folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Hepiniz İstifa Edin; Get Out !



Hepiniz İstifa Edin; Get Out !

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    murathan
    murathan's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Mayıs/2007
    Erkek

    Yazı çok güzel.Okuyun.Sonuna kadar Okuyun !

    Bush'un "Get out" diye kükremesinin üzerinden 24 saat geçmeden Irak'ın kuzeyindeki birliklerimiz geri çekildi….

    "Irak'ın kuzeyi" diyoruz; çünkü günlerdir bombardıman edilen haberlere, yayınlanan krokilere, çizimlere bakıp bakıp az çok harita bilgisine sahip olduğumuz halde, harekâtın tam olarak nerede yapıldığını anlayabilmiş değildik.

    Elimizde Genelkurmay'ın internet sitesinde yayımlanan karda yürüyen askerler fotoğrafından başka bir şey yok. Kimi, "Zap şeridinin" kontrol altına alındığını", kimi "Kandil'e doğru yola çıkıldığını" en çığırtkan bir şekilde yazıp çiziyordu ki bir sabah aniden birliklerimizin geri çekildiğini öğrendik!

    Kimden?

    Önce NTV muhabirinden, sonra da Hoşyar Zebari efendiden..

    Ne zaman?

    ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in, ardından da Bush'un "Basın gidin!" demesinden saatler sonra…


    Aylardır "BBG Operasyonu" hakkında olup bitenleri yazmamak için kendimizi zor tutuyoruz.

    Bu işte bir bit yeniği, bir sanallık, bir aldatmaca olduğunu yazmadıysak, kimseden korktuğumuz için değil. Sadece şehitlerimizin aziz hatıraları için sustuk.

    Orada can veren 28 vatan evladı, tıpkı İstanbul'un fethinde, Galiçya'da, Sarıkamış'ta, İnönü'nde, Kıbrıs'ta, Çanakkale'de olduğu gibi şehadet mertebesine eriştiler.

    Onlar, kim hangi hesabı, hangi satışı, hangi korkaklığı veya ihaneti yapmış olursa olsun Türk milletinin bağrındaki yerlerini aldılar. Ruhları şâd olsun.

    Biz, yani sizin yalanlarınıza, sahtekârlıklarınıza, iğrenç hamaset kokan manşetlerinize, elinde mikrofonla kıçını yırtan salak muhabirlerinize karnı tok olanlar, şimdiye kadar sustuysak, o aslanları doğuran anaların hatırı için sustuk…

    Ama artık her şey paçalarınızdan akıyor…

    Bin yıllık Anadolu deyimlerinden biri daha sayenizde yine gerçek oldu:

    El atına binenler tez indi…

    Teksas beygirlerinden, Arizona eşeklerinden alelacele indirildiniz. İndiğinizden kendinizin bile haberi olmadı. Yalanlarınız elinize yüzünüze bulaştı. Rüsva oldunuz!

    Zaten olup bitenler kimsenin içine sinmiyordu…

    Bu millet, şehitlerimizin kanının yerde kalmadığına inanacaktı da sokaklara dökülüp düğün bayram yapmayacaktı ha?

    Analar oyalı yazmalar takıp davul zurnayla yürümeyecekti, Ankara'nın ihtişamlı kapılarını öpmeyecekti öyle mi?

    Niye susuyordu, savaşın en acımasızlarını görmüş bir millet?

    Niye evlerimize bayrak asmıyorduk, sevinç mitingleri yapmıyorduk?

    Çünkü Amerika denilen küresel iblisin izniyle, icazetiyle, lütfûyla yapılan bir işin hayır getirmeyeceğini hissediyorduk…

    Şiş suratlı, ayyaş yankeelerin koskoca bir milletin onuruyla oynamasına sessiz kaldınız, hatta ortak oldunuz…

    Zaten "kara harekâtının" başlaması da bir garipti… Dışişleri Bakanı'nın "Gireriz ha!" diye kükremesinden ("kükremek " kelimesi kırmızı yanaklı, mahcup gülüşlü Bakan'a pek uygun düşmedi ama…)

    Neyse..İşte o Bakan'ın " Kara harekâtı başlatırız" demesinden hemen sonra, birliklerimiz sınır ötesine yürüdü…

    (Ben olsam, yürüyeceğim varsa da geri dönerdim valla! Tamam, TSK sivil iradeye bağlıdır falan da, siz ki bir gece yarısı bildirisiyle cumhurbaşkanı seçimini durdurmuş insanlarsınız, "harekât emrini" en düşük profilden mi alacaktınız böyle?

