Haim Naumun Türkiyeyi Yok Etme Planları
-
tvde roportaj arasında geçiyordu bu haim naum denen yahudi ibnesi lozan antlaşmasında vardığı kararlar bugün günümüzde gerçekleşiyor gördüğüm üzere. 4-5 yıl kurtuluş savaşı mücadelesini kazanmamıza rağmen yine imzalanmayacakmış. sonrasında savaşla türkleri asırlarca yenemiyoruz bunları lokma lokma yeyelim diye fikir falan üretmiş. maddeleri bile var hepsini bilmiyorum 7 tane.
1 işsizlik , 2 borç, 3din(yok etme) ,4 bölme 5, ırk ayrımı(etnik köken)..7 tane son 2 sini hatırlayamadım. birde lokma lokma satış.
bu dönme o yıllardan beri bu uğraşmaları sağlayan ibne. şu devirde gerçekten bunlar yaşanıyor. Avrupa birliğinin kölesi kuklası olmuş bir ülkeyiz şu durumda. Türkiyede herşey iflas etmiş durumda. ve göz göre göre hala bunları yaşattırıyor hükümetimiz.SGK 1 ekimde yasa çıkardı ve Türk Milleti hiç bir tepki göstermedi. demiştim. sinirleri alınmış diş gibi.
bu haim naum dönmesi hakkında açıkça bilgi sahibi olan varmı öğrenmek istiyordum!
-
Yahudi lobicilerin cumhuriyetin kuruluşu merhalesinde hemen sahneye çıktıklarını görüyoruz. Öyle ki yahudiler, daha cumhuriyetin kuruluş aşamasından önce gerçekleştirilen Lozan görüşmelerine doğrudan müdahale edebilmek için görüşmelerin yapıldığı şehre kadar gidip Türk tarafını temsil edenlerle irtibat kurmaya çalışmışlardır. Lozan görüşmelerine katılanlardan olan Dr. Rıza Nur, "Hayat ve Hatıratım" adlı eserinde onların müdahalelerinden şöyle söz ediyor: "Bir müddettir İstanbul eski hahambaşı Naum (Haim Naum) bizim otelde (Lozan görüşmeleri esnasında kaldıkları otelde) görülmeğe başladı. Baktım bir gün İsmet'le (İsmet İnönü'yle) görüşüyor. Ne yapmış, kimi vasıta yapmış bilmem. İsmet'e yanaşmış. Yaman yahudi!.. Artık İsmet'ten ayrılmıyor. Yemek zamanını biliyor ya, asansörün yanında bekliyor (yemek zamanını bildiği için tam o vakitte asansörün yanında bekliyor). Derhal İsmet'in koltuğuna giriyor, belinden yakalıyor. O da onun. İsmet'i lüzumu yokken holde dolaştırıyor. Sonra yemek salonunda, İsmet'le şakalaşıyor, gülüyor. Anlaşılıyor ki, herkese: "İsmet benim samimi, teklifsiz arkadaşımdır" diye göstermek istiyor ve gösteriyor. Nihayet bütün yahudi sırnaşıklığı (yapışkanlığı) ile yanaştı. İsmet'in yakasını bırakmıyor. Şimdi odasından da çıkmıyor. İsmet bunu müşavir tayin etti. Yevmiye vermeye de başlamış. Bana da söylemiyor. Heyet-i murahhasa çiftliktir, kullanıyor (görüşme heyetini, bu heyet için tahsis edilen parayı adeta kendi çiftliği gibi kullanıyor). Ne diye kandırdı bilmem, bu sadedil (saf, kolay aldanabilen) İsmet, Yahudinin dolabına girdi. Derken hahambaşını soframıza da aldı. Bu vakte kadar sesimi çıkarmamıştım.
İsmet'e dedim ki: "Bu yahudi de başımıza nereden çıktı? Senin böyle bir yahudi ile laubali görüşmen haysiyetini ve Türk milletinin, heyetinin haysiyetini kırar. Bu kadar yüz verme! Hiç olmazsa herkesin içinde yüz verme!" Bana kızdı.
Herif derken azdıkça azdı. Heyetten şuna buna herkesin içinde kumanda ediyor. Benim önüme geçip önümde yürüyor. İhtimal İsmet benim sözlerimi ona söyledi. Fakat ben durur muyum? Zaten yahudileri hiç sevmem. Hahama önüme geçtiği vakit hakaret ettim ve kolundan tutup arkama çektim. "Bir daha burada yürü!" dedim....
