İnsan Neden Güler ?
-
Okuduğum bir kitapta, ünlü beyin nöroloğunun neden güldüğümüz üzerine yazdığı yazı.
İki farklı hastası da acı çekince gülerek tepki vermelerinden ötürü bu durumu inceleyip sonuca varmış.
Ve aslında bizim neden güldüğümüzü (bu tepkiyi verdiğimizi) anlatmış, gerçekten ben şok oldum :)
Ve beynin işleyişini öğrendikçe, aslında ne kadar diğer canlılara benzediğimizi farkediyorum.
İnsan neden güler? Gülmek nedir? 3 partta anlatmış, ben de paylaşmak istedim...
PART 1 - Herhangi bir espri ya da fıkra anlatırken şu yolu izlersiniz: Hikayenizi adım adım anlatırken sizi dinleyen kişiyi, beklentilerinden oluşan bir gezintiye çıkarırsınız.
Sonra beklenmedik bir şekilde, az önceki olayların tamamen baştan yorumlanmasını gerektiren can alıcı bir cümle söylersiniz.
Ancak bu yeterli gelmez: Teorik mabedi, tek bir sakil olguyla yerle bir olup, komple bir revizyona ihtiyaç duyan hiçbir bilim insanı bunu komik bulmayacaktır.
Beklentinin düşürülmesi gereklidir ama yeterli değildir. Buradaki ekstra temel malzeme, yeni yorumun bağlamın dışında olması gerekliliğidir.
Şöyle açıklayayım; tıp fakültesi dekanı yolda yürürken henüz gideceği yere varamadan bir muz kabuğuna basıyor ve düşüyor.
Eğer kafası çatlar ve başından kanlar akmaya başlarsa, ona yardıma koşar ve hemen bir ambulan çağırırsınız. Gülmezsiniz.
Oysa sapasağlam ayağa kalkar ve pahalı pantolonundaki muzu temizlerse gülmekten katılırsınız. İşte buna saçma komedi denir.
Aralarındaki bariz fark, ilkinde acil müdahale gerektiren gerçek bir alarm verilmesidir. İkinci durumdaysa, ortada bir yanlış alarm vardır ve
gülerek çevrenizdekileri yardıma koşmak için kaynaklarını boşa harcamamaları konusunda bilgilendirmiş olursunuz.
Bu, doğanın "her şey yolunda" deme şeklidir. Açıklamasız kalan tek şeyse, tüm bu olayda ufak da olsa yer alan başkasının acısından keyif alma durumudur.
Peki bu durum Mikhey' nin kahkahasını nasıl açıklar ? Bunu o sıralar bilmiyordum ancak uzun yıllar sonra, benzer bir "acıdan gülme"
sendromu yaşayan hastam Dorothy' le tanıştım. CT (bilgisayarlı tomografi) taraması beynindeki ağrı yolaklarından birinin hasarlı olduğunu gösteriyordu.
Ağrıyı tek bir duygu olarak düşünsek de aslında ona varana kadar birçok tabaka mevcut. Ağrı hissi ilk olarak, beynin her iki yanındaki
temporal lobun derinlerinde bulunan insula ("ada") adındaki küçük yapıda işlem görür. İnsuladan gelen ağrı bilgisi frontal loblardaki anterior singulata iletilir.
Hissettiğiniz tehlike beklentisiyle birlikte gelen asıl nahoşluk -ağrının ızdırabı ve korkunçluğu buradadır. Eğer bu yolak Dorothy' de ve muhtemelen Mikhey' de
olduğu gibi kesilmişse, insula temel acı hissini üretmeyi sürdürür ama bu beklenen ızdıraba ve korkunç hisse neden olmaz: Anterior singulat mesajı almaz.
Aslında herşeyin yolunda olduğunu söyler. Böylelikle elimize gülmek için gereken iki temel malzeme de geçmiş olur: (İnsuladan gelen) alarmın gerçek
olduğuna dair somut ve kesin bir bildirimin, (anterior singulatın sessizliğinden gelen) "abartılacak birşey yok" uyarısı tarafından takip edilmesi.