    Kendisi en son, İspanya Kralı'na "Ben tercüman değilim" demecini verirken görülmüştü:)

    Siz basını "PKK'yı bitirdik(!) diye bağırtırken, Irak'ın kuzeyindeki sözde parlamento olağanüstü toplanıp şu açıklamayı yaptı:

    "Türk birliklerinin operasyonu 'insansız' bölgede sürmesine rağmen, halkımız bu durumdan psikolojik olarak tedirgin olmaktadır…"

    'İnsansız' bölgedeymişsiniz…

    Biz sizi "Zap suyunu ele geçirdikten sonra Kandil'e doğru yürüdünüz" diye biliyorduk…

    Şimdi…

    Robert Gates'in ve George Bush'un "Çekin arabanızı!" demesiyle birlikte siyaseten birbirinin önüne geçmek için " Biz kimseden direktif almayız, kendimiz girer kendimiz çıkarız" diye efelenenler;

    Bu efelenmeden 6 saat sonra birliklerin Irak topraklarını terk ettiğini NTV'den ve Hoşyar Zebari'den duyanlar;

    Kendilerini kurtarmak için daha dün, "Her şey hükümetimizin kontrolünde" derken, bugün "Bütün kararlar Genelkurmay tarafından alındı" deyip 'sıvışan' başbakanlar;

    önceden yazılan konuşma metnini değiştirerek "Tarihimizdeki en dünyadan bîhaber Başbakan kimdir?" sorusunun karşısına adını yazdıran başbakanlar,

    "Bu ülkede bana 14 milyon kişi oy verdiyse,herkes aptaldır" diye düşündüğü için işler sarpa sarınca, "301. maddeyi Meclis'e getiriyoruz" açıklamasını patlatıp bildiği tek şey olan 'gündem değiştirme' işine girişen başbakanlar;

    "Askerini satan" başbakanlara, "Dakikası dakikasına olmayabilir ama Başbakan'ın haberi vardı" diye cevap yetiştirme telaşına düşen üniformalı yetkililer;

    Anayasada kendilerine "Başkumandan" görevi verildiği halde, ne 'Baş'tan, ne 'kumanda'dan hiç haberi olmayan, ama uyanıklık ve şark kurnazlığında şampiyon olduklarından, Köşk'ten, "Sayın Cumhurbaşkanımız, dün Genelkurmay Başkanımız ile yaptıkları haftalık olağan görüşmede, geri çekilme konusunda bilgilendirilmişlerdir" haberini sızdıran cumhurbaşkanları:

    "E Genelkurmay Başkanı sana bildirdiyse, sen Başbakan'a bildirmedin mi ki ulusa sesleniş konuşmasını değiştirmek zorunda kaldı?"

    sorusunun akıllara geleceğini bile bile, kendi siyasi ikbali için kardeşi Harun'u satan Musa'lar…

    Ve, dünkü "Gates'e tokat gibi cevap!" manşetlerini, bugün hiçbir şey olmamışçasına "Operasyon hedefine ulaştı, birliklerimiz dönüyor"a çeviren genel yayın yönetmenleri….

    Azıcık onurunuz varsa istifa edin…

    Sizin anlayacağınız dille söyleyecek olursak; Allah aşkına "Get Out!" artık yahu…

    Ama bazılarınız...

    İstifa ederken ,şu meşhur "Dolmabahçe buluşması" ile 6 Kasım'da Washington'da neler olup bittiğini Türk milletine olduğu gibi bir anlatsın...

     

     


    copy
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Emrow
    Emrow's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 17/Mart/2007
    Erkek
    im goint to miami,welcome to miami.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ömer Kerem
    MuTReFT
    MuTReFT's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 28/Temmuz/2002
    Erkek

    Komik, meydanı boş bulan herkez birşeyler yazıyor(!)

    bu arada yazıyı kimin yazdığınıda bi bilseydik hani!


    Mecburi not: Cahilliğin verdiği CESARET ile ettiği lafın nereye gideceğini hesap edemeyen, düşünemeyen, fikir yoksunu mahlukatlara CEVAP vermiyorum. Adalet Ve Kalkınma Partisi - İstanbul Beyoğlu Teşkilatı 2024/1 dönem aktif üyesi.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    mosquit0
    mosquit0's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Mart/2008
    Erkek
    daha güzel bi dünya için fuck justice fuck america!

    adaletin bu suçu önleyemiyecek olduğunu düşünüyorsan yargıçda sen ol cellad da
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    student
    student's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 04/Ocak/2006
    Erkek

     

    Türk bunu yaparsa ABD ne yapmaz!



