Her Gece Halinize Şükredin!
-
-YESİNLER DİYE ATTIM AMA?-
Günlerden Cuma’ydı.Hava biraz bulutluydu,fakat olabildiğine basık ve boğucu.Yollardaki insanların yüzünde neredeyse hep aynı ifade vardı.Geleceğin kaygısı,belirsizlik ve sebebi belli olmayan bir korku…Çocuklar annelerinin ellerinden tutup çıkmamıştı ilk defa onca aydan sonra!Sebebini de bilen yoktu aslında,karanlık yolda görmeden yürüyen insanlar gibiydi herkes.
Öyle bir günde Aslı annesiyle beraber alış-verişe çıkmıştı.Aslı,daha 6 yaşında tatlı mı tatlı bir çocuktu.Esmer,kıvrımlı saçları ve iki yanağındaki tatlı gamzeleriyle oldukça şeker bir hali vardı.Alış-verişten döndüklerinde,annesi yemeği yapana kadar Aslı oyalansın diye televizyonu açtı ve rasgele bir kanala bastı.Annesi mutfağa gittiğinde,Aslı’nın hayatında ilk defa gördüğü manzaralar vardı televizyonda!Afrika’da açlıktan ölmek üzere olan,su sıkıntısı ve kıtlık krizi çeken insanları gördü hayatında ilk defa televizyonda…Bir süre gözlerini dikip öylece onları izledi.Gördüğü zayıf ve siyah çocukları izlemek şaşkınlığın yanı sıra Aslı’da bir üzüntü hissi yarattı.O,o çocuk kafasıyla olanları yargılayamazdı tabi- ama, şimdiki büyüklerinin yapamadığını yapıyordu.
Sessizce annesinin arkasından dolandı,ekmek kutusunu açıp bir parça ekmek ve biraz kendi çikolatasından aldı.Odaya geri geldiğinde hala o görüntüler vardı.Televizyona yaklaştı ve televizyonda bir boşluk aradı.İlk bulduğu aralıktan içeri attı elindekileri.
Aslı bunu bir hafta boyunca ne annesine nede başkasına hissettirmeden yaptı.Bir gece babası işten dönüp televizyonun başına geçti maç izlemek için.Maçın ortasında televizyon sebepsiz yere, durup dururken bozuluverdi ve görüntü gitti.Babası küfrederek bir şeyler söyledi,fakat çabuk söndü siniri.Hemen telefona yöneldi ve televizyon tamircisine yarın gelip televizyonu tamir etmesini söyledi.
Sabah olduğunda ne annesi ne babası işe gitmemişti-o gün hafta sonuydu ve her ikisi de hafta sonu çalışmıyordu.Televizyon tamircisi öğlen eve geldi.Aileyle beraber odaya geçti ve aletlerini hazırlamaya koyuldu.Televizyonun sorununu öğrenmek için televizyonun içini açtıklarında,gördükleri manzara hepsini çok şaşırtmıştı.Aslı’da yanlarındaydı.Televizyon tamircisi ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığını söylediğinde,televizyoncuda dahil herkesin gözü Aslı’ya yönelmişti.Aslı,kötü bir şey yaptığının farkındaydı belki ama,onunda kendine göre haklı sebepleri vardı,az-biraz korkarak anlattı olanları:
“-Ben onları içindeki aç çocuklar yesin diye atmıştım.”
Babası bu komik mazerete kızamadı ve gülerek sordu:
“-Hangi çocuklara?”
Aslı yine korkarak cevap verdi,ama babasının yüzündeki tavırdan cesaret alarak devam etti:
“O siyah,çıplak çocuklara.Bir kaç gündür annem televizyonu açtığında hep onları görüyordum,bende her defasında daha çok yiyecek attım-ama,onlar yememişler.Beğenmediler galiba?”
Babası yine aynı ifadeyle bu defa Aslı’nın annesine sordu:
“-Hangi çocuklardan bahsediyor hayatım bu?”
Anne kızının yaptıklarından utandığından belki,beklide ondan alınacak insanlık dersine olan hayranlığından gözleri yaşlı olarak cevap verdi:
“Televizyonda gördüğü Afrika’daki aç çocuklardan bahsediyor…”
Herkeste birden sustu,ve Aslı hariç odadaki herkes başını öne eğerek bir süre bir şey diyemeden öylece durdular….
“Geceleri yatağa her yatışınızda,halinize şükredin ve o çocuklar için dua edin…’
Not: Arkadaslar hikaye internette gezinen meşhur bir hikayedir,onu kendimce değiştirip tekrardan yazdım!Bilgi hırsızlığı amacıyla değil,daha derin biçimde duygu katmak istedim!Takdir sizin? -
Aynen öyle halimize şükretmek lazım kimseyi ne küçük görmeli nede büyük görmemeli (büyük görmemeli olmadı ama :( )Allah o çocukların yardımcısı olsun
-
Gerçek Değildir Bence...
Hangi Boşluktan Atcak Bi Çiftli Ekmek Kaç Santim Hesaplayında Ona Göre Düşünün...
Şaka Bi Yana Duygulandım Biras :'( -
Hz İbrahim 'de ateşe atıldığında, ateşi söndürmek için ağzında su götüren karınca kendine sorulan sorulara karşı hiç olmasa safım belli olsun demiştir. Bu küçük kardeşimizde, çok az dahi vicdan ve merhamet sahibi olan bir insanda olması gereken özelliğe sahip olmuş, aç insanlara yardım etmeye çalışmıştır. sadece ve sadece 2005 yılında silaha harcanan 1,000,000,000,000 trilyon ABD doları eğer ki, insanlara ve hayırlı işlere harcansaydı, bugün dünyada açlıktan milyonlarca insan ölmeyecek ve dünya daha yaşanır bir hale gelecektir. Bu parayı silaha harcayan veya parasını boşyere futursuzca harcayan insanların biraz aslı misali vicdana sahip olduklarını düşünmek ne güzel bir duygudur. Saygılar...
-
arkadaşlar zatınıza muhalefet olamak istemiyorum ama açlıktan ölmek diye birşey yoktur. bunu belirteyim şimdi devam edebilirsiniz
-
SAyın Muhabet fedaisi kardeş açlıktan ölen yok demişsin, acaba bunu gerçekmi söyledin yoksa, eceli geldide açlık vesilemi oldu dedin anlamadım. Ama istersen googleden, açlık veya istersen afrika diye arattır, istersen BM raporlarında dolaş, bir yıl içerisinde açlık ve susuzluktan ölen milyonlar kişi göreceksin sanırım. Saygılar...
-
yaw walla cocuğa helal olsun a.q biz kendimizden baskasını düşünmüyoruz :((
-
karem adlı arkadaşım Hz.İbrahime su götürmeye çalışan,karınca değil kuştur...
-
Sayın karatahta kardeş ben hem kuş hemde karınca olarak duydum, tabiki buda okumadan kulaktan duyma olduğundan dolayıdır. Hatırlattığın için teşekkür ederim.
Toplam Hit: 1181 Toplam Mesaj: 9
