İçim Karardı
-
"Bir ilkokulun önünden geçiyordum bugün ve -ilkokuldan ilköğretime sonra tekrardan ilkokula geçince benim devreler karıştı. Bazen ilköğretim diyip dalıyorum. Hala alışamadım şu ilkokul, ortaokul olayına- okul arazisinin sınırları bitiminde 1,5 metre duvar 1,5 metre tel örgüler. Keza ortaokul ve lisede de aynı.
Kredi Yurtların Kurumu yurdunun önünden geçiyordum sonrasında. Hala aynı mıdır bilmiyorum da aklıma geldi haliyle. Girişler ve çıkışlar parmak iziyle, kağıt oyunları yasak, rahatça sigara içememek de var. 3lü priz gibi şeyler oldukça sıkıntı.
Çalıştığım kurum ve kuruluşlar geldi aklıma. Kaçta girip çıktığın pek önemli değildir ya güya; her girişte ve çıkışta parmak izini okuttuğun ya da personel kartını tanıttığın sürece.
Güvenlik açısından önemlidir kameralar da. Her dükkanda dış cepheyi gören, her kavşakta mobese denen kameralarla dolu ortalık. Sanki kameralar var diye bir anda suç oranları yüzde doksan oranında azaldı amk.
Bireysel olarak avazımız çıktığı kadar özgürüz diye haykırsak da, daha el kadarken yaşam alanlarımız 1.5 metre duvar, 1.5 metre tel örgüyle çevrilmişse afedersiniz ama s*keyim öyle özgürlüğü. "
demek için geldim. Kusura bakmayın.
-
hesapta özgürüz işte. ama okumazsak, sınavları kazanamazsak hayatın sonu gelicek gibi hissediyoruz amk.
-
Hacı hayat baştan sona hapsolma sürecidir zaten. Bir hapisanede doğar o hapisanede ölürsün. Yeri geldiğinde hapisanenin sınırlarını genişletmek ya da korumak için ölüp, öldüredebilirsin. Önce ailen seni hapsedebilir, sonra okul, sonra iş. Eğer bütün bunları kaldıramayıp iflas ederse akli dengen başka hapisaneler tımarhaneler vardır. Ve yeteri kadar paran yoksa hapisane koşullarında kötü olur veya başka bir hapisaneye (ülkeye) nakil de edilemezsin
torf tarafından 10/Kas/14 12:31 tarihinde düzenlenmiştir -
Adam haklı beyler!.
-
DadasAdam bunu yazdı
hesapta özgürüz işte. ama okumazsak, sınavları kazanamazsak hayatın sonu gelicek gibi hissediyoruz amk.
Ve hesapta farklıyız da hocam. Özgürlükle beraber tarihin en saçma fikirlerinden biri de farklılık olsa gerek. Sözde her insan içten içe kuruntular oluşturup, ben şöyle farklıyım ben böyle farklıyım der. E amk aldığın eğitimi alan, bugünkü fikirlerine sahip olmanı sağlayan kitapları, dergileri okuyan, senin fikirlerinle örtüşen dizi ve programları seyreden binlerce insan varken ve sen her seferinde toplumsal reflekse göre hareket ediyorken(ki bu toplumsal refleksin en büyük örneğini ülkemizde çok rahat bir şekilde görebiliriz) neyin farklılığındasın anlamıyorum.
-
Elbette her şeyin bir bedeli var. Medeniyetin bedeli de bu. Doğal şartlarda 1 gün dayanamayabilecek insanları dahi koruma altına alan bir çanak görevi görürken bir yandan da herkesi kısıtlaması ile meşhur. Olayın geniş persepektifi böyleyken iş daha özele indirgendiğinde kapanılan kutunun da çapı ufalıyor. O kutudan çıkarsan başka bir kutunun içerisinde olduğunu görüyorsun. Böyle böyle matruşka bebekleri gibi bir sisteme dahil olduğunu anlıyorsun. Ama bunun sonu yok. En azından günümüzde en dış bebeği dahi göremiyorsun.
-
Özgürlüğün nedemek olduğunu hiç hissetmediğimizden istemesekte tahammül ediyoruz. Doğar doğmaz aile hapishanesi başlıyor, daha sonra okul hapishanesi, daha sonra iş hapishanesi. Eski devirdeki kölelerden biri bu devirde olsaydı asla özgürlüğünü hiç birşeye satmazdı. Adamlar ekmeksiz yaşıyo biz pastasız yaşayamıyoruz.
S0KR4T3S tarafından 10/Kas/14 12:43 tarihinde düzenlenmiştir -
O dikenli teller olmasa hadi ilkokul neyse de, lise'de ve orta okulda son derse kadar en az sınıfın yarısı okuldan kaçar diye düşünüyorum..
Dikenli teller olmasa, düzenli olarak 1 günde 6 dersin altısına da giren öğrenci sayısı maksimum %30 olur..
-
CEO bunu yazdı
O dikenli teller olmasa hadi ilkokul neyse de, lise'de ve orta okulda son derse kadar en az sınıfın yarısı okuldan kaçar diye düşünüyorum..
Dikenli teller olmasa, düzenli olarak 1 günde 6 dersin altısına da giren öğrenci sayısı maksimum %30 olur..
hocam üniversitede tel örgü mü var? isteyen istemediği derse girmiyor. tabi devamsızlık hakkı olduğu kadar.
-
evrende bildiğimiz en büyük hapishanede dünyadayız daha ne olsun amk ?