Sonuçta hasta kontrolsüz bir biçimde güler...
PART 2 - Aynı şey gıdıklamak için de geçerlidir. Kocaman bir yetişkin, çocukta tehlike uyandıracak şekilde ona yaklaşır. Bu kesinlikle doğru bir eşleşme
değildir, kız kurbandır ve tamamen dev yaratık Grendel' in insafına kalmıştır. İçgüdüsel bir parçası -içindeki primat, kartalların, jaguarların ve pitonların
teröründen kaçmaya hazırlık yapar (Aman Tanrım!)- durumu bu şekilde algılamaktan kendisini alamaz. Ama daha sonra, yaratığın aslında nazik biri
olduğu ortaya çıkar. Bu, çocuğun tehlike beklentisini yok eder. Kaburgalarını deşecek ölümcül dişler ve pençelerin, kıpır kıpır parmaklarından başka
birşey olmadığı anlaşılır ve çocuk güler. Belki de gıdıklamak, yetişkin mizahının erken dönemdeki bir eğlence provası olarak gelişmiştir...
PART 3 - Son olarak insanlardaki evrensel selamlama jesti olan gülümsemeyi ele alalım. Bir kuyruksuz maymuna diğer bir kuyruksuz maymun
tarafından yaklaşıldığında, genel kanı kendisine muhtemelen tehlikeli bir yabancının yaklaşıyor olduğu şeklindedir. Dolayısıyla yüzünü buruşturarak
köpek dişlerini dışarıya çıakrtmasıyla, karşı tarafa dövüşmeye hazır olduğunun sinyalini verir. Bu tavır giderek gelişmiş ve davetsiz misafirleri olası
bir kısasa kısasa karşı uyaran, ritüelleşmiş yapmacık ama tehditkar bir ifadeye dönüşmüştür. Ancak yaklaşan maymunun dost olduğu anlaşılırsa,
tehditkar ifade (köpek dişlerinin gösterilmesi) yarıya indirilir ve bu yarım yüz buruşması (köpek dişlerinin kısmen gizlenmesi) barışçıllığın ve dostluğun
ifadesi halini alır. Bir kez daha, muhtemel bir tehdit (saldırı) aniden ortadan kalkar; gülmenin ana malzemesi. Tebessümün gülmekle aynı öznel hissi
barındırdığına şüphe yok. Aynı mantığı taşır ve aynı nöral devrelerde bulunuyor olabilir. Sevgilinizin size gülümserken aslında hafiften gösterdiği
köpek dişleriyle size hayvani köklerini hatırlatıyor olması oldukça ilginç bir şey.
-
ilginç bilgiler.
konu detayları güzelmiş :D son kısım dahada ilginç :D
Sevgilinizin size gülümserken aslında hafiften gösterdiği köpek dişleriyle size hayvani köklerini hatırlatıyor olması oldukça ilginç bir şey.
konudan kopmuş gibi geldi :D
-
demek gülmek bu yüzden rahatlatıyor.
-
Gorillere gülümseyince saldırı olarak anlıyorlardı bunu dişlerini gösterdin diye, onlar niye böyle ibnelik peşindeymiş peki
-
Jilet_Boris bunu yazdı
Gorillere gülümseyince saldırı olarak anlıyorlardı bunu dişlerini gösterdin diye, onlar niye böyle ibnelik peşindeymiş peki
Birçok neden sebep olabilir, onların algılarıyla insanların algıları çok benzer de olsa onlardan birçok noktamız çok daha gelişmiştir.
İnsanı farklı kılan da bu zaten, ben neden güldüğümüzü bilimsel olarak açıklayan bir yazıyı paylaştım.
