Hz Muhhammed Öncesi
-
İşte şimdi düşünüyordum da bu konunun daha önce hiç aklıma gelmediğini anladım.Nedendir bilinmez belki de anlatan olmadı..
Hz Muhammed Hira dağına çıkıyor ve Cebrail haber veriyor vs.bunları biliyorsunuz.Neyse aklıma takılan şu Hz Muhammed Peygamber olmadan önce dini neydi.Şimdi peygamberimiz Allahın kulu ve elçisi olmadan önce Ortada İslam diye birşey yoktu herhalde.Bu durumda Hz Muhammedin müslüman olma ihtimali yok..Bu durumda diğer herkes gibi putperst miydi veya başka bir inanç vs..Olaya tamamen objektif bakın..Google a Hz Muhammed yazdım ve bir sürü soru cevap okdum bu sorulmamış.Bilindiğinden de olabilir.
Diyelim ki Müslüman doğdu,o zman da Cebrail ona ulaşana kadar İslamın şartlarını bilmemiş olmayacak mı.Yani yerine nasıl getirebilir bilmediği bir şeyi..Kafama takıldı..
Arkadaşlar konu tartışma yaratacak bir konu değil..Tartışma olsun istemiyorum.Sadece bilenlerden cevabını bekliyorum.Yazmadan önce araştırdım ama çözüm bulamadım ayıca işin mantığını da kavrayamadım bu yüzden.Neyi sorduğumu anlamadan laf yapacaklara şimdiden söyleyim ayrıntılı bir şekilde ne sorduğumu tekrar anlatabilirm..Konu hakkında bilgisi olanlardan rica ediyorum.. -
Öncelikle islam demek tüm hak dinleri kapsıyor, islam ı sadece h.z. muhammed (sav) efendimize gönderilmiş bir din olarak düşünme.
Gelelim peygamberimiz s.a.v. efendimizin daha önceki dini neydi. O dönemdekilerin putperestlik inancı vardı. Resulallah ise son derece mantıklı ve zeki idi.Beni yaratacak bunlar olamaz diye düşünüyordu ve sık sık bunları düşünmek için hıra dağına giderdi.Onu yaratan zattı arıyordu,acaba ne olabilirdi diye, ve birgün cebrail a.s. çıkıyor işte karşısına.... -
benim bildigim hz.muhahammer(s.a.v.) putperest degildi sanırım Hz.ibrahimin ögretilerine inanıyordu tam bende bilmiyorum ama put perest degildi hatta hira dagına çıkmasının sebebide zaten bu konu hakkında düşünmekmiş
-
Putperest olmasına pek ihtimal vermediğim için insan bir çelişki içinde oluyor.Yani herkes putperest(civardakiler) veya başka yerdekiler Hirstiyan,Budist vs. ona rağmen Peygamberimiz Cebrail gelene kadar hiç bir dine mensup olmadan mı yaşamış..Herkes putperestken o hiçbirine inanmıyormuymuş.Doğru mu anladım arkadaşlar..
-
Zyrex kardeş sana şöyşe söyleyeyim;
Peygamber Efendimiz müslümanlık gelmeden önce Hanif Dinindendi.Pek yaygın deildi Ancak Bu Haniflik te , Tek Allah"a inanırdı ve müslümanlıkta olan birçok şeyle aynı özellikleri taşırdı.Ama müslümanlık gelince böyle bi din kalmadı.Hatta şöyle bişey duymustum.Dini Haniflik olan ve Müslümanlık gelmeden önce ölenler , diger dinlerdekiler gibi yok olmayacak ve Peygamber efendimizin yanında yer alacaklar -
evt resulallah putlara tapacak kadar veya tesadüfe inanacak kadar gözüne perde inmiş insanlardan değildi o zamanlar zaten Allah ın tebliği ona gelince herşeyi daha iyi anladı
-
http://63.231.71.139/hanifnet/hnet/
Nette haniflik araştırınca anladım olayı..Sadece Hz.Muhammed değil diğer bütün peygamberler gibi o da Haniflik inancına inanıyormuş.Tek tanrı inancı,Haniflik:Allah'a ortak koşmamak, Müşrik olmamaktır..Sağolun beyler..
hitbaytar anahtar kelime için teşekkürler :) -
ne demek hoca, herzman
-
S.a arkadaşlar gerçi konu açıklığa kavuşmuş ama ben yinede yazayım.
