Güzel Ve Anlamlı Bir Baba Hikayesi
-

Arkadaşlar hikayenin bir bölümünü aklımda kaldığı şekilde akışını bozmada yazmaya çalıştım.
Güzel ve Anlamlı Bir Baba Hikayesi
Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.
Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven bir eşi ve bir de çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.
Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve en sonunda babasını dışarıda bir yere bırakmaya karar verdi böylelikle kimsesiz olduğu anlaşılarak darülacezeye götürülecekti, Babasına lâzım olacak malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi dışarıya çıkardığı tekerlekli sandalyeye taşıdı. Oğlu Can, "Baba ben de seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da yanına aldı ve dışarı çıktılar.
Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden gitmekte zorluk çekiyorlardı. Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.
Evlerinden biraz ileride, yaşlı babasını bırakmaya karar verdiği yere geldiklerinde babasını tekerlekli sandalyeyle kaldırım kenarına bıraktı, torunu dedesine sıkıca sarılmış, ayrılmak istemiyordu, baba, oğlunu da alıp tam dönmek üzereyken yaşlı babasının soğuktan titrediğini görür ve oğluna, eve gidip dedesine battaniye getirmesini söyler.
Minik Can, az ilerideki evlerine koşarak gider ve biraz oyalanır, bir süre geçtikten sonra elinde ortadan yarısı kesilmiş battaniyeyle gelir, yarım battaniyeyi gören çocuğun babası şaşkın bir halde bu ne diye sorar.
Minik Can; “Yarın da sen yaşlandığında, ben de seni evden atarken, battaniyenin diğer yarısını üzerine örtmek için battaniyeyi ikiye böldüm, onun için geç kaldım babacığım.” der.
Çocuğundan bu cümleleri duyan baba, beyninden vurulmuşcasına, yaşlı babasına yaklaşır ve "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarılır.Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu... Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu... "Beni bırakmayacağını biliyordum yavrum. Ben babamı sokak ortasına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu soğukta dışarıda bırakamayacağını biliyordum.
-
Yaşlılık zor be dostum.Allah kimseyi, kimseye muhtaç etmesin..
-
eXeLanS bunu yazdı:
-----------------------------
Yaşlılık zor be dostum.Allah kimseyi, kimseye muhtaç etmesin..
-----------------------------öyle hocam, insan gençliğinde babayiğitken, yaşlanınca çocuk gibi oluyor. dediğin gibi "Allah kimseyi, kimseye muhtaç etmesin.."