İsmet'e tekrar dedim: "Bu bir yahudidir. Yahudiler çok adi şeylerdir. Bunun kim bilir ne fena işleri vardır? Bundan bir hayır bekleme! Onun tanıdığı muhit yahudi sarraf alemidir...
Hahambaşı İsmet'e bütün İngiliz ve Fransız ricalini tanıdığını, hepsi ahbabı olduğunu, işleri istediği gibi yaptıracağını söylüyormuş. Tabii İngiliz, Fransız ve İtalyan delegelerine de İsmet'in avucunda olduğunu söylüyordu... Lozan muhitinde dolaşıyor, herkese: "İsmet teklifsiz ahbabımdır, sözümden dışarı çıkmaz" diyormuş.." (21)
Lozan görüşmelerine katılan Türk heyetinin başında İsmet Paşa (sonraki adıyla İsmet İnönü) bulunuyordu. Bu heyetin içinde yer alan Dr. Rıza Nur'un hatıralarında geçen ve yukarıda verdiğimiz ifadeler yahudilerin cumhuriyetin kuruluşu aşamasında ne gibi lobi faaliyetleri yürüttüklerini, ne tür dolaplar çevirdiklerini anlamak için çok önemli ipuçları içermektedir. Onlar Lozan görüşmeleri esnasında çevirdikleri bu dolapları sonraki dönemlerde de çevirmekten geri kalmamışlardır. Bu dolapları çevirirken de özellikle kendilerinin zamanın güçlü devletlerinin yöneticileriyle olan irtibatlarını, bağlarını kullanıyorlardı.
Hahambaşı Haim Naum'un Lozan görüşmeleri esnasında yürüttüğü lobi faaliyetleri bu kadardan ibaret değildi. İngilizlerin dayatmalarının Türk heyetine kabul ettirilmesinde onun önemli rolü olduğu çeşitli tarihi kaynaklarda yer alan bilgilerden anlaşılıyor. Bunun da ötesinde hilafetin kaldırılması Türk tarafına Lozan görüşmeleri esnasında kabul ettirilmişti ve bunda da Haim Naum'un önemli rolü olmuştu. Şimdi bu konudaki bilgileri gözden geçirelim:
Lozan görüşmeleri esnasında Türkiye'de başvekil (başbakan) olan Rauf Orbay'ın belirttiğine göre hahambaşı Haim Naum İngilizler adına İsmet Paşa ile görüşmüş ve gizli pazarlıklarla halifeliğin kaldırılmasını kabul ettirmişti. Rauf Orbay bu konuyla ilgili olarak Feridun Kandemir'e şunları söylemişti: "İsmet Paşa, anlaşıldığına göre, Lozan'da İngilizlerle bir çeşit gizli arabuluculuk rolü oynayan İstanbul Yahudi Hahambaşı Haim Naum Efendi'nin telkinleriyle, hilafetin artık ne şekilde olursa olsun Türkiye'de devamına müsaade edilmeyip, derhal kaldırılması fikrini tamamıyla benimsemiş bulunuyordu." (22)
Tanınmış İslamcı yazar Necip Fazıl Kısakürek de halifeliğin kaldırılması fikrinin bu gizli görüşmelerde kesinleştiğini ve olayın kahramanının söz konusu yahudi Hahambaşı Haim Naum olduğunu belirtmektedir.
