıyayım) katmanlarını geçerek yüzeye yani ışıkküreye ulaşır. Yaklaşık iki milyon yıl süren bu sürecin sonunda, ışınımın enerjisi düşer ve büyük oranda görünür ve kızılötesi dalgaboylarında uzaya salınır. Güneş'in görünen katmanı ışıkkürede görünen lekeler, yüzeyin öteki bölgelerine oranla biraz daha soğuk bölgelerdir. Güneş parlamaları, gaz yapısında olan yüzeydeki sıcak gazların manyetik alanın da etkisiyle püskürmesi sonucu oluşur. Işıkkürenin dışında yer alan renkküre ve uzaya doğru milyonlarca kilometre uzanan taç katmanları, ancak Güneş tutulmaları sırasında gözlenebilir.


    GÜNEŞ SİSTEMİNİN OLUŞUMU


    Güneş sistemini oluşturan bireyler, bir bulutsunun çocuklarıdır. Ancak bu bulutsu, ilkel evrende olduğu gibi yalnız hidrojen ve helyumdan oluşmuyordu. Ağır elementler de yeterince bulunuyordu. Yoksa, gezegenler ve yeryüzündeki yaşamın oluşması mümkün olmazdı. Bu elementlerden demir ve ondan hafif olanları yıldızların içinde; demirden ağır olanlarıyla süpernova patlamaları sırasında oluştu.


    Gezegenler, merkezde oluşan Güneş’in çevresinde artakalan gaz ve tozdan meydana geldi. Bu toz ve gaz bulutu, başlangıçta Güneş’in çevresinde dönen, disk biçiminde bir biçim aldı. İlkel Güneş sisteminde, toz parçaları bir araya gelerek “kondrül” denen küçük göktaşlarını oluşturdular. Kondrüller birbirleriyle ve çevrelerindeki toz parçalarıyla birleşerek “kondrit” göktaşlarını oluşturdu. Günümüzdeki göktaşlarının büyük bölümü de kondritlerdir. Kondritler birleşerek son aşamada “gezegenimsi” denen ilkel gezegenlere dönüştüler. Gezegenimsiler oluştuğunda artık ortada fazla gaz ve toz kalmamıştı.


    Gezegenimsiler, Ay’dan çok daha küçük, sıcak ve küresel yapıda gökcisimleriydi. Bir zamanlar gaz ve toz diskinin yer aldığı düzlemde çok sayıda gezegenimsi oluştu. Çoğunun yörüngesi birbiriyle kesiştiğinden, zamanla birleşerek daha büyük cisimleri oluşturdular. İlk gezegenimsilerin oluşumundan sonra, yaklaşık 10 milyon yıllık bir süreçte, geriye kalan gezegenimsiler de “gezegen” denen bu büyük kütleli cisimlerce yakalandı ve geriye az sayıda gezegen ve belli yörüngelerde dolanan göktaşları kaldı.


    Gaz devlerinin oluşumu, büyük oranda benzer olmakla birlikte, son aşamalarda farklı oldu. Sistemi oluşturan bulutsunun iç katmanları, Güneş’in yaydığı ısının ve ışınım basıncının etkisiyle gazlardan arındırılmıştı. Soğuk olan dış bölgelerdeyse su ve katı halde bulunabilen gazlar buz halinde bulunuyordu. İşte bu nedenle dış bölgelerde bulunan gezegenler büyük oranda gaz içerir.


    GÜNEŞ SİSTEMİNİN SONU


    Orta kütleli bir yıldız olan Güneş, günümüzden yaklaşık 5 milyar yıl sonra kırmızı dev aşamasına gelecek. Helyum yakıtı azalan ve çekirdekte ve çevresinde gerçekleşen termonükleer tepkimelerin yol açtığı ışımanın basıncıyla giderek şişen yıldızımızın çapı, yaklaşık 300 kat artacak. Bu sırada Güneş’in yüzeyi Dünya’ya iyice yakınlaşacak, hatta belki Dünya Güneş’in dış katmanının içinde kalacak. Genişlemeyle birlikte, Güneş’in yüzey sıcaklığı 3500 dereceye kadar düşecek ve kırmızı renkli bir görünüm alacak. Güneş’in yüzeyinin soğumasına karşın, yüzey alanı çok artacağı ve gezegenimize yaklaşacağı için, Dünya yaşanamaz hale gelecek. Işınımın oluşturacağı basınç ve sıcaklığın etkisiyle tüm su buharlaşacak, gezegen sıcak ve kuru bir kayaya dönüşecek. Güneş’e daha yakın konumda bulunan Merkür ve Venüs, Güneş diskinin içinde yok olacak. Gaz yapılı dış gezegenlerse, metal-kaya çekirdekleri dışında, çoğunlukla gazdan oluşan katmanlarını büyük oranda yitirecekler. İç Güneş Sistemi sıcaktan kavrulurken, bu sırada dış gezegenlerin uydularında yaşam için uygun koşulların da bir süreliğine de olsa oluşması mümkün olabilecek.


     


    İlerleyen süreçte, genişleyerek soğuyan katmanlar yeniden büzüşecek ve böyle birkaç “zonklama” sürecinin ardından Güneş’in dış katmanları bir gezegenimsi bulutsu oluşturacak şekilde uzaya savrulacak. Güneş’ten geriye çok yoğun, çok sıcak ve parlak, ancak Dünya kadar küçük bir çekirdek kalacak. Bu beyaz cüce, milyonlarca yıl içinde soğuyarak yavaş yavaş gözden kaybolacak ve bir kara cüce haline gelecek. Bu arada gezegenlerden yörüngede kalmayı başaran olursa, geride merkezde bir cüce ve onun soğuyan gezegenlerinden oluşan “ölü” bir sistem kalacak.


     


     


    "Çevrelerine uymak için kendini yontanlar,tükenip giderler" Connection® MSN: koray@maviates.org
Toplam Hit: 1401 Toplam Mesaj: 1