Kitabın yazarı da https://en.wikipedia.org/wiki/Vilayanur_S._Ramachandran
-
sevdim
-
bu kitabı satın almayı düşünüyorum, bulursam ebook'unu indirir-paylaşırım.
adamın "çıplak maymun" adında bir kitabı da var.
bazı davranışlar psiko-fizyolojik olarak incelenmiş (umarım doğru kelimeyi kullanmışımdır) diye duydum.
İngiliz zoolog, yazar ve ressam Desmond Morris'ten yaşama bakışınızı değiştirecek bir başka kitap daha...1970'li yıllarda Türkiye'yi de sarsan kült kitap Çıplak Maymun'un (1967) çok yönlü eksantrik yazarı öğretmeye, şaşırtmaya ve eğlendirmeye devam ediyor.2004'te yayımlanan Çıplak Kadın'ın ardından bu kez tepeden tırnağa çıplak kalan, erkek.
Çıplak Adam gözlerden penise, ellerden omuzlara erkek vücudunu mercek altına alırken, bilimsel ayrıntıların bile kolayca anlaşılabileceği eğlenceli bir okuma vaat ediyor.
Erkeklere gerçekten ihtiyaç var mı? Av peşinde koşmaya gerek kalmayınca avcılık dürtüsüne ne oldu? Hayatta kalma stratejisi içinde erkek tekeşli mi kalmalı? Eşcinsel erkekler daha mı başarılı? Erkeğin beden dilinin ardında yatanlar... Sünnettin eksileri ve artıları... Çıplak Adam'da Desmond Morris bir kez daha tabuları sarsarak hararetli tartışmalar yaratıyor. -
RockZs bunu yazdı
bu kitabı satın almayı düşünüyorum, bulursam ebook'unu indirir-paylaşırım.
adamın "çıplak maymun" adında bir kitabı da var.
bazı davranışlar psiko-fizyolojik olarak incelenmiş (umarım doğru kelimeyi kullanmışımdır) diye duydum.
İngiliz zoolog, yazar ve ressam Desmond Morris'ten yaşama bakışınızı değiştirecek bir başka kitap daha...1970'li yıllarda Türkiye'yi de sarsan kült kitap Çıplak Maymun'un (1967) çok yönlü eksantrik yazarı öğretmeye, şaşırtmaya ve eğlendirmeye devam ediyor.2004'te yayımlanan Çıplak Kadın'ın ardından bu kez tepeden tırnağa çıplak kalan, erkek.
Çıplak Adam gözlerden penise, ellerden omuzlara erkek vücudunu mercek altına alırken, bilimsel ayrıntıların bile kolayca anlaşılabileceği eğlenceli bir okuma vaat ediyor.
Erkeklere gerçekten ihtiyaç var mı? Av peşinde koşmaya gerek kalmayınca avcılık dürtüsüne ne oldu? Hayatta kalma stratejisi içinde erkek tekeşli mi kalmalı? Eşcinsel erkekler daha mı başarılı? Erkeğin beden dilinin ardında yatanlar... Sünnettin eksileri ve artıları... Çıplak Adam'da Desmond Morris bir kez daha tabuları sarsarak hararetli tartışmalar yaratıyor.Birkaç konuyla da karşılaştım kitapta, onları da paylaşırım. Epeyce şaşırtıcı ama ben daha çok beynin nasıl işlediğini merak ediyorum.
Hayvanlara benzerlikten ziyade :D
Sen de okursan paylaş hocam bu kitapla ilgili, ilgimi çeken konular :))
-
Yaziyi sebepsizce siritarak okudum
Ayrica adam muza basip kafasini yarsa dahi icten ice gulesim gelir benim vay amua goyim die
Tek fark gulmemeye calisirim
Ayrica soyadi gulen olup hic guldugunu gormedigim adama da buradan selamlar
YekteranBaymedir tarafından 13/Tem/15 11:27 tarihinde düzenlenmiştir -
gül gitsin ya teferruata gırmeye gerek yok aslında:)ilginç bilgiler.