Oysa Lozan görüşmelerinin yapıldığı günlerde Mustafa Kemal, Anadolu'da yaptığı konuşmalarda hilafet müessesesinin korunacağını söylüyordu. Mustafa Kemal işte bu günlerde Ankara'daki Meclis-i Mebusan'da (Mebuslar Meclisi'nde) yaptığı konuşmada şunları söylüyordu: "Türkiye'nin vazifesi makam-ı hilafeti kurtarmaktır. Bu bizim için bir davayı mahsustur (özel davadır). Bunu makam-ı hilafet olarak nihayetine kadar göstermek ve onun kurtarılmasına çalışmak bizim için hayırlı bir davadır. Bizim için bu dava Alem-i İslam nazarında fevkalade takviye eden bir meseledir. Bunu sarsmak doğru değildir." (23)
Şöyle birşey var bide. -
Metanet bunu yazdı:
-----------------------------Sevgili dostum Rıza Nur'un 1928 yılında yazmaya başlayıp 1935 yılında bitirdiği, British Museum'a 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla teslim ettiği "Hayat ve Hatıralarım" 1927 yılında Atatürk tarafından tamamlanan Nutuk'a cevap niteliğinde yazılmıştır. Nutuk balkan savaşında Rıza Nur'un Arnavutları isyana teşvik ettiğini yazar. "Hayat ve Hatıralarım" Atatürk'e hakaret ve şahsi intikam alma niteliğindedir 1960 yılında yayımlandığında iddialara cevap verecek insanların büyük bir kısmı hayatını kaybetmişti. Nutuka karşı yazılan iddiaların tamamı belgelerle çürütülmüştür, "Hayat ve Hatıralarım" Atatürke saldıranların dayanak noktası olma özelliğini hala korumaktadır. Ben insanların hangi düşünce sistemine inandıklarına değil doğru belge ve kaynaklardan beslenmelerine önem veriyorum, Rıza Nur'un kaynak olarak alınmasını doğru bulmuyorum.
-
Erbakan 40 yıldır aynı şeyleri söyleyip duruyor ondaa okumadım bile ne yazdığını biliyorum ;)
-
Bu Ülkeyi Hiç Kimse Bölemez Ancak Hayallerinde...Herkes Silahlı Kuvvetlerimizin Gücünü qkk yla değerlendiriyo..Halbuki Türkiye'm Dünyanın En Güçlü Ordularından Birine Sahip..Yoksa Böyle Anlaşmaymış Cart Curtmuş Vs... 77 Düvele Hakim Olmuş Bir Ceddin Torunlarıyız Kimin Haddine Vatan'ıma Kafa Tutmak..
-
yalnizturk bunu yazdı:
-----------------------------
Erbakan 40 yıldır aynı şeyleri söyleyip duruyor ondaa okumadım bile ne yazdığını biliyorum ;)
-----------------------------
hoca aynen senın gibi düşünüyorum bende :) -
ThEDARq bunu yazdı:
-----------------------------
Bu Ülkeyi Hiç Kimse Bölemez Ancak Hayallerinde...Herkes Silahlı Kuvvetlerimizin Gücünü qkk yla değerlendiriyo..Halbuki Türkiye'm Dünyanın En Güçlü Ordularından Birine Sahip..Yoksa Böyle Anlaşmaymış Cart Curtmuş Vs... 77 Düvele Hakim Olmuş Bir Ceddin Torunlarıyız Kimin Haddine Vatan'ıma Kafa Tutmak..
-----------------------------
hayal goruyorsun sanırım?Uyan hey Uyan!Yıllardır bizi bitiren geçmişimizdir..Biz geçmişimizden ders alan bir toplum değiliz..Bak bakalım 77 düvele hakim dedelerin bizler yasındayken neler yapıyormus neler dusunuyormus o yaptıgı fetihleri oyaptıgı şahserleri nasıl yapmış onları araştır irdele ve uygula..
Geçmiş geçmişte kaldı bana göre ders alınmalı çalışılmalı çalışılmalı Atalarımızın yaptıklarından daha iyilerini bizler yapmalıyız!!Ki o atalarımıza Layık olalım kemiklerini sızlatmayalım!!
-
Sanki avrupa birliği bolluk içinde :)
Bulgaristan Romanya birer avrupa birliği ülkesi :) İspanya'da bir avrupa birliği ülkesi :) Ne durumda olduklarını anlatmayayım.
Bi eleman kendi kendine konuşmuş, sizde elemanı ciddiye almışsınız... Avrupa birliğinin kuklasıymışız. Bizim askeri kuvvet bir çok ülke ile boy ölçüşecek boyutta... Ha eğer bizi derinden yöneten güçler varsa ki var olduğuna inanıyorum bunların yok edilmesi lazım. Ülke onlarınsa gelsinler gönderdeki bayrağı indirsinler a.q.
Elemanın teki kendi kendine konuşmuş sizde elemanı ciddiye almışsınız xD Haim'e kafam girsin xD
E de hade. Uşi antlaşmasına görede 12 ada rodos bizim :) Onlar beni bu kadar ciddiye alacak mı?