Kaderi İlâhi, onu ezelden insanlığın Peygamberi olarak takdir ve tâyin etmişti. Bu sebeple o, âlemlerin Rabbi'nin terbiyesi altında hayat seyrine devam ediyordu. Bunun içindir ki, bütün Arabistan'la birlikte Mekke'de de hüküm süren fısk, fücûr, sefâlet ve Dalâletten, kötülük ve ahlâksızlıktan en ufak bir eser, en küçük bir iz hayatında görülmezdi. Putlardan şiddetle nefret ederdi. Ömründe bir defa bile onlara hürmette bulunmadı. Kureyş müşriklerinin bir âdeti vardı. Her senenin belli bir gününde Buvâne adlı putun etrafında toplanırlar, geceye kadar orada bulunurlar, yanında traş olurlar, kurban keserek büyük merasim tertiplerlerdi. Yine böyle bir merasim için bütün Kureyş hazırlanmıştı. Ebû Tâlip de onlar gibi aile efradını toplayarak merasime iştirak etmek istedi. Ancak o buna yanaşmadı ve mazur görülmesini istedi. Efendimizin bu davranışını Ebû Tâlip ve halaları taaccüple karşıladılar. Hatta kızar gibi oldular. Bir iki sefer daha tekliflerinini tekrarladıkları halde Resuli Ekrem Efendimiz yine red cevabı verdi. Bunun üzerine , 'İlahlarımızdan yüz çevirmek demek olan bu hareketinden dolayı bir felakete uğrayacağından korkuyoruz' dediler. Bunu demeklede yetinmediler, üzerine öylesine vardılar ki; SEvgili Peygamberimiz daha fazla ısrar edemedi ve istemeye istemeye, sadece eamcası Ebû Tâlip ve halalarının hatırını kırmamak için kendilerini takibe razı oldu. Fakat, putun yanına varır varmaz, nur yüzlü Efendimizin bir ara ortadan kaybolduğunu fark ettiler. Bir müddet sonra yanlarına gelince onu müthiş bir hal içinde gördüler. Benzi sararmıştı ve her halinden korktuğu belli oluyordu.
Amcası ve halaları, 'Ne oldu Sana?' diye sordular.
Sevgili efendimiz şu cevabı verdi:
'Bana bir fenalık gelmesinden korktum.'
'Allah sana kötülük eriştirmez. Sende çok iyi haslet ve meziyetler var. Söyle bakalım, sen ne gördün?' dediler.
Pergamberimiz anlattı:
'Ben, bu putun yanına yaklaştığım zaman, uzun boylu ve beyazlar giyinmiş biri orada peyda oldu. Bana, 'Ya Muhammed! Geri çekil, sakın o puta el sürme!' diye haykırdı.'
Bu olaydan sonra Resulüllah Efendimiz herhangi bir sebep ve saikle putların yanına uğramadı ve onların bu bayram ve merasimlerine giç bir zaman katılmadı.
Evet, peygamberlik vazifesiyle memur edilir edilmez, eline Tevhid bayrağını alıp dalgalandıracak bir zat, elbette çocukluğunda ve gençliğinde de Tevhid inancının zıddı olan şirkten ve putpereslikten uzak, ter temiz bir hayata sahip bulunacaktır. Cenâb-ı Hak, sevgili Resulünü henüz ne teklif, ne memuriyet, hiçbir şeyle alakalı bulunmadığı zamanlarda bile her türlü çirkinlikten koruyor ve onu hususi bir mukabele altında terbiye ediyordu. Resuli Kibriya Efendimiz de, 'Rabbim bana edebi güzel bir sûratte ihsan etmiş, edeblendirmiş' sözleriyel bu gerçeğe işarat buyurmuşlardır.
İnsaflı müsteşrikler de her şeye rağmen bu hususu inkar edememişlerdir. Sir. W. Miur, Muhammed'in Hayatı isimli eserinde şu itirafta bulunmaktan kendini alamaz: 'Hz. Muhammed hakkındaki bütün neşriyatımız bir nokta üzerinde ittifak eder. O da onun ahlâkının temizliği ve yüksekliğidir. '
Toplam Hit: 1143 Toplam Mesaj: 9
