Hükümetten GDO'ya Rantlı Vize
-
Hükümetten GDO'ya rantlı vize

GDO’lu ürünlere uygulanan yasağı kaldıran hükümet, “GDO’lu ürünler rantı” yaratmanın da önünü açıyor.
Hükümet, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ve GDO’lu ürünlere uygulanan yasağı kaldırdı.
“Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” dün Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre insan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulmasına yönelik yasak kaldırıldı. Ayrıca bağımsız, bilimsel, teknik risk değerlendirmesi yapacak olan Komite’nin görev ve yetkileri genişletildi.
Yeni rant kapısı mı olacak?
Komite’nin görev ve yükümlülüklerine, “ticarete konu olan ve risk değerlendirmesi yapılması sonucu Avrupa Birliği’nde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış genler hakkında değerlendirme yapma ve yapılan değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenleri Bakanlığa bildirme” maddesi de eklendi.
Bu çerçevede Komite, Avrupa Birliği’nde tüketime uygun olduğuna dair onaylanmış modifiye genler hakkında değerlendirme yapacak. Değerlendirme sonucu bu onaylı genler arasından uygun görülenlerin listesi Bakanlığa bildirilecek.
Komite’nin, iç piyasada yer alacak GDO’lu ürünlerin ithalatında belirleyici bir konuma gelmesi, hükümet mensuplarının çocukları ve yandaş şirketler için yeni bir rant kapısı doğacağı şüphelerini uyandırdı.
Hükümetin, keyfi düzenlemeleriyle iktidar olduğu günden bu yana başta bakan çocukları ve yakınları olmak üzere pek çok kişiye rant sağladığı biliniyor. GDO’lu ürünlere onay ve izin verecek komitenin de benzer bir rant alanını yönetecek yegane kurum olarak yeni zenginleşmelerin önünü açmasından şüphe ediliyor.
Hükümet kotayı yine arttırdı
Bakanlar Kurulu, Şeker Kurulu tarafından nişasta kökenli şekerler için ayrılan kotanın yüzde 50 artırılmasına karar verdi.
Kemal Derviş döneminde çıkan Şeker Yasası’yla nişasta bazlı şeker üretimine yüzde 10 kota koyulmuş, Bakanlar Kurulu’na bu kotayı yüzde 50 arttırma veya düşürme hakkı tanınmıştı.
Bu tarihe kadar istisnasız her yıl hakkını arttırmaktan yana kullanan hükümet, “geleneğini bozmadı”. Bugün pek çok ülkede şeker pancarı üreticisi korunup, nişasta bazlı şeker üretim kotaları yüzde 1’ler civarında tutulurken, hükümetin tarım düşmanı tutumu nedeniyle Türkiye’de son 8 yıldır bu kota fiilen yüzde 15 seviyelerinde.
Kaynak: Wardom http://www.wardom.org/showthread.php?t=374844
Nişasta bazlı şeker üretimini, Cargill başta olmak üzere bin bir türlü hukuksuzlukla faaliyet gösteren emperyalist şirketler gerçekleştiriyor. Cargill’in en büyük alıcılarını ise, yine kendisi gibi kirli sicile sahip olan Nestle ve Ülker gibi firmalar oluşturuyor. -
Aslında bunların herhangi bilinen bir zararı yok. Afrika'ya giden gıda yardımları hep GDO'lu.
Ama bilinen zararı yok diye böyle bir şeyin olmadığını da çıkarmamak lazım. Genetik deyince akla direk kanser geliyor.