     

    Su uyur düşman uyumaz derler ya. ABD de uyumadı ve Türkiye'nin başarılı askeri operasyonunu gölgelemeyi başardı. Ama ondan daha vahim bir durum var...

     

    Ömer Lütfi Mete'nin köşe yazısı

    Çekilmenin püf noktası

    Düşmanları tarafından bile 'asker millet' olarak saygı gören bir toplumda harekât sonrası gerçekleştirilen çekilmeye yönelik eleştirilerin hafifliği can sıkıyor.

    Dün kendine eziyet bakımından tartıştığım konunun bir boyutu da bu. Askeri harekâtlarda en zor aşamalarından birinin 'çekilme' olduğunu bilmek için, kurmaylık gerekmez. Bu zorluğa dikkat çekildiğinde anlamazlıktan gelmek için kasıt, anlamamak için de ahmaklık şart!

    Basit ticari işte bile 'çekilme' her zaman sıkıntılıdır. Herhangi bir yerde yatırım yaptıktan sonra çekilme kararı verdiğinizde sizi türlü zorluklar bekler. Hele de önemli bir marka iseniz, işin en hassas yanı, çekilmenizle ilgili olumsuz izlenimler doğmasına meydan vermemektir. Mal veya hizmet pazarı için çekilme böylesine ciddi iş iken, can pazarının yaşandığı askeri harekâtta aynı aşamanın önemini vurgulama ihtiyacı duymak bile insana zül geliyor. En küçük kayıp yaşamadan gerçekleştirilen bir çekilme bazen başarılı bir harekâttan daha parlak bir askeri etkinlik anlamı taşıyabilir.

    Bazen de başarısız bir harekât, parlak bir çekilme aşamasıyla hezimet olmaktan çıkabilir. Hedeflerine ulaşamayıp çıkartmada büyük kayıplar veren İngilizler'in çekilme harekâtındaki başarı, hezimeti unutturacak niteliktedir. Orada Atatürk dâhil bazı komutanlarımızın düşmanın bu başarısını takdir ettiklerini biliyoruz. Aynı şekilde kendi adımıza esef yaşadıkları da muhakkaktır.

    Gerçi bu kusursuz bir çekilme harekâtında, ilgili karmaşık şartların fazlasıyla aleyhimizde olmasının payı çok önemliyse de düşmanın başarısı her durumda büyüktür. Mazeret ne olursa olsun, hasmına çekilmeyi pahalıya ödetemeyen taraf işini çok iyi yapmış sayılmaz.

    Ordumuzun son harekâtından sonraki tartışmalar bu açıdan pek sığ ve sefil... Amerika'nın baskısı ile çekilme ve işi bitirmeden dönme gibi iddiaların tamamı, zamanlama bahsinde düğümlü... İyi ama hangi zamanlama, kimin zamanlaması, nasıl zamanlama? Baskının baskın olabilmesi için azami gizlilik nasıl esas ise çekilmenin çekilme olabilmesi için de aynı derecede gizlilik şart.

    Aksi halde çekilmiş değil, püskürtülmüş olursunuz. Öyleyse 'çekilmenin zamanlaması yanlış oldu' türünden bir eleştirinin anlamı yok. İşin püf noktasını başka yerde aramalı... Şahsen harekâtın başarıyla gerçekleştiğini, çekilmenin de parlak olduğunu, yanlış zamanlama gibi bir durumun söz konusu edilemeyeceğini ama zamanlamayı maalesef mahrem tutamadığımızı düşünüyorum. Yanlış zamanlama değil, yaptığımız zamanlamanın gizliliğini koruyamama... Küçümsenecek zaaf değil...

    Askeri açıdan ABD fazla içli dışlılığın doğal sonucu... Amerikan istihbaratı çekilme zamanlamamızı keşfedince ortaya bizi küçük düşüren manzara çıkartıldı. Herhalde bunun sebebi de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu doğa ve hava şartlarında yaptığı harekâtla bölgeye ve bütün dünyaya, ABD askeri gücünü bile sönükleştirecek kadar parlak bir gösterisi sunması...

    Zamanlamamızın gizliliğini koruyamamak, ABD'ye fiyakamızı bozma fırsatı verdi: 'Harekâtın başarısı ile fazla övünme, bölgede bana baskın görünmene katlanamam...' Medyamız emre amade olunca ABD'nin bu çiziği atması kolay...


     

    omerlutfimete@bugun.com.tr
    (Bugün)

     

    selam ve dua ile,

Toplam Hit: 966 Toplam Mesaj: 5